|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Anzer balı, kilosu 450 YTL\'den yok sattı (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Anzer balı, kilosu 450 YTL\'den yok sattı
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Çalışanları şirketlerini böyle ihya ediyor 10/12/2007 23:48 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Çalışanları şirketlerini böyle ihya ediyor Bazen bir CEO' ya da üst düzey yöneticisinin aklına gelmeyen bir fikir, şirketin mavi yakalı bir çalışanından çıkabiliyor. Sadece Tofaş, bu fikirler sayesinde şimdiye kadar 67 milyon Euro tasarruf sağladı. ŞİRKETLERİ KURTARAN FİKİRLER Tasarruf... Son günlerde en çok telaffuz ettiğimiz kelimelerden biri. Mazbut bir ev hanımından dev bir şirketin CEO'suna kadar her kesimin gündeminde. Evlerde yapılacak tasarruf şekilleri belli: Suyu az kullan, elektrik sarfiyatını azalt. Oysa bir şirket çok daha kompleks bir yapı oluşturuyor. Dolayısıyla tasarruf sağlayabilmeleri için pek çok alternatifleri var. Özellikle de üretim odaklı firmalarda... Ancak bu alternatifleri bulmak her zaman kolay olmuyor. CEO'lar ve üst düzey yöneticiler onca işlerinin arasında tasarruf konusuna da kafa yorarken, bir anda şirket çalışanlarından harika fikirler çıkabiliyor. Bir mavi yakalının sunduğu ve şirketin hayata geçirdiği öneri, yıl sonu rakamları açıklandığında bir bakılıyor ki firmaya milyonlarca dolar kazandırmış... Bu tarz örneklere son yıllarda. sık rastlar olduk. Artık şirketler çalışanların önerilerini değerlendirebilmek için takımlar oluşturuyor, sistemler geliştiriyor ve çalışanlarını da fikirlerinden dolayı ödüllendiriyor... TOFAŞ 67 MİLYON EÜRO'LUK TASARRUF  Türkiye'nin en büyük otomotiv şirketlerinden olan Tofaş, 30 yıldır çalışanlarının önerilerine kulak veriyor. Şirket, çalışanlarının sunduğu fikirler sayesinde şimdiye kadar 67 milyon Euro tasarruf sağladı. Geçen yıl 23 bin öneri ile 4.5 milyon Euro tasarrufa geçen şirketin 2007 hedefi ise en az 5 milyon Euro. Tofaş İnsan Kaynakları Direktörü Burhan Çakır, çalışanların öneri sistemine katılımının yüzde &6 olduğunu, mavi yakalıların katılımının ise yüzde 95'e kadar çıktığını söylüyor. Beyaz yakalılardan daha fazla öneri almak için çalışmalar başlattıklarını kaydeden Çakır, 2007'nin 10 ayında 36 bini aşkın öneri geldiğini ve yüzde 68'inin devreye alındığını belirtiyor. Zaman kazancı açısından Tofaş'ın elde ettiği en büyük başarılardan biri, Doblo'nun üretim süresinin üç yılda yüzde 30 azaltılması oldu. Şirketin mavi yakalı çalışanlarından Sami Şahin'in sunduğu öneri ise şirkete 450 milyon Euro kazandırdı. Milli Prodüktivite Merkezi tarafından 2OO6'da 'Yılın İşçisi' seçilen ve emekliye ayrılan Şahin, önerisini şöyle anlatıyor: "Pres Üretim Müdürlüğü'nde araçlarda kullanılan büyük sac parçalarını üretiyorduk. Kesim sırasında hurdaya ayrılan sac miktarı fazlaydı. Doblo modelimizin ön kapı üretiminde kullanılan malzemeler ise kesim tesisinde işlem görüp elde makasla kesiliyordu. Malzemenin farklı bir ölçüde açılı olarak otomatik kesim hattında kesilmesini ve makas kesimi yapılmadan kalıpta şekillendirilmesini önerdim. Böylece araç başına 450 Euro'luk kazanım elde edildi." Tofaş, önerileri sağlayacağı yarara ve getirişine göre puanlandırıyor. Bu puanlar da bir yıl boyunca birikerek yıl sonunda hediye çeklerine dönüştürülüyor. DİZAYN GRUP ÜRETİM HIZINI YÜZDE 55 ARTIRDI 1987'den bu yana faaliyet gösteren Dizayn Grup, çalışanlarıyla birlikte gün geçtikçe büyüyen şirketler arasında. 100 e yakın mavi yakalı ve 40 beyaz yakalı çalışanı bulunan Dizayn Grup, 20 yıl önce hayata geçirdiği öneri sistemi sayesinde son iki yılda 10 milyon YTL'lik tasarruf sağladı. Şirketin pazarlama koordinatörü Savaş Ekmen, 64 patente sahip olduklarını hatırlatarak "Bu da, çalışanlarımızın yenilikçi fikirleri sayesinde gerçekleşti" diyor. Çalışanların önerileriyle kat kaloriferinde kullanılan borularda iyileştirme yaptıklarını belirtiyor. Daha önce 2.5 gün süren tesisat yapımının bu ürün sayesinde bir güne düştüğünü sözlerine ekliyor. Ekmen, borularda yapılan bir diğer iyileştirmeden de bahsediyor.- "Ürünün ikinci bir özelliği ise sisteme oksijen girişinin engelleyerek paslanmanın önüne geçmesi. Böylelikle ürünün ömrünü dört kat artırdık." Dizayn Grup, çalışanların önerileriyle üretim hızını yüzde 55 artırdı, hammadde kullanımını ise yüzde 15 azalttı. Şirket, altı yıldır da çalışanların geliştir dikleri projeleri ödüllendiriyor. Dizayn Grup'un yılda iki kez verdiği 'Proje Ödülü', çalışanın geliştirdiği projenin şirkete katkısına göre 1 ile 12 maaş arasında ödüllendiriliyor. FORD OTOSAN KATILIM GİDEREK ARTIYOR Ford Otosan, yeni fikirleri ortaya çıkarmak için hat seviyesinde çalışma grubu iyileştirmeleri, yalın üretim sistemi, Kaizen ve 6 Sigma metodolojilerini uyguluyor. 90'ların başında şirketin İstanbul fabrikasında uygulamaya başladığı 'çalışan öneri sistemi' ise başlangıçta sadece yüzde 20 katılım gerçekleşmişti. Ford Otosan 6 Sigma Yöneticisi Ali Doğruyol, bugün bu rakamın yüzde 80'e ulaştığını söylüyor. "İyileştirme sistemimizde ayda yaklaşık bin 300 öneri gözden geçiriliyor" diyen Doğruyol, önerilerin yıllık kazancı 10 bin Euro ve üzeri olduğu takdirde iyileştirmenin 'parasal iyileştirme'kapsamında değerlendirildiğini belirtiyor. Ürün ve süreç dizaynından, detaylı analiz ve geliştirme çalışmalarına kadar birçok farklı alanda kullanılan 6 Sigma yöntemi ile altı yılda 90 milyon dolar kazanç sağla dıklarını kaydeden Doğruyol, hayata geçirdikleri önerilerden bir örnek veriyor.- "Kaynak hatlarında kullanılan ve büyük varillerde saklanan macunların varilin dibinde kalarak kullanılmadan atıldığı tespit edildi. Çözüm önerisi de macun paketlerinin merdaneyle sıkılmasını ve pakete bulaşmış macunların yüzde 80 oranında temizlenerek kullanılmasını sağladı. Bu öneriyle yaklaşık 43 bin Euro'luk kazanç sağladık." BOSCH YÜZDE 74 KATILIM İnovasyonu kurum kültürünün bir parçası haline getiren Bosch. 1995'ten bu yana uyguladığı İyileştirme Önerileri Sistemi ile milyonlarca Euro tasarruf sağladı. Bosch Genel Müdürü Hermann Butz, sistemin tüm çalışanlara açık olduğunu belirterek, "Sistemde özellikle takım çalışmaları destekleniyor. Her bir öneri için çalışanlar puan alıyor. Takım olarak verilen öneriler daha fazla puan topluyor. Çalışanlar yıl boyunca elde ettikleri puanlarla çeşitli ödüller alıyorlar" diyor. Hataları kesin olarak önlemeye yönelik öneriler ise 'Poka-Yoke' olarak adlandırılıyor ve daha fazla puanla teşvik ediliyor. Çalışanlardan gelen bir öneri sonucunda, çıplak gözle yapılan ürün kontrollerinin yerine barkot okuma benzeri bir sisteme geçilerek ıskarta oranının azaltıldığını belirten Butz, çalışanların yüzde 74'ünün öneri sistemine katıldığını ve önerilerin yüzde 97'sinin hayata geçirildiğini vurguluyor. Butz, elde ettikleri tasarruf miktarı hakkında ise şunları söylüyor: "2000 yılında öneri sayısı 4 binler seviyesindeyken, 2006'da 23 bine ulaştı. Bu önerilerle de milyonlarca Euro tasarruf sağlandı. 2000'de iyileştirme önerileri sayesinde elde edilen tasarruf miktarı yüzbin Eurolar ile ifade edilirken, 2006'da bu rakam çift basamaklı milyon Eurolar'a ulaştı." THY ÖNERİ SİSTEMİNİ REVİZE ETTİ 11 bin kişilik kadrosuyla hizmet veren Türk Hava Yolları, 2006'da revize ettiği kalite politikasına 'çalışanlarla fark yaratmak' maddesini de ekledi. Öneri sistemini de yenileyen THY, önerileri 'genel' ve 'maliyet azaltıcı' olmak üzere iki kategoriye ayırdı. Şirket geçtiğimiz yıl 210 olan genel öneri sayısını 2007'de bin 45'e çıkardı,- 776 adet de maliyet azaltıcı öneri aldı. Uçuş Emniyet Kalite Güvence Başkanı Ercihan Bayır, önerilerin 277'sinin hayata geçirildiğini söyleyerek, "Çalışan sayımıza göre öneri sayımız düşük gibi gözükse de aslında bu, yeni devlet kurumu yapısından çıkmış bir şirket için önemli bir adım" diyor. Uçuş operasyonu ve dokümantasyon kağıt kullanımı alanında ciddi tasarruflar sağladıklarını belirten Bayır, önerilerin çalışan gruplarına göre dağılımını şöyle açıklıyor: "Yüzde 60'ı yer işletme çalı şanlarından, yüzde 38'i büro çalışanlarından, yüzde 2'si de uçuculardan geldi." THY'nin üç çeşit ödüllendirme sistemi bulunuyor. Belge niteliğinde manevi ödüller, maddi ödüller ve kurumsal bağlılık ödülleri (gümüş veya altın THY rozeti). Şirketin 200S hedefi ise her 10 çalışandan üçünün öneri vermesini sağlamak. ÜLKER 'AKIL KÜPLERİ' VAR Türkiye'nin en çok üretim yapan şirketlerinden olan Ülker, 1990'dan bu yana 'Akıl Küpü Eğitim Sistemi'ni uyguluyor. Çalışanlar her türlü önerisini şirket içinde yer alan 'akıl küpleri'ne atıyor. Bu öneriler de önce birim şeflerinin oluşturduğu Değerlendirme Kurulu 'nda tartışılıyor. Kurulun uygulanabilir bulduğu öneriler, genel müdürlerin de bulunduğu Üst Kurul'a gönderiliyor. Öneri kabul gördüğünde de hayata geçiriliyor ve teklifi sunan çalışan ödüllendiriliyor. Öneriler sayesinde sağladıkları tasarruf hakkında rakamsal bilgi vermeyen Ülker İnsan Kaynaklan Genel Müdürü Melih Özuyar, önerilerin dörtte birinin mavi yakalı çalışanlar tarafından sunulduğunu ifade ediyor. Özuyar, gelen önerilerden bir örnek veriyor.-"Kitymilk'in ambalajıyla ilgili revizyon yapan bir öneri özel ödül almıştı. Öneri, marketlerde ürünlerimizin paketlerinin açılmış olarak bulunmasını engellemek için tesiste yapılan bir revizyonu içeriyordu." Son olarak da öneri sistemini yakın bir dönemde intranet ortamına taşıyacaklarından söz eden Özuyar, "Bu sayede hem süreci hızlandıracağız, hem de beyaz Öneri sistemini revize eden Türk Hava Yollan, geçtiğimiz yıl 210 olan genel öneri sayısını 2007'de bin 45'e yükseltti. yakalı çalışanlarımızı daha etkin bir şekilde sisteme dahil edeceğiz" diyor. TURKCELL FORMUNU 'DİYETTE KORUDU Yenilikçi bir firma olmasıyla ön plana çıkan Turkcell, çalışanların yenilikçi yaklaşımının somutlaştırılması için çeşitli platformlar oluşturuyor. Çalışanların fikirlerini yönetimle paylaşmasını sağlamak amacıyla birkaç yıldır D.İ.Y.E.T programını uygulayan şirket, bu çalışmayı 'Çok İyi Bir Fikrim Var!' olarak adlandırarak yeniledi. Yeni uygulamayla şu ana kadar 10 bin öneri topladıklarını belirten Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş, geçtiğimiz 3.5 yılda 284 fikrin hayata geçirildiğini ve 80.4 milyon dolar tasarruf sağladıklarını belirtiyor. Önerilerin şirket içindeki intranet yoluyla aldıklarını kaydeden Kocabaş, çalışanları aldıkları puanlara göre çift kişilik yemekten yurtdışı geziye kadar çeşitli şekillerde ödüllendirdiklerini ifade ediyor. Kocabaş son olarak, şirkete 7.5 milyon dolar kazanç sağlayan bir öneriyi paylaşıyor bizimle.-"Arıza yönetimi işlerimizde inceleme yapılmadan açılan iş emirleri nedeniyle işgücü kaynağımız etkin olarak kullanıla-mıyordu. Bu nedenle otomatik İE Projesi başlatıldı. İnceleme gerekmeyen ya da az gereken İE'ler değerlendirildi. Temmuz 2004'te aktif edilmesiyle şu ana kadar açılan İE'lerin yüzde 25'i otomatik açıldı. Bu sayede işgücü kaynağı yaratılarak kalite odaklı çalışmalara zaman ayrılabildi." kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| İslami borsayı kapma yarışı 10/12/2007 23:55 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri İslami borsayı kapma yarışı İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın ( İMKB ) çiçeği burnunda Başkanı Hüseyin Erkan’ın önceki hafta yaptığı “30 milyar dolarlık İslami fonu çekmek için 17 İslam ülkesi borsasının bir araya gelip İslami endeksi kuracağız” açıklamasına, dünyanın en büyük yatırım bankalarından biri olan Goldman Sachs Türkiye Direktörü Mustafa Bağrıaçık’tan destek geldi. Türkiye’nin kurumsal yatırımcı tarafında eksikliği olduğunu belirten Bağrıaçık, “Yani öyle bir potansiyel varsa bunun Dubai gibi hiçbir geçmişi olmayan ama kuvvetli bir başlangıç yapmış olan bir yere kaptırmaktansa, Türkiye’de olması Türkiye için büyük bir avantajdır” şeklinde konuştu. İMKB’de yüzde 72’lik payı olan yabancıların hepsinin kurumsal yatırımcı olduğunu hatırlatan Mustafa Bağrıaçık şunları kaydetti: “Yüzde 28’i de tamamen günlük alım satım yapan bireyler. YETERLİ ÜRÜN YOKBireylerin sermaye piyasasının gelişmesine çok fazla bir faydası yok. Yani emeklilik fonları, sigorta şirketleri fonları gibi daha kurumsal yatırımcılar olmalı. Bunlar Türkiye’de eksik.” Türkiye’de kurumsal yatırımcıların ve sermaye piyasası ürünlerinin gelişmesi gerektiğinin altını çizen Bağrıaçık, bu kadar büyük bir piyasada sadece hisse senedi ve hazine bonosu alınıp satılmasının yeterli olmadığını söyledi. KENDİ SERMAYEMİZGoldman Sachs olarak Türkiye pazarına kendi paralarını da koymaya başladıklarını söyleyen Bağrıaçık, 1998 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösterdiklerini ve beklentilerinin yüksek olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında odaklandıkları bir piyasa olduğunu kaydeden Bağrıaçık şunları söyledi: “Türkiye’de medya, telekom, enerji ve altyapı gibi sektörler regüle oluyor. Bizim de ana hedefimiz buralarda yer almak. Zaten TAV’da ve bir gayrimenkul yatırım ortaklığında kendi sermayemiz var.” Bankaların yapısını bozmazABD’de yaşanan mortgage krizinin Türkiye’ye olası etkisine de değinen Bağrıaçık, krizin Türkiye’deki bankaların finansal yapısını bozacak bir boyutta olacağını tahmin etmediğini söyledi. Türkiye’nin en büyük avantajının, 2001 krizinden sonra yeni bankacılık sistemini çok sağlam bir zemine oturtmuş olması olduğunu belirten Bağrıaçık şöyle devam etti: “Krizin etkisi olarak belki krediler biraz pahalanacak. Ama bu bankaların finansal yapısını bozacak boyutta olmaz.” kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Turkcell, Syriatel'in yüzde 51'ine talip 11/12/2007 00:02 |
Kanaat Notu: 2   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Otomobildeki yıl sonu fırsatları 11/12/2007 00:08 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri İşte otomobildeki yıl sonu fırsatları Pek çok firma, yılın son ayında satış kampanyalarına hız verdi. Peşin alım ve takas indirimlerinin yanı sıra otomatik vites gibi bazı donanımlarda da indirimli fiyatlar dikkat çekiyor. Alfa Romeo: 147 ve 159 modellerinde, anahtar teslim fiyatlarda 1.000 Euro indirimin yanında ücretsiz aksesuvar ve donanım seçenekleri ile birçok fırsat sunuluyor. Chevrolet: Markanın en küçük modeli olan Spark’ın 0.8 lt motorlu versiyonu, kampanyalı olarak 17 bin 750 YTL’lik tavsiye edilen anahtar teslimi satış fiyatına sahip. Diğer modellerde de farklı fiyatlar uygulanıyor. Citroen: Tüm binek modellerin yanı sıra Berlingo ve Jumper’da da indirimler, uygun koşullarda kredi imkanı seçenekleri mevcut. Dacia: Kasım ayında başlattığı fiyat avantajı ve takas kampanyasını bu ya da devam ettiriyor. Logan MCV’de 2 bin 600YTL’ye varan indirimlerin yanı sıra markası ve modeli ne olursa olsun eski araca 1.600YTL’ye varan takas indirimi sunuluyor. Daihatsu: Terios, Cuore, Sirion ve Copen modellerinde, 7 bin YTL’ye varan indirimler uygulanıyor. Fiat: Aralık ayı boyunca Fiat’ın binek modellerinde 8.000 YTL’ye varan indirimler ve 5 yıl garanti sunuluyor. Fiat Linea’da 2 bin YTL takas indirimi ya da 15 bin YTL kredi için yüzde '0’ faiz uygulanırken, Sedici modelinde bu indirim tutarı 8 bin YTL. Ford: Binek modellerinde 5 bin 250 YTL’ye varan indirimler uygulayan Ford, Transit ve Transit Connect’teyse KDV’yi ödüyor. Honda: Civic Sedan’da 20 bin YTL için 9 ay vadeli ve yüzde '0’ faizli kredi seçeneği sunuluyor. Hyundai: Yeni i30 dışındaki hemen tüm binek ve ticari modellerinde peşin alım indirimleri uyguluyor. Kia: Binek ve ticari araç modellerinde 4 bin YTL’ye varan indirimler, tüm modeller için peşinatsız kredi imkânı ve yüzde 1.28 faiz oranı fırsatları var. Mitsubishi: Colt modelinin benzinli versiyonunu peşinatsız ve ayda 670 YTL taksitle satın almak mümkün. Nissan: Popüler modeli Micra için düzenlediği “Otomatik Vites Farkı Yok” kampanyası’nda, 1.2 Passion otomatik ve 1.2 Tekna otomatik versiyonları düz vites fiyatına satılıyor. Ayrıca tüm Micra modellerinde 2000 YTL’lik indirim uygulanıyor. Ayrıca Note’un dizel versiyonu, bu ay 30 bin 400 YTL’lik özel lansman fiyatıyla satılırken, Patrol, Pathfinder ve X-Trail modelleri için başlatılan “444 Euro’ya 4x4 Kampanyası” da sürüyor. Opel: Yeni Corsa için 1.500 YTL’lik takas desteği var. Corsa Essentia 1.2i Twinport, kampanyalı olarak 25 bin 111 YTL satış fiyatına sahip. Astra Sedan ise 30 bin 635 YTL’den başlayan özel fiyatlarla satılıyor. Ticari araçlardaysa yakıt desteği kampanyası sürüyor. Peugeot: 206 Sedan’ın klimalı “Comfort” seçeneği 1.630 YTL takas indirimiyle 21 bin 990 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. 207’deyse 1250 YTL ek yakıt indirimi sunulurken, fiyatlar 24 bin 350 YTL’den başlıyor. 407’nin “Executive Black” özel serisi 1920 YTL’lik donanım avantajı ve 2bin 500 YTL yakıt indirimiyle 52 bin 670 YTL’den satılıyor. Partner Adventure’ın fiyatıysa, 3 bin 330 YTL ek indirimle 30 bin YTL. Renault: Markası ve modeli ne olursa olsun eski araca 5 bin YTL’ye varan takas indirimi sunuluyor. Peşinat ödemeden satın alınan yeni otomobilin ilk taksidi de 2008’in nisan ayında ödeniyor. Takasa alınan otomobil peşinat sayılırken, geri kalan tutar için çok uygun ödeme seçenekleri sunuluyor. Saab: GM Türkiye, Saab için düzenlediği avantaj kampanyası çerçevesinde 9-3’ün 1.8i lt (122 HP) Linear versiyonunu 29 bin 280 Euro + 783 YTL (plaka masrafı) tavsiye edilen anahtar teslim fiyatıyla satıyor. Seat: Leon başta olmak üzere pek çok modelde indirimler var. Skoda: Markanın kampanyasında 5 bin 600 YTL’ye varan indirimler var. Ayrıca 10 bin YTL için 24 ay ödemede yüzde 1.16 faiz oranı uygulanıyor. Dileyenlerin ödemelerine 3 ay sonra başlayabildiği kampanyada, 60 aya varan vade seçenekleri de bulunuyor. Suzuki: Tüm modellerinde 1000 ile 2000 YTL arasında değişen indirimli satış fiyatları uygulanıyor. Toyota: Özellikle binek modellerinde indirim, kasko avantajı ve hesaplı kredi seçenekleri sunmaya devam ediyor. Volkswagen: Motor hacimlerine göre Polo, Golf, Golf Plus, Beetle ve Eos gibi modellerinde 1000 veya 1.170 YTL, Jetta, Passat ve Passat Variant’ta ise 1.710 veya 2 bin YTL indirim uygulanıyor. Levent Köprülü'nün haberi-Milliyet Gazetesi kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Nokia Avvenu yu Satın Alıyor 11/12/2007 00:13 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Nokia Avvenu yu Satın Alıyor  Mobil iletişim ve multimedya cihazlarında dünya lideri Nokia, mobil erişim ve paylaşım teknolojileri sunabilmek amacıyla Avvenu’yu satın alıyor. Nokia, bu sayede mobil operatörlere sunduğu çözüm portföyünü daha da genişletmenin yanı sıra, mobil çalışan kullanıcılara yer ve zaman sınırlaması olmadan güvenli dosya erişim ve paylaşım servisleri sunmayı hedefliyor. Finlandiyalı mobil iletişim cihazları devi Nokia, Avvenu’yu (www.avvenu.com) satın alıyor. Avvenu, kullanıcılara mobil cihazları üzerinden kişisel bilgisayarlarındaki dosyalara bilgisayarları kapalı olsa bile güvenli bir şekilde erişerek bu dosyaları kullanma ve paylaşma olanağı veren İnternet servisleri sunuyor. Nokia, bu sayede mobil operatörlere yönelik çözüm portföyünü daha da genişletmenin yanı sıra, mobil çalışan kullanıcılara güvenli dosya erişimi ve paylaşım servisleri sunmayı hedefliyor. Satın almayla ilgili işlemler devam ediyor. Nokia, bilgisayar içeriklerine erişimin mobil verimliliği tamamlayıcı bir unsur olduğuna ve mobil iletişimin etkinliğini artıracağına inanıyor. Smartphone kullanımının tahmin edilenden daha hızlı bir şekilde yaygınlaşması ve yapılan araştırmalar gösteriyor ki birçok kullanıcı mobil cihazları üzerinden bu içeriklerle ilgili işlemler yapıyor. Konu hakkında bir açıklama yapan Nokia CEO’su Olli-Pekka Kallasvuo şunları ifade etti: 'Avvenu’yu satın alarak kurumsal mobilite stratejimiz doğrultusunda yeni bir adım atacağız. Avvenu’nun 'digital locker’ dosya erişim ve paylaşım teknolojisi sayesinde, kullanıcılar mobil cihazları ya da İnternet erişimi olan diğer cihazlar üzerinden kişisel bilgisayarlarındaki dosyalara bilgisayarları kapalı bile olsa uzaktan erişebiliyor, bu dosyaları diğer kişilerle paylaşabiliyorlar. Nokia, Avvenu’nun sunduğu teknolojiyi kendi çözüm ve servislerine entegre ederek, kurumsal mobilite çözümlerini genişletecek. Bu çözümler, kullanıcılara kendi içeriklerine mobil cihazlar üzerinden zaman ve yer sınırlaması olmadan erişme olanağı sunarak verimliliği artıran araçları içerecek.' Avvenu CEO’su Richard French ise şunları söyledi: 'Nokia’nın kullanıcıları dünyanın neresinde olursa olsun, kişisel bilgisayarları yanlarında olmasa da bilgi ve içeriklere hızlı ve kolay bir şekilde erişmelerini sağlama vizyonunu paylaşıyoruz. Deneyimli ekibimiz ve patentli teknoloji platformumuz bu vizyonun gerçekleşmesine yardımcı olurken, Nokia’nın kapsamlı teknolojisi ve piyasa kaynakları yeni İnternet servislerimizi piyasaya sürme sürecini hızlandıracak.' 2004 yılında kurulan Avvenu’nun merkezi Kaliforniya, Palo Alto’da bulunuyor. Avvenu, 1 Ocak 2008’de geçerlilik kazanacak yeniden yapılanma kapsamında Nokia’nın yeni Servis ve Yazılım birimine entegre edilecek kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Sony EyeToy ile Kontrol Daha Fazla Elinizde! 11/12/2007 00:20 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Daha Fazla Kontrol Elinizde!  Sony EyeToy'un kontrol sistemini ilginç buluyorsanız, hareketlere derinliği de dahil ederek üç boyutlu olarak algılayabilen ZCam'e bayılacaksınız. İlk olarak Sony PlayStation 2'de kullanılan EyeToy kamera, kullanıcıların yaptığı fiziksel hareketleri oyunun arayüzüne yansıtarak, basit temalarla eğlenceli ürünler ortaya çıkarmayı başarmıştı. Ardından gelen Nintendo Wii'nin hareket algılayıcısının yakaladığı başarıdan etkilenen 3DV Systems firması, oyunculara bu zevki PC'de yaşatabilmek için kolları sıvadı. Üçüncü Boyuta MerhabaEyeToy'un en önemli dezavantajlarından biri, görüntüyü 2 boyutlu olarak yakalamasıydı. Kullanıcının oyun üzerindeki hakimiyetini önemli ölçüde kısıtlayan bu yöntem, ZCam'de farklı bir boyut kazanmış durumda. Kısa kızılötesi dalgalar yayınlayıp, ardından cisimlerden gelen yansımaları ölçen ZCam, özel bir yazılım algoritması ile farklı cisimlerin uzaklıklarını ve aralarındaki farkları da ölçümleyerek algılamaya derinlik boyutunu da katmış oluyor. Üstelik kameranın kendisinden çıkan ışınların yansımalarına bağlı olduğu için ZCam her ışık koşulunda ve her türlü arka planda kullanılabiliyor. Oyunlara Daha Yatkın Bir TeknolojiAskeriye dahil pek çok alandan müşterisi olmasına rağmen 3DVSystems'in şimdilik neden video oyunlarına odaklanma kararı aldıkları da ilginç bir nokta. ZCam'i bir son kullanıcı ürünü olarak piyasaya sürmektense, Microsoft, Sony, Nintendo gibi konsol yapımcılarına veya bir PC oyun yapımcısına lisanslama taraftarı olan firma, video oyun piyasasının dünya çapında ne kadar önemli bir yere geldiğini de gözler önüne seriyor bir bakıma. Sony EyeToy
Henüz geliştirilme aşamasında olan ZCam'in piyasaya sunulması ile ilgili net tarihler verilmese de, çıkabilecek oyunları düşünecek olursak, sıkı bir kondisyon çalışmasına başlamakta fayda var. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| YouTube, Gelirlerini Paylaşacak 12/12/2007 03:39 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| ABde organik tarımın yıldızı giderek parlıyor 12/12/2007 04:39 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri AB’de organik tarımın yıldızı giderek parlıyor  AVRUPA Birliği ülkelerinde ulusal politika haline gelen organik tarım uygulaması, Türkiye’de ise henüz emekleme aşamasında. 2010 yılında İsveç’te gıda sektöründeki organik tarım ürünleri payının yüzde 25, Almanya’da ise yüzde 20’lerde olması hedefleniyor. YÜZDE 20 PAYTürkiye’nin şu anda Avrupa organik ürün pazarında yüzde 3 - 5 olan payını yüzde 20’lere çıkarma şansı bulunurken, bunun için Türkiye’nin de organik üründe ulusal politikalar üretmesi gerekiyor. Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) Başkanı Atila Ertem, Türkiye’nin organik tarımda her geçen gün artan bir potansiyeli olduğunu söyledi. Bu potansiyelin doğru yönlendirilmesi gerektiğini dile getiren Ertem, Türkiye’nin organik tarım ürünlerinde ihracatının 100 milyon dolara ulaştığını ifade etti.   Ancak bu rakamların potansiyelin çok altında olduğunu belirten Ertem, “100 milyon dolarlık rakamı, 3 yıl içinde 500 milyon dolara ve 5 yıl içinde ise 1 milyar dolara çıkarmayı planlıyoruz. İç piyasaya yönelikte şu anda 1-1,5 milyon dolar ticaret hacmini de ilk etapta 5 milyon, ikinci etapta ise 10 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun için aracımız ortada” dedi. Dünya organik pazarının yüzde 10-12 oranında büyüme katettiğini anlatan Ertem, Türkiye’nin 1990’lı yıllarda üretimde 5’inci olduğu yıllardan bugün 37’nciliğe gerilediğini ifade etti. TÜRKİYE ŞANSLI  Ertem, “Türkiye organik tarımın merkezi olma şansını henüz yitirmiş değil. Ürün çeşitlendirmesine gitmemiz gerekiyor. Sadece üzüm, incir, zeytin, kayısı ve fındık gibi ürünler yeterli değil. Organik tarım İzmir dışına çıkmadığı sürece bu böyle olacaktır. Yaptığımız projeler ile bir yıl içinde ürün çeşitlendirmesini sağlamak istiyoruz” dedi. Ertem, Türkiye’de üretici ile tüketiciyi yaklaştırmak için interaktif bir pazar oluşturmayı planladıklarını söyledi. Füsun AĞLAR/İZMİR- Akşam Gazetesi kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| Bursalı Fiat Linea en iyi otomobil seçildi 12/12/2007 05:52 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Bursalı Fiat Linea en iyi otomobil seçildi Bursa'da üretilerek 3 kıtaya ihraç edilen Fiat Linea'ya uluslararası ödül. Gelişmekte olan 15 Avrupa ülkesinin önde gelen otomotiv editörlerinin jüri üyeliğini yaptığı "Autobest 2008" yarışmasında Fiat Linea, "En İyi Otomobil" seçildi. Fiat Linea, "Autobest 2008" jürisinden aldığı 850 oyla, Kia Cee'd ve Mazda 2'yi geride bırakarak "En iyi otomobilin en makul fiyatla pazarlanmasını destekleyen ödülü" almaya hak kazandı.    Linea, "En İyi Otomobil" ödülünü kazanmasının yanı sıra, 15 jüri üyesinden 8'inin sıralamasında da en üstte yer aldı. Organizasyon; Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Makedonya, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovakya, Slovenya, Ukrayna, Polonya, Rusya, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan temsilcilerinden oluşuyor.
kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| Hemşire ve doktor avlamak için ilk özel şirket kuruldu 12/12/2007 05:52 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Hemşire ve doktor ‘avlamak’ için ilk özel şirket kuruldu  İlaç sektöründe yöneticiydi, hastanelere kalifiye işgücü sağlamak için şirket kurdu. İstanbul Tıp Fakültesi mezunu olan ve aynı üniversitede uzmanlığını alan Dr. Aslı Akkor, uzun yıllar ilaç sektöründe yönetici olarak çalıştıktan sonra, Türkiye’de bir ilke imza atarak, sadece sağlık sektörüne özel eleman temin eden bir şirket kurdu. 30 BİN HEMŞİRE AÇIĞI  Başta hemşire, acil tıp uzmanı ve tekniker olmak üzere bazı branşlarda ciddi eleman sıkıntısının yaşandığını belirten Akkor, bundan yola çıkarak, kurumlara kalifiye işgücü bulmak için kolları sıvadı. Ak Kariyer adını verdiği eleman seçme ve yerleştirme şirketiyle, başta özel sağlık kurumları için, yetişmiş eleman temini için çalışan Akkor, “Türkiye’de 30 bin hemşire açığı var. Fizyoterapist konusunda ise açık 5-6 bini oluyor. Buna acil tıp uzmanı ve belirli uzmanlık alanlarındaki doktorları da dahil edince, rakam 100 bine ulaşıyor” dedi. SAYI DAHA DA ARTACAK 2008’de 15’e yakın özel hastane ile birlikte 4-5 devlet hastanesinin de kapılarını açacak olmasıyla sektörde yaklaşık 6 bin kişilik elemana yeni istihdam olanağının doğacağını belirten Akkor, şöyle devam etti: “Özel istihdam bürosu izni alarak faaliyete geçmemiz 25 Eylül 2007’de oldu. Dolayısıyla asıl hizmeti 2008’de yapacağız. Ama buradaki en büyük önceliğimiz, bir eli hastanın üzerinde olan yani tıp eğitimi almış kişiler. Yoksa ilaç sektörüne yönelik pazarlama elemanları için hizmet vermeyeceğiz. Diğer istihdam bürolarından farkımız tamamen, teknik uzmanlığa sahip olmuş kişileri seçip, yerleştirmek olacak.” Sabancı şirketi değilizŞirketinin isminin ‘AK’ olmasının Sabancı Grubu şirketleriyle bir çağrışım yapıp yapmadığını sorduğumuz Akkor, “Sağlık sektör denilince akla beyaz renk geliyor. Bu yüzden Ak Kariyer ismini seçtim” dedi. Bu ismi seçerken tescil konusunda bir problem yaşamadığını belirten Aslı Akkor, “Arada soranlar oluyor. O zaman Sabancı Grubu şirketi olmadığımızı ifade ediyorum. Bugüne kadar bu isimden dolayı herhangi bir olumsuz durumla karşılaşmadım” diye konuştu. haber Aylin LÖLEAkşam Gazetesi kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| Yılda 25 milyon kişi, lüks seyahati tercih ediyor 12/12/2007 06:05 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Yılda 25 milyon kişi, lüks seyahati tercih ediyor International Luxury Travel Market'in (ILTM) raporuna göre, yüksek gelir grubundakilerin tatil tercihlerini kapsayan "Lüks Seyahat Pazarı"ndaki turistler, turizm pazarının sadece yüzde 3'ünü oluşturmalarına rağmen, toplam harcamaların dörtte birini gerçekleştiriyorlar.   International Luxury Travel Market (ILTM) bu yılın Ağustos-Ekim aylarında yaptığı araştırmanın sonuçları, "Lüks Seyahat-Luxury Travel" pazarında sıçrama yaşandığını ortaya koydu. Turizmi, yıllık yüzde 10 ile 20 arasında büyüme gösteren birçok ülkede "lüks seyahat", pazardaki en iyi turizm türlerinden biri oldu. Referans Gazetesi'nde yayınlanan rapora göre, dünya genelinde yıllık yaklaşık 25 milyon kişi "lüks seyahat"i tercih ediyor. Bu gruptaki kişiler, dünyadaki toplam turist sayısının sadece yüzde 3'ünü oluşturmalarına rağmen, toplam turist harcamalarının yüzde 25'ini gerçekleştiriyorlar. Pazarda, toplamda en az 180 milyar dolarlık harcama yapılıyor. Bu gruptaki zengin turistler, seyahat başı, ortalama 10 bin ile 20 bin dolar arası harcıyor. ÖZEL TATİL İSTİYORLAR  Rapora göre, bu gruptaki turistler, tatillerinde, lüks yatlar ile kendilerine özel otel, ada veya ev talep ediyor. Bunun yanında, manevi huzur bulacakları ve otantik deneyim yaşayacakları yerlerle ilgileniyorlar. Pazarda, hayır yapmak için ve öğrenmeye yönelik seyahatlere ilginin de giderek arttığı vurgulanıyor. Ayrıca, araştırma sonuçlarına göre, "Lüks Seyahat"i tercih edenler, özel hava yolu taşımacılığını giderek daha fazla kullanıyor ve bunu "gerekli lüks" olarak algılıyor. Bu varlıklı grup arasında "mahremiyetin gündemin en üst sırasında olduğu" görülüyor. Bu gruptaki turistler, ekonomik değişimler ile pazardaki belirsizliklerden de etkilenmiyor. Tatil tercihlerini ürünlerin niteliği, kalitesi, orijinalliği, ruhsal dinginlik vermesi ve sadeliği etkiliyor. Rapora göre, 1946-1965 yılları arası doğanlar, sayı ve harcama eğilimleri açısından "Lüks Seyahat" pazarındaki en önemli grup. Ancak, 1966-1979 yılları arasında doğanların da bazı ülkelerde hızla bu grubun önüne geçmesi bekleniyor. Ayrıca, 1980 ve sonrası doğanların da daha kendinden emin olduğu ve kendilerinden yaşça büyüklere göre daha iyi bilgilendirildikleri ortaya çıktı. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| AMD Teknolojili Animasyon Film:Bee Movie 12/12/2007 06:22 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri AMD Teknolojili Animasyon Film:Bee Movie  ImageDünyanın en büyük işlemci üreticilerinden olan AMD’nin teknolojisi ile hayat verdiği Bee Movie (Arı Filmi) 14 Aralık’ta izleyicisi ile buluşuyor. Tüm teknolojik desteği, AMD işlemcili HP Bilgisayarlar tarafından karşılanan Bee Movie’nin hazırlık aşamasında animasyon işlemleri için 1 milyon saat çalışma yapılırken, yapım sürecinde tahmini 25 milyon işlemci saati harcandı. Birçok detaya yer verilerek hazırlanan animasyon filminde insanlar ve arılar için 103 farklı saç stili; ağaç, bitki ve çiçekler için ise 300’den fazla özgün çeşit üretildi. Öfke, can sıkıntısı, keyif gibi duyguları yansıtabilmek için arıların kanat hareketlerinden faydalanıldı. Yapımı aylarca sürdüğü için süper hızlı kanat çırpma efekti çeşitli sahnelerde birkaç kere kullanıldı. AMD teknolojisi ile görsellerin olduğu kadar duyguların da gerçekçiliği başarılı bir şekilde perdeye yansıtıldı. DreamWorks Animation SKG Kurucusu ve Genel Müdürü Jeffrey Katzenberg, yaptığı bir açıklamada, AMD’yi sanat topluluğunun ihtiyaçlarını yakından takip eden, animasyon filmler için gerekli teknoloji ihtiyaçlarını gören ve bunlara cevap veren teknoloji şirketlerine örnek olarak gösterirken, “AMD’nin sürekli desteği ve yenilikçi teknolojileri sayesinde, dijital sanatçılarımız canlandırmanın sınırlarını zorlayabilmekte ve seyircilerimizi etkileyebilmektedir.” dedi. “AMD’nin lider işlemci teknolojisi, DreamWorks Animation sanatçılarının hayal güçlerinin hızında çalışmasına olanak tanırken, dijital canlandırma alanındaki standartları da sürekli yükseltti,” diyen AMD Pazarlama Bölümü Genel Müdür Yardımcısı Stephen Di Franco şöyle devam etti: “Canlandırmasını yaparken en çok zorlandığımız şey, kıvamından dolayı bal oldu. Sanatsal performansı ateşleyen teknoloji çözümleri getirme vizyonumuz doğrultusunda hareket ediyoruz.” Dreamworks Bee Movie’den önce Madagaskar, Şrek ve Orman Çetesi gibi birçok animasyon filminde de AMD teknolojisine güvenmişti. Cem Yılmaz’ın Sesiyle Arı Barry Jerry Seinfield aklındaki animasyon projesini Steven Spielberg’le paylaşınca Arı Filmi’nin dört yıllık yapım yolculuğuna başlandı. Jeffrey Katzenberg’den animasyon filmleri yapımı hakkında hızlı kurs alan Seinfield “Size bir kum havuzu veriliyor ve herşeyi istediğiniz gibi şekillendirebileceğiniz söyleniyor. Yalnız bir farkla: Her seferinde bir kum tanesi veriliyor ve onu şekillendirmeniz dört yılınızı alıyor” diyerek yapım aşamasını özetledi.
Bee Movie, biri arılara, diğeri insanlara ait iki farklı dünyayı ve aralarındaki çelişkileri anlatıyor. Filmde arılar iğnelerine rağmen sevimli bir şekilde ortalıkta gezinirken, sıkıcı, düz yaşantılara sahip insanların bala göz dikerek ne kadar zalimleştikleri konu ediliyor. Filmin orjinalinde seslendirmeyi yapan isimler arasında Renee Zellweger,Chris Rock ve Jerry Seinfield bulunuyor.Türkçe versiyonunda ise Bee Movie’nin baş kaharmanı Arı Barry kendini Cem Yılmaz’ın sesiyle izleyicisine duyuruyor. kaynak: http://img262.imageshack.us/img262/6324/habertekno1cv1.jpg " border="0" width="125" />
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| Nestle'nin 4'üncü kuşu nereye uçtu 12/12/2007 06:40 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Nestle'nin 4'üncü kuşu nereye uçtu Bir ürün piyasaya çıktıktan birkaç yıl sonra ne kadar iyi satarsa satsın öyle bir 'makyajlanıyor' ki. Tıpkı Nestle gibi. Nestle'nin uçan dördüncü kuşunu kimse farketmedi bile ! Uzun yıllardır kullandığınız ürünleri aklınızdan geçirin. Ve bu ürünlerle ilk tanıştığınız zamanı hatırlayın, o dönemdeki şekillerini semailerini getirin gözünüzün önüne... Son olarak da şimdiki görünümüne bakın. Arada bir fark göremiyor musunuz? Hayır mı? Bundan o kadar da olsa bile onu gençleştirecek hafif bir makyaj yapmanın gerekli olduğunu söylüyorlar. Bu yapılmazsa, ürün giderek yaşlanacak ve bu da satışlara yansıyacak.  Gençleştirme, tüketici algısını değiştirmeyecek şekilde, ufak tefek rötuşlarla gerçekleştiriliyor. Bu, tüm dünyada böyle. Coca-Cola'nın 100 küsur yıllık bir asrı aşkındır kullandığı logosunda bugüne kadar ufak tefek değişiklikler yaptı, ancak logonun orijinaline her zaman sadık kaldı. Markanın ve logonun yaratıcısı Henri Nestle'nin başından geçen bir olay, bu konuda onun ne kadar hassas olduğunın bir göstergesi. Ancak bu öyküye gelmeden Nestle'nin nasıl kurulduğuna de belki de ustaca yapılmış bii makyaj vardır. Reklamcılıkta şöyle genel bir kural var: Bir ürün yeniyse ve iyi satıyorsa dokunmayın, bırakın satsın. Böyle bir dönemde üründe yapılacak en ufak bir değişiklik bile markaya zarar verebilir. Ancak ürünün piyasa sürülmesinin üzerinden birkaç yıl geçtiyse o başka... Reklamcılar, ürünün satışı iyi rildiği biliniyor. Hatta ]apon reklamcılar daha ileriye giderek, yeni bir ürünü piyasaya sunmaya karar verdiklerinde o ürüne yapılacak makyajın nasıl olacağını bile kararlaştırıyorlar önceden... Büyük Resim"Kuş yuvamı haçla değiştiremezsiniz"  Dünyanın en ünlü çikolata markalarından olan Nestle, 19'uncu yüzyıl, bebek ölümlerinin yaygın olduğu bir dönemdi. İsviçre'nin Vevey kasabasında yaşayan Alman asıllı kimyager Henri Nestle de bundan çok etkilenmiş ve çalışmalarını bebek beslenmesi konusunda yoğunlaştırmıştı. Henri Nestle, anne sütü alamayan bebeklerin hayatlarının ilk aylarında beslenebilmesi için dünyanın ilk hazır bebek maması Farine Lactee'yi üretti. İlk müşterisi de anne sütünü kabul etmeyen iki haftalık prematüre bir bebek oldu. Bu formül, bebeğin hayatta kalmasını ve insanlığın yeni bir lezzete kavuşmasını sağladı. Henri Nestle hem bu ürüne, hem de kuracağı şirkete soyadını, yani Almanca'da 'küçük kuş yuvası' anlamına gelen Nestle ismini verdi. Logosunu da 'yuvada yavrularını besleyen kuş' görseliyle tamamladı. Güven, sorumluluk, besleyici bakım ve aile gibi evrensel kavramları içinde barındıran bu logo, bir süre sonra şirketin ajansı tarafından değiştirilmek istendi. Ajans, logoya İsviçre bayrağındaki beyaz haç konmasını önermiş ve Henri Nestle'nin şu sert cevabıyla karşılaşmıştı: "Kuş yuvamı İsviçre haçıyla değiştiremezsiniz. Herkes bir haç yapabilir, ama kimse benim armamı kullanamaz." İşte bu sözler, Nestle'nin logosunun hiçbir zaman radikal bir değişime uğramayacağının teminatı oldu. Ürünün logosunda şu ana kadar yapılan değişiklikler ise fark edilmeyecek kadar küçük. 186S'de üç kuş yavrusunun anne kuş ile görüldüğü logonun üzerine 1938'de Nestle adı kondu. 1966'da logo sadeleştirildi, kuş yuvasının üzerinde durduğu dal tüketicinin pek de dikkatini çekmeyecek şekilde değiştirildi. 22 yıl sonra da logodaki yavru kuş sayısı ikiye düşürüldü. Bu değişiklikte, çağın modern ailelerinin genelde iki çocuğa sahip olmasının etkisi büyüktü. Son yapılan rötuşta da kuş yuvası ile dal ve yaprakların illüstrasyonunda küçük değişiklikler gerçekleştirildi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 547
|
| Rebecca, altına düşkün Türk kadınını çelikle tanıştıracak 12/12/2007 06:52 |
Kanaat Notu: 12   |
|
| | | | |