Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
|
PC pazarı yüzde 11 oranında büyüdü (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: PC pazarı yüzde 11 oranında büyüdü
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Çin malı otomobillere, Çin'de ilgi yok 01/10/2007 12:19 |
Kanaat Notu: 0   |
Çin malı otomobillere, Çin'de ilgi yokÇin'in başkenti Pekin'de düzenlenen araba fuarı büyük ilgi topladı. Çinliler, yabancı markalı lüks arabalara büyük ilgi gösterirken, Türkiye'de de satılacak Cherry marka Çin arabalarına pek fazla rağbet etmedi. Türkiye'de de satılacak Cherry marka Çin arabalarına Çin'de rağbet edilmedi.Pekin'de kısa süre önce beşincisi düzenlenen uluslararası araba fuarında ünlü araba markaların en son modelleri sergilendi. Açık hava fuarında Çinliler hem gezip hem eğlendi. Fuarda Çin'de son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmenin halka nasıl yansıdığı bir kez daha gözler önüne serildi. Çinli zenginler, özellikle Mercedes, Lexus, Jaguar, BMW markalı makam araçlarına büyük ilgi gösterirken, araçları sergileyen acenteler fuarda bu arabaları satarak milyonlarca dolar hâsılat elde etti. Fuarda Mercedes'in içinde lavabosu bulunan lüks karavan modeli de büyük ilgi gördü. Türkiye'de de satılacak Çin malı Cherry marka otomobiller ise fuarda pek fazla ilgi görmedi. Artık kaliteye yönelen Çinlilerin gözdesi yabancı marka lüks otomobiller oldu. Son yıllarda yabancı marka lüks arabaları 3 milyondan fazla aracın bulunduğu 15 milyon nüfuslu Pekin'de görmek mümkün oluyor. samanyoluhaber.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| İngilizce koy, fotokopisi Türkçe çıksın! 01/10/2007 12:23 |
Kanaat Notu: 0   |
İngilizce koy, fotokopisi Türkçe çıksın!
Ünlü Japon teknoloji şirketi Fuji Xerox bir dil devrimine imza atmaya hazırlanıyor.  Japon bilim adamları Xerox laboratuvarında kopyaladığı metinlerin çevirisini yapabilen bir fotokopi makinesi geliştirdi. Makinenin özel bir yazılım sayesinde belgedeki yazıları ve şekilleri ayırt edebildiğini belirten şirket yetkilileri, çevirinin şimdilik Japonca, Çince ve İngilizce yapılabildiğini söyledi. Buna göre fotokopisi çekilmek istenen bir Japonca doküman makineye yerleştirildiğinde, bunun kopyasını İngilizce olarak almak mümkün oluyor. Ancak şirket yetkilileri tam bir gizlilik içinde yürüttükleri proje ile ilgili sır vermiyor. Fotokopi süresinin ne kadar olduğu konusunda da bir açıklama yapılmadı. Sadece deneme üretimi yapılan makinenin adı, piyasaya ne zaman çıkacağı ve fiyatı belirlenmedi. Kaynak : samanyoluhaber.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| MSN kullanımında dünya üçüncüsüyüz. 01/10/2007 12:32 |
Kanaat Notu: 0   |
Bu rakamlara Microsoft Türkiye Başkanı da şaştıMSN kullanıcısının 21.5 milyon olduğu Türkiye'de sadece 7.5 milyon PC var. Rakamlar, Microsoft Türkiye Genel Müdürü Arıkan'ı şaşırttı.  Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye'deki bilgisayar sayısının MSN kullanıcılarının yaklaşık üçte biri olduğunu söyledi.. Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, Türkiye'de internet kafeler hariç 7.5 milyon bilgisayar bulunduğunu, fakat aktif MSN kullanıcısı sayısının 21.5 milyon adet olduğunu ifade etti. Arkan, "Bu da demek oluyor ki bir kullanıcının birden fazla, hatta ve hatta 3 tane MSN adresi var. Zaten Brezilya ve Amerika'dan sonra MSN kullanımında dünya üçüncüsüyüz. Bilgisayarı genellikle haberleşme alanlarında kullanıyoruz. Bilgi ve eğitim alanlarında kullanım dünya düzeylerinin altında. Microsoft Türkiye, Meksika ve Güney Kore, dünya çapında özel büyüme kategorisine alındı ve bu ülkelerin temsilcileri potansiyel ile performanslarını değerlendirmek için sonbaharda Paris'e çağırıldı" dedi. 600 MİLYON E-POSTATürkiye'nin bilişim sektöründe gelişmesi için daha çok yol olduğunun altını çizen Arkan, şöyle konuştu: "Fakat haberleşme alanlarına baktığımızda 16 milyon Hotmail abonesiyle dünya altıncısıyız. Günde ortalama 600 milyon e-posta gönderiliyor. 10 milyon MSN Space kullanıcısıyla ilk ondayız. Haziran ayında Türkiye MSN'de toplam 3.5 milyar adetlik konuşma penceresi açıldı. Kullanıcıların listelerindeki ortalama kişi sayısı 106. Bu sayıyla Türkiye, Avrupa'da İspanya'dan sonra ikinci sırada." Korsan yazılım kullanımının tamamen kültürel olduğuna değinen Arkan, bu alışkanlıkla mücadele için en önemli öncülüğün devletin bu konuya sahip çıkmasında ve entelektüel sermayenin değer kazanmasında gördüğünü vurguladı. Arkan, yapılan araştırmalar sonucunda Türkiye'de korsan yazılım kullanım oranının yüzde 65 seviyelerinde olduğunu, dünyada bu oranın yüzde 35, Ortadoğu Bölgesi'nde ise yüzde 57'de kaldığını ifade etti. 'YAZILIM % 120 BÜYÜR'Arkan, Türkiye'de korsan yazılım oranının yüzde 10 düşürüldüğü taktirde yazılım sektörünü yüzde 120 büyüyerek 5.3 milyar dolar büyüklüğe ulaşabileceğini, 36 bin kişiye istihdam yaratabileceğini ve Gayri safi milli hasılaya (GSMH) 1 milyar dolar katkı sağlayabileceğini ifade etti. Türkiye'de bilgisayar alınca insanların hayatlarının değişmediğini ifade eden Arkan, diğer ülkelerde kişilerin istedikleri bütün hizmetleri internet vasıtasıyla karşılayabildiğini belirtti. Arkan, "e-devlet hizmeti diğer ülkelerde insanların hayatlarını kolaylaştırıyor. Bürokrasiyi, kuyruklara girip fatura ödemeyi engelliyor" dedi. Kaynakhaber7.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Yapışmayan sakız icat edildi 01/10/2007 12:55 |
Kanaat Notu: 0   |
Yapışmayan sakız icat edildi İngiltere sokaklarında adım başı yere atılmış onlarca sakızın yarattığı çirkin görüntü belki de son bulacak. Yeni icat İngiliz çöpçüleri sevindirecek. Zira İngiliz bilimadamları yapışmayan sakızı icat etti.  Temiz Sakız adı verilen sakızlar, York kentinde yapılan Bilim Festivali'nde tanıtıldı. Sakızlar, caddeleri temizleyen görevlilerin, okul hademelerinin baş belası dünyanın dört bir yanında. Sakızların kaldırımlardan, merdivenlerden, otobüs koltuklarından çıkarılması için her yıl milyonlarca dolar harcanıyor. İngiltere'de her yıl bu işlem için harcanan para 150 milyon sterlin civarında. Ancak şimdi, Bristol Üniversitesi'nden bilimadamları, bu işe bir çözüm bulduklarını söylüyor. Çözüm, sakıza eklenen polimer adlı bir kimyasal madde. Bu madde, sakızın herhangi bir şeye yapışmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. "Yapıştığı halde ise, polimerin suyla barışık özelliğinden ötürü, kolayca temizlenmesi mümkün." diyor bilimadamları. Yapışmaz sakız, bir dizi çiğnenebilirlik ve yapışabilirlik testlerinden geçmiş durumda. Profesör Terrence Cosgove, testlerin sonuçlarını anlatırken "Bu ürünü ilk geliştirdiğimizde, tabii ki hemen ağzımıza atmak istemedik. Bir sakız çiğneme testinin yapıldığı alet aldık. Tabii bu deneme, gerçekten çiğnemenin bire bir yerini tutacak birşey değil. Ama sakızı saça, ayakkabılara yapıştırmaya çalışma gibi deneyler de yaptık. Pamuklu giysilerin üzerine koyup, çamaşır makinesine attık. Çıktı. Tahta üzerinde denedik, kağıt üzerinde denedik... Her bir yüzey de birbirinden farklı. Ve bazı yüzeylerde yapışma hiç söz konusu olmadı." dedi. Yapışmaz sakızın piyasaya sunulabilmesi için önce Avrupa Gıda Güvenliği düzenlemelerinden geçmesi gerekiyor. Bunun yıl sonuna kadar gerçekleşmesi umuluyor. Yapışmaz sakız hakkında başlıca sakız firmalarıyla da görüşmeler yapıldığı ve firmaların bu yeni ürüne ilgi gösterdikleri belirtiliyor. kaynak: bbc.co.uk/turkish/

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| İnternet reklamcılıkta lider olacak 01/10/2007 13:03 |
Kanaat Notu: 0   |
İnternet reklamcılıkta lider olacakStanford Üniversitesi doktora öğrencileri Larry Page ve Sergey Brin'in adını 10 yıl önce tescil ettiği Google, 10 yıl gibi kısa sayılabilecek bir sürede internetin efendisi konumuna geldi. Google'dan uzmanlara göre internet reklamcılığı sektöründe lider hale gelecek.. Görev tanımı "dünyanın bilgisini organize ederek, onu faydalı ve erişilebilir kılmak" olan Google, yüzde 89 pazar payına sahip olduğu Türkiye'de yaptığı yatırımlar, kurduğu ortaklıklarla da dikkat çekiyor. Yatırım yaptığı ülkelerde kendini mutlaka o ülkenin yerel şartlarına uyarlayan, "global yerel oyuncu" Google'ın Türkiye Pazarlama Direktörü Mustafa İçil, şirketinin Türkiye'ye bakışını şöyle anlattı: Yerel oyuncu olacağız "Google servisleri buranın kültürüne, Türkiye'nin ihtiyaçlarına, kullanım trendlerine göre adapte edebilmek, lokal içerik oluşturabilmek lazım. Bunu için de iş ortaklarıyla buna benzer projeleri hayata geçirebilmek en büyük hedeflerimizden. Başarı hikayelerini zamanı geldikçe paylaşacağız." İçil, internet reklamcılığı üzerinde durduklarını belirterek şunları anlattı: "Şu anda Türkiye'de nüfusun yüzde 22'si internette dolşıyor ama toplam 4.5 milyar dolarlık reklam pastasının sadece yüzde 1'i internet reklamcılığında kullanılıyor. Burada çok büyük bir potansiyel yatıyor. Birçok araştırma firması diyor ki internet reklamcılığı 5 yıl içinde diğer tüm reklam mecralarına yetişiyor olacak. Bunu ben de çok net olarak görebiliyorum." Türkiye'nin Google için öncelikli ülkeler arasında olduğunu belirten İçil, Türk bilgisayar kullanıcılarının yeni internet teknolojilerini özümseme konusunda dünyada ön sıralarda olduğunu kaydederek şöyle devam etti: "Türkiye'de 7.5 milyon bilgisayar, 16.5 milyon internet kullanıcısı var. Bu kişiler ya 15 bin internet kafeden birine gidiyor ya da başkasının bilgisayarını paylaşıp internete bir şekilde erişiyor. Buna rağmen Google'ın teknolojilerini kullanma açısından Türkiye dünyada üst sıralarda. Video paylaşım ve izleme konusunda ile arama sayıları çok yüksek. Bu yüzden Türkiye, Google için öncelikli ülkeler arasında." kaynak :haber3.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Ekmeğini e-ticaretten çıkaran Türkler 01/10/2007 20:38 |
Kanaat Notu: 0   |
Ekmeğini e-ticaretten çıkaran Türklerİnternet 1990'ların ortalarından itibaren Türkiye'de evlere ve ofislere girmeye başladı. Önceleri sadece uzmanların kullandığı ayrıcalıklı bir iletişim hizmetiydi. Zamanla her iş için kullanılan vazgeçilmez bir iletişim aracı haline geldi. Sanal alemin Türk zenginleri, mucizelerle dolu başarı öykülerini SABAH'a anlattılar. İnternet kullanıcılarının sayısı 16 milyona ulaştı. İnternet yaygınlaştıkça, internet üzerinden yapılan ticaret de büyüdü. Türkiye'de e-ticaret üzerinden dönen paranın bugün artık yılda 300 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. İnternet büyüdükçe, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kendi zenginlerini de yarattı. Parlak fikirlerin peşinden koşan genç girişimciler göz açıp kapayıncaya kadar dolar milyonerleri oldu. Elektronik pazarda kendini kanıtlamış başarılı Türk girişimcilere ait web siteleri arasında; sanal açık artırma sitesi gittigidiyor.com, Türkiye'nin ilk "şirketten şirkete ticaret" sitesi turkticaret.net, yemek sipariş sitesi yemeksepeti.com, Türkiye'nin ilk Türkçe portalı mynet.com, sanal elektronik mağazası estore.com.tr, bebekli ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan e-bebek.com ve otomobilden "kardan adama" kadar her türlü ürünün satın alınabildiği sahibinden.com bulunuyor. SABAH, işte onları, yani Türkiye'nin genç internet zenginlerini buldu, başarı öykülerini dinledi... Yemeksepeti.comBin 800 restoranla çalışan ve 260 bin üyesi olan yemeksepeti.com, 6 milyonuncu siparişe koşuyor. 3 arkadaş 24 saat boyunca yemek servisi yapıyor. YEMEK SİPARİŞLERİ 6 MİLYONA KOŞUYORNevzat Aydın, üniversiteyi Boğaziçi'nde okuduktan sonra gittiği Amerika'dan aklında yeni bir iş fikriyle döndü. Döner dönmez yaptığı ilk iş Boğaziçi Üniversitesi'nden arkadaşı Melih Ödemiş'e bu fikri açmak oldu. İki arkadaş yanlarına çocukluk arkadaşları Cem Nufusi'yi aldı ve "yemeksepeti.com" adlı bir internet sitesi kurma konusunda çalışmaya başladı. İşin teknik kısmı sorunsuz yürürken, restoranları sepete dahil etme konusunda sıkıntı yaşandı. Amerika'daki modeli uygulamak için harekete geçildive ve ilk aşamada 15 restoran hedef seçildi. Herkes üç restorana gitti ancak sonuç hüsran oldu.. 15 restorandan hiçbiri internetten satışa inanmadığı için bu işe para yatıramayacaklarını söyledi. Kısaca restoranlar "aç karnına internet olmaz" dediler. Akşam, Boğaziçi Üniversitesi'nin kantininde buluşan üç arkadaş, farklı bir model uygulamaya karar verir bu kez. Alışveriş başına küçük bir komisyonla işi yapabileceklerini düşünürler. Bu şekilde restoranlara para kazandırdıkça restoranlar bu işe girmeye başlar. 2000'lerde interneti Banu Alkan'lı reklamlarla tanımaya başlayan restoranlar, birbiri ardına yemeksepeti'nin menüsüne girmeye başlar. Nevzat Aydın, "Bize 'Bu olmaz bununla uğraşmayın' diyen restoran sahipleri 18 aylık uğraştan sonra bizi aramaya başladı. Siparişler artmaya başladı. Bugün günlük 21 bin kişiyi doyuran bir sepet haline geldik" şeklinde gelinen noktayı özetliyor. GECE SİPARİŞLERİ ARTTIÇalışanlardan öğlen saatlerinde sipariş alırken, son dönemde evlerden internet bağlantısının artmasıyla siparişlerin artmaya başladığını söyleyen Aydın, "Öğlen siparişlerinin 1.5 katı siparişi gece almaya başladık" diyor. Şu anda Türkiye'nin beş büyük kentinde bin 800 üye restoranla hizmet veren yemeksepeti.com, yedi yıl içerisinde 260 bin kayıtlı üyeye ulaştı. Geçen yılın sonunda 4 milyonuncu siparişini alan yemeksepeti. com, 2007 yılı sonuna kadar 6 milyonuncu siparişe ulaşmayı hedefliyor. Sipariş verilen yemeğin ücreti, restoranın kabul ettiği şekilde kapıda nakit, kredi kartı veya yemek çeki ile ödenebiliyor. kaynak: haber7.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Televizyon koltuğunu internete kaptırıyor 01/10/2007 21:03 |
Kanaat Notu: 0   |
Televizyon koltuğunu internete kaptırıyorDünyaca ünlü bilgisayara firması IBM'in internet kullanıcıları arasında gerçekleştirdiği "tüketici dijital medya ve eğlence davranışları" anketi, televizyon eskisi kadar rağbet görmezken internet kullanımının her geçen gün arttığını gösterdi.  IBM'in yaptığı ankete göre, araştırmaya katılanların yüzde19'u altı saat ya da daha fazla bir süreyi internet kullanarak geçiriyorlar. Yine katılanların sadece yüzde 9'u benzer sürelerde TV izlerken, yüzde 66, 1 ila 4 saat arası TV karşısında vakit geçiriyor. Buna karşın aynı sürelerde internet kullananlar ise yüzde 60. Tüm dünyadan yaklaşık 2 bin 500 kişinin katıldığı anketteki diğer bazı sonuçlar ise şöyle; - Katılımcıların yüzde 81'i yayınları kişisel bilgisayarlarından izliyor ya da izlemek istiyor. - Yüzde 42'si mobil cihazlardan videoları izliyor ya da izlemek istiyor. - Yüzde 23 iTunes ve benzeri müzik servislerini kullanıyor - Yüzde 18 online gazete aboneliğine sahip. Amerika, dijital video kayıt cihazı (DVR) pazarının çok büyük bir kısmını elinde bulunduruyor. Buna bağlı olarak TV izleyicilerinin yüzde 24'ü izledikleri programların yarısını canlı yayından değil, daha önceden yaptıkları kayıtlardan izliyorlar. Böylece TV izleyenlerin yüzde 33'ü DVR satın aldıktan sonra daha fazla TV izlediklerini de açıklıyorlar. Avrupa'da da DVR kullanımına bağlı olarak benzer sonuçlar açıklanıyor. IBM Medya ve Eğlence Strateji ve Değişim Uygulamaları Başkanı Saul Berman, İnternet'in TV izlemenin yerini almaya başladığını, bunun her ne kadar televizyon programlarının artık anlamsız olduğunu göstermese de TV'nin sonuna işaret ettiğini belirtti. TV'lerin yerini alan internette en çok vakit geçirilen sayfalar ise daha çok YouTube, MySpace, Facebook gibi sosyal iletişim ve oyun sitelerinden oluşuyor. kaynak: haber7.com Yorum: Aslında bu haber olmanın dışında değişen tüketici davranışlarının da bir göstergesi. Bu neyi mi etkiler diye sorasanız kısaca ilk başta reklam sektörü daha sonra ise diğer pazarlam ile ilgili bileşenleri etkiler. Artık ürünlerin promosyonundan, tüketici ile iglgili yapılan analizlere ... kısaca pazarlama devriminin artık internet tabanlı pazarlama boyutuna gireceğini göstermektedir. Yani internet tüketici için hem araç hemde amaç olmuştur. bu da tüketiciye ulaşmada internet tüketicilerin vazgeçilmezi olacağını ileriki günlerde artan miktarda göreceğiz. ve pazarlamanın internet ile nasıl değiştiğini de....

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Nokia Dijital Harita İşine Giriyor 02/10/2007 00:14 |
Kanaat Notu: 0   |
Nokia Dijital Harita İşine GiriyorDünyanın En Büyük Cep Telefonu Üreticisi Olan Nokia, ABD'li Navigasyon (Dijital Harita) Üreticisi Navteq Corp'u 8.1 Milyar Dolara Satın Alıyor.  Dünyanın en büyük cep telefonu üreticisi olan Nokia, ABD'li navigasyon (Dijital harita) üreticisi Navteq Corp'u 8.1 milyar dolara satın alıyor. Wall Street Journal'da yer alan kulis haberini doğrulayan Nokia'nın CEO'su Olli-Pekka Kallasvuo, yerel bazlı hizmetlerin Nokia'nın internet hizmetleri stratejisinin önemli bir yapıtaşı olduğunu ve Navteq'in satın alınmasının da Nokia'nın bu alandaki en büyük firma olma yolundaki adımlarını sağlamlaştıracağını belirtti. Nokia, anlaşma kapsamında her bir Navteq hissesi için 78 dolar peşin para ödeyecek. Şikago'da kurulu Navteq, 22 yıllık bir firma. 1985 yılında kurulan ve dijital harita sektöründe hizmet veren firmada 3 bin kişi çalışıyor. 30 ülkede 168 ofis ile faaliyet gösteriyor. kaynak: haberler.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Altınyıldız markalarına eski genel müdür talip 02/10/2007 00:14 |
Kanaat Notu: 0   |
Altınyıldız markalarına eski genel müdür talipAltınyıldız'ın 14 yıl genel müdürlüğünü yaptıktan sonra geçtiğimiz mart ayında ayrılan Mehmet Hotiç, şimdi yatırım fonu Turkven ile birlikte grubun satışa çıkardığı Network, Fabrika ve Que markalarına talip oldu..  Boyner Holding Murahhas Azası Cem Boyner'in geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamayla Network ve Fabrika'yı satışa çıkarmasına ilişkin açıklaması perakendeye ilgi duyan fonları ve şirketleri hareketlendirdi. Son dönemde önemli atılımlar yapan fonlardan Turkven, Altınyıldız'ın eski genel müdürü Mehmet Hotiç'le birlikte Network, Fabrika ve Que'ye talip oldu. Turkven kurucu ortaklarından Evren Ünver ile Mehmet Hotiç, bu kararlarını ekonomi basınıyla yaptıkları sohbette duyurdu. Üç ay önce Turkven ile birlikte hareket etme kararı aldıklarını belirten Mehmet Hotiç, "Perakende sektörüne birlikte yatırım yapmak istiyoruz, bundan sonra karşımıza çıkan fırsatları değerlendireceğiz" dedi. 400 milyon dolarlık büyüklüğe sahip fonun aynı zamanda direktörü olan Evren Ünver her yıl 4 yatırım yapmayı planladıklarını bildirdi. "Network ve Fabrika gerçekleşirse bu ne ala yoksa değişik markalar da olabilir" diyen Mehmet Hotiç, "Markalı hazır giyim sektörüne yatırım yapmak istiyoruz. Bunlar ayakkabı, aksesuvar, erkek ve kadın giyim olabilir. Özellikle ayakkabı sektörüne yabancılar da geliyor. Sektör iyi ama ben Hotiç'i pazarlamak için burada değilim. Ayakkabı sektörü hızla büyüyor. Hotiç de potansiyel. Onun üzerinde de konuşuyoruz" açıklamasını yaptı. Hotiç ve Turkven Türkiye'deki hazır giyim markalarını incelemeye devam ettiklerini belirtti. 14 yıldır Altınyıldız'da genel müdürlük yapan Hotiç, Fabrika ve Network'ü almaları durumunda Cem Boyner'in tepkisinin ne olacağı konusunda da şunları söyledi: "Projeler benimle gerçekleşti. Ama Cem Bey'in tepkisi nötr olur diye düşünüyorum. Bu teklifi bir fonun yaptığı teklif gibi karşılarlar. Bunu iş olarak görmek lazım." kaynak: sabah.com.tr

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| İşte yeni Turkcell tarifeleri... 02/10/2007 05:41 |
Kanaat Notu: 0   |
İşte yeni Turkcell tarifeleri...Turkcell yeni tarifelerini açıkladı, 2 Ekim'e kadar 'tarife seçin' uyarısı yaptı.  Turkcell'den yapılan yazılı açıklamada, 33,8 milyon aboneye sahip Turkcell'in tarifelerini 5 temel kategoride belirlediği, yeni uygulamada abonelerin tarifelerde belirlenen ücretler dışında herhangi bir ek ödeme yapmayacağı kaydedildi. Açıklamaya göre, Turkcell'in yeni tarifeleriyle ilgili teklifleri şöyle: ''BizBize canımın 3ü: Hazır kartlılar, seçtikleri 3 Turkcell'liyle 25 kontöre 1 hafta boyunca 1 saat konuşuyor. Faturalı hat kullananlar, seçtikleri 3 Turkcell'li ile ayda KDV dahil 12 YTL'ye tam 300 dakika konuşuyor. BizBize hepimiz: Hazır kartlılar, tüm Turkcell'lilerle 50 kontöre 1 hafta boyunca 1 saat konuşuyor. Faturalı hat kullananlar, aldıkları alo paket ile Turkcell'li ve sabit hatla dakikası en fazla 15 YKr'ye konuşuyor. Herkesle tek fiyattan konuşturan BirFiyat: Hazır kartlılar, tek seferde 250 ve üstü kontör yüklediklerinde tüm Turkcell'lilerle ev/iş numaraları ve diğer operatörlerle dakikası 2 kontöre konuşuyor. 250 ve üstü kontör yüklemediklerinde ise dakikası 5 kontöre konuşuyorlar. Faturalı hat kullananlar, ayda 5 YTL'ye tüm Turkcell'liler ev/iş numaraları ve diğer operatörlerle dakikası 30,5 YKr'ye konuşuyor. Öğrenciler için BizBize kampüs: Hazır kartlılar, tüm kampüslülerle ilk 10 dakikası 1 kontöre, faturalı hat kullananlar ise ilk 10 dakikası 9,9 YKr'ye konuşuyor. Kamu çalışanı ve emeklileri için BizBize kamu: Hazır kartlılar, tüm Bizbize kamulularla dakikası 1 kontöre, faturalı hat kullananlar ayda KDV dahil 12 YTL'ye tüm Bizbize kamulularla 200 dakika konuşuyor.'' Açıklamada, bu tarifelerden hiçbirini seçmek istemeyenlerin ise BizBize tarifesinden faydalanabileceği, Turkcell'in yeni tarifeleri 2 Ekim 2007'de başlayacak reklam kampanyasıyla birlikte hayata geçireceği bildirildi. kaynak: samanyoluhaber.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Ucuz maliyetli otomobiller geliyor 02/10/2007 05:46 |
Kanaat Notu: 0   |
Ucuz maliyetli otomobiller geliyor Otomobil dünyasında model geliştirme rekabeti farklı alanlarda devam ediyor... Önümüzdeki dönemlerin en büyük rekabeti daha farklı bir alanda gerçekleşecek.Örneğin süper güçlü, hızlı spor modeller üretmek ya da son yıllarda küresel ısınma ile öne çıkan çevrecilik akımına uygun teknolojiler geliştirilmesi bunlar arasında. Her ne kadar birbirine zıt gibi görünse de dünya üzerinde taleplerin farklı yönlerden gelmesi üreticileri her kesime uygun cevap vermeye itiyor. Ancak önümüzdeki dönemlerin en büyük rekabeti daha farklı bir alanda gerçekleşecek. Bütün dünyayı otomobillendirme projeleri bazı markaların kurtuluş reçetesi olacak. Düşük maliyetli modeller yollarda daha fazla marka altında yer alacak. Yaklaşık bir asırlık geçmişi olan otomobil üreticilerinin, ucuz maliyetli otomobil projelerine yönlenmesinde Çin, Hindistan gibi ülkelerin son birkaç yılda otomotivde hızla büyüme hedefleri önemli bir rol oynuyor. İster bu tür bir rekabet unsuru olarak isterse hızla büyüyen dünya nüfusunun otomobile olan 'açlığı'nı karşılama ihtiyacı olsun sonuçta otomobil kavram olarak daha da ucuzluyor, dolayısıyla daha fazla insan tarafından alınabilecek fiyat aralığına iniyor. Bugün bazıları başta Ford, Volkswagen, Toyota, General Motors gibi dev üreticiler olmak üzere birçok üreticinin ucuz maliyetli otomobil geliştirme planları bir bir gün yüzüne çıkıyor. Bu alandaki son açıklamayı Volkswagen yaptı. Geçtiğimiz günlerde Frankfurt Otomobil Fuarı'nda sergilenen Up konsept otomobilini 2010 ya da 2011 yılında ucuz maliyetli Volkswagen olarak yollarda görebileceğiz. Halk otomobili anlamına gelen Volkswagen ismi de böylece yeniden kendi anlamına kavuşmuş olacak. VW yöneticileri Up konseptiyle tekrar 'halka inmeyi' hedefliyor. Çünkü bu otomobilin Doğu Avrupa'da 6 bin Euro (yaklaşık 10 bin YTL) fiyatla yola çıkması bekleniyor. VW'nin Fox modelinden 35 cm kısa, Smart'tan 1 metre daha uzun ebatlara sahip olacak Up modeli dört kişilik bir otomobil olacak ve 55 beygir gücünde benzinli, 70 beygir gücünde dizel ekonomik motorlarla yola çıkacak. Özellikle Amerika'da son yıllarda pazar kaybeden Ford Motor Company, geçen yıl açıkladığı ucuz maliyetli otomobil projesi üzerinde çalışmaya devam ediyor; soya bitkisinden yararlanarak fiberkarbon otomobil üretip diğer modellerine göre daha az maliyetli olarak yollara çırakacak Ford, bu hafif araçla, ABD'nin yanı sıra gelişmekte olan ülke pazarlarını hedefliyor. Bu otomobil hafifliği nedeniyle çevreci yönüyle de öne çıkacak. Tabii Ford bir yandan da çevreyi düşünen diğer otomobil projeleri konusunda tam gaz ilerliyor; 2010'dan itibaren yılda 250 bin hibrid aracı yola çıkarma hedefi korunuyor. Son 2 yıl içinde GM'i geride bırakarak dünyanın en fazla otomobil üreten markası haline gelen Toyota, ucuz maliyetli otomobil projesi üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. Kalite konusunda tavizi olmayan Japonların ucuz maliyetli otomobil konusunda da 'malzemeden çalmadan' Hindistan, Çin gibi ülkelerde yapılacak üretimle bu açığı kapatması mümkün gibi görünüyor. İtalyan Fiat'ın Fransız Renault'nun Dacia Logan'la başlattığı ucuz otomobil yarışına Avrupa'da bir süredir cevap verme çabası sürüyor. Türkiye'de üretilen Albea'nın düşük maliyetli hale getirilmesi küçük çapta bir çalışma. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde 5-6 bin dolara satın alınabilecek bir model için Fiat kolları çoktan sıvamış durumda. Kimbilir belki Çinli üretici Chery ile yapılan anlaşma gelecekte ucuz otomobil olarak gerçek bulur. Örneğin Renault da kısa bir süre önce Hintli Mahindra ile ucuz otomobil konusunda ortaklığa imza attı. Bünyelerinde birçok marka barındıran General Motors ve Chrysler gibi üreticiler ise ucuz maliyetli otomobiller üretme yarışında Çinli ortaklarla büyüme stratejisi güdüyor. Henüz gerçekten ucuz maliyetli olarak üretilmiş modeller olmasa da Türkiye pazarında Rus Lada, İranlı Samand, Hintli Tata ve Mahindra, Çinli Chery, Güney Koreli Ssangyong gibi markaların otomobil fiyat rekabetini etkilemesi kaçınılmaz görünüyor. MEMDUH TAŞLICALI - ZAMANkaynak: samanyoluhaber.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| 350 bin oyuncak daha toplatılıyor... 02/10/2007 05:53 |
Kanaat Notu: 0   |
350 bin oyuncak daha toplatılıyor Amerikan Target dağıtım şirketinin, aşırı miktarda kurşun içerdiği gerekçesiyle Çin yapımı 350 bin oyuncağın daha toplatılması kararını aldığı bildirildi.  Amerikan Tüketici Güvenliği Komisyonu'ndan yapılan açıklamada, bahçıvanlık araç gereçleri ''Happy Giddy Gardening Tools'' ve ''Sunny Patch'' sandalyelerinin boyasının aşırı miktarda kurşun içerdiği gerekçesiyle geri çağrıldığı belirtildi. Söz konusu oyuncakların Target mağazalarından Ağustos 2006-Ağustos 2007 tarihleri arasında 3-10 dolara satıldığı belirtilirken, Target'ın ithal ettiği bu oyuncakların Tayvan grubu Starite International için Çin'de üretildiği kaydedildi. Açıklamada, oyuncaklar nedeniyle ölüm vakasına rastlanmadığı ifade edildi. Aşırı miktarda kurşun içerdiği gerekçesiyle Çin yapımı kimi oyuncakların toplatılmasının ardından Amerikalı yetkililer, son olarak 2 çocuğun ölmesine yol açan Çin yapımı portatif beşiklerin geri çağrıldığını açıklamışlardı. kaynak: haber7.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Sony'den 3 mm kalınlığında tv 02/10/2007 06:00 |
Kanaat Notu: 0   |
Sony'den 3 mm kalınlığında tv Japon elektronik devi Sony, organik ışık yayan diyot (OLED) teknolojisi kullanarak geliştirdiği ultra ince televizyonu Aralık'ta piyasaya çıkarıyor. haberin devamı için haber7.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 471
|
| Microsoftun gözü Facebook'ta 02/10/2007 06:14 |
Kanaat Notu: 0   |
Microsoft’un gözü Facebook’taHarvard'dan atılan 19 yaşındaki bir öğrencinin kurduğu internet sitesi Facebook'un değeri, Microsoft'un sitenin yüzde 5'ini 300 ila 500 milyon dolara alma teklifiyle yaklaşık 13 milyar YTL'ye çıkacak. Wall Street Journal gazetesi, bilgisayar devi Microsoft şirketinin, siteye yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Gazete şirketin, Facebook’un yüzde 5 hissesi karşılığı 300 ila 500 milyon dolar arasında bir meblağ ödemeye hazır olduğunu yazdı. Harvard'dan atılan 19 yaşındaki bir öğrencinin kurduğu internet sitesi Facebook'un değeri 13 milyar YTL'ye çıkacak.Facebook, 2004 yılında ABD’nin Harvard Üniversitesi’nde öğrenci olan 19 yaşındaki Mark Zuckerberg tarafından oluşturulan bir internet sitesiydi. Facebook’un önceleri üyeliği Harvard öğrencileriyle sınırlıydı. Fakat kısa süre içinde önce Boston bölgesindeki diğer üniversitelere, sonra da ülke çapındaki okullara yayıldı. 11 Eylül 2006’dan itibaren, herhangi bir elektronik posta adresi olan herkesin kullanabildiği Facebook, dünyanın en çok kullanılan internet sitelerinden birine dönüştü. Sonunda sitenin başarısı dev şirketlerin de dikkatini çekti. Wall Street Journal gazetesi, bilgisayar devi Microsoft şirketinin, siteye yatırım yapmayı planladığını duyurdu. Gazete şirketin, Facebook’un yüzde 5 hissesi karşılığı 300 ila 500 milyon dolar arasında bir meblağ ödemeye hazır olduğunu yazdı. Bu durumda Facebook’un değerinin 10 milyar doları bulması mümkün. Facebook ise haber hakkında yorum yapmaktan kaçındı. Halen 42 milyon aktif kullanıcısı olan Facebook, MySpace’den sonra dünyada sosyalleşme amaçlı olarak en çok kullanılan ikinci internet sitesi. İngiltere’de ise bugün açıklanan rakamlara göre yaklaşık 6 buçuk milyon kullanıcıyla MySpace’i geride bırakarak, bu klasmanda ilk sıraya yükselmiş durumda. Kurucusu Mark Zuckerberg, daha önce Facebook’un bağımsız bir site olarak kalmasından yana olduğunu söylemişti. Zuckerberg geçen yıl Yahoo’nun 1 milyar dolarlık teklifini de reddetmişti. Son gelişmeler sonrasıysa Microsoft’tan sonra Google’ın da Facebook’un hisselerine talip olabileceği belirtiliyor. Microsoft ve Google iki yıl önce de Time Warner’e ait AOL şirketinin yüzde 5 hissesini almak için rekabete girişmiş, 1 milyar dolar ödeyen Google hisselere sahip olmuştu. kaynak : samanyoluhaber.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
|
|
|