Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
13. Ulusal Pazarlama Kongresi ...
bakuden selam
ben azerbaycan devlet iktisat unive...
29/04/08 14:39 devamı...
ileten marketolog

Karıncalar
:upset :eek
07/04/08 17:59 devamı...
ileten ecemm

Pazarlama Sohbetleri 3
böyle oturumlar düzenlenmesi pazarl...
14/03/08 10:24 devamı...
ileten men5

"Save the world with a few coi...
wooww,çok orginal düşünülerek hazır...
11/03/08 20:44 devamı...
ileten men5

Fırsatlar Ülkesi "Türkiye"
:p :sigh :x :( :upset
14/12/07 21:07 devamı...
ileten nesebtioyo

Volkswagen Polo - Küçük Fakat ...
khjk
:grin
06/11/07 03:16 devamı...
ileten pazarlamacı38

Markalaşma ve Tasarımın Katma Değeri

Daha önceki yıllarda, "markanın ne önemi var", "tasarım nedir ki" gibi bakılmaktaydı. Avrupa'da özellikle İngiltere , Fransa ve İtalya'da tekstil bundan 10-15 yıl önce önemli bir üretim alanıyken, bu gün teksti üretimi oralarda bitti. Onlar sadece moda ve tasarım, marka satıyorlar. Zaten makinalarını da 10 yıl önce tamamen bize sattılar. Türkler, Avrupalılar'a fason mal üretirken önceleri fasonun karı iyiydi. Sonra, Doğu Bloku, Asya ülkeleri vesaire devreye girdi, fasona talip olunca, kıran kırana rekabet, fasonu karlı olmaktan çıkardı. Bu sefer, esas karın markada, modada, tasarımda olduğu, "milyon adet fason yapacağına, 10 bin adet markalı mal yap, özel tasarımlı kumaş üret, model oluştur" anlayışı hakim olmaya başladı. Dolayısı ile "markalaşma" süreci Türkiye’de başladı. Markalaşma, kaliteli mal üretimi ile eş anlamlı olduğu kadar, iyi tasarıma sahip ürün anlamına da gelmektedir. Sadece tekstilde değil, camdan oto parçasına kadar bir markalaşma ve tasarım anlayışı yükselen trend oldu. Doğu Bloku ülkelerine önceleri sıradan kalitesiz mallar satılırken, bugün Merter’de Osmanbey’de, Laleli’de, dünyaca ünlü markaların benzerleri, aynıları satılmaya başlandı, yerli markalar yükselmeye başlandı.

Tasarımda durumumuz nasıl?

Türkiye’de tasarımın değeri yeni anlaşılıyor. Mahkemelerde, beş yıl önce hep marka davaları yer almakta iken, bu gün tasarım davalarının öne geçmekte olduğunu görüyoruz. Tasarımda ise bazı handikaplar var. Bunlar, yeterince tasarım üreten eleman bulunmayışı ve yine tasarımın tüm kesimlerce benimsenmemiş olması. Bunun farkına varan büyük firmalar, tasarımcı transfer etmeye başladılar, ünlü modacılarla anlaşmalar yaptılar. Türk tekstilinin merkezi konumundaki Merter, Laleli, Osmanbey’de orijinal tasarımlar artmakta. Osmanbey’deki bir müvekkilim, "15 günde bir vitrin değiştiriyoruz, müşteri bir ay önceki ürüne eski diyor" diyerek, modanın, tasarımın ne çabuk değiştiğini anlatıyor. Ayakkabı, terlik, gözlükte de starımlar bir sezonda en az iki defa değişiyor. Saat, takı, yedek parça gibi tasarımlar ise nispeten daha uzun vadeli geçerli olabiliyor.

Tescil süresi, tasarımın hızına yetişemiyor

Tescil süresi mevcut haliyle itiraz olmaz ise en az 10 ay sürmekte. İtiraz olursa da 12-14 ay sürebiliyor. Bu durumda, bir ayda değişen konfeksiyon tasarımına, bir mevsimde değişen ayakkabı tasarımına kanuni süreler yetişemiyor. Yani kanun piyasanın gerisinde kalmıştır. Türk Patent Enstitüsüne yapılan isteklerle, patent dairesi bir çalışma başlattı, kanuni değişiklik hazırlanıyor. Uygulamada, bir ürünün tasarımı ile piyasaya çıkması en fazla bir ay iken, bir yıl süresince tescil belgesini beklemek, taklitçiye yaptırım uygulayamamak, sınai mülkiyet sistemine olan inancı azaltıyor, eleştiri alıyor.

Mahkemelerin uygulaması

Mahkemeler, en azından tasarımın yayınlanmasını bekliyor, hukuki muamele için. Bu tasarım hakkındaki kanun hükmünde kararname hükümlerine uygun ancak, yayınlanmadan önce de bir muamele yapılamaz şeklinde kayıt da yok. Bu durumda, mahkeme, hak sahibini mağdur etmeyecek bir çözüm bulmalıdır kanaatindeyiz. Ancak en doğrusu kanunda bu sıkıntıyı aşacak değişikliğin yapılmasıdır.

Av. Ali Yüksel
This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it

kaynak : SIRKETHABERLERI.COM




Bu yazıya ilk yorumu yazın
RSS yorumları

Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir.
Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.