Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
PC pazarı yüzde 11 oranında büyüdü (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: PC pazarı yüzde 11 oranında büyüdü
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| 2008 Yılının 80 trendi?? 13/02/2008 12:25 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri 2008'in 80 trendi  Amerika'nın en büyük reklam ajansı JWT, son üç yıldır hazırladığı 'trend mektupları' ile takip edilmesi gereken makro trendleri pazarlama ve reklam yöneticileri ile paylaşıyor. Ajansın, '2008'de dikkat edilmesi gereken 80 şey' listesi. 2007'de dikkat edilmesi gereken 70 şey listesini hazırlayan Amerika'nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük reklam ajansı JWT, 2008'de de dikkat edilmesi gereken 80 şeye ilişkin bir liste yayımladı. Ajans bu trend mektuplarını son üç yıldır hazırlayıp pazarlama ve reklam yöneticileri ile paylaşıyor.  JWT Trendspotting yöneticisi Ann Mack, konu hakkında "JWT'nin marka yaratma ve yaşatma tecrübesi 1864'e kadar uzanıyor. 1939'da JWT ilk ülke tüketici panelini başlattı. 1988'de ilk tüketici hayat stili araştırması olan 'Lifestages'i başlattık. Biz kendimizi öncelikle antropolog, sonra reklamcı olarak görüyoruz," diyor.  Mack, trend listesini nasıl oluşturduklarını ise şöyle anlatıyor: "Günlük çalışmalarımızda düzenli olarak bilgiyi analiz edip araştırıyoruz. Genel halk bilgisi, günlük hayatımızın bir parçası. Konusunda uzman isimlerle, kanaat liderleriyle, tüketicilerle düzenli bir şekilde konuşuyoruz. Yıl sonuna yaklaşırken topladığımız tüm bu bilgileri uzun bir liste şeklinde kâğıda döküyoruz. Bundan sonra network'ümüzün dünyanın farklı bölge ve şehirlerindeki 100 trend gözlem ofisine ulaşıyoruz. Onlara ilk listeyi gönderip tepkilerini alıyoruz. Yoğun tartışmalarla geçen bir ay sonunda listede birçok ilaveler, çıkarmalar değişiklikler oluyor. Aralık ayının son haftasındaki listeyi New York trend merkezimizde sonlandırıp yayınlıyoruz." Bu listede yer alan kişiler, ürünler, şehirler, servisler, yükselen değerler 2008'i tanımlıyor. Ajans, listede yer alan trendlerin tüketici davranışlarını ve düşünce şeklini nasıl değiştirdiğini inceleyerek, ileriki yıllarda hayatımızı etkileyecekler konusunda modeller geliştirebiliyor. Ann Mack, "Mesela beğensek de beğenmesek de teknoloji, artan oranda hayatımızı etkiliyor. Beklenmedik buluşlar ve müthiş iş fikirleri ile kalıplar yıkılıyor," diyor. Ve işte JWT'nin 2008'de takip edilecek 80 trend listesi. 1- DJ Tiesto.  
2-Afrika (yabancı yatırım ve gelişme). 3-Antibiyotik çarpması. 4-Hazır evlilik.  5-Pekin 2008.  6- Çevreci hareket rengi yeşilin, yerini maviye bırakması. 7- Beyin egzersizleri. 8- İngiliz oyuncu Keira Knightley. 9- Karbon vergisi. 10- Çinli engelli koşucu Liu Xiang. 11- Klasik müzik sanatçısı Gustavo Dudamel. 12- İklim gezmesi. 13- Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy. 14- Eskilerin tekrar tekrar gündeme gelmesi (Indiana Jones, The Cure vs.). 15- Kooperatif tüketim. 16- Oturma odasında geçirilen zamanın artması. 17- Ülkelerin markalaşması (Umman, Endonezya vs.). 18- Tasarımcı Philip Lim. 19- De-teching (teknolojiden arınma). 20- DNA temelli egzersiz. 21- E-clutter (elektronik çöp yığını) ve e-clutter danışmanları 22- Ekolojik yorgunluk. 23- E-mail etiketleri. 24- Facebook intiharları. 25- Moda markası Vena Cava. 26- Yabancı hükümetlerin ABD şirketlerinde artan yatırımları (Çin, Birleşik Arap Emirlikleri). 27- Game 3.0 (kullanıcılar tarafından üretilen global oyun evreni). 28- Google Android. 29- Gossip Girl dizisi. 30- GPhone (akıllı mobil telefon). 31- Yeşil düğünler. 32- Sex and the City'nin sinema filmi. 33- Hibrid taksiler. 34- Hip-hop retro çocuklar. 35- Hedge fon müdürlerinin zorunlu mütevazılaşması. 36- Hintli aktris Deepika Padukone. 37- Entelektüel lüks. 38- 'İçindekiler'e dikkatle bakılması. 39- Japon tasarımları (Tsumori Chisato,Uniqlo, Muji vs.). 40- Yeni statü aksesuarları olarak mutfak aletleri. 41- Lifestyle belirleyicileri. 42- Rujun dudak parlatıcısının pabucunu dama atması. 43- 'Sekse hayır' diyen bekâr erkekler. 44- Mobil teknolojinin patlaması. 45- Mobulimia (teknolojik cihaz bağımlılığı). 46- Kayıtlı müziğin farkındalık yaratmak için kullanılıp konser ve diğer mecralardan para kazanılması. 47- Musicovery (moduna göre müzik). 48- Myanmar. 49- Nollywood (yükselen Nijerya sineması). 50- Ukrayna ve diğer Doğu Bloku ülkelerine outsourcing (bir şirketin başka bir şirketten hizmet alması). 51- Pakistanlı politikacı Benazir Butto. 52- Pantone 18-3943 (Renk otoritesi Pantone, 2008 yılının rengini blue iris olarak belirlemiş). 53- Ofise getirilen evcil hayvanlar. 54- Prius evler (çevreci evler). 55- Radikal şeffaflık. 56- Radiohead tekrarları (kendi müziğinin fiyatını kendin belirle). 57- Geri dönüşümün modada kullanılması (Nau, Gary Harvey vs.). 58- Yeni bencillik: Bensizlik. 59- Online yüksek eğitim. 60- Shiny Toy Guns müzik grubu. 61- Mangadan esinlenen kıyafetler. 62- Beklenmedik yerlerde kayağa gitmek (Kaşmir, Japonya, Rusya, Kore). 63- Skype üzerinden seks. 64- Akıllı arabalar Amerikan şehirlerinde... 65- SNS (social network service-sosyalleşme siteleri) marka grupları. 66- Şarap yerine tekila. 67- Staycation (Corner Gas isimli Amerikan televizyon dizisinde yaratılmış bir kavram olan 'staycation', evde tatil yapmak anlamına geliyor. Bir başka deyişle, insanın çalıştığı şirketten yıllık izin alıp, bu izni evde geçirmesi). 68- Sturking (Sosyal ağ sitelerinde kullanılan bu yöntemle, kafaya taktığınız kişinin bütün arkadaşlarını ve bütün arkadaşlarının da bütün arkadaşlarını teker teker inceliyorsunuz). 69- Amerikalı jimnastikçi Shawn Johnson. 70- İspanyol aktör Javier Bardem. 71- The N-11 (Goldman Sachs yatırım bankasının 'next eleven', yani 'geleceğin 11'i' adını taktığı, yatırım ve gelişme açısından gelecek vaat eden ülkeler. Bu ülkeler Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Meksika, Nijerya, Pakistan, Filipinler, Güney Kore, Türkiye ve Vietnam olarak sıralanıyor). 72- Mobil ekranın televizyon ekranının yerini alması. 73- Trans-ertainment. 74- Amerika seçimleri. 75- Vekâleten tüketim. 76- Video Oyunları Olimpiyatı. 77- Sanal hediye. 78- Genç internet yapımcısı olma özentisi (Mark Zuckerberg taklitleri). 79- Zayıf dolar-güçlü avro. 80- Aldatan kadınlar. Özge Yılmaz | MediaCat kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Türk stentçi, 6,8 milyon dolarlık hisse satısıyla dünyanın kalbine giriyor 13/02/2008 12:34 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Türk stentçi, 6,8 milyon dolarlık hisse satısıyla dünyanın kalbine giriyor Kalp tedavisinde kullanılan PTCA balon kateter ve koroner stent üretimi yapan Türk firması Nemed, Danimarka merkezli tıbbi teknolojiler firması Alvimedica ile ortak oldu. Alvimedica, Nemed’in yüzde 85’i için 6,8 milyon dolar ödedi. Yeni adı Alvimedica-Nemed olan firma, İstanbul Çatalca’da kuracağı fabrika için de toplam 8,4 milyon dolar yatırım yapacak. Alvimedica ortaklığı ile Nemed, 2007’de 4,3 milyon dolar olan cirosunu, bu yıl ikiye katlayarak 8,2 milyon dolara, 2012 yılında ise 54 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor. ÜRÜNLERİMİZ YENİFirmanın Genel Müdürü Dr. Cem Bozkurt, 1997 yılında kurulan Nemed’in kardiyoloji, kalp ve damar cerrahisi alanında tek kullanımlık ürünler, tedavi amaçlı damar içi protezler tasarlayıp imal ettiğini söyledi. Ar-Ge çalışmalarının çok daha üst seviyeye çıkarıldığını dile getiren Dr. Bozkurt, “Alvimedica-Nemed’in üretim hatları hammede girişinden, bitmiş ürüne kadar uzanan geniş yelpazeyi kapsıyor.  Bu da ürün geliştirme konusunda bize çok büyük avantaj sağlıyor. Pazara sunduğumuz en yeni ürün olan Invader CTO Balon Katater, bu üretim imkanları kullanılarak üretilmiş pazardaki en düşük balon katater giriş çapına sahip bir ürün” diye konuştu. Tıp âlemine Türkiye’den gidecekler 2008 yılında tıp dünyasında ilk kez piyasaya çıkacak şu ürünler Türkiye’de üretilecek. # CTO katater ve PTCA kataterler Alvimedica-Nemed bünyesinde geliştirildi. Birkaç ay içinde piyasaya çıkacak. # İlaçlı balon katater 2008 yılının son aylarında raflarda yerini alacak.  # Chromium Cobalt, ilaç kaplı ve trombüz engelleyici stentler de tıp dünyasının hizmetine sunulacak. Türkan YILMAZER | Akşam Gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Turkcell, Azercell'i satın aldı ! 13/02/2008 12:50 |
Kanaat Notu: 12   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| YAHOO! savaşına yaşlı kurt da girdi 16/02/2008 14:25 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Avrupalılar, Türk firması Defne ile cebini arayanı bilecek 16/02/2008 14:52 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Avrupalılar, Türk firması Defne ile cebini arayanı bilecek [u]Türk firması Defne, cep telefonunda kayıtlı olmasa dahi arayan herkesin ismini aboneye ulaştıran sistem ile Mobil Dünya Kongresi'nde boy gösteriyor. Avrupalı operatörler sistemi bu yıl içinde kullanmaya başlayacak. [/u] Türk firması Defne Bilgi İşlem, Barselona'da düzenlenen Mobil Dünya Kongresi'nde cep telefonunda kayıtlı olmasa dahi arayan herkesin ismini aboneye ulaştıran sistem ile boy gösteriyor. Firma "Caller name presentation" adını verdiği sistem ile Avrupa'da bir ilke imza attı. Avrupalı operatörler tarafından bu yıl içinde kullanılmaya başlanacak sistem sayesinde telefon operatörünün bilgi bankasındaki tüm isimler kullanıcıların cep telefonlarında görünebilecek. Mobil Dünya Kongresi'ne bu yıl ikinci kez katıldıklarını belirten Defne Bilişim Genel Müdürü Oğuz Haliloğlu, "Caller name presentation uygulaması Avrupa'da henüz yok. Teknik anlamda zor bir çözüm olduğu için sadece Çin ve Kanada'da kullanılıyor" diye konuştu. Avrupalı GSM operatörlerinden yoğun ilgi gördüklerini belirten Haliloğlu, önümüzdeki dönemde katmadeğerli birçok hizmetlerinin Avrupalı operatörler tarafından kullanılmaya başlanacağını kaydetti. Türkiye'de uygulanacak  Arayan kişinin cep telefonu rehberinde kaydı olmasa bile abone telefonunda görünmesini sağlayacak teknolojinin Türkiye'de de uygulanacağını belirten Haliloğlu, "Şu an da Türkiye'de de üç operatör ile görüşmeler yapıyoruz. Ancak Türkiye'deki iki GSM operatörününün altyapısı buna uygun. Onlarla da görüşmelerimiz sürüyor ve son aşamaya yaklaştık. Bu sistem GSM operatörlerinin dışında sabit telefonlar için de kullanılabilir. Bu yüzden uygulama Türk Telekom'a da uygun" dedi. Yurtiçi ve yurtdışında telekom operatörlerine bilgi ve eğlence içerikli katma değerli servisler üzerine çeşitli çözümler üreten bir şirket olduklarını anlatan Haliloğlu, bugün kadar Azerbaycan, Norveç, İsviçre, Kazakistan gibi 15 ülkeye çözüm sattıklarını söyledi. Haliloğlu, Türkiye'de de hem sabit hem de mobil operatörlerle birlikte çalıştıklarını açıkladı. Ses servisini tanıtıyor  Defne Bilişim'in Dünya Mobil Kongresi'nde tanıttığı bir diğer çözüm ise "ses değiştirme servisi". Bu servis sayesinde, cep telefonu aboneleri karşı tarafı 150 farklı ses ile arayabiliyor. Uygulamanın Türkiye'de bazı hukuki sorunlar yaratabileceği endişesi taşıyan Defne Bilişim İş Geliştirme Müdürü Ekrem Duygu, bu nedenle Türk operatörlerin bu teknolojiye şimdilik sıcak bakmadığını belirtti. Ses değişterme hizmetlerinin 2 ay önce Norveç'te kullanılmaya başlandığını belirten Duygu, bu sistemde bir kadının karşı tarafı erkek veya çocuk sesiyle veya bir erkeğin kadın sesiyle arayabildiğini belirtti. Duygu, 150 farklı sese sahip olan sistemin "şaka amaçlı" kullanıldığını kaydetti. Cepte işaret dili dönemi Bu arada, İsrailli Zlango adlı firma, kongrede cep telefonundaki SMS'leri 21 dilde işaretlere çeviren bir teknolojiyi tanıtıyor. Bu teknoloji sayesinde aralarında Türkçe'nin de bulunduğu 21 dilde yazılan SMS mesajları "Zlango dili" adı verilen bir işaret diline dönüştürülüyor. Böylece 21 farklı dildeki insanlar ortak bir dil ile cep telefonu üzerinden haberleşebiliyorlar. Zlango yöneticileri, uygulamanın Türkiye'de de kullanılabilmesi için cep telefonu operatörleri ile görüşmelere başladıklarını belirtiyorlar. Hükümet 'hazır değiliz' dedi biz de 3G ihalesine girmedikVodafone CEO'su Arun Sarin, dün Barselona'da devam eden GSMA'da yaptığı basın toplantısında 3G ihalesi ile ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Sarin, "Biz 3G lisansını istiyorduk. Ancak hükümet biz hazır değiliz dediği için biz de ihaleye girmeme kararı aldık. Hükümet hazır olunca biz de 3G ihalesine katılacağız." Telekomünikasyon Kurulu, Telekomünikasyon Kurumu"nun 7 Eylül 2007 tarihinde yaptığı ve Turkcell"in kazandığı ihaleyi "rekabet şartları" oluşmadığı gerekçesiyle iptal etmişti. Söz konusu ihaleye katılması beklenen mobil operatörler Avea, Vodafone ve France Telecom, son dakikada ihaleden çekilmiş ve Turkcell tek başına kalmıştı. Arun Sarin Türkiye GSM pazarının oldukça rekabetçi olduğunun da altını çizdi ve "Türkiye cazip bir pazar. Bu pazarda diğer iki operatör Turkcell ve Avea ile arkadaşça mücadele ediyoruz. Türkiye pazarda ikinci konumdayız" dedi. 3G'nin ertelenmesi ciddi bir sıkıntı Kongreye katılan Turkcell yöneticileri, Türkiye'de üçüncü nesil mobil iletişim sistemleri (3G) lisanslarının verilmesi talebini bir kez daha dile getirdi. Turkcell'in, Barselona'da bulunan Türk gazetecilere verdiği yemeğe, şirketin üst düzey bir çok yöneticisi katılırken, Genel Müdür Süreyya Ciliv, Turkcell'in bu zamana kadar yaptıklarından ve dünya mobil sektöründe bulunduğu konumu anlatırken, "Ah bir de 3G'miz olsa kimbilir neler yapacağız" dedi. Turkcell'in Genel Müdür Yardımcısı Cenk Serdar ise 3G'nin kendileri için çok önemli olduğunu, 2008'in sonuna kadar 3G'nin çıkmasını beklediklerini söyledi. Turkcell'in gerçekten rekabet anlayışını devam ettirebilmesi için, bunun çok kritik olduğuna işaret eden Serdar, "çünkü Türkiye ihracatla ayakta durabilen bir ülke. Ve bu varlığını sürdürebilmesi için telekomünikasyon sektörüne ihtiyacı var. Fakat Türkiye'de 3G'nin ertelenmesi, artık ciddi bir sıkıntı yaratmaya başladı" şeklinde konuştu. Öte yandan Turkcell'in geçen yıl sunduğu "mobil imza"nın "dünyada ilk uygulama" olduğunu vurgulayan Serdar, 1 yıl dolmadan 90 bine yakın başvuru aldıklarını ve her ay bir öncekine oranla yüzde 50 artışla yaklaşık 500 bin işlem gerçekleştirildiğini söyledi. Serdar, "Mobil imzayı çıkardıktan sonra, dünyada 30'a yakın operatör bizimle temasa geçti. Şu anda mobil imzaya bir standart getirmek için GSM Birliği (GSMA) ile görüşüyoruz. Çünkü artık biz de bu standart oluştu. Bunu her yere taşıyarak dünyadaki elektronik imzanın kanayan yarasına ciddi bir çözüm olacağımızı düşünüyoruz" dedi. Feray Akşit | Referans Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Artık kitapları internetten bölüm bölüm satacaklar 16/02/2008 15:56 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri e-book lar bölüm bölüm satışta Amerikan yayınevleri, art arda online kitap pazarına dair projeler duyuruyor. Kimi şimdilik ücretsiz erişim, kimi bölüm bölüm satış imkanı sunuyor. İnternetin günlük yaşama kattığı yenilikler, en çok eğlence sektörü ve yayıncılığı etkiledi. Örneğin müzik piyasası, kendini olduğu gibi yenilemek zorunda kaldı, MP3'lerle barıştı, online para kazanmanın yollarını buldu. Sinema sektörü de hayatını idame ettirecek yeni enstrümanlar yarattı, DVD gelirlerini artıracak yeni modeller, sinema salonlarını cazip kılacak yeni teknolojiler üretti. Gazeteciler, bir de online yayına başladı. Şimdi trene en son binen ise uzun süre direndikten sonra yayınevleri oldu. Amerika'daki yayınevleri, son iki gündür art arda açıklamalar yaparak, online kitap pazarına dair projeler duyuruyor. Kimi şimdilik ücretsiz erişim, kimi bölüm bölüm satış imkanı sunan, kitap yayıncılığında devrim niteliğinde projeler. ÖNCÜ MURDOCH'UN YAYINEVİ İlk adım, Rupert Murdoch'un sahip olduğu News Corp.'a bağlı HarperCollins Yayınevi'nden geldi. Yeni satın aldığı Dow Jones & Co. üzerinden Wall Street Journal Gazetesi'nin (WSJ) de sahibi olan grup, ilk açıklama için New York Times Gazetesi'ni (NYT) seçti. 11 Şubat 2008'den itibaren, bazı kitaplara ücretsiz online erişim hakkı vereceğini duyurdu. Yayınevinin belirlediği ve aralarında Paolo Coelho'nun son romanının da bulunduğu kitapları, isteyen, www.harpercollins.com üzerinden indirebilecek. Ancak bu ücretsiz dönemin ne kadar süreceği şimdilik belli değil. Çünkü HarperCollins Worldwide Başkanı Brian Murray, uygulamayı, şirketin gelirlerini artırmaya dönük bir deneme olarak gördüğünü söyledi. Bu şu demek: Her an para istemeye başlayabiliriz. BİR GÜN SONRA BERTELSMANNHarperCollins'in pazar akşamı NYT'ın internet sitesinde yayınlanan açıklamasından bir gün sonra WSJ Gazetesi'nin basılı yayınında bu sefer Bertelsmann Grubu'na ait Random House Yayınevi'yle ilgili bir haber çıktı. Haberde, Random House'un tıpkı HarperCollins gibi yine pazartesi gününden itibaren bazı popüler kitapları internet üzerinden bölüm bölüm satışa çıkarmaya başlayacağı duyuruldu.  Random House'un açıkladığı proje, büyük bir yayınevi için sektörde ilk. Seçtikleri ilk kitap da, projenin ruhuna uygun sayılır: "Made to Stick: Why Some Ideas Survive and Others Die" (Kalıcı Kılmak: Neden bazı fikirler yaşar, diğerleri ölür?) Yayınevi, epilogu ve ilk 6 bölümü için 2.99 dolar istediği, Chip Heath ve Dan Heath'in yazdığı "Made to Stick"i, www.randomhouse.com/madetostick adresinden satışa sundu. Kredi kartı ile online ödeme yapan müşterilere, buradan e-posta yoluyla kitabı download edebilecekleri bir link gönderiliyor. İsteyenler, geçen yılın başlarında 220 bin tane basılan ve bir yandan kitapçılarda normal satışı devam eden kitabı, Blackberry'leriyle bile indirebiliyor. Öncelikle gezi, yemek, teknoloji ve sağlık konularındaki kitapları bu formatta satmaya çalışacak Random House'un Başkan Yardımcısı Matt Shatz, WSJ'a projeyi anlatırken şunu söyledi: "Biz içeriğimizi yeni ve farklı yollarla dışarıya aktarmaya çalışıyoruz." SIRADA BAŞKA SEKTÖRLER VAR MI Yayınevlerinin art arda böyle internet projeleri geliştirmesinde tabii ki bir katalizör var: Dünyanın en büyük online kitap satıcısı Amazon'un geçen yılın son günlerinde lanse ettiği, elektronik kitap okuyucusu Kindle. Amazon'un Kindle projesi, şirketin 280 milyon dolara, audiobook (sesli kitap) satıcısı Audible'ı satın almasından sonra açıklandı.   399 dolara satışa sunulan Kindle'a sahip olanlar, Amazon ’dan istediği kitabı satın alıp dijital ortamda hemen okumaya başlayabiliyor. Ayrıca, aletin "whispernet" adı verilen bir özelliği sayesinde, dünya üzerindeki 80 bin süreli yayını anında edinip takip edebiliyor. Aşağı yukarı normal kağıt hafifliği ve boyutlarıyla Gutenberg'in kemiklerini sızlatan alet, bakalım dergicilik ve gazetecilik gibi başka sektörleri de teslim alabilecek mi? Tolga TANIŞ | Hürrriye Amerika | NEW YORK kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Sagem my231: Bir ay dayanan batarya 16/02/2008 16:53 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Markayla şirket karışıyor diye Beko, Grundig Elektronik oldu 16/02/2008 17:06 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Markayla şirket karışıyor diye Beko, Grundig Elektronik oldu [u]Koç Grubu’na bağlı Arçelik’in Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, "marka ile şirket adı karışıklığı yaşanıyor" diye Beko Elektronik’in adını Grundig Elektronik olarak değiştirdiklerini açıkladı.[/u]  Özdemir, "Beko Elektronik’teki bazı gelişmeler Beko markasıyla sattığımız ürünleri alan tüketicilerimiz üzerinde yanlış anlamalara neden oluyordu. Bu yüzden 1-1.5 yıldır şirketin adını değiştirmeyi planlıyorduk. Gerekli izinler yeni çıktı, Beko Elektronik’in adını Grundig Elektronik olarak değiştirdik. Beko, artık sadece Arçelik çatısı altındaki markamız olarak devam edecek" dedi. ÖNCE ’HAMLE’Yİ DÜŞÜNDÜK: Adı Grundig Elektronik olarak değişen Beko Elektronik’in yüzde 75’inin Arçelik’e ait olduğunu hatırlatan Aka Gündüz Özdemir, şunları söyledi: "Beko markamızla Beko Elektronik adlı şirketimiz birbirine çok karışıyordu. Beko Elektronik’le ilgili aldığımız bir karar, en küçük bir adım, Beko markalı ürünlerimizi alan veya kullanan tüketicileri etkileyebiliyordu. Zaten Beko Elektronik de Beko Ticaret’in içinden çıkmış bir şirket adıydı. Karışıklıkları önlemek için şirket adını değiştirmemiz gerekiyordu. Bir ara ’Hamle Elektronik’ adı üzerinde durduk. Sonra, elimizde Avrupa’da da hem marka, hem şirket adı olarak bilinen Grundig varken, başka isim düşünmeye gerek olmadığını gördük. Böylece Beko Elektronik’in adını Grundig Elektronik olarak değiştirme sürecini başlattık." BEKO ORTADAN KALKMIYOR:  Şirket adı değişikliği nedeniyle Beko’nun tümüyle ortadan kalktığının düşünülmemesi gerektiğine dikkat çeken Özdemir, şöyle konuştu: "Arçelik çatısı altındaki Beko markası aynen yoluna devam edecek. Bu değişiklik, Beko markalı beyaz eşyalarımızın Beko Elektronik adlı şirketimizle karışıklığı da ortadan kalkacak. Beko markasını yok etmek gibi bir niyetimiz yok." ORTAKLIK OLURSA: Beko Elektronik’in adını Grundig Elektronik olarak değiştirmenin ellerini başka operasyonlar için de rahatlatacağını vurgulayan Özdemir, sözlerini şöyle tamamladı: "Diyelim ki Grundig Elektronik’te bir ortaklık gündeme geldi, o zaman daha rahat hareket edebileceğiz. İşi Arçelik’e hiç bulaştırmadan böyle bir operasyon yapabileceğiz." kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Migros satıldı. yerel marketleri aldı bir telaş!!! 16/02/2008 17:27 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri [color=#FF0000]Yerel marketler telaşlı !Migros'un satışıyla birlikte perakende sektöründe yabancı ağırlığı artacak[/color] Satışların süreceğini belirten uzmanlar, yerel zincirlerin marketlerini satarak pazardan çıkacaklarını ifade ediyorlar. Türkiye'nin perakende devi Migros satıldı. Hisselerinin yüzde 50.8'i 1 milyar 977 milyon YTL'ye BC Partners'in kontol ettiği Moonlight Capital'e satıldı. Ancak, önde gelen yerli şirketler, satışa girmedi. Perakende sektöründe bu satışla birlikte yabancı ağırlığı artacak. Yerli yatırımcılar sıkıntı yaşamaya başlayacaklar. Bunu ilk sinyalleri de gelmeye başladı. 2007 yılını 15 mağaza ve 110 milyon YTL'lik ciro ile kapatan Grup Hatipoğlu Marketler Zinciri, İstanbul Anadolu yakasının güçlü zincirlerinden Demtaş Marketleri bünyesine kattı. Demtaş'ın 8'e yakın zincirinin alan Hatipoğlu, yabancı ağırlığının arttığı sektörde gelecekte var olmak için önemli bir girişim yaptı. Yine Anadolu yakasının güçlü zincirlerinden Çağrı, Şile yolu üzerinde bir marketi devir alarak bünyesine kattı.  Sektör uzmanları, bu satışlarının önümüzdeki dönemde daha da artacağını, küçük yerel zincirlerin marketlerini satarak pazardan çıkacaklarını ifade ediyorlar. KİM Marketler ile perakende sektörüne hızlı bir giriş yapan Atilla Ersan da kardeşleriyle birlikte gruptan ayrılarak kendi zincirlerini kurmaya başladılar. Satınalma yoluyla pazara giren Ersan kardeşler, KUM marketleri satın alarak büyüme yolunda girişim yaptılar. Marketlerini, “Burada” ismiyle açan Ersan kardeşler, sektörde büyük oyuncu olmayı hedefliyorlar.  Kiler geçtiğimiz aylarda Adanalı yerel zincir olan Karıncalar'ı 4 şubeyle bünyesine katmıştı. Bu arada, Kiler Holding Perakende Grubu Başkanı Ümit Kiler, dikkat çekici bir açıklama yaptı ve Migros satış sürecine katılmış olmalarının inkar edilmesiyle ilgili iddiaya tepki gösterdi. Kiler, "18 Ekim 2007 tarihinde, altında Sayın Bülent Bulgurlu'nun, Sayın Ahmet Ashaboğlu'nun ve benim imzamı taşıyan gizlilik sözleşmesi var" dedi. Koç Grubu yöneticileri, geçtiğimiz yıllarda Wal- Mart ile çok sık görüştü. Wal-Mart CEO'su Lee Scott, yıllar önce konferans için geldiği İstanbul'da Rahmi Koç ile de sohbet etmişti. Wal-Mart'ın, geçtiğimiz yıllarda satış aşamasında olan Tansaş için de fiyat teklifi verdiği söyleniyordu. Dolasıyla Wal-Mart'ın bilgi odasına girmesine gerek yoktu. Scott, teklif vermeden açar telefonu satın alabilir. Ama Türkiye'de son zamanlarda ABD'ye karşı olan tepkiden çekiniyor olabilirler. BC Partners'ın arkasında eski Migros yöneticilerinden Bülent Özaydınlı var. Koç Holding'in Migros'u finans şirketine satmasının da arkasında bu yatıyor. Hırvat perakendeciye bu nedenle verilmedi. BC Partner ve Bülent Özaydınlı'nın neler yapacağı ise merak konusu.   Migros Türk'ün yüzde 51'lik bölümünün Londra merkezli fon şirketi BC Partners'e satılması, İngiltere'de de yankı buldu. Satışın, Türkiye'de şimdiye kadar bir fon şirketi ile bir özel şirket arasında yapılan en büyük anlaşma olduğunu vurgulayan Financial Times, "Satış, Batı'da ekonomik yavaşlamanın işaretleri verilirken özel fon gruplarının yükselen piyasalara yönelişine vurgu yapıyor" diye yazdı. The ındependent de, "BC Türkiye'nin gıda pazarından pay aldı” başlıklı haberinde geçen hafta Intelsat'ı 16.5 milyar dolara satın alan BC Partners'in "Türkiye'nin tarihinde en büyük alım gerçekleştirdiği"ne işaret etti. Bugün kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| anabenevlenmekistiyorum.com 19/02/2008 02:51 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri anabenevlenmekistiyorum.com Etrafımız evlenmek isteyen; fakat evlenemeyen insanlarla dolu. Herkes, karşısına aile kurabilecek dirayette, kararlı ve vefakâr insanların çıkmadığından şikâyetçi. Doğru kişi nerdeyse bir türlü gelmiyor, gelmesi de giderek zorlaşıyor. Evlilik merkezleri, tanışma ve görücü siteleri... Sakın şaşırmayın çünkü işi gücü yerinde, para kazanan, sosyal ilişkileri hiç de fena olmayan kişiler bile bu sıkıntıları yaşamakta! Evlenilecek kız ya da oğlan yakıştırması yapılsa da birçok kişi aradığı kişiyi bulamamaktan şikâyetçi. Aranılan kişi mi bulunmaz hint kumaşıdır, arayan mı ne aradığından emin değildir bilinmez ama artık evlenmenin eskisine oranla zor olduğu kesin. Kayseri’de evlenme çağında oğlu olan anne-babalar, hâlâ evlerin kapısını tıklatarak bekâr genç kızı olan ailelere rastgele misafirliğe gidiyor olabilir; ama metropollerde çoktan demode olmuş olan bu geleneğin yerini postmodern uygulamalar almış durumda. Evlenmek isteyen birçok kişi insanlar ile tanışmak için evlendirme merkezlerine para döküyor ya da internetteki eş arama sitelerinden medet umuyor. Allah’tan korkusu olana güvenebilirim diyenlerin adresi tabii ki sayıları hiç de az olmayan İslamî evlilik siteleri.  Geleneksel hayatın hüküm sürdüğü dönemlerde evlilik hiç de böyle çıkmaza girmemişti. Akrabalar, komşular, aile büyükleri araya girer gençleri birbirleri ile tanıştırır ve evlilikler gerçekleşirdi. Modern yaşamla flörtlü evlilikler dönemi başladı. Görücü usulü yavaş yavaş rafa kalktı. Anne-babalar başta bu durumdan rahatsız olsa da zamanla onlar da gençlerin tanışıp evlenmesine alıştı. Her şey yolunda gidiyor gibiydi. Ta ki insanlar evlenecek kişi bulamamaya başlayana kadar. Aile danışmanı Efkan Yeşildağ, bunu geleneksel ile modern toplum arasında kalan bireylerin nasıl aile kurmak istediklerinden emin olmamalarına bağlıyor. İşte tam da bu kafa karışıklığında sosyolog Ümit Meriç’in tarifi ile internet cemaati devreye giriyor. Artık sayıları yüzleri bulan internet siteleri evlenmek isteyen, kafasında oluşturduğu eşi arayanların yeni adresi oldu. İslamî evlilik siteleriAllah’tan korkusu olana güvenebilirim diyenlerin adresi tabii ki sayıları hiç de az olmayan İslamî evlilik siteleri. Ne de olsa buralarda iş daha başından sıkı tutuluyor, her bilginin doğru olduğuna Allah adına yemin ederek sitede ilerleyebiliyorsunuz. İçinizdeki polis, bu ibareleri okuduktan sonra yanlış bilgi vermenize izin vermeyecektir. Tabii bu sitelerde sıkı bir imtihandan geçmeden müstakbel eş adaylarına ulaşmanız mümkün değil. Önce dindar olup olmadığınızı belirleyecek onlarca soruyu cevaplamanız gerekiyor.  Unutulmaması gereken bir husus da bu sitelere üye olduktan sonra bir miktar parayı gözden çıkarmak gerektiği. Böylece site yöneticileri evlilik olayını ciddiye alanları üyeleri arasına katmayı amaçlıyor. Bunda ne kadar başarılı oldukları ise bilinmez. gonuldensevenler.com, zevac.merihnet.com, islamievlilik.com, islamevliliği.com bu sitelerden sadece bir kaç tanesi. Mahallemizi tanıyalım Malum artık etrafımızda olan insanları çok fark etmiyoruz ya da evlenmek üzere beklediğimiz insanı çok daha farklı hayal ediyoruz. Böyle olunca hiç tanımadığımız biri ile internette tanışmak çoğu zaman kolay ve cazip geliyor. Kendi çevresinde olan kişileri fark etmekten aciz olanlar için hizmet veren internet siteleri de var. Her sabah işe giderken karşılaştığı, ama varlığının bile farkına varmadığı kişiyle internet ortamında tanımayı tercih eder olduk. Aynı semtte oturanları buluşturan www.istanbul.net böyle bir ihtiyaca cevap verdiği iddiasında olan bir site. Aynı ortamlarda olmalarına rağmen birbirlerinin farkına varmayan Joe Fox ve Kathleen Kelly’nin bir internet mesajı ile başlayan aşk hikâyelerini anlatan Mesajınız Var filmi gerçek hayatta karşılığını buluyor. Yan yanayken birbirlerinin farkına varmayan insanların sanal ortamda kaynaşması her şeye rağmen ilginç geliyor.  İnsanların beyinleri ile evlendiklerini söyleyen Ümit Meriç bunu, kişilerin kendilerini internette daha rahat ifade etmelerine ve ortak özellikleri olduğuna inandıkları insanlar ile kaynaşmalarına bağlıyor. görücügeliyoruz.com_Bu da görücü sitesi ! Arkadaşlık siteleri, evlilik siteleri derken şimdi bir de görücü siteleri kurulmaya başladı. Her ne kadar modası geçmiş olarak kabul edilse de görücü sistemi ile yapılan evliliklerin daha uzun ömürlü olduğu yadsınamıyor. Bundan yola çıkan ve farklılık getirmek isteyenler görücülük sistemini internet ortamına taşıdı bile. İnternetten görücü mü olur demeyin. www.elhabibi.com adresine giren anne-babalar buradan çocukları için müstakbel eş adaylarını arayabiliyor.  Tabii karşı tarafın ailesi ile ilgili malumatlara ulaşmaları da sağlanıyor. Görücü hizmeti bu kadarla da kalmıyor. Belirli zamanlarda anne-babaların yanında genç kız ve erkekleri belirli bir mekanda bir araya getiren site yöneticileri üç gün süren programlar ile kişilerin kaynaşıp sağlıklı karar vermesi için çaba harcıyor. Ne kadar başarı kaydedilebiliyor, bu tanışmalar alınan riski aile boyu hale mi getiriyor. Orası muamma. Evlendirme MerkezleriDiğer taraftan bu evlenememe problemine çözüm bulmak için kolları sıvayan evlendirme merkezleri var. Bunlardan biri Şişli’de bulunan Aile Yapı Evlendirme Merkezi. 180 YTL para yatırdıktan sonraki bir yıl boyunca merkez size eş bulmanız konusunda yardımcı oluyor. Eş adayları ile görüşebilmeniz için yapmanız gereken şey iki vesikalık fotoğraf ve nüfus cüzdanı fotokopisi ile gerekli olan ücreti yatırmanız. Tabii özelliklerinizi ve karşı taraftan beklediğiniz özellikleri de yazmayı ihmal etmiyorsunuz. Merkezin sahibi Haluk Tin şu ana kadar 121 çifti evlendirdiklerini, bunlardan sadece ikisinin boşandığını, 150 çiftin de nişanlandığını iddia ediyor.  İnternet ortamı mı, evlilik merkezleri mi sorusunun garantili bir cevabı yok. Fakat bir evlendirme merkezinin başında bulunan Haluk Tin’in hikâyesi bu noktada önem kazanıyor. Prensip gereği müşterilerine ve yanında çalışan kişilere evlilik niyeti ile yaklaşmayan Tin, eş ararken internette bulunan siteleri kendine adres seçmiş. Üç ay bir kadın ile yazıştıktan sonra yüz yüze geldiklerinde tüm her şeyin söylenenden çok farklı olduğunu görmüş. Bu yüzden de evlenme merkezlerinin daha güvenli olduğunu iddia ediyor. Evlenme merkezleri, evlilik ve görücü siteleri evlilik gibi ciddi bir mevzuda ne kadar sağlıklı bilinmez. Mevzu, alengirli bir mevzu. Gittikçe zorlaşan evliliğin sanal ortamlara teslim edilmesi ne getirir ne götürür iyi düşünmek lazım. Galiba biraz da var olanın kıymetini bilip uzaydan kusursuz birini beklememekte fayda var. Kariyer yapmış olanlar daha çok başvuruyor Haluk Tin - Aile Yapı Evlendirme merkeziBize başvuranların çoğu kariyerli kişiler. Gelenlerin arasında Bağdat Caddesi’nde evi olan, altında arabası, yazlığı bulunan bir hanım vardı. 32 yaşında çok da güzel ve bakımlı eczacı bir hanımdı. Neden böyle bir merkeze geldiğini sorduğumda sabah akşam eczanede olduğunu, insanlar ile tanışma şansı bulamadığını söyledi. Komşu çocukları ile evlenmenin mümkün olmadığını, etrafında kendisine uygun görücülerin de çıkmadığından yakındı ve en son böyle bir şey yapmaya karar verdiğini söyledi. Kendinden menkul hayatlar Prof. Dr. Ümit Meriç - Sosyologİnternet ortamı tanışmak için sürprizlere açık bir ortam. Günümüzde artık komşuluk ilişkileri zayıflıyor. Kendinden menkul bir ortam oluşuyor. Artık insanlar bireysel bir hayata mahkûm oluyor. Böyle bir ortamda evlenecekleri kişiler ile aynı zevklere, eğitime, kültürel ortama sahip insanlar ile bir arada bulunmak istiyor. Bunun için de en uygun zemin olarak interneti tercih ediyorlar. Evlilik okuluna gitmek şart Efkan Yeşildağ - Aile terapistiİnternetten evlenen insanların sayısı fazla gibi görünse de aslında toplumda evlilik oranında bir artış yok. Bizler çekirdek aile gibi görünsek de duygusal olarak gelenekçiyiz. İnsanlar bu yüzden tam olarak gelenekçi mi modern mi bir hayat istiyor emin değiller. Bence evlenmeden herkes mutlaka evlilik okuluna gitmeli. Evlilik ne demek aile ne demek bir kez daha gözden geçirmeli. Sayı: 64 Bölüm: Gündem RAHİME SEZGİN | Zaman Gençlik Gazetesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Çift SIM kartlı cep telefonları moda oldu 19/02/2008 03:13 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Çikolatanın 'haute couture'ü İstanbul'da 19/02/2008 14:18 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Çikolatanın 'haute couture'ü İstanbul'da Dünyanın 60'dan fazla ülkesine satılan, Venezüella'dan Madagaskar'a, pek çok ülkede kakao üreten Fransa'nın 85 yıllık çikolatası Valrhona, Türkiye'deki ilk mağazasını açtı.. Fransa'da Lyon yakınlarındaki Hermitage kasabası, üzüm bağları ve şarapçılıkla olduğu kadar Valrhona çikolata fabrikası ve okuluyla da ünlüdür. Her yıl milyonlarca kişi, özellikle yılbaşı öncesinde çikolata kokan fabrikasının önündeki satış merkezinde saatlerce kuyrukta bekler. "Bir kutu çikolata için mi?" demeyin... Özellikle Fransızlar için çikolata, kahvenin yanında olmazsa olmaz bir tattır. Çikolata camiasının 'haute couture'ü olarak da değerlendirilen Valrhona, 'Türkiye'nin de kendine has tatlı kültürü olmasını' gerekçe göstererek, dünyadaki ilk butik mağazasını İstanbul'da açtı.  Mekân olarak Nişantaşı'nda yeni açılan City's Alışveriş Merkezi'ni seçen Valrhona'nın bu küçük mağazasının mimarisi için Fransa'dan mimarlar geldi; kurdelesinden paketlemesine kadar ilgilendiler. Tadımlık çikolataların ikram edildiği minik porselen tabaklar bile Fransa'dan getirtildi. Hong Kong'dan İngiltere'ye kadar 60 ülkede satılan çikolatanın İstanbul'da açılan ilk butik mağazasında 80 çeşit yer alıyor.   Kakao kalitesiyle meşhur Valrhona'nın müdavimleri için seçmek kolay, ama bilmeyenler için en iyi çözüm tabii ki tatmak... İçeriye girdiğiniz anda çalışanlar sizi portakallı çikolata ikramıyla karşılıyor. Bu çeşidinin ayrıca armutlu, frambuazlı, likörlüsü de var. Yüzde 85 oranlı 'Abinao' isimli çikolataya ve organik kakaodan üretilen sütlü çikolatalarına da ilgi çok. Bademli fanteziler, çilek ve bisküvili kahve direnleri de çok cazip. Yüzde 100 kakaodan üretilen sıcak çikolataları da birer litrelik kutularda satılıyor. Bir süre sonda mağazanın önünde de sıcak çikolata servisi başlayacak. İstanbul'da çeşitli lokantalarda kahvenin yanında, markanın yüzde 70 kakao oranlı 'eclat' çikolatalarına da rastlamak mümkün. Sırrı kakaosunda Valrhona'nın sırrı çikolatanın üretiminde kullanılan kakaosunda... Fildişi sahilleri, Madagaskar, Gana, Venezüella, Brezilya, Nijerya, Malezya, Endonezya ve Trinidad'daki tarlalarda yetiştirilen kakao çekirdekleri ile yapılan çikolatalarının kalitesinden ödün vermemek için üretimi yılda sadece 15 bin tonla sınırlamışlar. Çikolatalarda kullanılan kakao oranı ise yüzde 33'ten yüzde 85'e kadar yükseliyor. Ünlü şefleri yetiştiriyor 1922 yılından bu yana üretim yapan Valrhona, çikolataya getirdiği yeniliklerle çok yüksek kaliteli çikolatalara verilen 'Chocolate Grand Cru' nitelemesine öncülük etti. Çikolata camiasının 'haute couture'ü olarak bilinmesinin nedeni, dünyanın pek çok pastane, restoran ve otellerindeki şeflerin ilk tercihi olmasından kaynaklanıyor.  Bunun nedenlerinin başında, Valrhona'nın Lyon'daki fabrikasının yanında bir de okulu olması geliyor. Avrupa'nın en ünlü pastacıları bu okulda eğitim alıyor. Figen YANIK | Sabah Cumartesi kaynak:  

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Nokia ve Google işbirliği 19/02/2008 16:20 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Nokia ve Google işbirliği Nokia ve Google'ın, Google'ın popüler arama motorunu Nokia Search uygulaması ile entegre edecekleri bildirildi.Nokia'dan yapılan yazılı açıklamada, bu entegrasyonun, ilk etapta belli pazarlarda Nokia N96, Nokia N78, Nokia 6210 Navigator ve Nokia 6220 classic ile başlayacağı, zamanla ilave Nokia cihazlarıyla genişletileceği belirtildi.  Kullanıcıların, kendi cihazları üzerinden içerik arayabileceği ve yerel arama motorlarından yararlanabilecekleri kaydedilen açıklamada, 100'ü aşkın ülkede 42 dilde 40'dan fazla Nokia cihazı üzerinden erişilebilecek olan Nokia Search'e aktif bekleme ekranından tek bir tuşla doğrudan ulaşılabileceği ifade edildi.  Verilen bilgiye göre, Nokia ve Google arasındaki mevcut işbirliğine dayanan bu entegrasyon çalışması öncesinde Google arama motoru, Nokia internet tabletleri üzerinden erişilebilir hale gelmişti. kaynak:  
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
| | |