Tanımlamanın sınırlarına sığmayan, herkeste farklı anlamlar ve duygular uyandıran, özgür sözcükler vardır. Sözlükler böyle kelimeleri tanımlamakta yetersiz kalırlar. Sayfalarda, “Güçlü sevgi ve bağlılık duygusu” olarak tanımlanan “Aşk” sözcüğü, bu asi kelimelerin belki de en özelidir. Sizce “Güçlü sevgi ve bağlılık duygusu”, “Aşk”ı tanımlamakta yeterli midir ?
Farklı şekilleri vardır “Aşk”ın. Bilim aşkı, anne aşkı, çocuk aşkı, Tanrı aşkı gibi… Ancak nerede olursa olsun, aşkın olduğu yerde heyecan, tutku ve diğer güçlü duygular vardır. Aşk belki biraz da aşırılıktır.
Aşkın en değerli olduğu yer, şüphesiz kalplere seslenen insan ilişkileridir. Kalpler belki de aşkın, sınırsızlığın sınırlarını da zorladığı yerlerdir.
Yaşanan tüm aşklar ve ilişkiler, gökyüzüne benzer. Güneşin ne zaman açacağı, ya da yağmurun ne zaman yağacağı belli değildir. En şiddetli yağmurlardan sonra, birden güneş her yeri kaplayabilir. Ya da bazen, kusursuzca parlayan güneş, az sonra gelecek fırtınanın habercisi olabilir.
Aşk ilişkilerinde, geleceği kestirmek mümkün değildir. Ancak yaşanan tüm ilişkilerde bazı aşamalar vardır ve bu aşamaları, sosyo-psikolojik açıdan incelemek mümkündür.
Çiftler önce birbirlerini fark ederler. Belki de yüzlerce insan arasından. Sonra birbirlerine ilgi duymaya başlarlar. Bu ilgi zamanla arzuya dönüşür. Arzulama aşamasını, harekete geçme aşaması izler. Böylece bir ilişkinin ilk adımları atılır.
markalar açısından aşk için ise (tıklayın)