|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Bollywood Sineması ile 1 milyardan fazla kişiye tanıtım olanağı (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Bollywood Sineması ile 1 milyardan fazla kişiye tanıtım olanağı
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Güneydoğu'dan 427 milyon 773 bin dolarlık makine halısı ihraç edildi 29/10/2007 23:18 |
Kanaat Notu: 0   |
Güneydoğu'dan 427 milyon 773 bin dolarlık makine halısı ihraç edildi  Güneydoğu Anadolu Bölgesinden makine halısı ihracatı artarak devam ediyor.Güneydoğu'dan 427 milyon 773 bin dolarlık makine halısı ihraç edildi AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliği verilerinden derlediği bilgiye göre, Gaziantep başta olmak üzere bölge illerinden, bu yıl 9 ayda, 427 milyon 773 bin dolarlık makine halısı ihraç edildi. Bölge illerinden makine halısı ihracatı, Ocak-Eylül 2007 döneminde, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,20 oranında artış gösterdi. Geçen yıl aynı dönemde söz konusu illerden 307 milyon 299 bin dolarlık makine halısı ihraç edilmişti. Bölgenin toplam ihracatı söz konusu dönem itibariyle yüzde 23 oranında artarken, makine halısı ihracatının bölgenin toplam ihracatı içindeki payı yüzde 18,89'dan, yüzde 21,42'ye yükseldi. Aynı dönemde, makine halısı ihracatının tekstil ve ham maddeleri ihracatı içindeki payı ise yüzde 27,60'tan, yüzde 30,69'a çıktı. Çok büyük bölümü Gaziantep'te bulunan ve en yeni teknoloji ile üretim yapan modern fabrikalarda üretilen halılar büyük oranda Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Romanya, Suudi Arabistan, Rusya Federasyonu, Polonya, Ukrayna, Irak, Tacikistan ve İsrail'e ihraç ediliyor. Bu arada, makine halısı, ihracatıyla bölge ekonomisine en fazla döviz girdisi sağlanan ürünler sıralamasında birinciliğini korudu. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Ünlü markalar Çin'de imalat yapınca kaliteleri düştü 29/10/2007 23:27 |
Kanaat Notu: 0   |
Ünlü markalar Çin'de imalat yapınca kaliteleri düştü İşadamı Rıza Erol, bir toplantı sırasında yırtılan giysisinin kumaşının Çin'de üretildiğini sonradan öğrenmiş.İşadamı Rıza Erol, bir toplantı sırasında yırtılan giysisinin kumaşının Çin'de üretildiğini sonradan öğrenmiş. Kalite ve fiyat farkıyla ön plana çıkan markaların imalatlarını Çin'e kaydırması, kalitelerinin düşmesine sebep oldu. Ucuz işgücü sayesinde düşük fiyatlara imal edilen ürünler, mağazalarda çok pahalıya satılıyor. Markaların dayanıklı olduğuna inanan vatandaş, ürünün birkaç ayda deforme olmasıyla soluğu tüketici derneklerinde alıyor. Tüketici Hakları Derneği Başkanı Turhan Çakar, "Aldığımız şikâyetlerin yüzde 20'sini tekstil ürünleri oluşturuyor. Çin'de üretilen mallar, bunun büyük kısmını oluşturuyor."dedi. Çin'de üretilmiş ünlü bir markaya ait takım elbise alan ve sadece dört-beş defa giyebilenlerden biri de işadamı Rıza Erol. "Elbiseyi kaliteli olduğuna inandığım bir mağazadan aldım."diyen Erol, ocak ayında 400 YTL ödemiş. İş görüşmesi sırasında yırtılan pantolonu işadamını zor durumda bırakmış. "Görüşmem yarıda kaldı. Arabama atlayıp kimselere görünmeden eve gitmek zorunda kaldım."şeklinde konuşan işadamı, pantolonu aldığı firmaya götürmüş. Yetkililerin 'kullanıcı hatası' cevabıyla karşılaşan Rıza Erol, hakkını Tüketici Hakları Mahkemesi'nde aramış. Mahkeme, ürünü bilirkişinin raporuna sunmuş. İncelemeler sonucunda elbisenin Çin malı kumaştan üretildiği ortaya çıkmış. Bilirkişi, kumaşın bekletilmiş (eski) olduğuna ve yırtılmanın bundan kaynaklandığına karar vermiş. İstanbul Dokumacıları Esnaf ve Sanatkârları Odası Başkanı Sadettin Olpak, markalı ürünlerin Çin'de üretim yaptığını, kalitesiz kumaşlarla 30 YTL gibi düşük rakamlara imal edilen elbiselerin mağazada korkunç fiyatlara satıldığını ifade ediyor. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Kendi Elektriğini Üretmek İsteyene Rüzgár Tribünü 29/10/2007 23:39 |
Kanaat Notu: 0   |
Kendi Elektriğini Üretmek İsteyene Rüzgár Tribünü Çin'den İthal Edilen Düşey Eksenli Rüzgar Tribünü, 8 Saatlik Çalışma ile Bir Evin 24 Saatlik İhtiyacını Karşılayabiliyor. Saatte 4 metre/saniye hızla esen rüzgarla bile çalışabilen 200, 300, 500, 1000, 3000 Watt ve 10 KW elektrik üretebilen farklı boyutlardaki tribünlerin fiyatı ise 2 bin ile 22 bin Euro arasında değişiyor. Çin ortaklığı ile kurulan Sawt Turkey firmasının Türkiye Distribütörü Adnan Özbek, 1 KW’lık düşey eksenli rüzgar tribününün 8 saatlik çalışma ile bir evin 24 saatlik ihtiyacının karşılanabileceğini söyledi. 110 YTL’LİK ELEKTRİK Aynı tribünün bir ayda yaklaşık 110 YTL’lik elektrik ürettiğini ifade eden Özbek, "Bir eve 4-5 bin YTL arasında bir fiyata kurulacak olan 1 KW’lık bir tribün kendisini 3 ile 5 yılda amorti edebiliyor" dedi. Tribünün evlerin yanı sıra, kamu binaları, seralar, sanayi tesisleri gibi bir çok alanda rahatlıkla kullanılabileceğini anlatan Özbek, şunları kaydetti: "Rüzgar enerjisi 1990’dan beri en hızlı gelişme gösteren enerji kaynakları kullanma teknolojilerine sahip olmakla beraber, ülkemizde henüz istenilen düzeyde kullanılan bir enerji değil. Bu durumun değiştirilmesi ve yeşil enerjinin ekolojik ısınmanın engelleyici bir parçası olması elimizdedir. Bunu da rüzgar gibi alternatif enerji kaynaklarına yönelerek gerçekleştirebiliriz. Tamamen sessiz bir şekilde çalışan bu tribünler, rüzgar potansiyeli açısından önemli bir konumda bulunan ülkemizde yaygınlaştıkça enerjide dışa bağımlılığımız da azalacaktır. Hatta Avrupa Birliği’ne uyum sürecinde kullanılacak elektrik saatleri sayesinde kişi evinde ürettiği fazla elektriği bile satabilecek konuma gelecektir." kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Google'dan Cumhuriyet Bayramı logosu 29/10/2007 23:54 |
Kanaat Notu: 0   |
Google'dan Cumhuriyet Bayramı logosu İnternet arama motoru Google, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 84. yıl dönümü nedeniyle ana sayfasına Türk Bayraklı logo koydu. Dünyanın en büyük internet arama motorlarından biri olan Google'ın Türkiye sayfası ''www.google.com.tr'' adresine girenler, ''Doodle'' olarak nitelendirilen özel tasarımlı logoyla karşılaştı. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 84. yıl dönümü nedeniyle hazırlanan özel tasarımlı ''Google'' logosunda, ''l'' harfinin yerine Türk Bayrağı yerleştirildiği görüldü. Bazı özel günlerde kullanıcılarına farklı logo tasarımlarıyla hizmet veren Google'un Türkiye'deki kullanıcıları, geçen sene 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nda da özel bir logo ile karşılaşmışlardı. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| YouTubea alternatif: hulu.com 30/10/2007 00:08 |
Kanaat Notu: 0   |
YouTube’a alternatif: hulu.com NBC ve Fox, ortaklaşa kurdukları video paylaşım sitesi hulu.com ile You Tube ve Google’a rakip olmaya hazırlanıyor. News Corp. ve NBC Universal tarafından tasarlanan video paylaşım sitesi hulu.com, test yayınına başladı. İzleyicilere birçok filmi ve televizyon dizisini bedava izleme imkanı sağlayacak olan site, YouTube’a rakip olmayı hedefliyor. Bir tür internet televizyonu sayılan hulu.com’un YouTube’dan farkı, hazır videoları yayınlayıp kişisel videoları yayınlamaması. hulu.com’u değerlendiren medya teknolojileri uzmanı James Mc Quivey, “Kısa sürede tasarladıkları teknoloji, rakiplerin sitelerine göre çok düzenli ve başarılı. Bu pazarda rakiplerinden bir kaç adım daha ileride başladılar” dedi. NBC ve Fox’un tasarladığı hulu.com, NBC’nin ’30 Rock’, Fox’un ‘The Simpsons’, ‘Lou Grant’ ve ‘Lost in Space’ gibi programlarını yayınlayacak. hulu.com’un yöneticisi Jason Kilar, “Tüketiciler artık izledikleri film ve dizilerle özdeşleşiyor. Hulu.com’un içeriği de, izleyicilerin sevdikleri programlara kolayca ulaşmaları için geliştirildi” dedi. Hulu.Com, AOL, MSN, MySpace, Yahoo ve Comcast’ten de izlenebilecek. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Sıfır gibi 2. El Otomobiller 30/10/2007 11:59 |
Kanaat Notu: 2   |
Sıfır gibi 2. El Otomobiller Eski araçların piyasadan çekilmesini sağlayacak yepyeni bir teşvik sistemi getiriliyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği, bakımları düzenli olarak yapılmamış eski otomobilleri alıp bakımını gerçekleştirmeyi ve yenileyip satmayı planlıyor. İkinci el araçların daha güvenli bir şekilde satın alınmasını sağlayacak proje, bu tür otomobillerin çevreye verdiği zararları da azaltacak. Yenilenecek otomobiller için 1-2 yıllık garanti süresi verilmesi de düşünülüyor. İkinci el otolar yenilenecek 1-2 yıl garantiyle sunulacakPazardan toplanacak ikinci el otomobilerin yenilenerek piyasaya sunulması gündemde İbrahim Orhon, 'Bu araçlar yeni otomobil gibi 1-2 yıl garantiyle müşteriye gelecek' dedi. Eski teknolojiye sahip ikinci el araçların piyasadan çekilmesini sağlayacak teşvik sisteminin getirilmesini bekleyen otomotiv sektöründe, pazardan toplanacak ikinci el otomobillerin yenilenerek piyasaya sunulması planlanıyor. Otomotiv Distribütörleri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Toyotasa Genel Müdürü İbrahim Orhon, piyasada çok fazla sayıda, eski teknolojiyle üretilmiş, zaman içinde bakımları da düzenli yapılamadığı için çevre kirliliği yaratan araç bulunduğunu belirtti. Piyasanın yüzde 70'inin bu araçlardan oluştuğunu ifade eden Orhon, bunları AB ülkelerinde olduğu gibi pazardan çekip, yerine yeni teknolojiyle üretilmiş araçlarla değişimini sağlayabilecek bir teşvik sistemi getirilmesi için bakanlık düzeyinde girişimlerde bulunduklarını kaydetti. 'Çalışma sürüyor' Orhon, bu süreçte Avrupa'da olduğu gibi ikinci el araçların da değerlendirilmesi için bir proje yürüttüklerini, bu kapsamda, ikinci el otomobillerinin güvenle alınabilmesi için çalışmalar yaptıklarını belirterek, şunları kaydetti: "İkinci el araçları elden geçirip, yenileyeceğiz. Tamamen incelenmiş olarak, 160 noktada kontrol yapacağımız ikinci el araçları, yeni otomobil gibi 1-2 yıl garantili olarak piyasaya sunacağız." kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| 5 günde 5 milyon bayrak 30/10/2007 12:29 |
Kanaat Notu: 2   |
5 günde 5 milyon bayrak Yaşanan son saldırının ardından teröre lanet için sımsıkı sarılınması ve Cumhuriyet Bayramı birleşince, 250 bayrak üreticisi son 5 günde 6 aylık satış yaptı. Hakkari’deki yaşanan son saldırının ardından teröre lanet için sımsıkı sarılınması ve Cumhuriyet Bayramı birleşince, 250 bayrak üreticisi son 5 günde 6 aylık satış yaptı. Bu yıl 90 milyon YTL’ye 10 milyona yakın bayrak satışının gerçekleştiği Türkiye’de son 5 günde alınan bayrak sayısı 5 milyon adedi, harcanan bedel de 50 milyon YTL’yi buldu. TERÖR olaylarında hayatını kaybeden şehitlerin cenazeleri, ardından gelişen ’teröre lanet’ gösterileri ile Cumhuriyet Bayramı birleşince, 250 bayrak üreticisi bugüne kadar hiç karşılaşmadıkları, üretim kapasitelerini aşan bir taleple karşı karşıya kaldı. Bu yıl 90 milyon YTL’ye 10 milyona yakın bayrak satışının gerçekleştiği Türkiye’de son 5 günde alınan bayrak sayısı 5 milyonu, firmaların bu satışlardan elde ettiği ciro da 50 milyon YTL’yi buldu. 5 GÜNDE 6 AYLIK SATIŞ Sektörde 5 günde 6 aylık satışın gerçekleşmesi sonucunda firmaların kapasitesi yetersiz kalınca sokaklarda satılan bayrak fiyatları da bir anda 2-3 kat artış gösterdi. Sıradan bir günde 5 YTL’ye alıcı bulan 50 santime 75 santim ebadındaki bayraklar şimdi 15 YTL’ye varan bedeller karşılığında satılmaya başlandı. Son 1 hafta içinde 10 metreye 15 metre ebadındaki 1.000 YTL’lik bayraklarda da talep patlaması yaşandı. Ancak, kumaşların talebi karşılamaya yetmemesi sonucunda çok sayıda üretici siparişleri geri çevirmek zorunda kaldı. Özellikle plaza, iş merkezi gibi ticari alıcıların özel sipariş dışında satın alabildikleri en büyük bayrak ebadı 54 metrekare oldu. ŞEHİTLERİN MEMLEKETİ Bu yıl İstanbul’dan sonra en fazla talep Hakkari Yüksekova’nın Dağlıca beldesinde pusuya düşürülerek hayatını kaybeden 12 şehidin memleketinden geldi. Bu şehirler arasında en çok Yozgat ve Aydın öne çıktı. Bunda da hem cenazelere kastılan halkın, hem de halka bayrak dağıtmak için yarışan belediye, sendika, baro gibi kurum ve kuruluşların talebi etkili oldu. Olayları protesto etmek için Ankara’da faaliyet gösteren 2 bin 100 minibüsün tamamı bayraklarla donatılırken, Şehit Piyade Onbaşı Lokman Eker’in Yozgat’taki cenazesi için sadece baronun siparişi 17 bin adedi buldu. MİTİNGLERİ İKİYE KATLADI Bundan önceki yıllarda özellikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda en fazla satışı yapan firmalar Güneydoğu’da yaşanan olayların ardından bu yıl geçtiğimiz yılki Cumhuriyet Bayramı satışlarını beşe katladı. Ankara Tandoğan’dan İstanbul Çağlayan’a, İzmir Alsancak’tan Manisa’ya kadar birçok şehirde gerçekleşen Cumhuriyet mitinglerinde satılan bayrak adedi de Cumhuriyet Bayramı’nın yarı hacminde kaldı. 2 milyon bayrak satışının yapıldığı mitinglerde 20 milyon YTL’ye yaklaşan bir satış hacmi oluşmuştu. TALEP KUMAŞ BAYRAKTA Önceki yıllarda Türk Bayrağı’ndan çok özel flama üretimine ağırlık veren firmalar bu yıl cirolarının büyük bölümünü Türk bayrağı satışlarından kazandı. Talep özellikle kumaş bayrakta yoğunlaşırken, özellikle alışveriş merkezlerinin ilgi gösterdiği kağıt bayrak satışları cirodan yüzde 5 pay bile alamadı. Firma, belediye, federasyon gibi çok sayıda kurum ve kuruluşun talebine rağmen en fazla alımı gerçekleştiren bireysel alıcılar oldu. Ticari alıcıların satışlardaki payı yüzde 40’da kaldı. Keşke terör olmasaydı ben satmamaya razıydımÖZELLİKLE pazar günkü şehit haberlerinden sonra bir anda talep patlamasıyla karşılaştıklarını söyleyen bayrak imalatçısı Ekrem Dernek, "Bu talebe yetişebilmek için sabahlamak zorunda kaldık. Hem bireylerden, hem de şirketlerden çok sayıda sipariş aldık. Ancak bu satışı terör tetikledi. Keşke terör olmasaydı. Ben bu kadar bayrak satmamaya razıydım. Ben nasılsa her yıl olduğu kadar satardım" dedi. Bu satış 75’nci yılı da geçtiBUNDAN önceki satış rekorunun Cumhuriyet’in 75’nci yılı kutlamalarında yaşandığını söyleyen Kılıç Bayrak’ın sahibi Hasan Kılıç, "Cumhuriyetin 75’nci yılında hatıra olarak saklamak isteyenler sadece o yıl sahip olabilecekleri 75’nci yıl logolu bayraklara sahip olmak için akın etmişti. 19 Mayıs ve 30 Ağustos’ta zaten fazla talep olmadı. Ancak bu yıl 75’nci yılı da geride bıraktı. Bir senedir hazırlık yapıyordum. Yine de talebi karşılayamadım" dedi. PO, 500 bin bayrak dağıtacak TÜRKİYE’nin ilk milli akaryakıt dağıtım şirketi Petrol Ofisi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda 500 bin Türk bayrağı dağıtacak. PO CEO’su Melih Türker, "Türk ordusunun akaryakıt ihtiyacını karşılamaktan her zaman gurur duyan PO bayram coşkusunu yollara taşıyacak" dedi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Cepte en uygun tarife hangisi? 30/10/2007 23:41 |
Kanaat Notu: 0   |
Cepte en uygun tarife hangisi? GSM operatörleri kampanya üzeirne kampanya yapıp kafaları karıştırdı... İşte en hesaplı tarifeler... GSM operatörlerinin bir birinden farklı pek çok tarifesi var. Peki bunlardan en uygunu hangisi. Neredeyse bütün tüketici profillerine uygun paketler sunan GSM operatörleri hizmetlerine her gün bir yenisini ekliyor 'Cep'te tarife bolluğuGSM operatörleri arasındaki rekabet giderek hız kazanıyor. Kullanıcıya onlarca tarife seçeneği sunan operatörlerin yeniliklerine her gün yenileri eklenirken kimi kullanıcılar olanaklardan yararlanmak üzere iki ayrı telefon bile taşıyabiliyor. Neredeyse her tüketici tipine uygun ayrı bir tarife sunan şirketlerin seçenekleri arasında yok yok. Son birkaç yıl içinde yeni oyuncuların girdiği GSM piyasasında büyük bir rekabet yaşanıyor ve kızışan rekabet tarife bolluğu yaratıyor. Nerdeyse her gün yeni bir tarife ile karşılaşan bazı kullanıcılar yeniliklerle hiç ilgilenmezken, bazı kullanıcılar ise iki telefon taşıyarak faturayı hafifletmenin yollarını arıyor. "Ucuz görünüyor, vardır bunda da bir aldatmaca" diye düşünmekten kendini alamayan kullanıcıların yapması gereken yeniliklere açık olmak ve bilgilenmek. Yenilikler ışığında kullanıcılar GSM operatörlerini de tarifelerini de değiştirmeyi seçebilir. Öncelikle bilinmesi gereken, telefon konuşmalarının kaç saniyede bir ücretlendirildiği. Turkcell ve Avea'da ücretlendirme periyodu 6 saniye iken, Vodafone'da 60 saniye. Ücretlendirme periyotlarının kısa olması tüketicinin daima avantajına diye değerlendiriliyor. 61 saniye konuşulduğunda, Turkcell ve Avea'da 66 saniyelik bedel ödenirken, Vodafone'da 120 saniyelik konuşma bedeli ödenmesi gerekir. Farklı bir deyişle yanlış bir numarayı arayıp iki saniye bile sürmeyen bir telefon görüşmesi için, Avea ve Turkcell'de 6 saniyelik ödeme, Vodafone'da 60 saniyelik ödeme yapılması gerekiyor. Kullanıcıların, bu ayrıntıyı atlamadan hangi tarifenin kendileri için daha uygun olduğuna karar vermeleri önemli. 3 temel tarife dışında, kullanıcıların cep telefonundan sabit hatları mı, aynı operatörü kullananları mı, farklı operatörleri mi, yakın arkadaş ya da ailelerini mi daha çok aradığına bakıp kendilerine en uygun paketleri seçmeleri mümkün. 'Herkesle' konuşurum diyenlere * Avea'nın "konuşturan paketi" ile, kullanıcılar ayda 49 YTL'ye, yurtiçindeki dilediği bir numarayla 210 dakika konuşabiliyor. Yani bu paketle dakikası 23.3 YKr'den, Avea, Turkcell, Vodafone ve sabit telefonlara ulaşılıyor. * Turkcell'in "bir fiyat" tarifesiyle Avea, Turkcell, Vodafone ve sabit telefonlar tek bir fiyattan 30.5 YKr'ye aranabiliyor. * Vodafone'un "cep to cep" paketiyle Avea, Turkcell, Vodafone ve sabit telefonların dakikasına 36 YKr ödeniyor. * Avea'nın ' TümEvİsAvea' paketiyle 10 YTL'ye 90 dakika (11 YKr/dk ), 13 YTL'ye 120 dakika (10.8 YKr/dk), 24 YTL'ye 240 dakika (10 YKr/dk), 30 YTL'ye 320 dakika (9.3 YKr/dk) sabit tel ve Avea'lılarla konuşmak mümkün. Ancak, diğer GSM operatörleriyle konuşmanın dakikası 25 YKr. Az kişiyle çok konuşanlara * Avea'nın "dört köşe" paketiyle ayda 5.95 YTL sabit ücret ödedikten sonra 2, 3 ya da 4 kişilik arkadaş grubuyla dakikası 5.9 YKr'den konuşmak mümkün. Ancak, diğer Avea'lıları ve sabit hatları aramanın dakikası 19.9 YKr, diğer operatörleri aramanın dakikası ise 44.9 YKr. * Turkcell'in "Bizbize hepimiz" tarifesi ile 9 YTL'ye alınan ALO60 paketiyle dakikası 15 YKr'den 60 dakika, 17 YTL'lik ALO120 paketiyle dakikası 14.16 YKr'den 120 dakika, 32 YTL'lik ALO240 ile dakikası 13.3 YKr'den 240 dakika, 60 YTL'lik ALO480 ile dakikası 12.5 YKr'den 480 dakika sabit hatlar ve Turkcell'lilerle konuşmak mümkün. Ancak diğer operatörlerle konuşmanın dakikası 57.5 YKr ve bu ücret pakete dahil değil, ayrıca faturalara yansıtılıyor. * Vodafone'un "cep aile" paketi ile ayda 2.90 YTL sabit ücretle en fazla 10 kişiye kadar ailenizle, dakikası 1.8 YKr'den konuşuluyor. Ancak diğer Vodafone'lular ve sabit telefonlar dakikası 22 YKr'den, diğer GSM operatörleri 66 YKr'den aranabiliyor. Başka operatörlerle konuşmayanlara * Avea'nın "evlere şenlik" tarifesiyle sabit ücret ödemeden tüm Avea'lıları ve sabit telefonları dakikası 19.9 YKr'den aramak mümkün. Ancak diğer operatörleri aramanın dakikası 44.9 YKr. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Çinliler lüks Alman otomobillerini keşfetti 31/10/2007 02:50 |
Kanaat Notu: 0   |
Çinliler lüks Alman otomobillerini keşfetti Çin son yıllarda kaydettiği büyüme ile dünyanın süper gücü olma yolunda ilerliyor. Ekonominin patlama yaşadığı Çin Halk Cumhuriyeti’nde artık sokaklarda lüks Alman otomobillerini görmek mümkün. Çinli otomobil satıcısı Ma Jianyu şu günlerde başını işten kaldıramıyor. Beş yıldır Pekin’de Mercedes marka otomobilleri sattığı bir oto galeriyi işletiyor. Çinliler arasında Alman lüks otomobillerine ilgi giderek büyüyor. 2008 yılına kadar Mercedes marka otomobilleri satan oto galerilerin sayısının ikiden ona yükselmesi bekleniyor. 345 bin Çinli dolar milyoneri Bir Amerikan yatırım firmasının yaptığı araştırmaya göre Çin’de 345 bin dolar milyoneri yaşıyor. Bu kesimin en çok tercih ettiği lüks markalar Mercedes Benz, BMW ve Louis Vuitton. Mercedes geçen yıl Çin’deki karını yüzde 32 arttırdı. Bu yıl Ağustos ayında ise bu orana yüzde 9’luk bir artış daha eklemeyi başardı. BMW’nin satışları da en az Mercedes kadar parlak. BMW için Çin, ABD’nden sonra en fazla kar getiren ikinci ülke. Oto galerilerin sayısında artış Çin’de lüks markaların bu kar oranları oto galeri sahibi Ma Jianyu’nun işlerine de olumlu yansımış. Ma bundan beş yıl önce dokuz kişiyi çalıştırıp galeride 30 otomobili sergilerken şimdilerde 37 kişiyi çalıştırıyor ve sergilediği otomobillerin sayısı da 100’e ulaşmış. Bir yıldan bu yana Daimler de Çin’de bir tesise sahip. Burada E Klasse model üretiyor. Çinli yetkililer kısa bir süre önce resmi dairelerde kullanılan araçların ihalesini Mercedes’e verdi. Daha önce resmi araçlar rakip bir başka Alman firması Audi tarafından üretiliyordu. Mercedes Audi'ye karşı Çin’de satılan lüks otomobillerin yarısının Audi olmasının nedeni de bu. Başkent Pekin’in batısında Audi marka otomobiller satan galerinin yöneticisi Wang Haiying, araçların yüzte 70’inin kamu sektörü için satıldığını belirtiyor. Çinli yetkililerin Mercedes’e ihale vermesine rağmen Audi satışlarının bu gelişmeden etkilenmemesine çalışıyor. Hatta bu nedenle Çin’de Audi satan lisanslı işyerlerinin sayısının 125’den 200’e çıkarılması ve bu sayede 2015 yılına kadar otomobil satışının iki kat artarak 200 bine ulaştırılması hedefleniyor. Oto galeriler başka kentlere yayılacak Bir Audi oto galerisinin yöneticiliği yapan Wang Haiying ile Mercedes oto galerisi sahibi Ma Jianyu, Pekin’de yeterince oto galerinin olduğunu, yenisine ihtiyaç duyulmadığının altını çiziyor. Büyük olasılıkla yeni galeriler başka kentlerde açılacak. Çin’de Alman otomobillere ilgili daha uzun yıllar sürecek gibi görünüyor. Çünkü Alman otomobilleri “güvenilir ve tasarruflu” olarak tanınıyor. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Nescafe 'hafta sonu aroması' ile kazandıracak 31/10/2007 03:18 |
Kanaat Notu: 0   |
Nescafe 'hafta sonu aroması' ile kazandıracak  NESCAFE Gold her hafta yapacağı çekilşle, bir çok talihliye 'Altın Hafta Sonu' sunacak. 15 Ekim – 9 Aralık tarihleri arasında NESCAFE Gold ürünlerinden satın alarak kampanyaya katılanlar arasında yapılacak çekilişle “Altın Hafta Sonu” kazanacak talihliler Sapanca Richmond Hotel Nua Wellness Spa’da iki kişilik, bir hafta sonu geçirme şansı yakalayacak. NESCAFE® Gold’un “Altın Hafta Sonu” çekilişine katılmak için, NESCAFE® Gold kavanoz ya da eko paket (75 gr. hariç) ürün ambalajları üzerinde yer alan şifreyi Turkcell 1125’e göndermeniz gerekiyor.  50 gramlık ekopaket ya da kavanozlarda yer alan şifreler ile çekilişe katılanlara 1; 100 gramlık eko paket ya da kavanozlarda yer alan şifrelerle çekilişe katılanlara 2; 200 gramlık eko paket ya da kavanozlarda yer alan şifrelerle çekilişe katılanlara ise 4 çekiliş hakkı tanınacak. 8 haftalık kampanya süresince her hafta yapılacak çekilişlerle o haftanın talihlisi belirlenecek. Bir çekilişe iştirak edenlerin, bir sonraki hafta yeni bir şifre ile kampanyaya katılma şansı da devam edecek. Çekiliş sonuçları ise www.nestle.com.tr adresinde ve günlük bir yayında her hafta yayınlanacak. Kampanya kuralları çerçevesinde, çekilişler sonucunda “Altın Hafta Sonu” kazanacak talihlilerin ödüllerine sahip olabilmek için gönderdikleri şifrenin yer aldığı NESCAFE Gold ambalajını ibraz etmeleri gerekiyor. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
gaffur (Kullanıcı)
Arş.Gör.
Gönderiler: 12
|
| Yaşlılara Face Book: Sage Zone-Sadece 50 yaş üstündekiler girebilir! 31/10/2007 16:08 |
Kanaat Notu: 0   |
Yaşlılara Face Book: Sage Zone-Sadece 50 yaş üstündekiler girebilir!  İnternetteki arkadaşlık sitelerine bir yenisi daha eklendi. ancak bu seferki gençler için değil.. İngiltere'de bir şirket, Facebook ve MySpace'ten esinlenerek, 50 yaş üzeri kişiler için sosyalleşme sitesi başlattı. Saga Zone adlı forum yaşlılar için ürünler ve hizmet sağlamada uzman bir kuruluş olan Saga Grubu tarafından kuruldu. Gözde sosyalleşme siteleri Facebook ve MySpace gibi 50'sinden yaşlı internet kullanıcılarının fotoğraflarla profillerini yaratabildikleri Saga Zone'un ''ruhu genç'' üyeleri, forumlarda tartışmalara ve diğer online faaliyetlere katılabilecekler. Saga Grubu'nun başkanı Andrew Goodsell, internetin, 50 yaş üzeri kullanıcıların sayısının artış gösterdiği bir ortam olduğunu belirterek, Saga Zone'un, yaşlıların birbirleriyle karşılaşabilecekleri ve kendileri için önemli olan şeylerden konuşabilecekleri bir ortam olduğunu söyledi. Saga'nın, 4 ay önce başlatılan ve bahçe bakımı gibi forumların bulunduğu deneme versiyonuna şimdiden 13 binden fazla kişi kayıt yaptırırken, en yaşlısı da 87 yaşında bir üye oldu. İngiltere'de kısa bir süre önce yapılan araştırmaya göre, 50 yaş üzeri insanların 4'te 3'ü uçak biletlerini ve kitaplarını internette satın alıyor ve 3'te 2'si de elektrikli cihaz siparişlerini internet üzerinden geçiyor. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
gaffur (Kullanıcı)
Arş.Gör.
Gönderiler: 12
|
| Mitsubishi 1 milyon pick-up ihraç etti 31/10/2007 16:58 |
Kanaat Notu: 0   |
Mitsubishi 1 milyon pick-up ihraç etti  Mitsubishi Motors, 1988 yılından bu yana dünyanın dört bir yanına 1 milyon adet L200 pick-up ihraç ettiğini açıkladı. Mitsubishi Motors, 1 tonluk pickup üretimini gerçekleştirdiği Tayland'dan 1 milyonuncu L200'ün ihraç edildiğini açıkladı. Mitsibushi'den yapılan yazılı açıklamada, dünyanın 140 ülkesine ihracat yapan Mitsubishi Motors Tayland'ın (MMT), 2006 yılında 133 bin 109 adet L200 pick-up ihraç ettiği bildirildi. Açıklamaya göre, MMT 2007 yılında ise 140 bin adet ihracat rakamına ulaşmayı hedefliyor.    Açıklamada, Mitsubishi L200'nin MMT'yi Mitsubishi Motors Corporation'ın Güney Doğu Asya'daki stratejik merkezi yaparak çok önemli bir rol oynadığına dikkat çekilirken, Mitsubishi Motors'un Tayland'taki operasyonlarını güçlendirmek için son yıllarda yoğun çaba harcadığı vurgulandı.    Açıklamaya göre, Tayland'ın Asya'da önemli bir pazar olmasının yanı sıra Avrupa, Avustralya, Latin Amerika, Afrika ve Asya'ya 1 tonluk pick-up sağlayan bir üretim merkezi olmasının da şirketin global stratejisinde önemli bir yer teşkil ettiği kaydedildi. Açıklamaya göre MMT, 1988 yılından bu yana dünyanın dört bir yanına L200 pick-up ihraç ediyor.
Avrupa, 2006 yılının başından bu yana satılan 60 bin 687 adet L200 pick-up ile MMT'nin en büyük ihracat pazarı olurken, Avrupa'da L200'ün en çok satıldığı ülkelerin arasında yer alan Türkiye'de ise Mitsubishi L200, 2007 yılının ilk 9 ayında bin 989 adetlik satış ile 1 tonluk pickup segmentinin lideri konumunda bulunuyor. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Caffé Nero 100 Kahve Dükkânı Açmaya Geldi 01/11/2007 23:13 |
Kanaat Notu: 2   |
Caffé Nero 100 Kahve Dükkânı Açmaya Geldi İngiltere'nin en ünlü kahve zincirlerinden Caffé Nero, Türkiye'deki ilk dükkânını açtı. Şirket, Türkiye'deki dükkân sayısını 100'e kadar çıkarmayı düşünüyor. Ünlü İngiliz kahve zinciri Caffé Nero, Türkiye'ye geldi. İlk dükkânını İstanbul İstinyePark'a açan şirket, Türkiye pazarı için mönüsüne Türk kahvesi, demleme çay ile pastırmalı çörekler ekledi. İddialıyızİNGİLİZ Financial Times Gazetesi tarafından 2005 Yılı Girişimcisi seçilen Gerry Ford, 10 yıl önce İngiltere’de kurduğu ve 330 şubeye ulaştırdığı Cafe Nerro adlı kahve zincirini yurtdışında ilk kez Türkiye’ye taşıdı. 72 milyonluk nüfusuyla Türkiye’nin büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Cafe Nerro’nun kurucusu ve CEO’su Gerry Ford, "Burada müşterilerin kendini özel hissettiği, gelip ’herzamankinden’ diye sipariş verdiğinde tercihi olan kahvenin servis edildiği farklı bir konsept yarattık. Pazarın liderlerinden biri olmak konusunda iddialıyız" dedi. Büyük Potansiyel Var Türkiye’de kahve zinciri kültürünün çok hızlı oluştuğuna dikkat çeken Ford, "İnsanlar artık espressolu kahvelere büyük ilgi gösteriyor. Bu da pazarın potansiyelini büyütüyor. Henüz kaç halkalı bir zincir olacağımız konusunda karar vermedik. Ancak, 100’ün altında sayıda kafe açacağımız pazarlara girme taraftarı değiliz" dedi. İstinye Park’ta açtıkları kahve dükkanının ilk uluslararası girişimleri olduğunu belirten Ford Orta Doğu ve Avrupa’da da bazı ülkelere girmeyi hedeflediklerini belirtti. Türkiye’ye Ortak Girdi Türkiye’ye diğer zincirler gibi franchise yöntemiyle gelmediklerine dikkat çeken Gerry Ford, "Kontrolü daha fazla elimizde tutabilmek için Türkiye’deki şirkete ortak olduk. Burada açılan her yeni dükkan için doğrudan yatırım yapıyoruz. İzlediğimiz bir yol var ve kısa sürede zincire yeni halkalar eklemeyi planlıyoruz. Kaç yeni mağaza açacağımızı zaman gösterecek. ancak, istediğimiz kadar halka ekleyebilecek kadar paramız var" dedi. Pazarda lider oyunculardan olmak istediklerini vurgulayan Ford bunu sağlamak için ne gerekiyorsa yapacaklarını da belirtti. Ford ilk etapta İstanbul’un değişik bölgelerinde 10 yeni Cafe Nerro açmayı planladıklarını da söyledi. Yemek Payı Yüzde 30 Cafe Nerro’nun son 7 yıldır Allegra’nın yayınladığı kahve dükkanı raporunda İngiltere’de tüm kategorilerde bir numara olduğuna dikkat çeken Ford, "Bu işe inandığımız için giriştik. Burası müşterilein alışveriş molası verebilecekleri, konuşabilecekleri, gazete okuyabilecekleri premium bir kahve zinciri. Burada kahve içmenin yanısıra yemek de yiyebiliyorlar" dedi. İngiltere’de yiyeceklerden elde ettikleri satışların cirolarından yüzde 30 pay aldığına dikkat çeken Ford, "Burası öğlen yemeğinden sonra kahve içmek için geleceğiniz bir mekan değil. Burası önce yemek yiyip sonra da kahve içeceğiniz bir yer" dedi. Ford ayrıca, Türkiye’de iş toplantılardan, aşk sohbetlerine kadar her türlü görüşmenin kahve zincirlerine kaydığını da ekledi. Kahveye fazla espresso koyup rakiplerden ucuza satıyoruzRAKİPLERİNİN aksine hazırladıkları kahvelere tek ölçü yerine iki ölçü espresso koyduklarını söyleyen Gerry Ford, "Buna rağmen fiyatımız Starbucks’a oranla yüzde 20 daha ucuz kalıyor. Bu bir ölçülük fark özellikle kahveden kahve tadını almak isteyenlerin ilgisini çekiyor" dedi. Cafe Nerro’da espressonun her siparişte taze olarak hazırlandığğını da söyleyen Ford, "Biz espressoyu otomatik makinelerde hazırlayıp hızlı boşaltmıyoruz. Geleneksel İtalyan tarzı kahve yapıyoruz. Yemek açısından da fazla seçenek sunarak ve organik malzemeler kullanarak fark yaratmaya çalışıyoruz" dedi. Cafe Nerro, yılda yüzde 9 büyüyor1997 yılında kurulan cafe Nerro Starbucks ile aynı dönemde İngiltere’de kahve zinciri pazarına girdi. İngiltere’de yüzde 14’lük pazar payı bulunan Caffe Nerro’nun bu payı son 5 senedir her yıl ortalama yüzde 1.5 artıyor. Gerry Ford, "Biz yılda ortalama yüzde 9 büyürken, Starbucks’ın büyümesi yüzde 1’de kalıyor" diyor. kaynaklar:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Google'dan cep telefonu işletim sistemi 01/11/2007 23:51 |
Kanaat Notu: 0   |
Google'dan cep telefonu işletim sistemi  Google Grubu, internetin arama, Gmail elektronik postaları, YouTube, anında mesaj gibi tüm fonksiyonlarını biraraya toplayan bir cep telefonu işletim sistemini 2 haftaya dek kamuoyuna açıklayacak. Wall Street Journal Gazetesi'nin haberine göre Google, kendi işletim sisteminin donanım olarak bulunduğu cep telefonlarının gelecek yılın ortalarına doğru piyasaya çıkmasını istiyor ve bu amaçla cep telefonu üreticileriyle görüşmelerini sürdürüyor. Google'ın yakında ''GPhone'' adlı bir ürün çıkaracağı yönündeki söylentilerin yanısıra, internette kimi teknoloji sitelerinde, şirketin Asyalı üreticilerle geliştirdiği kimi telefon prototiplerinin fotoğrafları yer alıyordu. kaynak:samanyoluhaber.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 628
|
| Torino’da bir dağ adıydı Türk markası oldu: Bagozza Milano 02/11/2007 00:19 |
Kanaat Notu: 0   |
Torino’da bir dağ adıydı Türk markası oldu: Bagozza Milano Adını Torino ’da bir dağdan alan Bagozza, 1970’te Milano ’da haute couture kıyafetler tasarlayan bir marka olarak doğdu. Müşterileri arasında George Clooney ve Nicholas Cage gibi Hollywood yıldızları vardı. 2006’da Türk firması Ome Grup tarafından satın alınarak bir dünya markası olma yolunda hızla ilerlemeye başladı. Artık 22 ülkede, 350 noktada koleksiyonları satılıyor. Fiyatları ve kumaş kalitesiyle her ülkenin A plus olarak adlandırılan üst düzey kişilerine hitap ediyor. Bagozza’nın Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Aslan , "Yarattığımız dünya markasıyla erkek modasında farklılık yaratmak ve erkeğin girdiği ortamda dikkat çekmesini istiyoruz" diyor. Ome Grup, Adıyaman ’dan İstanbul ’a gelen Ömer Aslan tarafından kuruldu. 1978’de küçük bir dükkanda takım elbise üreterek işe başladı. Bagozza’nın şimdiki Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Aslan da, çocukluğunu babasının sahibi olduğu tekstil firmasında geçirdi. Moda ve tekstil dünyasının içinde büyüdü. Üniversiteye girdiği yıllarda şirketlerinin tasarımdan çok ihracatla uğraşması, onu işletme eğitimi almaya yöneltti. İş hayatına 22 yaşında Ome Grup Yönetim Kurulu üyesi olarak başladı. Mahmut Aslan ’ın hayali, kendi tarzlarını ve projelerini uygulayabilecekleri bir markaya sahip olup dünyaya açılmaktı. Bu yüzden tatillerinde bile moda dünyasını takip edebileceği İtalya ve Paris gibi yerleri tercih etti. Ome Grubun işleri zamanla büyüdü. Aslan ailesi, 2006 yılında küçük çapta üretim yaptıkları İtalyan Bagozza markasını satın almaya karar verdi. Aslan , bu markayı seçmelerinin nedenini şöyle açıklıyor: "Bagozza’nın çalışmalarını yurtdışı seyahatlerimde de takip ediyordum. Bizim aradığımız bütün özelliklere sahipti. Dünya çapında çok tanınmaması önemliydi. Böylece kendimizden bir şeyler katmamız daha kolay oldu. Bilinirliği fazla olmadığı için çok pahalıya da mal olmadı. Markanın dünya çapında tanınması için harcadığımız para, markayı satın alırken harcadığımız paranın 10 katı diyebilirim." EN FAZLA YÜZDE 20 İNDİRİM ÜÇ TAKSİT İtalyan Bagozza’nın, mat renkler ve kumaşlar kullanılarak hazırlanan koleksiyonları Türk markası olduktan sonra değişti. Şimdi modelleri ağırlıklı olarak parlak ve saten kumaşlardan hazırlanıyor. Kumaşları halen İtalya ’dan gelmeye devam ediyor. Tasarımları İtalya ’daki beş kişilik bir ekip hazırlıyor. Koleksiyonlarında kravat, gömlek, triko, tişört, kemer , ayakkabı , cüzdan ve çanta bulunuyor. Kesimlerde dar ve vücuda oturan modeller ön plana çıkıyor. Gömleklerin her bedene rahat oturması için farklı kuplar kullanılıyor . Kış koleksiyonunda pastel ve kahve tonlarıyla ipek kumaşlar ve kadife ceketler göze çarpıyor.  Aslan , Türkiye ’deki diğer markalardan farklarını şöyle açıklıyor: "İş toplantılarında bütün erkeklerin kıyafetleri birbirine benziyor. Üst düzey bir yönetici, markaların yaptığı 12 taksit ve yüzde 50 artı yüzde 25 indirim kampanyaları yüzünden şoförüyle aynı takım elbiseyi giyebiliyor. En iyi markalar bile bu şekilde mal satmaya çalışıyor. Biz erkeklerin kendilerini özel hissedeceği kıyafetler tasarlamaya çalışıyoruz."  Bu yüzden Bagozza indirimlerini yüzde 20 ile sınırlandırıyor. En fazla üç taksit yapıyor. Kıyafetlerin fiyatları 107-4 bin YTL arasında değişiyor. Örneğin; takım elbiseler 3.5-4 bin, ayakkabılar 590-795, trikolar 500-600 YTL arasında. A plus müşteriyi hedefleyen markanın İstanbul Galeria ’daki mağazasına günde ortalama üç kişi geliyor. Her müşteri 20-30 parça eşya alarak mağazadan çıkıyor. Alışveriş yapmaya zamanı olmayanlara ofislerinde "ofis mağazacılığı" hizmeti veriliyor. Bagozza’nın koleksiyonu şimdi 22 ülkede 350 noktada satılıyor. Türkiye ’de de Akmerkez , Nişantaşı ve Bağdat Caddesi ’nde yakın zamanda mağazaları açılacak. Ayrıca Bagozza ismiyle İtalyan restoranları açma planları da sürüyor. Marka, 2010 Dünya Kupası ’nda Güney Afrika milli takımı sponsoru olma hedefini de gerçekleştirdi. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
|
|