Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
Home Center
CAN YAKICI
Merhaba, açıkcamı keşke bu fotoğra...
30/06/08 13:19 devamı...
ileten yavuzak69

İşte En Şirin 'Fare'
Youtube
Arkadaşlar sadece dns leri değişt...
23/06/08 10:53 devamı...
ileten empyrium

İşte En Şirin 'Fare'
videoları görememenizin sebebi
Arkadaşlar hepinizden özür diliyoru...
18/06/08 00:42 devamı...
ileten life

"Save the world with a few coi...
f3f3f3
f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3 :upset :x...
17/06/08 10:08 devamı...
ileten oqtay_bakü

Pazarlama Sohbetleri 3
niye hep istanbul :((
ben konya da ya da adana da da yapı...
16/06/08 09:36 devamı...
ileten essra

İşte En Şirin 'Fare'
bende görmek istiyorummmmm
nerdeeee bende görmek istiyorum o f...
16/06/08 09:34 devamı...
ileten essra

PT-Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Turkcelle arayana reklam dinlet para kazan (1 izleyici)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla

BAŞLIK: Turkcelle arayana reklam dinlet para kazan

#2102
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Japonlar sonunda suyla çalışan otomobil üretti 19/06/2008 16:10 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Japonlar sonunda suyla çalışan otomobil üretti


Artan petrol fiyatları şirketleri alternatif enerji kaynaklarıyla çalışan otomobiller üretmeye itiyor. Japonya'da bir şirket soruna çok net bir çözüm bularak su veya havayla çalışan otomobil üretti.



Suyun elektrolizi ile hidrojenin ayrıştırılması sonucunda ortaya çıkan elektrik enerjisini kullanarak çalışan aracın tekerleklerine güç elektrik motoru ile aktarılıyor.




Otomobilde kullanılan suyun bir özelliği olması gerekmiyor. Japon Genepax şirketinin ürettiği aracın maksimum sürati saatte 80 kilometre.

Otomobil 1 litre su ile yarım saat durmaksızın yol alabiliyor.

Üretici şirket bu yeni aracı temmuz ayında düzenlenecek G8 zirvesinde tanıtmayı amaçlıyor.

Otomobilin patenti için başvuruda bulunan Genepax, Japon otomobil üreticileri ile işbirliği yaparak aracın yaygın üretimini sağlamayı hedefliyor.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2104
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Evinizdeki elektriği perdeleriniz üretecek 21/06/2008 00:37 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Evinizdeki elektriği perdeleriniz üretecek



Amerikalı bilim adamları, özel bir kumaştan yaptıkları güneş perdeleri ile elektrik üretti.Evimizde kullanacağımız perdeler elektrik enerjisi üretecek.


Amerika'nın saygın araştırma kuruluşlarından Massachusetts Institute of Technology'de (MIT) görevli bilim adamları, esnek ve ısıya maruz kaldığında elektrik üretebilen maddeler üzerinde çalışmaya başladı. Fotovoltaik (ısıya maruz kaldığında enerji üretebilen) malzemeler üzerinde çalışan ekip, ilk prototip ile elektrik üretmeyi başardı.



Güneş kumaşı (solar textile) adı da verilen bu maddeler, Türkiye'de "günısı" olarak bilinen güneş panelleri gibi fotovoltaik hücrelere sahip. Yarı iletken bu maddeler güneş ışığını tutarak bunu elektrik enerjisine çeviriyor.

MIT ekibi, ev perdelerini portatif, esnek, enerji biriktirebilen hale getirerek enerji üretmelerini sağlamayı başardı. Yeni teknoloji, yakın gelecekte güneş gören tüm evlerde kullanılabilecek.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2105
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Lüks seyahat markası Virgin Seturla Türkiyeye geldi 21/06/2008 00:49 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Lüks seyahat markası Virgin Setur’la Türkiye’ye geldi


Setur, dünyanın önde gelen ve son dönemin popüler olan lüks seyahat markası Virgin Limited Edition’ın Türkiye satış yetkilisi oldu.



Setur, 2007 yılında önemli lüks seyahat markası Abercrombie and Kent’in de Türkiye’deki tek satış acentesi olmuştu.



Yapılan açıklamada, Virgin Limited Edition’ın, Virgin Group’un kurucusu ve sahibi Sir Richard Branson’ın ödüllü özelliklere sahip tesislerinin bir toplamı olduğu belirtildi. Açıklamada, “Her biri eğlence, tarz, konfor ve fevkalade hizmet sunuyor.




Bu muhteşem lokasyonlara British Virgin Islands’daki Necker Island, Güney Afrika’daki Ulusaba Private Game Reserve, Londra’da Roof Gardens ve Babylon, Fas’taki Kasbah Tamadot ve İsviçre’deki Verbier Lodge dahildir” denildi.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2106
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Sony Ericsson'dan oyun telefonu F305 21/06/2008 01:18 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Sony Ericsson'dan oyun telefonu


Sony Ericsson'un yeni oyun telefonu F305, cep telefonun bir eğlence merkezine çeviriyor. Bowling veta olta ile balık tutma hareketlerini bile anlıyor.

Genç kullanıcıları hedefleyen oyun telefonu Sony Ericsson F305, kullanıcının oyunları el ve kolunu sallayarak veya ekrana hafifçe vurarak kontrol etmesine görmesine izin veriyor.

Gelişmiş hareket algılayıcı teknolojisini kullanan telefon, bowling oynamak veya bir oltanın suya atılmasını gerçekleştirmek gibi hareketleri izleyebiliyor.

Cihazdaki gelişmiş stereo hoparlörler, oyun deneyiminin keyfini daha da artıyor. Cep boyutundaki kayan kapaklı telefona 2 inçlik bir ekran ekleniyor ve F305 mobil olarak oyun oynamayı tümüyle yeni bir seviyeye taşıyor.

Pil Performansı



8 saate kadar oyun oynama şansı sunan F305; isteğe bağlı olarak alınabilecek Power Pack CPP-100 yedek güç ile oyun zevkinin yarıda kalmamasını sağlıyor.

Cihazın gücü azaldığında ekstra pil gücüne ihtiyaç duyulduğunda basit bir şekilde telefona yerleştirilebilen yedek güç bir anahtarlığa takılabilecek kadar da pratik.

Kamerasının Çözünürlüğü Düşük



Cihaz, 2 megapiksellik kamerası ile fotoğraf çekme keyfini de tatmin ediyor. Bluetooth veya Memory Stick Micro yoluyla fotoğraf veya müzikleri paylaşma imkanı da sunan modelin, isteğe bağlı Style-up kapaklarıyla görüntüsünü değiştirmek de mümkün.




Sony Ericsson F305, 2008'in 3. çeyreğinde belirli pazarlarda Kutup Beyazı ve Mistik Siyah renklerde satışa sunulacak.

Teknik Özellikler.



:: Motion Gaming - Hareket ile yönetilen oyunlar
:: Yatay oyun modu
:: Özel oyun tuşları ve oyun için kısa yol tuşları
:: 3D oyunlar
:: Stereo hoparlörler
:: Java
:: Medya oynatıcı
:: MP3/AAC/AAC+/ eAAC+
:: TrackID
:: Stereo FM radyo
:: Bluetooth stereo (A2DP)
:: 2.0 megapiksellik kamera
:: 2.0" 176 x 220 TFT ekran
:: Bluetooth
:: USB taşınabilir bellek
:: EDGE 850/900/1800/1900

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2108
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Sponsor ol gel bana reklâm yapayım sana! 22/06/2008 14:55 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Sponsor ol gel bana ‘reklâm’ yapayım sana!



Türk Milli Takımı bu yıl tarihî bir rekora imza attı ve tam on altı markayla sponsorluk anlaşması imzaladı. Ve alınan başarılı sonuçlar da milli takıma sponsor olan firmalarında kendilerinin reklamını en iyi şekilde ve daha düşük bir maliyetle yapmalarını sağladı



Aslında futbol ve sponsor ilişkisi yeni değil. Akıllara kazınan Beko, Marshall, Turkcell, Emlak Bankası ve Cola Turka gibi pek çok marka, ‘bilinirliğini’ futbola borçlu. Reklâm uzmanları marka olma yolunda taraftarlarla ‘duygusal bağ’ kurmanın yolunun forma reklamlarından geçtiğini söylüyor.



Türk Milli Takımı’nın EURO 2008’de çeyrek finale yükselmesi gündemin seyrini bir anda değiştirdi. Futbolla yatar futbolla kalkar olduk. Aylar öncesinden başlayan ‘Turkuaz renkli forma futbolcuları olumsuz etkiler mi?’ tartışmaları, bazı spor yazarlarının Fatih Terim’e karşı cephe almasıyla zirveye tırmandı. Milli Takım annelerinin sempatik tavırlar sergilediği televizyon reklâmı ise takımın popülerliğini bir hayli artırdı. Bu durumu fırsat bilen ünlü markalar, Milli Takım’a sponsor olabilmek için adeta sıraya girdi.

Birkaç yıl öncesine kadar bir ya da iki markayla anlaşma imzalayan federasyon, bu yıl toplam on altı sponsorun desteğini arkasına aldı. Sponsorlar arasında Nike, Ülker, Sarar, Turkcell ve Mercedes-Benz gibi dünyaca ünlü markalar bulunuyor. Aslında sponsorların takımla ‘reklâm’ anlaşmaları yeni değil. Pek çok marka ‘tanınırlığını’ futbola borçlu. Uzun yıllar Beşiktaş’ın formasının üzerine adeta yapışan ‘Beko’ mesela. Fenerbahçe’nin on yıl boyunca taşıdığı ‘Emlak Bankası’ reklâmı 1980’lerin unutulmazları arasında… ‘Marshall’ ise Galatasaray’ın UEFA Kupası’nı kaldırdığı yıl ismini dünyaya duyuran şanslı markalar arasında.



Formalar, kullanıldıkları devrin sosyal ve ekonomik havasını yansıtıyor. Mesela bir devrin en zengin isimleri arasındaki Banker Kastelli, 1979-1980 sezonunda Fenerbahçe’ye sponsor olmuş. Yine bankerlikten para kazanan Meban ve Bako şirketleri, o dönemlerdeki forma reklâmlarından bazıları. Türk Bank, İstanbul Bankası ve Titibank üç büyüklere destek veren barkalar arasında. Forma reklâmlarıyla bazı iş adamlarının da ismi akıllara kazındı. Sponsor oldukları takımlara başarı kazandıran iş adamları arasında kimler yok ki? Cem Uzan ve Fadıl Akgündüz en tanınmış olanları. Siirt Jet-Pa, Yimpaş Yozgat, Vestel Manisa ve Kombassan Konya… Hepsi de ‘sponsorluk’ sayesinde isim yaptı. İletişim alanındaki rekabet kendisini futbolda da gösteriyor. Son yılların en popüler reklâmları Turkcell, Avea ve Cola Turka. Turkcell, Anadolu takımlarına sponsor olmayı tercih ediyor. Bu sayede hem marka hem İstanbul dışına çıkmış oluyor hem de daha küçük bütçeli takımları desteklemiş oluyor.



Reklâm Uzmanı Prof. Dr. Ali Atıf Bir, Milli Takım’a sponsor olma yarışlarını takımın ‘güvenilirliğine’ bağlıyor. Geniş kitlelere hitap etmesi ve milli duyguları harekete geçirmesi ise diğer bir neden. Ali Atıf Bir, markaların gazete ve televizyonlarla yaptığı ‘Milli Takım yenerse tam sayfa reklâm veririz’ ya da ‘Reklâm süresini galibiyete göre belirleyelim’ tarzındaki yaklaşımları da buna bağlıyor. AB Reklâm Ajans Başkanı Alp Ersin, taraftar-sponsor ilişkisini net bir örnekle anlatıyor: “Bir mağazaya gittiğimizde aklımıza gelen birkaç tane spor ayakkabı markası var: Nike, Adidas veya Puma. Hepsi aynı zamanda forma markası yani sponsor.” Reklâm Uzmanı Günseli Özen Ocakoğlu’na göre markalar Milli Takım’ın duygusallığından faydalanmaya çalışıyor. Ocakoğlu, “Futbolla reklâm yapmak dolaylı ve zordur, ama kalıcıdır. Sponsorluklar sürekli olduğu takdirde işe yarar.” diyor. Bu yılın en başarılı tanıtımının TTNet’in futbolcu annelerini bir araya getiren reklâmı olduğuna dikkat çeken Ocakoğlu, Avea, Beko ve Marshall gibi markaların futbol sayesinde akılda kaldığını ifade ediyor. IMAGE Halkla İlişkiler’in onursal başkanı Betül Mardin ise “Tuttuğu takıma gönül vermiş kişiler o takımı her şeyiyle benimsiyor. Buna formasında taşıdığı markalar da dâhil.” şeklinde konuşuyor.

Türk Milli Takımı’nın sponsorları









Bünyamin KÖSELİ | Zaman Cumartesi


Sayı: 134
Bölüm: Aktuel



kaynak:





Türk Milli Takımı’nın sponsorları

Teknik sponsor: Nike

Ana sponsor: Garanti, THY, Coca-Cola, Turkcell, Ülker, Efes Pilsen, Mercedes-Benz, TTNet

Resmî sponsorlar: Petrol Ofisi, İddaa, Sarar

Resmî tedarikçiler: Acıbadem, Yurtiçi Kargo, Powerade, Teknosa
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2109
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Tüketiciler Mobil cihazlar'dan bankacılığa hayır diyor 22/06/2008 15:04 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Tüketiciler Mobil cihazlar'dan bankacılığa hayır diyor


Yapılan anketler, mobil cihazlar üzerinden bankacılığı çok güvenilir göstermiyor.


Smartphone ve PDA’lar gibi veri bağlantılarına sahip taşınabilir cihazlara olan ilgi giderek artıyor. Dünya genelinde 3.3 milyarı aşan cep telefonu kullanıcısı var ancak tüketiciler bu tür ürünlerle online banka işlemleri ya da alışveriş yapmaya mesafeli duruyor.




Yılda iki kez yayınlanan Unisys Security Index’e bağlı olarak gerçekleştirilen bir ankete göre, tüketicilerin yüzde 71’i güvenlik endişeleri yüzünden taşınabilir cihazlarında online bankacılık ya da alışveriş yapmayı akıllarına bile getirmiyor.

14 ülkeden toplan 13,296 kişinin katıldığı anket, katılımcıların yüzde 59’unun taşınabilir cihazlarının finansal işlemlerde yeterli güvenliği sağlamayacağını düşündüğünü ortaya çıkardı.



Unisys’in tüketici anketi, telekomünikasyon sağlayıcılarının tüm iş dünyasında en az güvenilen endüstrilerden biri olduğunu gösterdi.

Diğer taraftan güvenli mobil finans servisleri sağlamak için telekom firmalarıyla ortak çalışmak durumunda olan bankalar, tüketici nezdinde en güvenilir endüstrilerden bir tanesi.



Unisys, bankaların kablosuz alanındaki yenilikleri paraya çevirmek için telekom firmalarıyla birlikte çalışması gerektiğini, diğer taraftan kullanıcıları da mevcut mobil bankacılık ve işlem güvenliği hususunda eğitmeleri gerektiğini belirtiyor.

Computerworld Türkiye www.computerworld.com.tr

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2110
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Türkiye çift SİM kartlı telefonda, pilot ülke oldu 22/06/2008 15:31 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Türkiye çift SİM kartta, pilot ülke oldu



İletişim alanında önemli bir boşluğu dolduran çift sim kartlı cep telefonları ençok Türkiye’de ilgi görüyor. Amerikan markası GM, Koreli Samsung’un ürünlerinin ençok ülkemizde satması ve kısa zamanda ondan fazla yeni markanın ortaya çıkması da bu ilginin bir göstergesi.




Cep telefonu hayatımıza gireli henüz yirmi yıl olmadı ama fotoğraf çekeninden avuç içi bilgisayar gibi olanına, müzik dinlenileninden ses kaydı yapanına birçok modelini hızlı bir şekilde gördük ve kullandık. Son iki yıldır da bir sim kartı ile yetinemeyenlere çift sim katlı cep telefonları sunuluyor. Pazarı tek kartlılar kadar büyük olmasa da tüketici beklentilerini karşılayan çift sim katlı telefona en büyük ilgi ise Türkiye'de gösteriliyor.



Geçen yıl satılan 260 bin çift sim kartlı telefonun yarısının Türkiye'de pazarında tüketiciye ulaşması da bunun ispatı gibi. Türkiye'yi çift sim kartlı telefonlarla tanıştıran Gençcell'in General Mobile (GM) markasının Genel Müdürü Muzaffer Gölcü, bu alanda adeta bir pilot ülke vazifesi gördüğümüzü ve iyi bir başarı gösterdiğimizi söylüyor. Hatta, tüketicilerden cihazların kullanımını kolaylaştırma adına gelen bilgiler yeni ürünlerde yer almaya başlamış.



İhtiyaçtan yola çıkılarak üretilen çift sim kart pazar payını büyütüyor. Türkiye'den sonra Çin'de de popüler olan çift sim kartlı telefonların pazarı Rusya ve Azerbaycan gibi ülkeler. Merkezi Amerika'da olan GM'nin hedefi bu sene Türkiye'de 400 bin adet telefon satmak. Muzaffer Gölcü, 3 operatörün ortalama abone sayısının ülke nüfusundan daha fazla olduğuna dikkat çekerek, pazarda yüzde 20 civarında potansiyel gördüklerini ifade ediyor. Adını çift sim kartta General Mobile ilk yıl pazarda tek başına yer aldı. Talebi izleyen büyük markalar içerisinde Samsung haricinde ilgi gösterip ürün çıkartan olmazken, GM'nin DST modellerinin tüketici tarafından aranmaya başlamasıyla ondan fazla yeni marka bu pazarı değerlendirmek üzere ürünler sundu.



Türkiye'yi çift sim kartlı telefonlarla tanıştıran General Mobile'in Genel Müdürü Muzaffer Gölcü, bu tür telefonların dünyanın her tarafında ihtiyaç olmadığını, Türkiye'de 3 operatörün faaliyet göstermesi, operatörlerin tüketiciye telefon satmasının yasak olması gibi nedenlerin pazarı büyüttüğüne dikkat çekiyor. Gölcü, "Türkiye'de ve dünyada birçok cep telefonu markası var. GM olarak bu sektörde farklı ürünlerle büyük markaların arasından sıyrılarak pazardan pay almayı hedefliyoruz. Cihazlarımızın en önemli özelliği ise GSM-GSM olması. Yani iki GSM chip setini bir cihazda toplayarak aynı anda iki farklı ve ya aynı operatörün hatlarından kullanma imkanı sunuyoruz. Şu an Ankara, Gaziantep ve İzmir ve İstanbul'da olmak üzere 4 ayrı ilde teknik servis hizmetimiz var. son olarak bu alanda 3G ile ilgili yeni bir modelimizi kullanıma sunduk." dedi. Gölcü, "Türkiye'de birçok kişi, operatörlerin sunduğu cazip konuşma tarifelerinden veya kurum telefonunu taşımalarından dolayı çift telefon taşımak zorunda. Kamu kurumları veya işletmeler GSM operatörü ile anlaşıp personeline belli bir tarifeden konuşma imkanı sunuyor. Böylece faturalarını aşağıya çekiyor. Bu durumda çalışan da yıllardır kullandığı telefon numarasını konuştuğu kişilerle irtibatı koparmamak için kullanma zorunluluğu hissediyor.



Bu durumda iki, bazen 3 telefon bile taşınması gerekebiliyor. Bir de bu cihazların farklı marka ve modellerden olması durumunda şarj için iki ünitenin taşınması gibi zorunluluklar var. Bizim yaptığımız; normal bir cep telefonu özelliklerine sahip iki telefonu bir cihazda sunmak. Cihazlarımız ise bir normal cep telefonu fiyatında." şeklinde konuştu.

Samsung, D880 ile devam etmek istiyor



Samsung da Türkiye'de belli bir kullanıcı kitlesinde neredeyse her üç GSM operatörünün de hattının bulunması ve tüketici ile bayi taleplerini göz önüne alarak yaptığı araştırmalardan sonra pazara ürün sundu. Samsung Türkiye Cep Telefonu Satış ve Pazarlama Müdürü Yusuf Temizel, "Başta işadamları olmak üzere çift sim kartlı telefon kullanmak zorunda kalan önemli bir kitle var. Hangi bayimizle, müşterimizle konuşmuş olsak talepte bulunuyor ve küçük olmasını istiyorlardı. Biz de bu talepleri değerlendirerek, kendi imajımıza uygun, küçük ve kaydırmalı kapaklı bir ürünü sunmayı tercih ettik. Aslında çift sim kart pazarını çok önemli görüp ürün geliştirmeyi düşünmüyoruz. Ürün gamımız içerisinde de çift sim kartlı telefonlar stratejik bir noktada değil. İlk ürünümüz D 880'i geçen sene satışa sunduk. Bu modelle bir yerlere gelip önemli başarılara imza atalım diye bir hedef de belirlemedik.” diye konuştu.



Samsung Pazarlama Müdürü Temizel, çift sim kartlı telefon pazarı ile ilgili şunları söyledi: "Çift sim karta Türkiye'deki kadar büyük bir talep yok. Onun için de D880 ürünümüz ülkemizde önemli bir başarı yakaladık ama önümüzdeki dönem başka bir model de getirmeyi düşünmüyoruz. Çift sim kartlı başka bir modelimiz daha var ama onu Türkiye pazarına sunmayacağız. Rakiplerimizin durumuna göre ürün getirmeyi planlıyoruz. Şu an pazarda çok marka olduğunu düşünüyor, çift sim karta odaklanmak yerine bekleyip sonucu görmek istiyoruz. Zaman içerisinde bazı markaların bu alandan çekileceğini düşünüyoruz. Ondan sonra kendi stratejimizi geliştireceğiz. Türkiye'de bu ürünün pazar payı yüzde 10 civarında. Numara taşınabilirliği ile yeni tarif düzenlemeleri olacak. 2008 yılı sonu gibi hem fazla markalar gidecek, hem de numara taşınabilirliği hayata geçecek.”

Mehmet SAKİN | Zaman Sektörreel

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2111
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Otomotivde Çin istilası başlıyor 22/06/2008 17:00 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Otomotivde Çin istilası başlıyor


Chery kapıyı açtı .Çin malı otomobillerin istilası çok yakın gözüküyor.

Kuşkusuz otomotiv dünyası da bu gelişmelerden nasibini alıyor. Uluslararası otomotiv şirketleri hem olası Çin istilasında ayakta kalabilmek hem de bu büyük ülkede yer alabilmek için Çinli şirketlerle işbirliklerine gidiyor. Bunun sonucu olarak da Çinli otomotiv şirketleri hem bu işbirliklerinden elde ettikleri bilgi birikim, hem de devlet desteğiyle çok hızlı ilerleyip, kendi markalarını yaratıyorlar.

Çinli cepte dursun



Ama gözden kaçan bir gerçek, şu anda büyük Çinli otomotiv üreticilerinin birincil isteğinin dünyaya açılmak olmadığı. Onlar önce 1.3 milyar nüfuslu ülkelerinde büyümek ve satışlarını artırmak istiyor. Avrupa ve Amerika’ya açılmak ikincil planları. Yani Çin istilası onlar tarafından değil, daha fazla para kazanmak isteyen Çin dışı ülkeler tarafından yapılıyor. Bunun en basit örneği Türkiye. Bugün Türkiye’de hemen hemen her büyük holding bir Çinli markanın temsilciliğini almak için büyük bir yarış içinde. Sebebi açık... "Nasıl olsa Çin istilası dünyayı saracak. Biz şimdiden bir markanın temsilciliğini alalım da cebimizde dursun" mantığıyla hareket ediyorlar. Bu doğrultuda bu yıl başında Türkiye’yi ilk Çinli otomotiv markasıyla tanıştıran Mermerler Grubu oldu. Japon Mazda ile temsilcilik anlaşması bittikten sonra yönünü Çin’e çeviren Mermerler, 2 yıllık bir uğraşın sonunda, Chery markalı araçları Türkiye’de satışa sundu.

Chery kapıyı açtı



En başından beri şunu söyledim. Çinli markalara karşı değilim. Çin’e gittim ve gördüm. 5-6 marka dünya ölçeklerinde üretim yapıyor. Ama geri kalanları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Türkiye’de Chery şimdi bir kapı açtı. Bu kapıdan şimdi bir çok marka girmenin yolunu arıyor. Yani kendi elimizle motosikletten sonra Çin malı oto istilasını başlatmış bulunuyoruz. Zaten Chery’nin ardından sırayla diğer büyük Türk gruplarından açıklamalar gelmeye başladı. Kia, Lada ve Isuzu’nun Türkiye temsilcisi Anadolu Grubu, Çinli Geely ile anlaşırken, Citroen ve Subaru’nun temsilcisi Bayraktar Grubu da bir başka Çinli Great Wall’la prensipte anlaşmış. Yani önümüzdeki günlerde iki Çinli oto markamız daha olacak. Kuşkusuz bunlara hızla bir çok yenisi eklenecek.



Çinli markalarla bir taraftan bu gelişmeler yaşanırken diğer taraftan daha küçük gruplar 1 yıldır farklı koldan Çin markası avına çıkmış. Bunlardan biri son yıllarda motosiklet üretiminde büyük atılım içine giren, Kanuni markasını yaratıp, bir çok uluslararası işbirliğine imza atan Kuralkan Grubu. 21 yıl önce motosiklet sektörüne giren Kuralkan Grubu, şimdi gözünü otomotiv sektörüne çevirmiş durumda. Kuralkan Grubu, Çinli Hafei markalı hafi ticari araçların Türkiye temsilciliğini alarak Eylül ayından itibaren, bu araçları satmaya hazırlanıyor. Hem de bu araçları Çin’de ’HFKanuni’ markasıyla ürettiriyor.

En büyük ticariler



Bildiğiniz gibi bugün sahip olduğu vergi avantajı nedeniyle Türkiye’de satılan araçların yüzde 40’ı hafif ticari araçlardan oluşuyor. Ama bunların en küçüğü geçtiğimiz yıl Tofaş’ın Fiat, Peugeot ve Citroen için ürettiği Minicargo. Kuralkan ise Hafei markalı araçlarla geçmişte varolan mini hafif ticari sınıfına giriş yapıyor.

Yani Türkiye’ye gelecek Hafei markalı araçlar mini-kamyonet ve mini-vandan oluşuyor. Geçtiğimiz günlerde Kuralkan Grubu’nun sahiplerinden Sait Kuralkan ve Yusuf Kuralkan’la bu konuyu konuştuk. Kuralkanlar’a neden otomotiv sektörüne giriş yaptıklarını sorduğumda, bana şu cevabı verdiler: "Biz 1957 yılında kurulan bir şirketiz. Motosiklet öncesinde otomotiv sektöründe yedek parça ve servis hizmeti veriyorduk. Yani bizim ana işimiz otomotivdi. Daha sonra Alman motosiklet markası MZ’i alarak yönümüzü o alana çevirdik. Şimdi de gerek motosiklet bayilerimizden gerekse, esnaftan gelen talebe yönelik olarak otomotiv sektörüne yeniden giriş yaptık. Mahalle aralarına rahat girebilen, ekonomik ve yük taşıyabilen küçük ticari araçlara yönelik talebi gördük. Biz açıkçası, sucuya, tüpçüye özel araçlar getireceğiz. Motosiklet bayi ve servislerimizin de bu araçlara yoğun talebi var. Şu an en az 200 bayimiz bu araçları bekliyor. Bu araçlarla bir motosikleti çok rahat taşıma şansına sahipler."


Euro 4 normunda çinli



Yusuf Kuralkan, son 1 yıldır Çin’de bu tip araçlar için yoğun bir araştırma yaptıklarını belirterek, "Öyle araçlar gördük ki gerçekten derme çatma yapılmış gibiydiler. Yoğun araştırmalar sonucunda 30 yıldır Suzuki’yle işbirliği yapan Hafei firmasını bulduk. Kendileri hem Avrupa standartlarında Euro 4 normunda ticari araçlar üretiyor hem de ileri teknolojiye sahip üretim yapıyor. Yıllık 400 bin adet üretim kapasitesine sahip olan firmanın modellerini ve üretim koşullarını görünce geçtiğimiz Aralık ayında kendileriyle anlaşma imzaladık" dedi.



Kuralkan Grubu, Çinli firmayla Türkiye temsilciliğinin dışında isim konusunda da çok önemli bir anlaşma yapmış. Sait Kuralkan bu konuda şunları söylüyor: "Biz motosiklette Kanuni markasını yarattık. Bunun gücünü otomotivde de kullanmak istedik. Yani tüketici herhangi bir Çinli araç almayacak. Kuralkan güvencesinde Kanuni markalı ticari araçları satın alacak. Bu yüzden Çinli firmayı ikna ederek Türkiye’de satacağımız araçlara HFKanuni markasını koydurduk" diye konuştu.

15 Bin YTL civarında



Sait Kuralkan, Euro 4 normundaki araçların Lüksembourg’dan tüm onayları aldığını ve gerekli düzenlemeler sonrasında Eylül ayında Türkiye’de satışa sunacaklarını belirterek, "Biz bu yıl 1000, 2009’da ise 3 bin adetlik bir satış hedefi koyduk. Öyle büyük grupları da etkileyecek agresif bir stratejimiz yok. Fiyatlarımız ise 15 bin YTL civarında olacak. Kesinlikle 20 bin YTL’nin altında olacağını söyleyebilirim" dedi.

Yusuf Kuralkan, Hafei’nin ticari araç dışında binek modellerinin de olduğunu belirterek, bu tip araçları da ileride getirebileceklerini sözlerine ekledi.

Yeşilkaya’nın Çinlisi 11 bin YTL’ye geliyor



Bir Çinli marka da Yeşilkaya Grubu bünyesindeki MGY Otomotiv tarafından Türkiye’ye getiriliyor. Rus GAZ markasıyla otomotiv sektörüne adım atan MGY Otomotiv, Çinli DFM markasının Türkiye temsilciliği almış. MGY Otomotiv, DFM’nin Kuralkan gibi mini kamyonet ve mini-vanlarını Türkiye’de satmaya hazırlanıyor.



MGY Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Yeşilkaya, Chery’den sonra Türkiye’ye giriş izni alan ikinci Çinli otomotiv markası olduklarını belirterek, haziran sonunda Çinli araçları Türkiye’de satacaklarını söylüyor. Yeşilkaya Çinli araçlar hakkında şunları söylüyor: "İlk planda mini kamyonet ve mini-van getireceğiz. Düşük yakıt tüketimine sahip araçlara 100 bin kilometre garanti vereceğiz.



İlk etapta ticari araçları Türkiye’ye sunduktan sonra yıl sonunda aynı markanın binek modellerini getireceğiz. Araçların satış fiyatları 10 bin 990 YTL’den başlayacak. Araçlar Türkiye’de küçük ve orta büyüklükteki işletmeler ile esnaf ve sanatçılar için ideal. Artık bu insanlarımız için nurda otomobillerle işini yapabiliyor olmak bir kader ya da mecburiyet olmaktan çıkacak.."

Çin'den ikinci otomobil markasıGreat Wall markalı araçlar, 2009 yılı içerisinde Türkiye'de satışa sunulacak

Bayraktar Grubu Great Wall Motor ile anlaşma imzaladı



Bayraktar Grubu, Çin'in otomotiv markalarından Great Wall Motor Company ile distribütörlük anlaşması imzaladı. Grup, Great Wall markalı araçları 2009 yılı içerisinde Türkiye'de müşterilerin beğenisine sunacak.



Daha önce de Çinli otomobil markası Chery satışa sunulmuştu. Çin'in ilk özel sektör otomotiv firması olan Great Wall, geçen yıl 450 milyon dolar gelir sağladı ve 121 ülkeye ihracat yaptı. 2008 yılında 80 bin araç ihraç etmeyi hedefliyor. Bayraktar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bayraktar, Great Wall araçlarının ithali için gerekli izinleri almak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'na başvuru çalışmalarına başladıklarını kaydetti

Hurriyetoto.com

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2116
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Apple iPhone yazılımlarından 1.2 milyar dolar kazanacak 23/06/2008 23:48 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Apple iPhone yazılımlarından 1.2 milyar dolar kazanacak


Apple'ın MP3 müzikçalar ve cep telefonunu bir araya getiren IPhone ve müzik çaları iPod Touch için hazırladığı yazılımların dağıtımı için kullanılacak App Store servisi üzerinden 2009 sonuna kadar 1.2 milyar dolar gelir elde edilebileceği belirtildi.


Piper Jaffray analisti Gene Munster, App Store’un gelecek yılın sonuna kadar, Apple’ın işletme gelirlerinin yüzde 1 ile yüzde 3’ünü oluşturabileceğini söyledi.



Analistin öngörüsünü destekleyen en önemli unsurun Apple’ın 2009 yılı sonuna kadar 55.5 milyon- 61.6 milyon adet iPhone satacak olması gösteriliyor. Munster, ayrıca WWDC 2008 katılımcılarının yüzde 50’sinin iPhone ve iPod Touch üzerine yazılım geliştirmeye odaklandığını dile getirerek, iPhone geliştiricilerinin yüzde 50’sinin de kurumsal uygulamalara odaklanacağı kaydetti.



Analist, katılımcılar arasında yapılan ankette sadece bir yazılım geliştiricisinin Apple’ın iPhone SDK’sının cihaz üzerinde yazılım geliştirmeyi zorlaştırdığını belirttiğine dikkat çekti. Apple, üçüncü parti yazılımlar hakkında da detaylı açıklama yaptı. Apple, iPhone yazılım geliştirme aracını (SDK) ile birlikte yazılım geliştirmek için kullanılan tüm uygulamaları da beraberinde sağlıyor.

XCode’u indirmek yeterli



Apple’ın duyurduğu SDK, geliştiricilere iPhone’un, sensörleri, EDGE ve WiFi antenler gibi hemen hemen bütün donanımı erişimi açmanın yanı sıra, Mac OS X-gibi efektleri sağlayan Core Animation, Core Services, Core Audio ve OpenGL’den de yararlanmalarını sağlayacak. iPhone’da yazılım yazmak için yeni XCode’u (sadece Mac OS X için) indirmek yeterli. Fakat bunları denemek için iPhone Development Program’a katılmak gerekiyor. Apple yazılan yazılımların da dağıtımına kısıtlamalar getirmiş. Dağıtım sadece iTunes Store’dan yapılabiliyor ve herhangi bir kötü niyetli yazılıma izin verilmiyor. Ayrıca EDGE üzerinden VoIP’ye de izin vermeyen Apple, WiFi’den VoIP’ye arışmayacaklarını söylüyor.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2117
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Giyim sektöründe indirimler başladı 24/06/2008 00:12 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Giyim sektöründe Yüzde 50'ye varan indirimler!


Yaz sezonundan umduğunu bulamayan giyim sektörü, her yıl Ağustos ayında yaptıkları indirime bu yıl, Temmuz ayı bile gelmeden başladı.Dünyada yaşanan ekonomik durgunluk ile Türkiye'de son dönemlerde yaşanan bazı gelişmeler, iç piyasayı olumsuz etkilemeye devam ediyor.



Özellikle acil olmayan ihtiyaçlar ertelenirken Babalar Günü de dahil, yaz sezonunda istediği satışı yakalayamayan giyim sektörü, durgunluğu aşmak için çeşitli yollar deniyor. Sektör, tüketiciyi çekmek için birbirinden farklı kampanyaları hayata geçiriyor.Firmalar indirim kampanyası düzenlerken bankalar ile yaptıkları anlaşmalarla müşterilerine cazip imkanlar sunmaya çalışıyor. Firmalar bankasına göre, artı 2 ile 5 arasında değişen ilave taksit imkanı sunuluyor.



Erkek giyim firmaları takım elbise, pantolon fiyatlarını sezon fiyatlarının üçte biri oranında satarken, gömlekte de yüzde 50'ye yakın indirim uyguluyorlar. Kadın giyim firmaları da çeşitli ürünlerde yüzde 50'ye varan indirim uygularken, bazı spor giyim mağazaları da bir ürün alana ikinci ürünü bedava kampanyası düzenliyor.

TALEP OLUŞTURULMAYA ÇALIŞILIYOR



Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Altuntaş, her yıl bir önceki yazı aradıklarını belirterek, 2008 yazının beklediklerinden de
durgun geçtiğini söyledi.Giyim mağazalarında hafta içlerinde neredeyse hiç satış olmadığını ifade eden Altuntaş, ''Normalde indirime Ağustos ayı girince başlardık. Geçen yıl bile durgun geçmesine rağmen böyle oldu. Ama bu yıl alışveriş yapılmıyor.



Temmuz bile girmeden indirime gidildi. Talep oluşturulmaya çalışılıyor. Satışlar iyi olsa indirim yapar mıyız? Bu dönemde yüzde 50 indirim çok fazla ama çare kalmadı'' dedi.Tüketiciler Birliği yetkilileri ise indirimlere karşı tüketicilerin dikkatli olmasını istedi. Zaten kredi kartı borcu içinde olan tüketicilerin alışveriş gücünün kalmadığını ifade eden yetkililer, ''Tüketiciler indirim adı altında tüketime davet ediliyor. Ama bir çok firma gerçek indirim yapmıyor. 1 ay önceki fiyatla şimdiki fiyat aynı ama üzerinde yüzde 50 indirim yazıyor'' diye konuştu.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2118
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Futbol endüstrisi kadınları keşfetti 24/06/2008 00:36 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Futbol endüstrisi kadınları keşfetti


MasterCard’ın araştırmasına göre kadınlar Euro 2008 boyunca maç başına 4 milyon avro harcayacak. Söz konusu kadınlar olunca karşılaşmanın düzenlendiği şehirlerde hediyelik eşya satışları patlıyor.



MasterCard tarafından dünyanın en önemli spor ekonomisi uzmanlarından Profesör Simon Chadwick’e yaptırılan araştırmaya göre Euro 2008 süresince kadınların harcamaları maç başına ortalama 4 milyon avroya erişecek. Böylece kadınların toplam harcaması 140 milyon avroyu bulacak.

Rakamlar her zaman erkek sporu olarak bilinen futbola kadınların ilgisinin gittikçe arttığını gözler önüne seriyor. 1992 yılından bu yana UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası Resmi Sponsoru MasterCard tarafından yaptırılan araştırma kadınların Euro 2008 ekonomisinde kilit rol oynadığını ortaya koyuyor.

1.4 milyar avro katkı



Araştırmaya göre kadınların maç başına 4 milyon avroluk harcamasını futbolla ilgili olarak yapılan alışverişler, yiyecek içecek, televizyon alımları, konaklama ve ulaşım masrafları oluşturuyor. Araştırma ayrıca kadınların Euro 2008 süresince futbolla ilgili harcamalarının yanı sıra, alışveriş, tatil ve eğlence gibi kalemlere de ayrıca harcama yaptıklarını ortaya koyuyor.



Avrupa ülkeleri arasındaki sosyo kültürel farkları da yansıtan MasterCard’ın araştırması, turnuvanın Avrupa ekonomisine katkısının en az 1.4 milyar avro olacağını öngörürken; kadınların toplam ekonomik katkıdaki paylarının ise yüzde 10 olacağını savunuyor. Ülkeler arasında baş gösteren farklara dayanarak Almanya ve İsveç gibi ülkelerde kadınların katkısı yerel düzeyde yüzde 30’lara çıkabiliyor.

Yerinde izlemek istiyorlar



Araştırmaya göre, kadınlardan sağlanan ekonomik katkı, futbol endüstrisinin kadın taraftarların ekonomik potansiyelini fark etmesine dayanıyor. Araştırma, futbolla ilgilenen kadınların erkek taraftarlara oranla baskılı ürün, tişört, çeşitli taraftar ürünleri, futbolcuların yaşamlarına yer veren dergileri, posterleri almaya ve maçları yerinde izlemeye daha eğilimli olduklarını da ortaya koyuyor.




Euro 2008 maçlarının başlamasından bu yana, İsviçre ve Avusturya’da bulunan taraftar grupları içerisinde kadın taraftarlar ön plana çıkıyor. Turnuvadaki kadınlar, baskılı taraftar tişörtlerine, yüz boyamaya ve yiyecek içeceğe para harcarken, maçları evlerinden takip eden kadın taraftarlar ise, özellikle gazete, dergi, taraftar tişörtü alışverişleri, kafe ve mağazalarda yaptıkları harcamalarla futbol ekonomisine katkıda bulunuyorlar.

Harcama biçimi değişti



2004 yılında, Portekiz’deki UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası için yapılan araştırmada, spor karşılaşmalarının en önemli dört harcama kalemini bilet alımı, yiyecek, konaklama ve ulaşım giderleri oluşturuyordu. MasterCard tarafından yapılan son araştırmada ise Euro 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası nedeniyle bu kalemlere, spor ürünleri ve ev sahibi şehirlerin turistik merkezlerinde yapılan harcamaların eklendiği görülüyor. Bu son iki kalemin listeye eklenmesinde artan kadın taraftarların etkisi gözleniyor.

MasterCard tarafından yaptırılan araştırmaya göre ayrıca; sponsorların ürün ve hizmetleri, elektronik ve yazılı medya reklamları, telekomünikasyon hizmetleri, spor kıyafetleri ve malzemeleri, dergi ve gazeteler, resmi ticari mallar, hediyelikler ve bahis servisleri kalemlerine yönelik harcamalarda da artış gözleniyor.

MasterCard’ın araştırmasını yürüten, dünyanın en önemli spor ekonomisi uzmanlarından Profesör Simon Chadwick ise “Bu araştırma, futbol endüstrisinde kadınların artan mali önemini açıkça ortaya koyuyor. Kadınlar aktif ya da pasif taraftar olarak her şekilde futbol ekonomisine ciddi katkıda bulunuyorlar. Futbol endüstrisi, artık bayan taraftarların harcama gücünü fark etti ve gittikçe artan oranla, ürünlerini kadınlara uygun hale getirmek için çalışıyorlar” dedi.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2119
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Zuzu: Bebekler için cafe 24/06/2008 01:20 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Haydi bebekler Zuzu Kafeye



Çocuğuyla ilgilenebilecek bir iş aradı, bu kafeler ortaya çıktı.



İngilizce öğretmeni Arzu Akpeçe, doğum sonrası çocuğuyla birlikte olabileceği bir işin peşine düştü ve “Zuzu” kafeleri kurdu. Hedef yıl sonuna kadar 10 şubeye ulaşmak.

Türkiye'de her gün dikkat çekici girişimcilik örnekleri ortaya çıkıyor. Türkiye çapında şubeleşmeye başlayan "Zuzu Aile ve Çocuk Kafeleri" de bunlardan biri. Marka, İngilizce öğretmeniyken anne olan ve bu nedenle mesleğini bırakıp çocuğu ile beraber yapabileceği bir iş arayan Havva Arzu Akpeçe tarafından geliştirildi. Halen, franchise yöntemiyle Diyarbakır ve Denizli'de hizmet ve 21 Haziran'da İstanbul Suadiye'de şube açacak olan markanın en önemli işletme kuralı ise şu: Daha çok bayan girişimciler tercih edilecek. Ancak, işletmeyi alan erkek olsa da işletme sorumlusu bayan olacak.

EĞLENCE VE DERS



Akpeçe, bu kafeleri şöyle anlattı: n Kafeleri, çocuklu ailelerin ister birlikte isterse de çocuklarını güvenle bırakabilecekleri bir ortam oluşsun diye planladık. n 2-10 yaş aralığındaki çocuklar, konularında uzman öğretmenlerin eşliğinde hazırlanmış etkinliklere katılabilecek.




Çocuklar hem el becerilerini geliştirebilecek hem derslerini yapabilecek. n Kafelerde kullanılan tüm mobilyalar konunun uzmanları tarafından çizildi ve en iyi hammaddelerden imal edildi. Tüm eşyalar kanserojen madde içermez belgesine sahip.

2008 HEDEFİ 10 ŞUBE



Mönüdeki tüm yiyecekler ise ev yapımı. Her şubede 'süt bar', 'çocuk tiyatrosu' gibi mekanlar var. Yıl sonuna kadar 10 şubeye ulaşmak istediklerini belirten Akpeçe, "İstanbul sonrasında Trabzon ve Bursa'da açılacak. Talep çok ama temkinli gidiyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara başta olmak üzere daha çok Doğu, Güneydoğu ve Akdeniz ve Ege bölgelerinden talep var. Mardin ve Batman'ı da eylülde açarız, diye düşünüyoruz" dedi.

MALiYET 70-100 BiN DOLAR ARASINDA



Kafelerle ilgili maliyet konusunda bilgi veren Genel Koordinatör Elif Öztürk ise bunun metrekareye göre 70- 100 bin dolar arasında değiştiğini söyledi. Öztürk, şu bilgileri verdi: "İsim hakkı bedeli 20 bin dolar. Masa, sandalye, yatak gibi logolu ürün bedeli ise 37 bin 500 dolar. Projelendirme merkezimiz tarafından yapılıyor. Dekorasyonu ise franchise alan kişi bizi kriterlerlerimize uyarak yaptırabilir."

Serhat ALİGİL-Bugün Gazetesi

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2121
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Benim adım Tosun, Güç seninle olsun! 30/06/2008 23:09 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Benim adım Tosun, Güç seninle olsun!


Star Wars çılgınlığı bulabildiği her noktaya değinmeye inatla devam ediyor. Güç, şimdi de USB girişi az olanlara yardım ediyor.İlginç usb ürünleriyle ünlü Cube-Works firması Star wars hayranları için özel seri usb çoklayıcılar ile büyük ilgi göreceğe benziyor.



R2D2 ve Darth Vader karakterleri kullanılarak tasarlanmış ürünlerden R2D2 olanı her 3 dakikada bir kafasını hareket ettiriyor ve frekansına kurban olduğumuz ışıklarını yakıp söndürüyor.



Darth vader modeli ise bir usb cihaz bağlandığında özel bir ses efekti ile gözlerinden ışık çıkarıyor. Firma daha önce de humping-dog ürünü ile dikkatleri üzerine çekmişti.



Tanesi 66.94 $ olan bu ürünlerdem temin ederek Lucas Arts'ı daha bir zengin etmek isteyen Star Wars kitlesi, ürünlere buradan ulaşabilir.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2122
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
75 milyar dolarlık çikolatada en hızlı büyüyen ülke çıktık 01/07/2008 00:38 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

75 milyar dolarlık çikolatada en hızlı büyüyen ülke çıktık




Dünya çikolata pazarı 75 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. Yıllık 6 milyon ton tüketimi bulunan pazarda Türkiye en hızlı büyüyen ülke oldu.




Gelişmiş ülkelerde yüzde 2’lik büyüyen çikolata pazarı, Türkiye’de yüzde 10 büyüdü. Pazarın dünyadaki büyüme ortalaması yüzde 8’de kaldı.

DÜNYA çikolata sektörü son dönemlerdeki yatırımlar ve yeni markalarla 75 milyar dolarlık bir pazara ulaştı. Sektör gelişmiş ülkelerde yüzde 2 büyürken Türkiye’de bu oran yüzde 10’a çıktı. Yıllık 6 milyon ton tüketimde Türkiye’nin payı ise 90 bin ton oldu. Yeni markalarla hareketli günler yaşayan pazarda Türkiye’nin büyüklüğü ise 2007 yılında 1 milyar doları geçti. Türkiye’de kişi başı tüketim ise 1.5 kilogram oldu.

Üretim merkezi Avrupa



Dünya şekerleme ve çikolata ürünlerinin yüzde 54’ünü oluşturan çikolata pazarında yeni ürünler ve değişen alışkanlıkları yakalayan firmalar pazarda kıyasıya mücadele veriyor. Yılda ortalama yüzde 8 büyüyen pazar 2007 yılını 75 milyar dolarla kapattı. Avrupa ülkeleri pazarda tüketim ve üretimle 1’inci sırada yer aldı. Dünya çikolata pazarının lideri Avrupa, toplam tüketimin ve üretimin yüzde 40’na sahip oldu. Yeni gelişen Avrupa ülkeleri ise bu pazarın büyümesine katkı sağlarken, ABD’de üretim ve tüketimin payı yüzde 30’da kaldı.


En çok tüketen İsviçre



Kişi başı tüketim rakamlarında da Avrupa ülkeleri önde görünüyor. Bu ülkelerin ortalama kişi başına çikolata tüketimi 10 kilogramı buluyor. Özellikle İsviçre hem üretim, hem de tüketimde önde gidiyor. 11 kilogramlık kişi başı tüketimi bulunan İsviçre’yi 10 kilogramlık tüketim ile İngiltere izliyor. Almanya’nın kişi başı çikolata tüketimi 9 kilogram düzeyinde bulunuyor. Türkiye’de ise yıllık kişi başı tüketim 1.5 kilogramda kalıyor.

Doğu Avrupa güçleniyor

Son dönemlerde Türkiye’ye birçok yeni markanın giriş yaptığını hatırlatan Kraft Türkiye Çikolata Grubu Ürün Müdürü Pınar Gülek Şengün, sektörü şöyle değerlendirdi: "Dünya çikolata pazarında Doğu Avrupa ülkelerinin ağırlığı gittikçe artıyor. Hem alım gücü artıyor hem de tüketim alışkanlıkları değişiyor. Amerika’da ise dondurma çikolata tüketimini etkiliyor."

Kraft’ın cirosu 37.2 milyar doları buluyor



2007 yılı rakamlarına göre Kraft Gıda’nın dünya cirosu 37.2 milyar dolara ulaştığını söyleyen Pınar Gülek Şengün, Kraft hakkında şu bilgileri verdi: "Dünya genelinde 103 bin çalışanı var. 70’in üzerinde ülkede operasyonu, 150’nin üzerinde ülkede satışı mevcut. 180 üretim tesisi ve 11 araştırma geliştirme merkezi bulunuyor. Gıda sektörü dünya üzerinde hızla büyürken, Kraft’ta yeni yatırımlarla sektörün önde gelenleri arasında yer alıyor."

Rakamlarla dünya çikolata pazarı



75 milyar dolarlık pazar oluştu.

Yıllık tüketim 6 milyon ton oldu.

Pazarın büyüme hızı yüzde 8.

Tüketim ve üretimin yüzde 40’ı Avrupa’nın elinde.

ABD’nin payı ise yüzde 30.

İsviçre’nin kişi başı tüketimi 11 kilogram.


Free shop’larda gıdanın yüzde 3’ü Toblerone



TOBLERONE’nin en çok free shoplarda satıldığını söyleyen Kraft Türkiye Çikolata Grubu Ürün Müdürü Pınar Gülek Şengün, "Toblerone tüm free shoplarda gıda ve içecek segmenti satışının yüzde 3’ünü tek başına yapıyor. Dünyadaki free shop pazarının alkollü içecek ve tütün mamullerinden sonra en fazla satılan ürünü Toblerone" dedi.

Toblerone 150 ülkede satılıyor İsviçre ihracatına damga vuruyor



İSVİÇRE’nin dünyanın en büyük çikolata üreticilerinden biri olduğunu vurgulayan Kraft Türkiye Çikolata Grubu Ürün Müdürü Pınar Gülek Şengün, şu bilgileri verdi: "İsviçre’de üretilen Toblerone çikolataların yüzde 96’sı, 120’nin üzerinde ülkeye direkt olarak ihraç ediliyor. Satıldığı ülkelerin sayısı ise 150’ye yaklaşıyor. İsviçre’nin yüzde 40’lık çikolata ihracatını Toblerone yapıyor."


Ceyhun KUBURLU | Hürriyet Gazetesi

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2123
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Mobil oyun pazarı 4.5 milyar dolara doğru 01/07/2008 00:50 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Mobil oyun pazarı 4.5 milyar dolara doğru