Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Slim TV 7 ile her yerde TV keyfi (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Slim TV 7 ile her yerde TV keyfi
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Oğluna uyandıran yatak yaptı bir de bu yatağı ihraç etti 13/07/2008 00:20 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Oğluna ‘uyandıran yatak’ yaptı bir de bu yatağı ihraç etti Gaysan Mobilya’nın sahibi Muhsin Özdemir, sabahları zor uyanan oğlu Can için, özel yatak geliştirdi. Uyandırma saati geldiğinde yan yatan yatağa yurtdışından da talep varTürkiye’nin en eski mobilya üreticilerinden biri olan Gaysan Mobilya’nın Yönetim Kurulu Başkanı Muhsin Özdemir, sabahları uyanmakta güçlük çeken oğlu Can için ‘uyandıran yatak’ yapınca, sadece Türkiye’den değil yurtdışından da sipariş yağmuruna tutuldu. Zaman Ayarlı Çalışıyor28 yaşındaki Can Özdemir, çocukluğundan beri sabahları kalkmakta zorlandığını belirterek, “Bu proje ortaya çıktığında, her ne kadar direkt olarak deklare edilmese de benim için yapıldığını anladım” dedi. Özdemir, ‘uyandıran yatak’la ilgili şu bilgileri verdi: “Gaysan Mobilya, hareketli sistemler konusunda uzman olduğu için bu ürünü geliştirmek hiç de zor olmadı. İçinde özel bir mekaniği var. Sabah hangi saatte kalkmak istiyorsanız, zaman panelinden saat ayarını giriyorsunuz.  Hatta öyle ki dakikasını bile ayarlayabiliyorsunuz. Kalkış saati gelince, yatak yana doğru kayıyor ve üzerinde uyumak mümkün olmuyor. Mecburen kalkmak zorunda kalıyorsunuz. Bu üzerinize su dökülmesinden daha etkili bir yöntem. Tabii eğer uyurgezer değilseniz...” İlk yapılan ürünün kendisine gönderildiğini belirten Can Özdemir, gülerek “Ama eve girmesine izin vermedim” diye konuştu. 940 YTL’ye ‘wake up’ yatak GAYSAN’ın ‘Wake up’ yatağının 940 YTL’den satışa sunulduğunu belirten Özdemir, bu ürünün bir yıldır satıldığını söyledi. Türkiye’de 250 adet ‘wake up’ yatak sattıklarını belirten Özdemir, patentini aldıkları bu ürünü ihraç ettiklerini de söyledi. İran, Yunanistan, Bulgaristan, Avusturya ve Belarus’a ihracat yaptıklarını dile getiren Özdemir, “İhracat adedimiz bini buldu. Türkiye’de tanındıkça daha çok satacağını düşünüyorum” dedi. Anneler teşekkür ediyorCEM Özdemir, ‘wake up’ın özellikle ilköğretim ve lise çağında çocuklara sahip olan ebeveynler tarafından tercih edildiğini belirterek, “Çocuğunu uyandırmakta güçlük çeken özelikle anneler, arayıp bizi tebrik ediyor” dedi. Bu ürünün yalnız yaşayanlar tarafından da tercih edildiğini anlatan Özdemir, “Evde uyandıracak kimsesi olmayan ve ağır uykusu olduğu için kalkmakta güçlük çekenler de bu üründen satın alıyor” diye konuştu. 1- Başucundaki zaman ayarına uyanmak istediğiniz saati önceden giriyorsunuz. 2- Uyandırma saati gelince yatak yan yatmaya başlıyor. 3- Yatak yan tarafa doğru yattığı için üzerinde uyumak da mümkün olmuyor. Aylin LÖLE | Akşam Gazetesi kaynak: 

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Tesco dan yeşil dostu marketler geliyor 13/07/2008 00:39 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Tesco dan yeşil dostu marketler geliyor Tesco Kipa Kurumsal İlişkiler ve Hukuk Direktörü Yılmaz Attila, gelecek dönemde tüm mağazalarında uygulanmak üzere enerji, su ve geri dönüşüm konusunda ''yeşile dost mağaza'' konsepti üzerinde çalıştıklarını söyledi. Attila, Tesco'nun merkezi İngiltere'de tüm mağazalarda karbon salınımını 2020 yılına kadar yüzde 50 oranında azaltma hedefi konduğunu, bu hedef kapsamında Tesco Kipa'nın da bazı projeleri hayata soktuğunu ifade etti. Sektörde karbon salınımını indirgemenin en verimli yolunun elektrik kullanımını azaltmaktan geçtiğini ifade eden Attila, ilk denemelerini Kuşadası mağazasında yaptıkları, güneşten daha fazla yararlanan mağaza sistemini, Manisa'nın Salihli ilçesinde oluşturdukları özel tasarımlı mağazayla devam ettirdiklerini kaydetti. Salihli mağazasının diğerlerine oranla yüzde 40 oranında daha az enerji harcadığını, gelecek dönemde yapılacak mağazalarda da benzer tasarımları uygulayacaklarını kaydeden Attila, Söke mağazası için de yeni düşüncelerin gündemde olduğunu kaydetti. Attila, şu bilgileri verdi:''Tesco Kipa olarak bu hedefleri koymaya 2 yıl önce başladık. Bu yıl çok daha ölçülebilir hale getirdik. Projelerimizi şu anda tam istediğimiz şekilde uygulamaya başladık. Karbon salınımı, su tüketimi ve geri dönüşüm projeleri üzerinde duruyoruz. Çalışmalarımızla geçen yıl birinci çeyrekle bu yıl arasında elektrik sarfiyatında yüzde 12-13 tasarruf sağlamış durumdayız. Bu sonuç, karbon salınımı konusunda koyulan yüzde 50'lik hedefin kısa sürede yakalanabileceğini gösteriyor.Tasarruflu mağaza konusunda ilk adımı Salihli'de attık. Söke mağazasında da belli tasarruf projeleri üzerinde duruyoruz. Gelecek dönemde tüm mağazalara yaymayı planladığımız yeşil mağaza konseptine hazırlanıyoruz. Bu mağazalarda tasarruf tedbirlerinin yanında kendi enerjisini üretme gibi özellikler de hedefliyoruz. Rüzgar enerjisi için Torbalı'daki dağıtım merkezimizde ölçümlere başladık. Çeşme gibi sahil kesimlerinde açacağımız mağazaların kendi enerjisini üretebilir olmasını istiyoruz.'' KARBONDİOKSİT HEDEFİ Kipa Tesco'nun toplam satış alanları içinde yıllık metrekare başına karbondioksit salınımının 550 kilogram seviyesinde olduğunu ifade eden Attila, bunu 2020 yılına kadar 275 kilograma çekmeyi hedeflediklerini ifade etti.Her gün tüm mağazalardan finansal rakamların yanında kullanılan enerji değerlerinin de merkeze ulaştığını belirten Attila, bunun ilgili birimlerce değerlendirildiğini, hedefe ulaşmak için alınması gereken önlemlerin buna göre değerlendirildiğini söyledi.  Attila, yeşil dostu mağaza projesi kapsamında yeni bir adım daha attıklarını, genel merkezde ''Geri Dönüşüm Projesi'' başlattıklarını ifade etti. BÜROLARDAKİ ÇÖP KUTULARIProjeyle bürolarda kağıt, cam, plastik, metal ve evsel atıklar için ayrı çöp kutuları oluşturduklarını, toplanan atıkları bir geri dönüşüm firması işbirliğiyle dönüştürdüklerini belirten Attila, ''Bu uygulamayla masaların altındaki tüm çöp kutularını kaldırıyoruz. Henüz bir hafta önce başlayan projeden alınan ilk sonuçlar çok olumlu. Çalışanlarımızın da bu konuda çok heyecanlı ve istekli olduklarını gözlüyoruz. Pilot uygulamamız çok başarılı oldu. Bunu 2 ay içinde tüm mağazalara yaymayı planlıyoruz.  Aynı ilginin vatandaşlardan da geleceğini tahmin ediyoruz. Son dönemde kuraklık ve susuzluğun etkisiyle insanların bu konuda bilinçlendiğini gözlüyoruz. Geri dönüşüm konusunda ilk denemelerden aldığımız sonuç bize moral verdi. İnsanların bu tip projelere katılmaya ne kadar istekli olduğunu gördük. Projeleri mümkün olduğunca yaygınlaştırmak istiyoruz'' diye konuştu.  Güneşten yararlanarak tasarruf etme çalışmalarına Marmaris mağazasındaki güneş enerjili kasalarla başlayan şirket, Kuşadası'nda Türkiye'nin gün ışığı enerjisi kullanılan ilk hipermarketini açtı. Salihli mağazasıyla hem satış hem depo alanlarını gün ışığıyla aydınlatmaya başlayan Kipa'nın bu mağazada 100 evin ortalama yıllık elektrik tüketimi kadar enerji tasarruf etmeyi başardığı ifade ediliyor.Mağazanın gelecek dönemde alışveriş sırasında poşet kullanımını azaltmak üzere bir proje başlatacağı belirtiliyor. kaynak:   [/img]

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Sony oyunlara reklam alacak. Paraya para demiycek :)) 13/07/2008 00:51 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Google Lively: Google'dan kendine özgü Second Life 13/07/2008 01:01 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Google Lively: Google'dan kendine özgü "Second Life" 2003'te hayatımıza girip bize ikinci ve sanal bir hayat öneren Second Life'ın bir benzeri, 3 boyutlu sosyal ağ olarak Google markasıyla geliyor. İnternet devi, milyonlarca kullanıcının rüzgarına kapıldığı Second Life fırtınasının bir benzerini sessiz sedasız oluşturdu ve kullanıma açtı. 3 boyutlu yeni dünyada kullanıcılar kendi sanal karakterlerini oluşturup yaşayacakları odayı kuracak, mobilyalarla donatıp ağ üzerindeki diğer odalarda dolanabilecek.  Hatırlanacağı gibi 2003'te çıkan Second Life, milyonlarca kişiyi kendine bağlamış ve hatta bu oyun üzerinden gerçek para kazanan kullanıcılar da ortaya çıkmıştı. Oyunu oynamak isteyenlerin internet üzerinden indirdiği "kullanıcı taraflı" yazılım ile ağa bağlanılıyor ve online dünyada yerini almak isteyenler karakterlerini oluşturup farklı özelliklerle donatabiliyorlardı. Google Lively ise biraz daha farklı. Burada da (şimdilik sadece Windows için) bilgisayarda çalışmak üzere hazırlanan yazılımın bir kurulum dosyası var. Ancak kullanıcılar bu aşamadan sonra Internet Explorer veya Firefox gibi tarayıcıları üzerinden sanal dünyaya giriş yapabiliyorlar. Google mühendislik bölümünden proje müdürü Niniane Wang, "İnternetle bütünleşen bu yeni dünya aslında şimdikinin kopyası veya alternatif bir yer değil" sözleriyle özetlediği yeni hizmetin, daha çok insanların mevcut yaşamlarından çıkıp yeni ve farklı bir dünya oluşturmaları şeklinde bir proje olduğuna dikkati çekiyor.  Yeni dünyanın Second Life'tan farklı yönleri de var. Kullanıcılar video veya resim gibi çeşitli içeriklerini internet üzerinde bir yerlerde tutabilecekler. Böylelikle blog, Google tarafından kullanılan widget'lar, MySpace veya Facebook gibi web sayfalarına kolayca ekleyebilme şansı da yakalayacaklar. Para kullanımı ise söz konusu değil. Şimdilik eklentilere kapalı olan platformda mevcut resimler ve seçenekler arasında seçimlerde bulunabiliyorsunuz. Sürükle - bırak yöntemiyle kullanımı kolaylaştırılan yeni dünya, Second Life'ın rüzgarına kapılıp bağımlılık yaratan "ikinci dünya"sı kadar başarılı olacak mı? Sistemin halen Beta aşamasında olduğunu da göz önüne alırsak bunu zaman gösterecek. Haluk KARAHAN | Cnet Türkiye kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| 240 milyon $lık pizza pazarı iştah kabartıyor 14/07/2008 15:19 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri 240 milyon $’lık pizza pazarı iştah kabartıyor Türkiye’nin 1990’lı yıllarda tanıştığı pizza sektörü, 240 milyon dolarlık büyüklüğü ile sadece yabancıların değil yerli üreticilerin de rekabetine sahne oluyor. Türkleri pizzayla tanıştıran ilk zincir Pizza Hut olurken, pazarda Domino’s, Pizza Pizza, Little Caesars ve Sbarro’nun yanı sıra irili ufaklı çok sayıda marka faaliyet gösteriyor. Dünyada yaklaşık 120 milyar dolarlık büyüklüğe sahip olan pizza pazarına ise Amerika yön veriyor. DOMİNOS’UN PAYI YÜZDE 35 Üç yıl içinde Türkiye’deki pizza pazarının 600 milyon dolara ulaşmasını öngören Domino’s Pizza Türkiye Genel Müdürü Aslan Saranga, “Türkiye’deki nüfusun yüzde 75’inin halen hazır yemek tercih etmediğini biliyoruz.  Bu da ülkemizdeki pizza sektörünün halen ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor” dedi. Pizza sektöründe yüzde 35 pazar payına sahip olduklarını öne süren Saranga, 2007 yılında yüzde 93 büyüdüklerini ifade etti. D GRUBU BİLE ALIYOR Sektördeki endüstrileşme sayesinde pizza fiyatlarının çok uygun hale geldiğini belirten Aslan Saranga, şöyle devam etti: “Daha önce pizza, A grubu tüketicisine yönelik bir ürün olarak görülüyordu. Günümüzde ise üretimin artması ve satış noktalarının çoğalması ile birlikte, B, C hatta D gelir grubuna da seslenmeye başladı. Öte yandan, İstanbul, İzmir ve Ankara’daki yoğun rekabet yavaş yavaş Anadolu’ya kayıyor. Önümüzdeki 5 yıl içinde Anadolu’da çok ciddi bir büyüme yaşanacak.” İnce hamurlu, malzemesi bol pizza seviyoruz Türklerİn tüketim trendlerine ilişkin bir araştırma yaptıklarını, ortaya da çok .çarpıcı sonuçların çıktığını belirten Pizza Pizza Genel Müdürü Tolga Türker, şu bilgileri verdi: Türklerin yüzde 65’i ince ve bol malzemeli pizza istiyor. Pizza alanların yüzde 33’ü pizzanın doyurucu olmasına özellikle özen gösteriyor. Yüzde 54’ü zamanında teslimi önemserken, yüzde 28’i de mekanı, yüzde 86’sı ise hijyeni ön planda tutuyor. Amerikalı yılda 70 dilim yiyor.jpg) Pİzza Pizza Genel Müdürü Tolga Türker, “Amerika’da saniyede 350 pizza dilimi yeniyor. Amerikalıların yüzde 93’ü en az ayda bir kere pizza yiyor. Arkadaşlarıyla toplanan Amerikalıların üçte ikisi pizza siparişi veriyor. Bir Amerikalı yılda 15 kilo pizza tüketiyor, bu da yaklaşık 70 dilime tekabül ediyor. Türkiye’de ise yılda kişi başına ortalama 3.5 dilim pizza düşüyor” dedi. KKTC dahil olmak üzere 44 ilde 139 şube ile faaliyet gösterdiklerini belirten Türker, geçen yıl 60 milyon doların üzerinde ciro gerçekleştirdiklerini, bu yıl ise yüzde 20 büyüme öngördüklerini dile getirdi. Ağırlıklı yabancı menşeli pizza zincirlerinin faaliyet gösterdiği pazarda yüzde 100 Türk sermayeli bir şirket olarak faaliyet gösterdiklerinin altını çizen Türker, “Yabancı ve köklü firmalara rakip olmanın zor yanları olduğu gibi avantajları da var. En büyük avantajı Türk damak tadını çok iyi biliyor olmamız” diye konuştu. Aylin LÖLE | Akşam Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Türklerin yüzde 82si maden suyu içiyor 14/07/2008 16:07 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Türklerin yüzde 82’si maden suyu içiyor Sağlık açısından sayısız faydası olan ve doktorlarca da kullanımı sık sık önerilen maden suyuna Türkiye’de ilgi artıyor. Yöntem Araştırmanın hazırladığı "Maden Suyu Tüketici Araştırması" na göre, Türkiye’de her 100 kişiden 82’si maden suyu içiyor. Her on kişiden sekizi maden suyu tüketicisi. Maden suyunu her gün içenlerin oranı yüzde 18’i bulurken, Türk insanı maden suyunu gün aşırı içiyor. Yani haftada 3-4 kez maden suyu içiliyor.  Her dört kişiden üçü maden suyunu rahatlamak ve hazmı kolaylaştırdığı için içerken, her dört kişiden biri ise mineral içerdiği için tercih ediyor. Her on kişiden biri maden suyunu cilt güzelliği için içiyor. Maden suyunun doğal, sodanın ise yapay olduğunu bilenler nüfusun ancak yarısını oluşturuyor. Diyette tüketim Maden suyunun faydaları sık sık gündeme getirilirken, halk tarafından daha az bilinen faydaları; kemikleri ve dişleri güçlendirmesi, kadınlardaki kalsiyum eksikliğini gidermesi ve spor sonrası yaşanan mineral ve su kaybını telafi etmesi. Diyet yaparken maden suyu tüketenlerin oranı ise yüzde 50. Maden suyu yüzde 60 oranında sade, yüzde 30 oranında aromalı olarak tüketiliyor, her ikisini de içenlerin oranı ise yüzde 10. Türk insanı maden suyuna ev içeceği olarak bakıyor.  Her 100 kişiden 86’sı maden suyunu evde içiyor. Maden suyu en çok akşam saatlerinde tüketilirken, genellikle öğle ve akşam yemeklerinden sonra tercih ediliyor. Araştırmaya göre, her on kişiden biri ayran ve kızartma yapımında maden suyu kullanıyor. Yaz aylarında maden suyunun tüketimin yüzde 90’lara kadar varması, maden suyunun aynı zamanda serinletici etkisi dolayısıyla tercih edildiğini de gösteriyor. Her on kişiden ikisi mevsimsel maden suyu tüketicisi. Türkiye’de tüketiciler, piyasada en sık bulunan 20 cc. hacimli maden suyu şişelerini ise miktar olarak yeterli buluyor. kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Donduyma vaymı Donduyma Pandaya kardeş geliyor 14/07/2008 16:49 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Panda’ya kardeş geliyor Panda Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bahar, “2009’a yepyeni bir markayla gireceğiz. Vivesse adını verdiğimiz bu yeni marka, süper premium bir marka olacak” dedi Dondurma sektöründe hızlı tüketim tarafında her yıl yüzde 15 - 20 büyüme yaşandığını söyleyen Panda Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bahar, Panda’nın da önümüzdeki yıl yüzde 40 büyüme hedeflediğini söyledi. Bahar, “2009’a yepyeni bir markayla gireceğiz. Vivesse adını verdiğimiz bu yeni marka, süper premium bir marka olacak” dedi.    Dondurmada ev tüketiminde yıllık yüzde 35 - 40 artış olduğunu belirten Bahar, Panda olarak her yıl dondurma pazarındaki tüketim eğilimleriyle ilgili çalışma yaptıklarını söyledi. Araştırmada ilginç sonuçlarla karşılaştıklarını anlatan Bahar tüketicinin damak zevkinde bölgeden bölgeye farklılıklar olduğunu söyledi. Bahar şöyle dedi:  “Türk tüketici en çok vanilyalı ve kakaolu dondurma seviyor. Son dönemde bu, bazı bölgelerde değişti. Doğu Anadolu’da antepfıstıklı birinci sıraya yükseldi. Diğer tüm bölgelerde birinci tercih kakaolu dondurma. Marmara’da ikinci sırayı çilekli aldı. Çocuklar özellikle çubuklu, çikolata kaplı ve fındıklı dondurmayı tercih ediyor. 16-35 yaş aralığında kornet dondurmalar seviliyor. Daha ileri yaşlardakilerin küçük kaplardaki dondurma tercihi devam ediyor. Ev tüketimi de her geçen gün artıyor.” Lokantaya dondurma Son yıllarda özel ürünlerin de ilgi görmeye başladığını söyleyen Bahar, “Mesela bizim diyabetik ve diyetetik ürünlerimizi yağ ve şeker tüketmeden üretiyoruz. Lokantalar için dondurma projemizi hayata geçireceğiz” diye konuştu. Türkiye’de dondurma tüketiminin kişi başına 2.3 litre olduğunu kaydeden Bahar, “2008’de 3 litre bekliyoruz. Yunanistan’da bu rakam kişi başına 4.5 litre. Amerika’da ise 25 litre” dedi. 50 milyon dolar yeni yatırım   Önümüzdeki yıl 100 milyon dolar ciro hedeflediklerini kaydeden Bahar, “Yeni yatırıma hazırlanıyoruz. Yeni fabrika için 50 milyon dolarlık yatırım yapacağız. Trakya ya da Anadolu’yu düşünüyoruz. Büyük olasılıkla Düzce civarında olacak. 2009 yılı başında başlayıp, 2011’de bitireceğiz” diye konuştu. Önümüzdeki yıl yüzde 40 büyüme hedeflediklerini kaydeden Bahar, “2009’a yepyeni bir markayla gireceğiz. Vivesse adını verdiğimiz bu yeni marka, süper premium bir marka olacak” dedi. 3 milyon litre ihracatTürkiye’de endüstriyel paketli dondurmanın ilk üreticisi ve dağıtıcısı olduklarını söyleyen Bahar, “Pazara girdiğimizde saatte 1 ton üretiyorduk. Şimdi 16 ton üretiyoruz. Üretime başladığımızda Türkiye’de derin dondurucu dolap bulunmuyordu, ithal ettik. Bugün 40 bin dolabımız, 350 aracımız var.    Kosova, Bosna ve Arnavutluk’ta 6 bin dondurma satış dolabımız var. Dünyaca ünlü 10 markanın yarıştığı bu pazarlarda ikinci sıradayız. 3 milyon litre ihracatımız var” dedi. Eylem Türk `| Milliyet Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Microsoft un Yahoo inadı tam gaz devam ediyor :)) 14/07/2008 17:05 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Microsoft un Yahoo inadı tam gaz devam ediyor Amerikan internet grubu Yahoo, dünyanın en büyük yazılım firması Microsoft'un Carl Icahn isimli yatırımcı aracılığıyla yaptığı yeni satın alma önerisini sert bir dille reddetti. Yahoo'nun bir miktar hisse senedini (yüzde 5) elinde bulunduran ve grubun yönetiminin tamamen değişmesini isteyen Icahn ile ortaklaşa teklifte bulunan Microsoft, pazarlık payı bırakmadığı teklifi için 24 saat mühlet verirken, Yahoo yönetimi sert bir açıklama yayınladı.Yahoo İcra Kurulu Başkanı Roy Bostock yayınladığı açıklamada, "Microsoft ile Carl Icahn'ın bu tuhaf ve çıkarcı ittifakı kesinlikle Yahoo hissedarlarının çıkarına değildir" diyerek, öneriyle kesinlikle ilgilenmediklerini bildirdi. Ortak teklifin, Yahoo yönetim kurulunun ve üst yönetiminin derhal değişmesini öngördüğünü belirten internet grubu, tüm şirketin Microsoft'a hisse başına 33 dolara satılmasının ve baştan sona yeniden yapılanmasının önerildiğini açıkladı. Microsoft, Şubat'taki teklifinde hisse başına 31 dolar önermişti. Yahoo'nun hisselerinin Cuma günü borsa kapanış fiyatı 23,16 dolardı. Yahoo'nun azınlık hissedarı Icahn, grubun 1 Ağustos'ta yapılacak yıllık genel kurulunda kendi yönetimini taşımayı hedeflerken, Microsoft da yaptığı açıklamada, şu anki Yahoo yönetimiyle müzakere etmek istemediğini, Ağustos'ta yeni yönetim kurulu seçilirse görüşmelerde bulunacağını bildirdi.  Amerikan internet grubu Yahoo, tam bir ay önce de yazılım firması Microsoft'un tamamen ya da kısmen satın alma önerisini kesinlikle reddederken, rakibi Google ile uzun yıllar işbirliği yapma kararı almıştı. Yahoo'dan yapılan açıklamada, Microsoft'un geçen şubatta 44 milyarlık satın alma önerisiyle başlayan tamamen veya kısmen satın alma görüşmelerinin sona erdiği belirtilerek, Microsoft'un, nisanda teklifini 47 milyar dolara yükseltse de artık tümden satın alma önerisini çektiği kaydedilmişti.  Açıklamayla birlikte, Yahoo'nun hisse senetleri yüzde 10 dolayında düşmüştü. Microsoft'un sadece arama motorunu satın alma önerisini de reddettiğini ve kendi hedefleriyle uyuşmayan bu teklifin, bağımsız, aynı zamanda elzem olan arama motorundan mahrum kalmasına neden olacağını bildiren Yahoo, açıklamasından 2 saat sonra, Google ile online reklam alanında 4 ila 10 yıl sürecek bir ortaklık kurduğunu ilan etmişti. Yahoo, bu işbirliğinden yılda 800 milyon dolar ek kazanç sağlamayı bekliyor.  Google ve Yahoo, 2007'de 40 milyar dolar olan ve 2010'da 75 milyar dolara çıkması öngörülen online reklam pazarının yüzde 50'sinden fazlasının ellerinde tutuyor. İki grup birlikte, internette yapılan aramaların ve reklam gelirlerinin yüzde 75'ini kontrol ediyor. İnternette aramaların sadece yüzde 3'ünü ve online reklamın sadece yüzde 7'sini kontrol edebilen Microsoft, Yahoo'yu satın alarak, online reklamda Google'ı yakalamak istiyor. kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Otomobilde yeni model yağmuru hızını kesmiyor 17/07/2008 14:52 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Otomobilde yeni model yağmuru hızını kesmiyor   Yeni model yağmuru hızını kesmiyor. Geçen hafta Türkiye piyasasında dört yeni modelin birden satışına başlandı. Ford’da iki, Nissan ve Dacia’da ise birer model var Güler’in tasarladığı Kuga Türkiye’de Türk tasarımcı Murat Güler’in imzasını taşıyan Ford’un ilk kompakt 4x4’ü Kuga, Türkiye’de de satışa sunuldu. Dış tasarımı tamamen Güler’e ait olan Kuga’nın tanıtımında konuşan Ford Otosan Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Aykut Özüner de, Kuga ile 2000 yılından bu yana en hızlı büyüyen segmentlerden birine çok güçlü giriş yaptıklarına inandıklarını söyledi. Yılın kalan aylarında 300 adet Kuga satmayı hedeflediklerini belirten Özüner, aracın ilk etapta 2.0 lt 136 HP dizel motorlu ve manuel şanzımanlı versiyonunu satışa sunduklarını belirtti. Özüner, Aralık ayında ise otomatik vitesli, 2.5 lt benzinli seçeneğini Türkiye’de satışa sunacaklarını kaydetti.     Sportif hatlarıyla öne plana çıkan Kuga, deri döşemeli ve ısıtmalı koltukları, güneş ışınlarını yansıtan ön camları, anahtarsız çalıştırma sistemi gibi özellikleriyle dikkat çekiyor. İki farklı donanım seçeneği bulunan araçta, donanım seçeneklerine bağlı olarak bi-xenon farlar, 17 inç alaşım jantlar, elektrikli katlanan aynalar, iki parça halinde açılabilen bagaj kapağı ve çift egzost çıkışı gibi detaylar da mevcut. Aracın akıllı 4x4 sistemiyse, gerektiğinde kendiliğinden devreye giriyor. [color=#0000FF]Focus ailesi CC ile tamamlandı...[/color]  Ford Otosan, Kuga ile aynı gün, yenilenen Focus ailesinin son üyesi Coupe-Cabriolet’nin de tanıtımını yaptı ve satışına başladığını bildirdi. Focus CC, 33 bin 750 euro’dan başlayan fiyatlarla, sipariş üzerine ithal ediliyor.   29 sn’de açılabilen metal tavanıyla dört mevsim kullanıma yönelik Focus CC, yenilenen tasarımıyla daha zarif görünüm sergiliyor. Focus CC’de 1.6 lt’nin (100 HP) yanı sıra sadece otomatik vitesli sunulan 2.0 lt (145 HP) benzinli motor seçenekleri mevcut. Nissan Qashqai için daha ekonomik seçenek Nissan, crossover sınıfında yer alan Qashqai modelinin 1.5 lt dizel motorla donatılmış daha ekonomik seçeneğini de Türkiye’de satışa çıkarttı. Sadece önden çekişli olan ve 6 ileri manuel vites kutusuyla donatılan Qashqai 1.5 dizel, 106 HP güç üretiyor. Qashqai’ın 1.5 lt dizel versiyonu, “Tekna Executive” paketiyle satılıyor.  Bu donanım paketinde ABS, ESP, TCS (Çekiş Kontrol Sistemi), ön, yan ve perde hava yastıkları, deri döşeme, ısıtmalı ön koltuklar, Cruise Control, Bluetooth, çift bölgeli otomatik klima, katlanabilir yan aynalar gibi unsurlar bulunuyor. Aracın satış fiyatı 59 bin 990 YTL. Dacia Sandero vitrinlere çıktı Renault bünyesindeki Dacia’nın başarılı otomobili Logan’ın yeni ve hatchback karoserili kardeşi Sandero, Türkiye’de vitrine çıktı. Sandero 19 bin 400 YTL ile 26 bin 500 YTL arasında değişen fiyatlarla satılmaya başlandı.   Dacia’nın yeni tasarım diline uygun olarak iri farları ve nikelajlı ön radyatör ızgarasıyla dikkat çeken Sandero, markanın yeni logosunun taşıyan ilk model. Logan Sedan’dan 24 cm kısa olan Sandero, sadece 1.4 lt (75 HP) ve 1.6 lt (90 HP) benzinli motorlarla satışa sunuldu. Donanım olarak da “Ambiance” ve “Laureate” şeklinde iki şeçeneği var. kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Nokia Chat: Cepten Sohbet 17/07/2008 15:17 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Helal ürün pazarı çığ gibi büyüyor 17/07/2008 15:26 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Helal ürün pazarı çığ gibi büyüyor Müslüman tüketicilerin 'helal ürün'lere olan talebinin yükselmesi nedeniyle bu pazardaki iş imkanlarını daha iyi tanıtma amacıyla düzenlenen fuar sayısında da artış yaşanıyor.  Ortadoğu'nun fuar ve kongre merkezi Dubai'de 24-26 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Helal Expo adlı fuarın organizatörleri bu aktivite ile Ortadoğu 'helal' ürün sektörünü modernleştirme ve sektörel standartları geliştirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Araştırmalara göre dünyada helal ürünlere ilgi duyan tüketici sayısı 2 milyarı aşarken bu artan talep neticesinde yıllık 2.1 trilyon dolarlık bir pazar oluşmuş durumda. Dünyada helal gıda ticaretinin yıllık 400 milyar dolar değerinde olduğu ve sadece Ortadoğu'da helal ürün ve hizmet talep eden nüfusun 200 milyonu geçtiği tahmin ediliyor.  Helal ürün üreticilerinin hedef pazarları arasında 180 milyon nüfuslu Endonezya, 140 milyon müslüman nüfusa sahip Hindistan, 130 milyon nüfuslu Pakistan, 14 milyon müslümanın yaşadığı Malezya, Kuzey Amerika'daki 8 milyon müslüman ve Afrika kıtasında bulunan 300 milyon müslüman insan bulunuyor.  Uzmanlar, genel kanaatin aksine helal ürünlerin sadece içecek ve gıda maddeleriyle sınırlı olmadığını, artık tüketicilerin daha da bilinçlenerek misafirperverlik sektörü, sağlık ve ilaç endüstrileri, kozmetik, finans ve bankacılık sektörlerinde de helal hizmet aradıklarını ifade ediyor. Bu sektörlerde ürün ve hizmetlerin ziyaretçilerin ilgisine sunulacağı Helal Expo'ya katılan ülkeler arasında Türkiye'nin yanında Avustralya, Arjantin, Brezilya, Bosna, Kanada, Çin, Mısır, Fransa, Hindistan, Endonezya, İran, Hollanda, Pakistan, Tayland, Malezya, Singapur, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve İngiltere sayılıyor.  Helal ürün ve hizmet piyasası ile ilgili diğer bir fuarın ise yine Kasım ayında Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi'de yapılacağı öğrenildi. 11 - 13 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek Helal Dünyası adlı fuarda helal piyasasında faaliyet gösteren firmalara Ortadoğu pazarına girme imkanlarının sunulacağı bildirildi. Rüştü Kayhan Solhan | Cihan kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Ulusal işletim sistemi Pardus ile bilgisayar 300 YTL ucuzladı 17/07/2008 16:15 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri ’Ulusal işletim sistemi’ Pardus ile bilgisayar 300 YTL ucuzladı TÜBİTAK’ta geliştirilen ulusal işletim sistemi Pardus, Escort Computer ile işbirliği yaparak ilk defa bir masaüstü bilgisayar kampanyasında yer alıyor. Pardus için yeni bir seri çıkartan Escort, binlerce bilgisayar satmayı hedefliyor. Kampanya kasım ayına kadar devam edecek. Escort Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Çoruh, iki modellerini Pardus uyumlu hale getirdiklerini belirterek, bu projeyle Türkiye’deki bilgisayar sahipliği oranını artırmak istediklerini söyledi.  BİLGİSAYAR üreticisi Escort, TÜBİTAK’ın geliştirdiği ulusal bilgisayar işletim sistemi olan Pardus’un kullanıldığı bilgisayarlarla, Türkiye’de PC sahipliğini artırarak, lisanslı PC kullanımını yükseltmeyi hedefliyor. Pardus için yeni bir seri çıkartan Escort’un Pardus işletim sistemli kampanyası haziran ayında başladı, kasım ayına kadar devam edecek. 430 dolara satılıyor Escort Satış ve Pazarlama Direktörü Hakan Çoruh, iki modellerini Pardus uyumlu hale getirdiklerini belirterek, bilgisayarlarda bir sorun olduğunda iki kademeli destek yapısı, Escort Çağrı Merkezi ve teknik destek ağı bulunacağını söyledi. Bu projeyle Türkiye’deki bilgisayar sahipliği oranını artırmak istediklerini dile getiren Çoruh, ürünlerin KDV hariç fiyatının 299 dolar, KDV dahil fiyatının da 430 dolar olacağını aktardı. Monitor bağımsız model Çoruh, var olan PC’lerini yenilemek isteyenlerin de hedef kitlelerini oluşturduğunu ifade ederek, Escort kullananların Pardus’un sağladığı özgürlükten yararlanmalarını da hedeflediklerini kaydetti. Hem Pardus, hem de ürünün tüketici tarafından kullanılabilir olmasını sağlayacaklarını aktaran Çoruh, ekonomik fiyatıyla ürünün rakibinin de bulunmadığını vurguladı. Üç grupta toplanan Pardus’lu modellerin monitor bağımsız olanları da bulunuyor. Bu şekilde kampanyanın geniş kitleye hitap etmesi sağlanacak. Lisanslı kullanım artacak Türkiye’de kopya yazılım oranının ciddi yüksek olduğunu ve yüzde 40-50 gibi oranlara sahip kopya yazılımlarla mücadele edildiğini dile getiren Çoruh, bunun Pardus gibi özgür işletim sistemleri ve yazılımlarla aşılabileceğini kaydetti. Çoruh, "Lisanslı PC kullanımını benimsetmek istiyoruz. Bunu ekonomik olarak da yapabilmek mümkün. Pardus’lu PC’nin fiyatı daha düşük. Ama ürün kaliteli arkasında TÜBİTAK var. PC’nin konfigürasyonları da düşük değil. Performansı gayet iyi" dedi. Pardus işletim sistemli bilgisayar modellerinin diğerlerinden 300 YTL daha düşük olduğunu da belirten Çoruh, işletim sisteminin ücretsiz olması ve kanal üyelerinin fedakarlıkları sayesinde bu kampanyayla PC sahipliğini artırmak istediklerini vurguladı. 2008 sürümü verildi TÜBİTAK UEKAE’den Pardus Geliştiricisi Erkan Tekman da, Pardus’un 2008 sürümünü de kampanya için Escort’a verdiklerini belirterek, ürün kullanıcılarının işletim sisteminin 2009 sürümünü de ücretsiz indirebileceklerini ifade etti. Tekman, ekonomik fiyatlı bilgisayar almak isteyenlerin mutlaka yüksek lisans bedelleri ödemek zorunda olmadığını aktararak, "Özgür yazılım sayesinde bu sağlanacak. Önemli olan sınırsız erişim. Pardus’ta, her türlü ofis yazılımları bulunuyor. Her türlü işte kullanılacak, her türlü yazılım var. Pardus internetten de rahatlıkla indirilip kullanılabilir" diye konuştu. Pardus kullanıcısı 200 bine çıkar PARDUS’un kullanım oranlarıyla ilgili de bilgi veren Erkan Tekman, Pardus 2007’nin Türkiye’de 1 milyon dağıtımının yapıldığını ve şu anda 50 bin kişi tarafından kullanıldığını aktararak, şu bilgileri verdi: "2008’de kullanıcı sayısı 200 bine ulaşır. Pardus’un marka değeri var, kanal oluşmaya başladı. Pardus’u daha fazla insan kullanmaya başlayacak. İlk hedef okullar. Milli Savunma Bakanlığı’nda sistemlerin kurulumu tamamlandı. Askerlik şubelerinde kullanılacak. Sivil toplum örgütleri de kullanıyor." Hanife BAŞ | Hürriyet Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Ülker Kalbim Benecol ile 2 milyar dolarlık pazarı daha da büyüttü 17/07/2008 16:27 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Ülker İlaç değil gıda satıyor, 2 milyar dolarlık pazarı daha da büyütüyor Türkiye'nin önde gelen gıda şirketlerinden Ülker, kolesterol düşürücü fonksiyonel ürünlerde büyümek için yatırımlarını sürdürüyor. Yaklaşık iki yıldır söz konusu ürün grubuna 15 milyon YTL yatıran şirket, 'Kalbim Benecol'ü, tüketicilerin günlük beslenmesinin bir parçası haline getirmeyi hedefliyor. Sadece kolesterol düşürücü ürünleri piyasaya sürmediklerini, aynı zamanda 'kolesterol bilinçlendirme' çabasına da kaynak ayırdıklarını belirten Ülker Gıda ve İçecek Grubu Başkanı Mehmet Tütüncü, kolesterol düşürücü pazarın dünyayla kıyaslandığında henüz 'emekleme döneminde' olduğuna dikkat çekti. Kalbim Benecol'ün yeni strateji ve hedeflerini paylaşmak üzere düzenlenen toplantıda konuşan Mehmet Tütüncü, ürünün etken maddesinin bitkisel stanol olduğunu ve "stanolün, bitkilerde doğal olarak bulunan ve kolesterolü düşürmeye yardımcı olan bir özellik taşıdığını" anlattı. Her gün düzenli olarak tüketilen 2 gram bitkisel stanolün, kötü kolesterolü iki haftada yüzde 15'e varan oranda düşürdüğü bilgisini veren Tütüncü, bu bilgilerin 50'den fazla klinik deneyle ispatlandığını vurguladı. Benecol'ün Türkiye dahil 30 ülkede kullanıldığını ifade eden Ülker yöneticisi, geçtiğimiz yıl pazarın dünya büyüklüğünün 105 milyar dolara ulaştığını ve pazarın ortalama yüzde 14'lük büyüme gösterdiğini söyledi. Kolesterol düşürücü ürünlerin Avrupa, Amerika, Uzakdoğu ve Türkiye'yi de kapsayan büyüklüğü ise 2007 yılında yaklaşık 2 milyar dolar olarak gerçekleşti      Türkiye'de ilk kez 2006 yılında piyasaya sürülen sağlıklı besin ürünleri kısa zamanda büyük ilgi gördü. Nielsen'in verilerine göre, bu özel segment cirosal anlamda geçen yıl yüzde 10 büyüyerek 90 milyon YTL'ye ulaştı. Fonksiyonel gıdanın içerisinde en hızlı büyüyen ikinci grup ise kalp sağlığı kategorisi oldu. Kolesterol düşürücü ürünlerin pazar değeri 8 milyon YTL olarak gerçekleşti. Ülker, Kalbim Benecol markasıyla yüzde 80 pazar payıyla lider konumda. Yoğurt, yoğurt içeceği, süt ve margarinden oluşan piyasadaki en geniş ürün gamını bünyesinde barındıran şirket, Türkiye'de fonksiyonel gıda pazarının önümüzdeki günlerde ciddi anlamda büyüyeceğini düşünüyor. Ülker Gıda Grubu Başkanı Tütüncü, pazarın her yıl yüzde 10 büyüyeceği öngörüsünde bulundu. 2007'de toplam kolesterol düşürücü gıdalarda, fonksiyonel gıdalarda bin tonluk satışları olduğunu bildiren Tütüncü, Kalbim Benecol'ün bir ilaç değil gıda olduğunu vurguladı. Her üç kişiden birinin kolesterolü yüksek  Ülker'in Finlandiyalı ortağı Raisio'nun Ar-Ge Direktörü Ingmar Wester de bitkisel stanollerin çam ağacı ve bitkisel yağlardan elde edildiğini ve sağlık açısından güvenilir olduğunu anlattı. Ülker Yağ Mutfak Grubu Pazarlama Müdürü Verda Duysak da Türkiye'nin 50 yaş altında kalp krizi geçirme sıklığında yüzde 20 ile Avrupa'daki en yüksek orana sahip olduğunu belirterek, Türkiye'de her 3 kişiden birinin yüksek kolesterol problemi olduğunu söyledi. kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Ruslar turizmden sonra otomotivin de gözdesi oldu 18/07/2008 23:35 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Ruslar turizmden sonra otomotivin de gözdesi oldu Yılda 1 milyon Rus'a Türk misafirperverliğini gösteren Türkiye, otomotivde de yoğun ilgi gördü. Rusya, otomotiv ihracatında 5'inci sıraya yükseldi..2008'in ilk yarısında 1 milyon 645 bin adetlik oto satışıyla Almanya'yı sollayarak Avrupa'nın en büyük oto pazarı olan Rusya, Türk otomotivini de sevindirdi. Uludağ İhracatçılar Birliği (Uİ  rakamlarına göre Rusya, yüzde 6.2 ihracat payı ile Türk otomotiv sektörünün 5'inci büyük ihracat pazarı oldu.  İspanya ve Romanya'yı geride bırakan Rusya'ya yapılan ihracat geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 107 arttı. 2007'nin ilk 6 ayında Rusya'ya 407.7 milyon dolarlık ihracat yapan Türkiye, bu yılın aynı döneminde ihracat rakamını ikiye katlayarak 845.3 milyon dolarlık otomobil, kamyon, otobüs ve yan sanayi ürünü yolladı.  Türk otomotivi bir başka kuzey ülkesi Ukrayna ile, Rusya performansı daha da ileriye taşıdı. Geçtiğimiz yılın ocak-haziran döneminde Ukrayna'ya 74.4 milyon dolar ihracat yapan Türkiye, bu yılın ilk 6 ayında tam yüzde 249 artışla bu rakamı 260 milyon dolara taşıdı. Ukrayna'nın Türk otomotiv ihracatındaki payı yüzde 1.9'a yükseldi. Türkiye'nin üretim ve ihracattaki lokomotifi otomotiv sektörü oluşan siyasi ve ekonomik belirsizlik ortamında her ne kadar 2001 yılındakine benzer bir kriz beklemese de özellikle yılın ikinci yarısında zorlu bir manzarayla karşılaşacak; Avrupa pazarında yaşanan daralma. İhracat hedeflerini revize eden Türk otocular, yönünü gelişmekte olan pazarlara çevirdi. Özellikle Rusya, Türk otomotiv sektörünün 2008 yılı hedeflerini gerçekleşmesinde önemli rol oynayacak. Otoda ihracat 13.6 milyar dolara çıktı Türk otomotiv sektörü bu yılın ilk yarısında otomotiv ihracatını 2007'nin ilk 6 ayına göre 4.1 milyar dolar artırarak 13.6 milyar dolara çıkardı. 2008'in ilk yarısında yüzde 43 oranında artan otomotiv ihracatında 4 milyar dolarlık payı ise yan sanayi aldı. 2007'nin ilk 6 ayında 414 bin 920 adet taşıt aracı ihraç eden Türkiye bu rakamı 2008'in ocak-haziran döneminde 563 bin 434 adede taşıdı. Honda, Rus pazarıyla dış satışlarını 5'e katladı Ocak ayında kapasitesini 50 bin adede çıkaran Honda Türkiye, aylık 4 bin ila 5 bin arasında değişen üretiminin yüzde 75'ini ihraç etmeye başladı. Macaristan, Polonya, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya pazarlarına otomobillerini satan Honda, Rusya ve Ukrayna pazarlarına da girdi. Böylelikle Honda Türkiye, ihracatını yılın ilk 6 ayında 5'e katlayarak 18 bin 185 adede yükseltti. ÖZHAN TEZEL | Sabah Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Slim TV 7 ile her yerde TV keyfi 18/07/2008 23:44 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
| | |