Türkiye’nin dört bir yanından tesbih meraklıları, “Tesbih Dünyası” adıyla faaliyete geçen mağazada birbirinden değerli tesbihlere sahip olabilmek için 5 bin doları bile gözden çıkarıyor. Projenin arkasındaki isim Kenan Paydak.
Tesbih meraklılarını ortak bir noktada buluşturmayı amaçlayan Kenan Paydak, işyerini bir borsaya çevirmiş ve tesbih satışı yapanlarla alıcılarını burada buluşturuyor. Her türlü ikramın da yapıldığı mekâna gelenler burada tesbihlerini sergileme fırsatı buluyor. Hafta içi beklenenin üstünde bir yoğunlukla karşılaştıklarını söyleyen Paydak, “Özellikle pazartesi günleri Türkiye’nin hemen bütün illerinden insanlar geliyor. Kimileri tesbihlerini satma’ya, kimileri de koleksiyonuna değişik örnekler eklemek ya da farklı tesbih almak için buradalar. Gün boyu satışlar yapılır. Biz de tesbih meraklılarını bir araya getirmiş oluyoruz.” diyor.
Tesbih borsasına Mısır ve Suriye gibi değişik ülkelerden gelen yabancı satıcı ve alıcıların yanı sıra gurbetçi vatandaşlarımız da ilgi gösteriyor. Baba mesleğini devam ettiren müdavimlerden Malatyalı Abdülaziz Özalp, Kayseri ve İstanbul başta olmak üzere değişik şehirlerdeki tesbih satışı yapılan yerlere gidenlerden biri. Elinde çok sayıda tesbih olan Özalp, bir taraftan satış ve takas yaparken, diğer yandan nadir bulunan türleri de kaçırmamaya çalışıyor. Bir tesbih koleksiyonerinin elinde değeri 100 ila 200 bin doları bulan çeşit olduğuna dikkat çekerek, bu işin meraklısının çok olduğununu söyleyen Özalp’e göre fiyatlar 5 YTL’den başlayıp 5 bin dolara kadar ulaşıyor.
Tesbihin taş, oltu, ağaç, kehribar gibi birçok çeşidi var. Özalp, tesbihlerin daha çok madenlerden yapıldığını söylüyor. Özalp, “Klasik tesbihte tane sayısı 99’dur. 33’lük olanları bulunduğu gibi tekke ve dergâhlarda dervişlerin zikir için kullandıkları 500 hatta bin taneli tesbihler de var. Tesbihlerin, elmas, yakut, zümrüt, zebercet, firuze, inci, şehcerağı, altın gibi değerli mücevher ve madenlerden yapılmasının yanında kıymetli taşlarla süslenmiş olanları da vardır. Bunlar cinsine göre, şahmaksut, şiraz taşı, yüz sürü, bağa, fildişi, sedef, mercan, gergedan boynuzu, amber gibi adlar alırlar. Ağaç ve meyvelerden yapılan tesbihlerde ise daha çok pecesenk, abanoz, yılan ağacı, kuka, ödağacı, demirhindi, gül- ağacı, hindistancevizi gibi ağaç ve meyveler kullanılır.” diyor. Tesbihte hemen herkesin aşinası olduğu kehribar ise genellikle süs eşyası yapımında kullanılan çam ağacının uzun yıllar yeraltında kalan fosilleşmiş reçinesiymiş. Kehribarın mineralleşmemiş olduğu halde bazen değerli bir taş olarak da algılandığını belirten Özalp, dünyadaki kehribarın 30-90 milyon yaş arasında olduğunu söylüyor.
Kehribar tesbihinin yapılış videosu:
kaynak: pazar.zaman.com.tr
Bu yazıya ilk yorumu yazın
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun.