Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
Home Center
CAN YAKICI
Merhaba, açıkcamı keşke bu fotoğra...
30/06/08 13:19 devamı...
ileten yavuzak69

İşte En Şirin 'Fare'
Youtube
Arkadaşlar sadece dns leri değişt...
23/06/08 10:53 devamı...
ileten empyrium

İşte En Şirin 'Fare'
videoları görememenizin sebebi
Arkadaşlar hepinizden özür diliyoru...
18/06/08 00:42 devamı...
ileten life

"Save the world with a few coi...
f3f3f3
f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3 :upset :x...
17/06/08 10:08 devamı...
ileten oqtay_bakü

Pazarlama Sohbetleri 3
niye hep istanbul :((
ben konya da ya da adana da da yapı...
16/06/08 09:36 devamı...
ileten essra

İşte En Şirin 'Fare'
bende görmek istiyorummmmm
nerdeeee bende görmek istiyorum o f...
16/06/08 09:34 devamı...
ileten essra

PT-Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Samsonite bu yıl % 150 büyüyecek ve Türkiyede de 15 mağaza açacak (1 izleyici)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla

BAŞLIK: Samsonite bu yıl % 150 büyüyecek ve Türkiyede de 15 mağaza açacak

#1726
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Hükümran Senfoni: Türk kültürü strateji oyununda 25/02/2008 15:16 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Hükümran Senfoni: Türk kültürü strateji oyununda


ODTÜ'lü mühendisler, 'yeniçeri' ve 'sipahi' gibi Türk motiflerini içeren bilgisayar oyunu üretti.

Türk kültürü strateji oyununda

ODTÜ'lü yazılım mühendisleri, Hunlardan Göktürklere, Selçuklulardan Osmanlı'ya, Türk kültürü motiflerini kullandıkları bilgisayar oyunlarıyla milyarlarca dolarlık oyun pazarına girmeye hazırlanıyor.



'Hükümran Senfoni' adlı bir çeşit dünya savaşını konu alan oyunda, katılımcılar özel güç ve silahlar kullanarak oyuna yön veriyor. ABD'deki bilgisayar oyunu otoritelerinin beğenisini toplayan oyunun online versiyonu, martta internetten yayınlanacak. ODTÜ Teknopark'taki Ceidot Oyun Stüdyoları'nın sahibi Erkan Bayol, Hükümran Senfoni'nin bir strateji oyunu olduğunu belirtti.



Kurguda Osmanlı, Selçuklu, Memluk ve Harzemşah gibi Türk-İslam kültürlerinden esinlenildiği gibi Göktürk, Uygur, Hun ve Peçenek gibi Orta Asya Türk kültürlerinden de alıntıların bulunduğunu anlatan Bayol, "Oyunda 'yeniçeri', 'azap askeri', 'sipahi', 'lağımcı' gibi figürler ve mimari özelliklerin yanı sıra Çin, Mısır, Japonya gibi ülkelere özgü figürler de yer alıyor. Hem karakter hem kıyafet tarzı hem de mimari özelliklerle kültürler rahatlıkla anlaşılabiliyor." dedi. Türkçe ve İngilizce hazırlanan oyunun Türkçe sürümü Türkiye'de mayısta yayınlanacak.



kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1727
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 541
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Hazırın hazırı çıktı çorba 180 milyon YTLye kaynadı 25/02/2008 15:42 Kanaat Notu: 12  
Pazarlama Haberleri

Hazırın hazırı çıktı çorba 180 milyon YTL’ye kaynadı


Yeni ürünlerle büyüyen hazır çorba pazarının bu yıl yüzde 30 büyüyerek tüketimin 1 milyar kaseye ulaşması bekleniyor

FARKLI damak tatlarına uygun yeni ürünlerle 180 milyon YTL’ye ulaşan hazır çorba pazarında rekabet, tozdan suluya kaydı. Hint usulü tavuklu, İtalyan usulü domates, Frenk soğanlı kremalı mantar ve sebze çorbasının sıvısını pazara süren Knorr’a, Naturamaks’ın ardından Ülker de ekleniyor. Yeni ürünlerle pazarın bu yıl yüzde 30 büyüyerek tüketimin 1 milyar kaseye ulaşması bekleniyor.

ANADOLU’nun unutulmuş tatlarını sofralara taşıyan çorba üreticileri, rekabeti şimdi tozdan suluya kaydırdı. Farklı damak tatlarına uygun yeni ürünlerle 180 milyon YTL’lik hacme ulaşan pazara, ilk kez Hint usulü tavuklu, İtalyan usulü domates, Frenk soğanlı kremalı mantar ve sebze çorbasının sıvısını süren Knorr’a, Naturamaks’ın ardından Ülker’de ekleniyor. İşkembe, sebzeli brokoli, kremalı mantar, şehriyeli tavuk ve Toyga çorbasının sıvısını üreten Naturamaks, sulu hazır çorba portföyüne önümüzdeki haftadan itibaren Macarlar’ın Gulaş, Boşnaklar’ın Begova ve Osmanlı’nın Sultan çorbasını da katacak. Ülker’in de Bizim markasıyla sulu çorba üretimine başlayacağı sektörde firmalar, pazarı bu yıl yüzde 30 büyüterek, yıllık hazır çorba tüketimini 1 milyar kaseye ulaştırmayı hedefliyor.

DEĞİŞİM ETKİLİ OLDU: Toz halde pazarlanan hazır çorbalara, Gümüşhane’nin Gendime, Balıkesir’in Düğün, Gaziantep’in Yuvalama, Güneydoğu Anadolu’nun Alaca, Doğu Akdeniz’in Yüksük gibi farklı tatları ekleyen üretici firmalar, bu yolla Anadolu’nun unutulmaya yüz tutmuş lezzetlerini yeniden sofralara taşımayı başardı. Bunda da Türk tüketicilerin tüketim alışkanlıklarında yaşanan değişim, önemli oranda etkili oldu. Damak tadlarını yeniliklere açan tüketiciler sayesinde, hazır çorba da, en hızlı büyüyen pazarlar arasına girmeyi başardı. Bunda hazır çorba ve ambalaj teknolojisinde yaşanan gelişmeler de etkili oldu.





SULU ÇORBA BEREKETİ



Arkadaşımız Mehtap Özcan’ın yaptığı araştırmaya göre, bir yandan toz halinde üretilen hazır çorbalara yeni tatlar ekleyen üretici firmalar, üretim ve ambalaj teknolojisindeki gelişmelerden de yararlanarak, geçen yıl sıvı çorba üretimini de başlattı. Toz çorbalarda 15 dakika olan hazırlanma süresini 3 dakikaya düşüren yeni nesil sulu çorbada ürün yelpazesini sürekli genişleten firmalar, rekabetin de iyice kızışmasını sağladı.



Knorr’un, bir ilki gerçekleştirerek, toz haldeki çorbayı sıvı olarak pişirmeye hazır piyasaya sürmesi, rakipleri de harekete geçirdi. Knorr’un piştikten sonra sebzelerin taze kalmasını sağlayan "doy-pack" ambalaj teknolojisini kullanarak paketlediği sıvı çorbalar sayesinde 15 dakika olan hazırlanma süresi de 3 dakikaya kadar indi.

ANADOLU LEZZETLERİ



Sulu hazır çorba alanında Knorr, yoğurt ve egzotik baharatlar ile zenginleştirilmiş Hint usulü tavuk çorbası, kurutulmuş domates ve maskarpone peyniri ile hazırlanmış İtalyan usulü domates, Frenk soğanları ve kremayla hazırlanmış mantar çorbası ile farklı mevsim sebzelerinin bir arada yer aldığı sebze çorbasıyla dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl çorba üretimine başlayan Naturamaks ise sadece sulu çorba üretimi gerçekleştiriyor.



Naturamaks’ın cam kavanozda piyasaya sunduğu sıvı çorbaları, tencereye boşaltılıp, üzerine kavanozun tamamı kadar su ilave edilerek hazırlanıyor. Şu anda sebzeli brokoli, işkembe, kremalı mantar, şehriyeli tavuk ve Anadolu’ya özgü Toyga çorbasının sulu üretimini gerçekleştiren firma, önümüzdeki haftadan itibaren Macarlar’ın Gulaş, Boşnaklar’ın Begova ve Osmanlı saraylarının çorbası Sultan’ı da tüketicilerle buluşturmaya hazırlanıyor.

En fazla tüketen ülkeyiz

Dünyanın en çok çorba içilen ülkelerinin başında Türkiye geliyor.ABD ve Avrupa ülkelerinde üretilen ve yapım kolaylığı nedeniyle büyük ilgi gören hazır çorbalar, Türkiye’de çalışan kadın sayısının ve yapım kolaylığı sunan hazır gıdaların tüketim trendinin artmasıyla birlikte pazara girdi.

Ev yapımı çorbaların yanı sıra hazır çorbalar yapım kolaylığı nedeniyle özellikle çalışan kadınlar, yalnız yaşayanlar ve öğrenciler tarafından tercih ediliyor.

Belirli bir damak tadına alışmış erkeklerin alıştıkları lezzetlerden vazgeçememeleri de eve geldiklerinde hazır çorba tercih etmemelerine neden oluyor.

Bu da hazır çorba üreticilerinin yöresel çeşitlerini artırmalarında rol oynuyor.

’Nohutlu Yüksük’ten ’Yuvalama’ya uzanıyor

Knorr, Bizim, Maggie, Halk, Piyale, Tukaş gibi önde gelen markaların rekabet ettiği pazarda Ülker, Bizim markasıyla ürettiği klasik tatların yanı sıra, Gaziantep’e özgü Yuvalama, kelle paça, domatesli sebze ve Anadolu adlı çorbalarıyla ön plana çıkmaya çalışıyor.



Nestle, Maggie markasıyla Balıkesir yöresine ait Düğün çorbasıyla farklılığını ortaya koyuyor.

Halk, ıspanak ve arpa şehriyeli mercimek çorbasının yanı sıra Gümüşhane’nin Gendime çorbasıyla da dikkat çekiyor.

Knorr’un sıvı çorbalarının yanı sıra, toz halindeki hazır çorbaları arasında da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin mantılı, nohutlu Yüksük, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin buğdaylı ve yeşil mercimekli Alaca, arpa şehriyeli mercimek ve etli düğün, İç Anadolu’ya özgü Tutmaç, Mahluta, Kafkas, Fesleğenli Domates, Bademli Tavuk ve Toyga gibi farklı damak tadlarına yönelik ürünleri de bulunuyor.

4 kase çorbadan biri artık ’hazır’ kaynıyor



Türkiye’de içilen her 4 kase çorbadan biri hazır çorba olurken bir yıl boyunca her 10 evden 6’sına en az bir paket hazır çorba giriyor.



2007 yılında 1 milyar kase hazır çorbanın tüketildiği Türkiye’de, yılda kişi başına düşen çorba tüketimi de 25 litreyi buluyor.

Ramazan ayında hazır çorba satışları ikiye katlıyor.



İlk olarak tarhana çorbasının paketlenerek satışa sunulmasının ardından bugün hazır çorba çeşitleri yöresel çorbalarla zengileşirken, farklı lezzetlere de yer verilmeye başlandı.

Tüm bunlara rağmen, Türk mutfaklarında en çok kaynayan çorba, tarhana ve mercimek oluyor.

Padişah sofrasından Fransız saraylarına

TÜRKLERİN sofralarından eksik etmediği çorbanın anavatanının Ortadoğu olduğu biliniyor. 15 ve 16’ncı yüzyıllarda Osmanlı sarayında padişahların sofraları için hazırlanan farklı çeşit çorbaya döneme ait kayıtlarda rastlanıyor. Borç çorbası, erik çorbası, havuç çorbası, limon çorbası, tarhana çorbası gibi pek çok malzemenin bir arada kullanıldığı çorbalar olarak sofralarda yer aldığından söz ediliyor. 17’nci yüzyılda, günümüz Fransız mutfağının en ünlü çorbalarından biri olan soğan çorbasının izlerine rastlanıyor. Bu çorbanın ekmekleri üstüste konulup, üzerine et suyu dökerek ve baharatlar eklenerek hazırlandığı dünya mutfak tarihinde yer alıyor.

Ankara ve İstanbul profiterolsever çıktı



İSTANBUL ve Ankara’nın sütlü tatlı rekortmeni prefiterol oldu. Sütlü tatlılarıyla Türkiye genelinde 120 şubeyle faaliyet gösteren Özsüt’ün şehir bazındaki satış rakamlarından yola çıkarak yaptığı araştırmaya göre, İstanbul ve Ankara’da en çok profiterol seviliyor. Günde 20 bin porsiyon tatlı ve 5 bin kilogram dondurma üreten Özsüt’ün satışlarına göre, Türkiye genelinde sütlü tatlıda birincilik konusunda profiterol ve kazandibi çekişiyor. Çok az farkla kazandibi ipi göğüslerken, ikinci sırada profiterol yer alıyor. Bu ikilinin ardından tavukgöğsü geliyor. İllere göre bakıldığında ise özellikle güneyde kazandibinin çok sevildiği görülüyor. Sütlü tatlıda Gaziantep’te de ibre kazandibinden yana. Ama profiterol ve aşure de sevilen sütlü tatlılar arasında yer alıyor.


Erkan ÇELEBİ | Hürriyet Gazetesi

kaynak:







  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1728
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 541
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
HD DVD öldü, yaşasın Blu-ray 25/02/2008 16:19 Kanaat Notu: 12  
Pazarlama Haberleri

HD DVD öldü, yaşasın Blu-ray


[u]Geçmişte Betamax ile VHS’nin yaşadığı format savaşına benzetilen HD DVD, Blu-ray mücadelesinde kazanan taraf Sony’nin desteklediği Blu-ray oldu. Ağır yenilgi alan Toshiba, 1.3 milyon HD DVD kullanıcısından özür diledi[/u]


DVD’den sonra gelecek olan endüstri standardı konusunda Sony’nin Blu-ray’e, Toshiba’nın HD DVD’ye destek vermesiyle başlayan format savaşları son buldu. 80’lerdeki Betamax ile VHS formatları arasındaki yarışa benzetilen yeni nesil HD formatı savaşının galibi Sony yani Blu-ray oldu. Toshiba HD DVD üretimine devam etmeyeceğini açıkladı.



Tek katmanlı bir DVD’nin 4.7 GB, çift katmanlının 8.4 GB’lık depolama kapasitesini, tek katmanda 25 GB’a, çift katmanda ise 50 GB’a taşıyan Blu-ray’in galibiyetinde film endüstrisi, bilgisayar dünyası ve zincir mağazalardan gelen desteğin büyük katkısı oldu. Elbette bu gelişmede, Blu-ray’in yapılan pek çok bağımsız testte, yüksek tanımlı görüntü ve ses sistemlerinde açık ara farkla galip gelmesinin de payı büyük.

Noktayı Wal-Mart koydu



Blu-ray’i galibiyete götüren gelişmeler özetle şöyle: Warner Bros, Disney, Sony Pictures, Paramount Pictures, MGM, Fox ve Netflix, Blu-ray’i destekleyeceklerini ifade ettiler.
Best-Buy, internet sitesinde yüksek tanımlı video, video oynatıcı, televizyon ve benzeri ürünlerin bulunduğu kategori başlıklarında resmi olarak Blu-ray’i önereceğini açıkladı.
Dünyanın en büyük market zinciri Wal-Mart, HD DVD ürünlerinin satışını Haziran 2008’de tamamen durduracak. Wal-Mart, yaptığı açıklamada HD DVD oynatıcı, film gibi bütün HD DVD ürün stoklarını eriteceğini, yüksek tanımlı ürünler söz konusu olduğunda stoklarını Blu-ray’e ayıracağını duyurdu.

1.3 milyon kullanıcı yandı!



Bu gelişmelerin ardından Toshiba, önce fiyatları yüzde 50’ye kadar düşürme yolunu seçti. Piyasada bunun herhangi bir etkisi olmayınca şirket baskılara dayanamadı ve mücadeleden vazgeçtiğini duyurdu. Toshiba’nın, 'artan giderleri kısmak’ için bu yarıştan çekilmesinin ardından, yaptığı duyuruyla adeta HD DVD kullanıcılarından özür diledi. Bugüne kadar farklı kategorilerde 1.3 milyon HD DVD oynatıcı ve kaydedicinin piyasaya çıktığının tahmin edildiği belirtilerek, firmanın bu alanda gireceği maddi sıkıntıdan daha fazla tüketicilere verilen zarardan pişman duyulduğu belirtildi.

Yarıştan yenilgiyle ayrılan bir diğer firma da Microsoft...



Xbox oyun konsollarında HD DVD teknolojisini destekleyen ve yaklaşık 300 bin ürünü piyasaya süren Microsoft’un bu gelişmelerin ardından bugüne kadar destek vermeyeceğini açıkladığı Blu-ray’e dönme ihtimali oldukça güçlendi. Samsung, LG, Intel, HP ve NEC de yenilgiye uğrayanlar listesine girdi.

Blu-ray teknolojisi nedir?



Yeni nesil optik disk formatı Blu-ray, Sony’nin yanı sıra Apple, Dell, Hitachi, HP, JVC, LG, Mitsubishi, Panasonic, Pioneer, Philips, Samsung, Sharp, TDK ve Thomson’ın da bulunduğu “Blu-ray Disk Birliği” tarafından destekleniyor. Blu-ray diskler film ile müzik endüstrisi, bilgisayar, yazılım, depolama ve oyun dünyasında kullanılıyor.



Bu format özellikle yeni nesil yüksek çözünürlüklü (HD) videoların tek bir diskte saklanabilmesi özelliğiyle öne çıkıyor. Tek katmanlı bir Blu-ray disk 25 GB kapasitesiyle 2 saatten fazla HDTV kalitesinde görüntü veya 13 saat civarında standart çözünürlüklü görüntü saklayabiliyor. Ticari olarak tek katmanlı ve çift katmanlı olarak piyasada yer alan Blu-ray’in yeni prototipleri ise 100-200 GB seviyesine kadar çıkıyor.

Şükrü Andaç | Milliyet Gazetesi

kaynak:







  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1729
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 541
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Bursalı firma ikna etti, Samand yatırımda yönünü Türkiye'ye çevirdi 25/02/2008 16:35 Kanaat Notu: 12  
Pazarlama Haberleri

Bursalı firma ikna etti, Samand yatırımda yönünü Bulgaristan'dan Türkiye'ye çevirdi


İranlı otomotiv devinin Türkiye temsilcisi MYS Oto Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, 19 bin 900 YTL'den satışa çıkarılan tam donanımlı Samand LX modeliyle orta sınıfları hedeflediklerini söyledi.

İran'ın en büyük otomotiv şirketi Khodro Industrial Group (IKCO), Samand markasıyla Avrupa'ya Türkiye üzerinden açılacak.

Daha önce Bulgaristan'da fabrika kurmayı planlayan şirket, Türk dist- ribütörü MYS'nin çabaları sonucu yatırım projesini Türkiye'ye kaydırdı. Geçen yıl Bursa merkezli MYS ile distribütörlük anlaşması yapan İranlı otomotiv devi, Türkiye pazarına da hızlı bir giriş yaptı. MYS Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, Genel Müdür Yiğit Seskır ve IKCO'nun Genel Müdürü Dr. Manoucher Manteghi, Tahran'daki üretim tesislerinde Türk gazetecilere Samand'ın hedeflerini ve yatırım planlarını anlattı. Buna göre, Türkiye'ye 3 bin araç gönderilmesi düşünülürken yoğun talep üzerine rakam 10 bine çıkarıldı. 19 bin 900 YTL'den satışa çıkan tam donanımlı Samand LX modelinden şu ana kadar bin tane satıldı.



16 bayi ve 35 servis hizmet vermeye başlarken binin üzerinde bayilik başvurusu geldi. Henüz bayi ağı oluşturulmayan İstanbul için 400 yatırımcı sırada bekliyor. Şirket birkaç hafta sonra doğalgazlı araçları da satışa sunacak. Daha sonra gelecek Soren modeli 23 bin YTL'ye, EL modeli de 16 bin yeni liraya satılacak. Ayrıca 35 bin YTL'lik Sarir modeli limuzin de yakın zamanda Türkiye'de olacak. 300 adet sipariş verilen otomobili daha çok turizm bölgelerindeki oteller ve sanayi odaları istiyor. Haziranda gelecek pick-up modelinin fiyatı ise 13 bin YTL olarak belirlendi.



Samand'ın Türkiye temsilcisi MYS Oto Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Seskır, orta sınıfa hitap etmek istediklerini söyledi. Genel Müdür Yiğit Seskır ise şirketin 7 hedef ülkenin dördünde üretime başladığını belirterek, "AB üyesi Bulgaristan'a yatırım yapacaklardı. Ancak çabamız sonucunda bu kararı durdurduk. İranlı yetkilileri yatırımı Türkiye'ye yapmaları konusunda ikna ettik." diye konuştu. Seskır, "Rusya, Ukrayna ve tüm Balkan ülkelerine direkt satış Türkiye'den yapılacak. 60 ile 200 milyon Euro arasında düşünülen yatırım Khodro ve MYS Otomotiv ortaklığıyla gerçekleştirilecek." dedi.

IKCO'nun Genel Müdürü Dr. Manoucher Manteghi de Türkiye'de otomotiv sanayiinde büyük yatırımlar yapıldığını hatırlatarak, Türk şirketleriyle ortaklaşa çalışmayı tercih ettiklerini kaydetti. İran otomotiv sanayiinin kapasitesi 2 milyon adete çıkacağı için yedek parça konusunda çalışan şirketlerle yakın ilişki kurmak isteyen Samand'ın genel müdürü, "2012 yılına kadar Khodro'yu global bir oyuncu haline getirmeyi istiyoruz. Ama öncelikli tercihimiz İslam ülkeleri, özellikle de Türkiye ve Malezya. Türkiye hem komşu hem de Avrupalı. İşlerimizi daha da geliştirebiliriz." şeklinde konuştu.

İslam ülkeleri ortak oto üretsin



Dr. Manteghi, İslam Konferansı Teşkilatı toplantılarında gündeme gelen 'İslam ülkelerine yönelik ortak otomobil projesi' hakkındaki bir soru üzerine de "Biyoteknoloji, telekomünikasyon ve otomotiv konusunda çalışmalar var. Müslüman ülkelerin özelliklerine yönelik tasarlanacak araç projesinde otomotiv sanayiinde altyapısı bulunan ülkeler yer alacak. Kendilerine özgü bir teknolojiyle ama modern bir teknolojiyle üretmeye çalışacak." açıklamasını yaptı.



Basın toplantısında verilen bilgiye göre, Samand'ın üretildiği IKCO'nun binek oto alanında yaklaşık 12 bin kişi çalışıyor. Bu rakam motor, pres ve ticari araç bölümü eklendiğinde 19 bine çıkıyor. Binek araçlarda Peugeut'ya, ticari araçlarda Mercedes Benz'e de üretim yapılıyor. Üretimde yerli hammadde oranı yüzde 93'e yakın. Üretim kapasitesi 750 bini binek araçlar olmak üzere yıllık toplam 1 milyon 200 bin adet. Bunun 600 bini ihraç ediliyor. Şirketin Venezuela, Suriye, Belarus, Mısır ve Azerbaycan'da montaj fabrikası var. Senegal ve Çin'de de hazırlıklar sürüyor. Pazarda yüzde 60'lık paya sahip IKCO'nun yüzde 48'i devletin elinde. Şirket, dünyanın en büyük 18. otomotiv üreticisi konumunda.

Rakamlarla İranlı IKCO

Yıllık üretim: 1,2 milyon adet

Personel: 19 bin

İhracat: 315 milyon dolar

Yurtdışı fabrikaları: Suriye, Mısır, Belarus, Venezuela, Azerbaycan

kaynak:







  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1730
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Telekom'un ADSL'de h@t vurgunu 26/02/2008 23:47 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Telekom'un ADSL'de h@t vurgunu


ADSL'deki zorunlu telefon aboneliği, milyar YTL'leri tüketiciden alıp TT'ye veriyor. Tüketici isterse telefon hizmeti almadan da ADSL internet abonesi olabilir. Peki nasıl?

Türk Telekom'un ADSL internette en düşük hız ve en düşük kotalı paketinin fiyatı 29 YTL. Ancak, sabit ücret "zorunluluğu" bu faturayı 45 YTL'ye kadar çıkarıyor. Üstelik bu teknik olarak da gereksiz.

Tüketici isterse telefon hizmeti almadan da ADSL internet abonesi olabilir. Ya da var olan telefon aboneliğini iptal ettirse de ADSL hizmeti almaya devam edebilir.



TT'nin uygulamaları nedeniyle aboneler şirketin kasasına milyon YTL'ler bırakıyor.



Son 4 yılda ADSL abone sayısı 100 kat arttı. Ama internet için telefon zorunluluğu hâlâ devam ediyor. Tüketici telefon kullanmasa bile bir yılda cebinden 180 YTL fazla para çıkarken, Türk Telekom'un teknik olarak gerekmemesine karşın zorunlu tuttuğu telefon aboneliği, şirkete yılda 1 milyar YTL'ye yakın gelir sağlamaya devam ediyor. Uzmanlara göre Türk Telekom'un (TT) ADSL'ye abone olmak için, ev ya da iş telefonu aboneliğini zorunlu tutması, aslında teknik olarak gerekli değil. Fakat TT'nin TTNet aracılığıyla bunu zorunlu tutması, tüketiciyi ev veya iş telefonunu kullanmasa dahi aylık 15 YTL'yi bulan sabit ücret ödemek zorunda bırakıyor. Bu konuda abonelerin bireysel olarak tüketici mahkemelerine açtığı davalardan ise şu ana kadar genel uygulamayı değiştirecek bir sonuç alınamadı. Ancak 5 milyonu bulan ADSL abonesi ve yeni abone olacaklar, almak istedikleri bu internet hizmeti için sabit ücret ödemek zorunda olmadıklarından habersiz.

Söz konusu uygulamadan rahatsız olan Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği, Netone Telekom, Tellcom İletişim Hizmetleri, Doğan İletişim, Koçnet ile Doruk İletişim bir çalışma grubu oluşturularak "Genişbant Erişimin Yaygınlaştırılması ve Rekabet Koşullarının İyileştirilmesi" konulu bir rapor hazırlandı. Raporda şu noktalara dikkat çekiliyor:

- Telekomünikasyon Kurumu'nun sadece ADSL aboneliğini içeren ve Yalın DSL olarak adlandırılan bir düzenlemesi bulunmuyor. Bu yüzden ADSL abonesi olanlar telefonlarını hiç kullanmasalar dahi sabit ücret ödemek zorunda kalıyorlar.

- TT, TTNet ile internet pazarının yüzde 97'sine sahip durumda. Ama genişbant interneti sağlamanın tek yolu ADSL değil.

- Dünyadaki her 3 internet kullanıcısının biri kablo ile internete bağlanıyor. Bu oran Türkiye'de yüzde 2'nin altında.

HUKUKİ DURUM KARIŞIK



TT yasal olarak tarifelerini Telekomünikasyon Kurumu'na (TK) onaylatmak zorunda. Ancak TT, TK'nin onayına sunduğu telefon ve ADSL internet hizmetleri için ayrı ayrı değil, tek bir tarife hazırlıyor. Bu da ADSL tarifeleri açısından fiyat konusunu kamuoyunda tartışmalı duruma getiriyor. Avrupa'da da ADSL hizmetini veren şirketlerde telefon zorunluluğu olan uygulamalar bulunuyor. Fakat buralardaki internet kullanıcıları telefon (ses) aboneliği karşılığında "sabit ücret" değil, "kablo kirası" adı altında bir ücret ödüyor. Dolayısıyla Avrupalı tüketici, hangi hizmet için ne kadar ödediğini daha net bir şekilde görebiliyor.

TÜKETİCİ HAKKINDAN HABERSİZ

ADSL abonesi olmak isteyen kişilere, internet bağlatmak istedikleri telefon numarası soruluyor. Eğer sabit telefon aboneliği yoksa, karşısına telefon aboneliği sözleşmesi çıkarılıyor. Teknik anlamda telefon aboneliği gerekli olan bir uygulama değil. Ancak tüketici bu konudaki haklarını yeterince bilmiyor. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 5. maddesi gereğince bir mal veya hizmetin satışı başka bir mal veya hizmetin satın almasına bağlanmayacağı için tüketicinin telefon hattından bağımsız ADSL aboneliği hakkı bulunuyor. Hatta bu konuda geçen yıl Kocaeli Tüketici Mahkemesi'nde kazanılan bir dava da var. Bu karar halen geçerli. Fakat ADSL'de 'keyfi' uygulamalar devam ediyor.

NOT: 10 Ocak 2007 tarihinde Kocaeli Tüketici Sorunları Hakem Heyeti tarafından bu yönde alınan bir karar olduğu öğrenildi.

NECDET ÇALIŞKAN'ın haberi

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1731
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Buluşları 22 yaşında servetin kapısını açtı 26/02/2008 23:57 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Buluşları 22 yaşında servetin kapısını açtı, şimdi Avrupa kapısını kapatabilir...


Mert Akel, Sabancı Üniversitesi’nde öğrenciyken geliştirdiği ‘lotus effect’ isimli kimyasal maddeyi, yapım aşamasında tuvalet seramiğinin kaplanmasına uyarlayarak, 9 litre suyla gerçekleşen tam bir tuvalet temizliğini 4,5 litreye indirmeyi başarmıştı.

22 yaşında gerçekleştirdiği bu buluşu, Ece Banyo firmasına 400 bin dolara satan Akel’in hayatı, 4 yıl sonra yine keşfettiği bir kimyasal maddeden ötürü değişiyor. Hocalarının yönlendirmesiyle Almanya’da doktora programını kazanan Akel, Julich Üniversitesi’nde geçtiğimiz yıl fizik alanında Nobel ödülü alan Peter Grunberg’in öğrencisi oldu. Bu sırada, Türkiye’deki devlet yetkililerinin ihtiyaç duyduğu; ancak açıklanması istenmeyen bir kimyasal çözeltiyi elde etmeyi başardı. Şimdi ise bulduğu kimyasalın pasaportuna dökülmesi sonucunda, Avrupa’ya girememe tehlikesiyle karşı karşıya.



Henüz 26 yaşında olan ve genç yaşta büyük buluşlara ve projelere imza atan Mert Akel, arabasıyla Slovenya üzerinden Hırvatistan’a geçmek istedi. Sınırdaki Sloven polisler, pasaportun üzerine dökülen kimyasalı fark edince; pasaportta oynama yapıldığını düşündü ve Akel’den 50 Euro rüşvet talep etti. Cebinde bu kadar nakit para olmayan Akel’in önce aracına, sonra da eşyalarına el konuldu. Kendisini Slovenya’dan sınır dışı eden polislerin, Hırvatistan’ın Türkiye’ye vize uygulamadığını hatırlattıktan sonra, “Hırvatistan’a git, kendine yeni bir pasaport çıkar.” dediklerini ifade eden Akel, Zagreb Büyükelçisi Timuçin Demir’in yanına giderek durumunu anlattı. Büyükelçinin uğraşlarıyla Türkiye’ye dönen; ancak arabasıyla birlikte birçok eşyasının Slovenya’da bıraktı. Uçaktan iner inmez toprağı öptüğünü söyleyen Mert’in yaşadığı talihsiz olaydan sonra durumunun incelemeye alındı. “Pasaportuma dökülen o kimyasal çözelti yüzünden, Avrupa sınırları içine girebilmem hayal olabilir.” diyen başarılı akademisyenin, böyle bir ihtimalin gerçekleşmesi halinde doktorası yarım kalacak.

Karadeniz’deki gazla, Türkiye’ye büyük kazanç sağlamayı planlıyor



Mert Akel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün beraber yürüttüğü, çöp gazından doğrudan elektrik enejisi üretme projesinde yer alıyor. Ama daha büyük bir projesi var. Karadeniz’de 200 metre derinliğin altında canlı yaşamasına izin vermeyen kükürtlü hidrojen gazından katı oksit yakıt pil ve elektrik enerjisi üretmeyi amaçlıyor: “Bu sayede nükleer santrala yapacağınız yatırımın onda birine aynı enerjiyi elde ediyorsunuz.” Karadeniz’de 2 bin metreye kadar 5 gram/litre civarında kükürtlü hidrojen gazının bulunduğunu ve bunun da doğalgazın beşte biri kadar enerji barındırdığını vurgulayan Akel, projenin sanayi sektörüne canlılık getirme hedefinde: “Kükürtlü hidrojen gazını ayrıştırdığınız zaman, su ve saf kükürt ortaya çıkıyor. Saf kükürdü, sülfirik asit yapabilirsiniz.”



4 yıl önce gerçekleştirdiği buluşuyla 400 bin dolar kazanan genç öğrenci, bu parayla Akel Kimya isimli şirketi kurdu. Öğrenciliğin yanında işadamlığını götürmenin zorluğuna inanarak, şirketi kimya mühendisi babası Orhan Akel’i devretti. 2006 yılının başında trafik kazası sonucu hayatını kaybeden babasının ardından şirketini Ece Çimento’ya devretti. Bu sırada Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nde yüksek lisansa başladı ve ilk buluşunu sattığı firmanın danışmanı oldu. Hocası Ahmet Bilgil ile ortaklaşa bir şirket kurararak, Niğde’de izolasyon tuğlası üreten Akel; dört ortağı ile enerji alanında hizmet veren 9G isimli şirketi hayata geçirdi.



--------------------------------------------------------------------------------

Sülfirik asit, sanayi sektörünün dinamosu



8. yüzyılda Müslüman simyacı Jabir ibn Hayyan’ın keşfettiği varsayılan sülfirik asit, bugün yıllık 60 milyon ton üretim hacmiyle, dünya üzerinde çimentodan sonraki en büyük ikinci kimya sektörü. Kükürt dioksitten elde edilen kimyasal, başta gübre olmak üzere pigment, boya, patlayıcı madde, ilaçlama, inorganik tuz, petrol arıtma ve metalürji alanlarında kullanılıyor. Pillerin üretim aşamasında da kullanılan sülfirik asit, ülkemizde özellikle madencilik alanında yoğunlukla kullanılıyor. Orta Karadeniz’de bakır; İskenderun, Ereğli ve Elazığ gibi demir-çelik sektörünün geliştiği yerlerde, bu madenlerin işlenmesi amacıyla çok sayıda sülfirik asit fabrikası bulunuyor.
Sayı: 65
Bölüm: Aktüel

FATİH VURAL | Zaman Pazar


kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1732
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Ruslar alışverişte marka tutkunu 27/02/2008 00:10 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Ruslar alışverişte marka tutkunu


Ruslar alışverişte marka tutkunuRusya’da marka ve kaliteli ürünleri tüketmek hobi olarak görülüyor

Türk işadamlarının 5,5 milyar dolarlık yatırımlarının bulunduğu Rusya’da, marka ve kaliteli ürünleri tüketmenin hobi olarak görüldüğü belirtilerek, bu nedenle pazara girmek ve payını artırmak isteyen firmalara, üretimlerini bu doğrultuda yapmaları önerildi.



Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) bünyesinde faaliyet gösteren Türkiye-Rusya İş Konseyi Başkanı Turgut Gür, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2000 yılından önce yatırım yapan yabancı firmalardan, bazı kişilerin tehditle para istediğini, ancak son yıllarda devlet hakimiyetinin sağlanmasıyla birlikte artık "yasa dışı yöntemlerle tahsilata gidilmesi"nin sona erdiğini söyledi.

Yatırım yapmak isteyen yabancı iş adamlarının artık daha rahat hareket edip ticaret yapabildiklerini belirten Gür, Türk iş adamlarından Rusya’da yatırım yapmaktan korkmamalarını istedi.

Gür, Rusya’nın büyük bir ekonomiye sahip olduğunu ve geçen yılki büyüme rakamının yüzde 7,5 olarak gerçekleştiğini anımsatarak, "Rusya’da bir tüketim toplumu var. Bu durum, firmalarımız tarafından çok iyi değerlendirilmeli" dedi.

Rusya ile ikili ilişkilerin her geçen yıl arttığını belirten Gür, Türk iş adamlarının bu ülkede 5,5 milyar dolar tutarında yatırımının bulunduğunu ifade etti.



Bu firmaların pazar paylarını artırabilmeleri için kalite ve yüksek standarda önem vermesi gerektiğini vurgulayan Gür, şunları kaydetti:

"Rusya’daki mağazalarda 3 bin dolara ayakkabı, 7 bin dolara çanta satılıyor. Tüketim toplumu olduklarından markaya bakıyorlar. Halkın en büyük hobisi marka ve kalite. Markalı ürünleri fiyatı ne olursa olsun satın alıyorlar. Ceplerindeki parayı hemen harcıyorlar. Bu durumdan hareket ederek bizim iş adamlarımız ve firmalarımızda Rusya’da çok mal pazarlayabilirler. Bunun için de kaliteli ve markalı ürünler yaratmalıyız."



Gür, Rusya’da faaliyet gösteren Türk müteahhit firma sayısının 144, imzalanan proje sayısının ise 972 olduğunu kaydetti. Bu projelerin toplam tutarının 18.8 milyar dolar olduğunu anlatan Gür, "Bu projelerin üçte ikisi de bitmiş durumda. Türk müteahhitlik sektörü Rusya’da bir marka" dedi.

Gür, 2014 Kış Olimpiyatları’nın Rusya’nın Soçi kentinde yapılacağını ve bunun için 14 milyar dolarlık bütçe ayrıldığını anımsatarak, "Dış yatırımlarla birlikte bu 40 milyar doları bulacak. Türk müteahhitler, bu pastadan yüzde 10 pay almalı" diye konuştu.

kaynak:




  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1733
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Paraşütçü komando dünyanın en büyük balon filosunu kurdu 27/02/2008 00:24 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Paraşütçü komando dünyanın en büyük balon filosunu kurdu


Kapadokya'da 20 yıldır yapılan balon uçuşları, 30 milyon Euro'yu aşan pazar oluşturdu. Askerde paraşütçü komando olan Uluer, 5 milyon $'lık yatırımla sektörün en büyüğü oldu..




Kapadokya bölgesinde son yıllarda gökyüzünde gittikçe artan sayıda balon dikkat çekiyor. Özellikle bölgeyi ziyaret eden yabancı turistlerin büyük ilgi gösterdiği uçuşlar, geçen yıl 200 bin yolculuk ciddi bir pazar yaratırken, Türk firmaların yatırımlarıyla yabancıların sektördeki egemenliği de son buldu. Sektöre en son ve en iddialı giren Türk firması Uluer Havacılık'ın Yönetim Kurulu Başkanı Halil Uluer, birkaç kuşak manifatura tüccarlığı yapan bir aileden geliyor. Büyük dede, Şam ve Halep'ten kumaş getirip satmaktadır. Ticaretin şekli değişince üçüncü kuşakta bu işi bırakırlar. Halil Uluer, balon şirketini geçen yıl kurmuş. Havacılık sevdası, askerlikte başlamış. Kayseri Hava İndirme Tugayı'nda 3 aylık zorlu eğitimler sırasında, paraşütle atlamanın heyecanını yakalayan Uluer, "Defalarca paraşütle atladım. Çok heyecanlı bir şey. Virüs gibi, kana bulaşınca onsuz yapamıyorsunuz. Askerden sonra yatırımı düşündüm. Başka balon firmalarını inceledim. Çok cazip geldi" dedi. Balonculuk sevdasını Kapadokya aşkı ile birleştirerek şirketi kurduğunu belirten Uluer, "Dünyanın en büyük balon firmasıyız. Yine dünyanın en büyük balonunu özel yaptırdım" dedi.

7 FİRMA BALONLA UÇURUYOR

Şirketin Başkan Yardımcısı Alparslan Uluer ise, balon işine girmeden önce 2 yıl İngiltere, ABD, Rusya, G. Afrika Cumhuriyeti ve Mısır'a gidip bir müşteri gibi balonculuğu incelediklerini, artı ve eksileri görüp balonculuğa girmeye karar verdiklerini söyledi. Uluer'in verdiği bilgiye göre, Kapadokya bölgesinde 7 firma balonla uçuş gerçekleştiriyor. Pazara en son giren Uluer'in şirketinin 11 balonu bulunuyor. Yeni siparişlerle bu sayı önümüzdeki sezon 16'ya ulaşacak.




FABRİKA BİZE ÇALIŞIYOR

Balonculuğun Kapadokya ile özdeleştiğini vurgulayan Alparslan Uluer, yabancıların egemenliğinde 20 yıldır yapılan balonculukta ağırlığın Türklere geçtiğini, sadece tek bir yabancı firmanın kaldığını bildirdi. Uluer, şunları kaydetti: "Balonlarımız İngiltere'den geliyor. Lindstrand adlı İngiliz şirketi kapanmıştı, bizim siparişlerle tekrar açıldı. Dünyanın en büyük balonu bizde. Mısır'daki 32 kişilikti.



Rekor amaçlı olarak 36 kişilik balonu Türkiye'ye getirdik. Sektörde ilk ISO9001 kalite belgesine sahip firmayız. Sektöre standart getirilmeli. 12 pilotumuz da Türk. Bu yıl kadın pilotumuz da olacak."


Şah TANYERİ | Sabah Gazetesi

kaynak:




  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1734
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Nokia Morph: Nokia geleceğin telefonları için çalışıyor 27/02/2008 00:52 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Nokia Morph: Nokia geleceğin telefonları için çalışıyor


Mobil dünyanın devlerinden Nokia, nanoteknoloji üzerine çalışmalarda bulunuyor. Yeni konseptinin adı da morph.

Cambridge Nanoscience Centre ile birlikte yeni teknolojiler üzerine çalışmalarda bulunan Nokia, bu iş ortaklığı sayesinde cep telefonlarının geleceğine dair denemeler yapıyor. Bilezik benzeri çeşitli aksesuarların telefon olarak kullanılabileceğini düşünerek sürdürülen araştırmalarda nanoteknolojinin tüm nimetlerinden faydalanılıyor.



Hayata geçirilmesi düşünülen proje yarı saydam elektronik cihazlar, güneş enerjisini emmek suretiyle enerji depolayabilen gelişmiş tümleşik güç kaynağı sistemleri, çevredeki gelişmeleri (hava kirliliği vb.) denetleyen sensörler ve kendini temizleyebilen yüzeyler gibi pek çok konuyu kapsıyor.

Morph mini bilgisayar modeli


Şeffaf araç modeli


Morph cep telefonu modeli


Morph bileklik modeli



nokia morph


Proje piyasada göreceğimiz ürünler üzerinde kısa vadede hayata geçirilebilecek gibi görünmese de ilerisi için ümit verici. Bilindiği gibi nanoteknoloji çok küçük boyut ve maliyetlere karşın üst düzey performans sağlayabilecek ürünler üretmek adına uygulanan bir çeşit minyatürleştirme teknolojisi. Nokia'nın bu teknolojiyle üreteceği ürünler ise merakla bekleniyor.

kaynak:






  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1735
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Türkiye’nin ilk giyim sitesi Baykush.com 1 milyon dolar ciroya ulaştı 28/02/2008 16:07 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Baykush.com 1 milyon dolar ciroya ulaştı


Türkiye’nin ilk giyim sitesi Baykush.com iki buçuk yılda 1 milyon dolar ciro yaptı.



İki genç girişimci tarafından internet üzerinden kıyafet siparişi verilebilmesi için kurulan Baykush.com iki buçuk yılda 1 milyon dolar ciroya ulaştı. 50 bin üyeli ve yüzden fazla tedarikçi firma ile çalışan sitenin başarısının altında, iş modelinin Türkiye’de ilk defa uygulanması ve müşterilerin internetten sipariş verirken duydukları endişeleri pratik çözümlerle giderebilmesi yatıyor. Sitenin müşteri portföyü de oldukça geniş. Hakkari’den Edirne’ye kadar Türkiye’nin hemen her il’ine, ilçesine ve köyüne sipariş teslim ediliyor.

Sistem nasıl çalışıyor?

Site kurulduğunda yalnızca 3 kıyafet markası ile başlayan sistemde şu anda 100’ün üzerinde marka var. Birçok tekstil markası site kurulduğunda “internetten kıyafet mi satılır?” diyerek sisteme kaydolmak istememiş. Ama site yetkilileri şu an geldikleri noktada çok sayıda yerli ve yabancı markadan sisteme dahil olmak için talep geldiğini, ancak kendilerinin yeni tedarikçiler konusunda oldukça seçici davrandıklarını belirtiyor.



www.baykush.com adresinden siteye girerek, beğendiğiniz ürünleri renk ve bedeninizi seçerek sepetinize ekliyorsunuz ve ödemenizi yapıp siparişinizin teslim edilmesini bekliyorsunuz. Site bazı ürünleri aynı gün, bazı ürünleri ise en geç 48 saat içinde adresinize kargo ile yolluyor. Sitede kredi kartsız alışveriş imkanı da sunuluyor. Çok sayıda müşteri kredi kartı bilgilerini vermek istemediğinden, kapıda ödeme seçeneğiyle sipariş veriyor.

En çok iç çamaşırı alınıyor

Siteden en çok iç çamaşırı sipariş ediliyor. Kom, Ten, Magic Form gibi Türkiye’nin seçkin iç giyim firmaları ile çalışan sitede, bu kalemi dış giyim markaları, ayakkabı ve kozmetik ürünleri izliyor. Verilen siparişler için koşulsuz iade ve değişim garantisinin sunulması müşterilerin çekinmeden sipariş vermelerinin en önemli sebepleri arasında. Sipariş verildiğinde, aldığınız ürünü beğenmezseniz kargo ile değişim isteyebiliyor veya iade edebiliyorsunuz. Sitede en çok iç giyim alışverişleri sırasında müşterilerin çoğu ürünlerinin dışarıdan fark edilmeyecek bir şekilde adresine teslim edilmesini istiyor.



Sinan Ödeş | PC World

kaynak:






  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1736
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kişiye özel tatil trendi ile Laponya komşu kapısı oldu 28/02/2008 16:33 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

‘Kişiye özel tatil’ trendi ile Laponya komşu kapısı oldu




Paket tur satın almak yerine kendilerine özel tatil isteyenler için program oluşturan ETS’ye bağlı Jetset, 20 bin euroya, ikişer çocuklu iki aileyi kuzey kutup çizgisindeki Laponya’ya götürdü.



Kişiye özel tatil trendi gözde oldu, Hans Christian Andersen’in Karlar Kraliçesi masalında anlattığı Laponya’ya kadar Türkler keşfe gitti. Tatilini paket tur satın almak yerine kendi istedikleri şekilde organize etmek isteyenler için ETS Tur, Jetset adıyla özel şirket kurdu. Bir yılda 600’ün üzerinde kişiye özel tatil programı tasarlayan Jetset ile Laponya’dan Vietnam’a kadar Türkler sadece kendileri için organize edilmiş programlarla tatilin keyfini çıkarttı. Jetset Genel Müdürü Tekin Özcan, “Kişiye özel tatil trendi 2000’li yıllardan sonra gözde oldu. Biz de bu ihtiyacı görüp, ayrı bir yapılanmaya gittik. Geçen yıl 600’ün üzerinde kişi bu hizmetimizden yararlandı. Bu yıl ise hedefimiz 800 kişiye sadece onlara özel tatil yaptırmak” diye konuştu.






LAPONYAKuzeybatı Avrupa’da 65° kuzey paralelinin üstünde Norveç, İsveç, Finlandiya ve Rusya (Kola Yarımadası) topraklarında kalan ve Barents Denizi kıyılarına açılan arazi. Adı, bu bölgede ren besleyerek geçinen ve genellikle göçebe yaşamı süren “Lapon”lardan gelir. Tüm alanı 400.000 km2’ye yaklaşır. Kutup Bölgesi’nde yer alan bu soğuk arazi, İsveç ve Norveç’te dağlıktır. Geniş bölümü, özellikle doğusu tundra alanına girer. Çoğu Norveç’te yaşayan Laponlardan başka madencilik, avcılık ve balıkçılıkla uğraşan öteki etnik gruplar da vardır. Sayısı pek çok olan göller ve ırmaklar, balık bakımından zengindir. Demir, bakır, pirit, nikel, apatit ve altın gibi yeraltı kaynaklarına sahiptir.




Laponya




Genellikle orta yaş ve üst gelir grubunun tercih ettiği kişiye özel tatil programlarına balayı çiftlerinin de ilgi gösterdiğini belirten Özcan, bu tür gezilerin ortalama maliyetinin 2 euro civarında olduğunu söyledi. Bugüne kadar kişiye özel tatil organize ettikleri arasında en ilginç olanlarından birinin ikişer çocuklu iki aileye Laponya gezisi düzenlemek olduğunu belirten Özcan, şu bilgileri verdi: “Laponya, İsveç, Finlandiya, Norveç ve Rusya arasında kalan tarihi bir bölge. Geçtiğimiz yeni yıl arifesinde Laponya’ya 1 haftalık seyahat organize ettik. Bu turda Ren geyiklerinin yanı sıra Sibirya kurtlarının çektiği kızaklarla turlara, buz kıranla kutup dairesine seyahate, termal giysilerle buzların altında yüzmeye kadar pek çok farklı deneyim vardı. 4 yetişkin ve 4 çocuktan oluşan bu grubun Laponya seyahati 20 bin euroya mal oldu.”

Otomobille Avrupa turu



COĞRAFİ olarak yakın olması sebebiyle Avrupa’nın kişiye özel seyahat kategorisinde çok tercih edildiğini anlatan Özcan, “Avrupa’nın yarısına yakınını 30-35 günde kendi otomobilleriyle gezmek isteyen bir çifte gezi programı düzenledik. Bulundukları noktaya göre otel rezervasyonlarını günlük olarak yaptık. Bir seyahat danışmanı eşliğinde gezi programlarını belirlediler. Sadece konaklama maliyetleri 5 bin euroyu buldu” dedi. Özcan, Avrupa’nın yanı sıra Güneydoğu Asya ve Hint Okyanusu’nun da kişiye özel tatil programlarında çok tercih edilen destinasyonlar olduğunu belirtti.

Aylin LÖLE | Akşam Gazetesi

kaynak: