Dell, Windows Mobile cepler üretmek istiyor (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Dell, Windows Mobile cepler üretmek istiyor
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| 71 ortaklı su fabrikası kurdular 21/01/2008 23:37 |
Kanaat Notu: 12   |
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| 2008 Yılında 13 lojistik köy kurulacak 21/01/2008 23:52 |
Kanaat Notu: 0   |
kaynak:  Pazarlama Haberleri 2008 Yılında 13 lojistik köy kurulacak Şehir merkezlerinin yakınına kurulacak 13 “lojistik köy” hizmete girdiğinde ürünler daha verimli ve hızlı taşınacak, ekonomi canlanacak. Yüklemeden gümrüğe her şey bu üslerde yapılacak. Ruslar ve Almanlar işletmeye şimdiden talip. Modern yük taşımacılığının üssü kabul edilen lojistik köyler Türkiye’ye de geliyor. 2008’den itibaren 13 lojistik köy tek tek devreye girecek. Şehir içlerinde antrepo, TIR deposu gibi yerler bu merkezlere taşınacak. Böylece hem trafik rahatlayacak hem de taşımacılık hızlanacak. Bu sayede dünyaya kolayca ulaşacak Türk ürünleri, küresel sermaye ile de daha kolay rekabet edecek. Avrupa’da çok yaygın olan lojistik köylerin işletmesine inşaat başlamadan Rus ve Alman işadamları talip oldu. Karayolu taşımacılığındaki ağırlık, son birkaç yılda deniz, hava ve demiryoluna kaymaya başladı. Yarım asırdır göz ardı edilen demiryolları, hızlı trenle tanışıp taşımacılığın üç büyük sacayağından birisi olmaya hazırlanıyor. 200 MİLYON YTL’YE 11 LOJİSTİK KÖYHızlı tren projesinin yanı sıra Ulaştırma Bakanlığı’nın öncülüğünde, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ikinci bir projeye daha imza atıyor: Türkiye’nin 11 yerine; Samsun, Balıkesir, Eskişehir, İstanbul, Kayseri, Adana, İzmit, Erzurum, Konya, Uşak ve Denizli’ye lojistik köy kurmaya hazırlanıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de iki ayrı lojistik köy kurmayı hedefliyor. Demiryolunun yanı sıra lojistik köyler kara, hava ve deniz ile de entegre olacak; kombine taşımacılık hayata geçecek. Hem ulusal hem de uluslararası tüm nakliye, lojistik ve eşya dağıtımının çeşitli işleticiler tarafından yürütüldüğü alanlar kabul edilen lojistik köylerin tamamlanmasıyla TCDD yılda yaklaşık 6 milyon ton (yüzde 35) daha fazla yük taşımayı hedefliyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın ifadesiyle 200-300 milyon YTL’ye mal olması beklenen 11 lojistik köy, organize sanayi bölgeleri ile bağlantılı ve yük taşıma potansiyelinin yoğun olduğu alanlara yapılıyor. Trafikte rahatlatmaya yol açmasının yanı sıra şehirlerde ekonomik ve sosyal gelişime de katkı sağlıyor.  Peki lojistik köylerde neler var, işleyiş nasıl sağlanacak? Konteynır yükleme, boşaltma ve stok alanları; gümrük sahaları; acenteler, gümrük müşavirleri yer alan bu köylerde başta gümrük hizmetleri olmak üzere her türlü hizmet merkezîleştiriliyor. Lojistik köylerde tehlikeli ve özel eşya yükleme, boşaltma ve stok alanları, sosyal ve idari tesisler; müşteri ofisleri, personel ofisleri ve sosyal tesisler, otopark, TIR parkı, yönetim merkezleri, genel hizmet tesisleri; bankalar, restoranlar, oteller, bakım-onarım ve yıkama tesisleri, akaryakıt istasyonları, büfeler, depo ve antrepolar, iletişim ve posta merkezleri de yer alıyor. 11 MERKEZ, LOJİSTİK ÜSSE DÖNÜŞECEKTürkiye’nin ilk lojistik köyü, Samsun Gelemen’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından 6 Temmuz 2007’de açıldı. Projeleri hazırlanan ve ihale çalışmalarının sürdüğü bu köy tam anlamıyla hizmete girmedi. 330 dönüm üzerine kurulan lojistik köyün tam kapasite ile çalışmaya başlamasıyla, bölgenin 500 bin ton olan yıllık yük taşıma miktarı 1 milyon 100 bin tona çıkacak. Samsun Gelemen Lojistik Köyü’nden demir, hurda, rulo sac, bakır, konteynır, çimento, kömür, kereste, buğday, gıda maddesi, un, gübre taşıması yapılacak. Bir diğeri ise Balıkesir Gökkök Lojistik Köyü. Devreye girmesiyle yük taşıma yılda 390 bin tondan 1 milyon tona ulaşacak. 200 dönüm arazi üzerine kurulacak lojistik köy mevcut ulaşım seçeneklerinin yanı sıra, Tekirdağ-Bandırma Tren Feri Projesi (trenlerin feribotla deniz üzerinde bir yerden başka yere taşınması) ve Bakü-Kars-Tiflis demiryolu projesiyle bütünleşmiş olacak. Böylece bu bölgeden yüklenen ürünler hem Avrupa’ya hem de Orta Asya’ya kadar hiç durmadan gidecek. Otomobil, konteynır, sunta ve mermerin yanı sıra gıda maddesi olarak et ve süt, kuru gıda, sentetik malzemeler, içecek maddeleri, kömür, askerî yükler, demir, sanayi ürünleri Balıkesir’deki lojistik köyden yüklenip yurtiçi ve yurtdışına taşınacak. Kamulaştırma işlemlerinin tamamlandığı, projelerin hazırlandığı ve ihale sürecinin devam ettiği Eskişehir Hasanbey Lojistik Köyü, 630 dönüm üzerine inşa edilecek. Bölgedeki taşıma miktarının 215 bin tondan 567 bin tona çıkması bekleniyor. Lojistik köyden fayans, demir, seramik, inşaat malzemeleri, buzdolabı, konteynır, manyezit, gıda maddesi, su, kömür taşınabilecek. Lojistik köy yapılması planlanan yerlerin içinde en fazla önem taşıyan şehir kuşkusuz İstanbul. Trafik keşmekeşinin her gün daha da arttığı İstanbul Halkalı Lojistik Köyü’nün inşasının tamamlanmasıyla yılda 944 bin ton olan taşınan yük miktarı 2 milyon tonu aşacak. 1060 dönümlük alanda kurulacak lojistik üste, RO-LA (kamyon-TIR’ların trenle taşınması) taşımacılığı için uygun yol ve rampa oluşturulacak. Konteynır, ihraç ve ithal eşya, tekstil ürünleri, işlenmiş deri, küçük ev aletleri, oto yedek parçası, TIR, temizlik maddesi, kâğıt, MDF, boru taşıması yapılacak. Son yıllarda Anadolu’nun parlayan yıldızı Kayseri’ye de lojistik köy yapılacak. 511 dönümlük alana yapılacak lojistik köyün faaliyete girmesiyle 717 bin ton olan taşıma miktarı bir milyon 782 bin tona çıkacak. Projelerin hazırlandığı lojistik köy için kamulaştırma çalışmaları sürüyor. Demir, boru yem, konteynır, sac, levha ve seramiğin yanı sıra kömür, pamuk, çinko, mobilya, kablo, oto lastik, askerî yük, soba nakliyesi yapılacak. TAŞIMACILIĞI UÇURACAK PROJE Akdeniz’e, oradan dünyaya açılan kapımız Mersin yakınlarında 640 dönüm üzerine Yenice Lojistik Köyü inşa edilecek. Konteynır, araç, makine yedek parçası, tarım aletleri, demir, çelik, boru, gıda maddesi, pamuk, seramik, kimyasal madde, çimento, askerî yük ve ambalaj malzemesinin taşınacağı lojistik köyün tamamlanmasıyla 418 bin ton olan bölgenin yıllık yük taşıma miktarının 896 bin tona çıkması bekleniyor. Türkiye’nin sanayi yükünü çeken bölgelerin başında gelen İzmit’te Köseköy Lojistik Köyü’nün faaliyete geçmesiyle yılda 600 bin ton olan taşıma miktarının bir buçuk milyon tonu aşması öngörülüyor. 765 dönümlük alandan yurtiçi ve yurtdışına otomobil, otomotiv yedek parçası, MDF, sunta, petrol ürünleri, alçıtaşı, konteynır, demir, selüloz, emaye hammaddesi, su, borasit, çelik, sac, odun, tutkal gönderilecek. Kış Olimpiyatları’na ev sahipliği yapacak Erzurum’daki Palandöken Lojistik Köyü’nün (327 dönümlük alan üzerine kurulu) devreye girmesiyle 200 bin ton olan yıllık taşıma miktarının iki katına çıkması hedefleniyor. 2008 yatırım planı içine alınan Palandöken’den, otomobil, kömür, demir, un, tuğla, kiremit, konteynır, seramik, gıda maddesi, su, içecek maddeleri, gübre, yem, saman taşınabilecek. Türkiye’nin buğday deposu Konya’daki lojistik köy, 300 dönüm alan üzerine inşa edilecek. 634 bin ton olan taşıma miktarı üç katına ulaşacak. Kömür, çimento, mermer, gıda maddesi, un, yem, saman, gübre, şeker, tarım makineleri ve ürünleri, konteynır, askerî eşya taşınacak. Tekstil ürünlerini dünyanın her ülkesine gönderen Denizli’de, Kaklık Lojistik Köyü’nün inşasının tamamlanmasıyla 150 bin ton olan taşıma miktarı, yarım milyon tonu bulacak. Mermerin ve kömürün yanı sıra, konteynır, tekstil ürünleri, bakır hammaddesi lojistik köyden paketlenecek. Uşak Lojistik Köyü’nün faaliyete geçmesiyle 113 bin ton olan yıllık taşıma miktarı ikiye katlanacak. 2008 yılı yatırım programına alınan köyden seramik, konteynır, battaniye, iplik, mermer, plastik hammaddesi, makine ekipmanları, gıda maddeleri taşıması yapılacak. TIR’LAR ŞEHİR İÇİNDEN ÇIKIYORTCDD’nin bu projelerinin önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçmesi bekleniyor. AK Parti hükümeti tarafından yatırım planlarına alınan projelere kaynak da Hazine’den aktarılacak. 20 milyon ton civarında olan TCDD’nin yük taşıma rakamının lojistik köylerle 6 milyon ton artması bekleniyor. 2002 yılına göre yük taşımada yüzde 40, yük gelirlerinde yüzde 131 fazla gelir elde eden TCDD, önümüzdeki yıllarda lojistik pastasından daha fazla pay alacak. TCDD’nin yanı sıra İstanbul Büyükşehir Belediyesi de Hadımköy ve Tuzla’ya lojistik köy kurmayı hedefliyor. Ne zaman başlayacağı netleşmeyen projenin tamamlanmasıyla İstanbul içinde yer alan birçok antrepo ve TIR deposu bu merkeze taşınacak. İstanbul’da 7 bin 700 depo ve 424 antrepo olduğunu ortaya koyan belediyenin araştırmasına göre bu merkezin tamamlanmasının ardından yüzlerce TIR İstanbul trafiğine girmek yerine gümrükten yüklemeye kadar tüm işlemlerini lojistik köyde yapabilecek. Lojistik köy aynı zamanda diğer ulaşım araçlarına da entegre olacak. Böylece İstanbul trafiği bir nebze olsun nefes alacak. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, gelişmiş ülkelerde lojistik merkezlerin sanayiciyle birlikte planlandığını aktarıyor. İstanbul trafiğine TIR’ların girmemesi ve bütün antrepoların kaldırılmasıyla kent yaşamının rahatlayacağını öngören dernek başkanına göre, ürünlerin daha hızlı ulaştırılması ile üreticinin küresel sermaye karşısındaki rekabet gücü de artacak. Böylece maliyetler düşerken, zamandan da tasarruf sağlanacak. UND’ye göre bu merkezlerin yapılmasıyla İstanbul’da yük taşıma miktarları yüzde 20-30 artış gösterecek. Projeye başlanması durumunda bir yıl içinde de tamamlanabileceği belirtiliyor. RUSLAR VE ALMANLAR ŞİMDİDEN TALİPEskişehir Milletvekili Nedim Öztürk, lojistik köylerin en önemli işlevinin dağıtımın tek merkezden yapılması, akıllı depolama sistemlerine sahip olması ve gümrük işlemlerinin kolayca yapılabilmesi olduğunu söylüyor. 1972’de başlayan lojistik köy uygulamaları, Avrupa’nın yanı sıra ABD ve Çin’de de giderek yayılıyor. Lojistik köylerin sadece ulaştırma yatırımı olarak görülmemesi gerektiğini dile getiren Öztürk, “Bu köyler büyümeyi öncelikle bölgesel olarak gerçekleştirmekte ve ülke ekonomisine olumlu katkılar sağlamaktadır.” diyor. Lojistik köylerin altyapısını oluşturacak yeni kanun çalışmaları da sürüyor. Henüz taslak halinde olan kanunla ilgili çalışmalar yürüten Eskişehir Milletvekili Öztürk’ün anlattığına göre dünya örnekleri inceleniyor. Rusya’dan bir firma lojistik köyleri işletmek istediğini Türkiye’ye iyi niyet mektubu göndererek resmen bildirdi. Maliye Bakanı’na iletilen konunun bugünlerde değerlendirilmesi bekleniyor. Rusların yanı sıra Almanlar da işletmeyle ilgilendiklerini aktardı. Türkiye’de 40 milyar dolarlık potansiyele sahip olan lojistik sektörüyle ilgili olarak Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, TCDD’nin bu alanda yüzde 4 olan payının cumhuriyetin 100. kuruluş yılına kadar yüzde 20’lere çıkartılacağını açıklamıştı. TCDD, 2008’de üç lojistik köyü hizmete açacak, 6’sının da inşasına başlayacak. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman’ın verdiği bilgiye göre, 2013 yılına kadar tüm köylerin tam kapasite ile devreye girmesi bekleniyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman: KAPIDAN KAPIYA TAŞIMACILIK DEVRİ BAŞLAYACAK Trenle taşımacılığın gelişmesiyle, karayolları ile trenlerin birbirine nakilleri kolaylaşacak, kombine taşımacılığa destek olacak. Kapıdan kapıya taşımacılık olacak. Taşımacılığın kolaylaştırılmasını sağlayacağız. TCDD’nin lojistik köylerinden sadece trenler değil, tüm ulaşım araçları yararlanacak. Hem içerdeki firmaları bir araya getirecek hem daha ucuza taşıyacak. Taşımacılık açısından olması gereken büyük bir ihtiyaç. 2008’de üç lojistik köyü bitirmeyi hedefliyoruz. Samsun’u geliştireceğiz. Eskişehir ihaleye çıktı. Halkalı’yı toparlayacağız. Kayseri ve Balıkesir’e başlayacağız. Konya da olabilir. Biz önce bunları kendimiz yapıp oluşturacağız. Özel sektör ilgilenirse ihaleye çıkıp verebiliriz. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Format savaşını Blu-ray kazanıyor 22/01/2008 00:01 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Çinliler bu işi iyice abarttı. Şimdi de 3 Sim kartlı cep telefonu yaptılar 22/01/2008 00:16 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Çinliler bu işi iyice abarttı: 3 Sim kartlı cep telefonu yaptılar  Cep telefonu sektöründe yaşanan baş döndürücü gelişmeler ilgiyle takip edilirken, Çin'den meraklılarına iyi haber geldi. Yeni teknolojinin Türkiye'ye gelmesi an meselesi. Çinliler 3 Sim kartlı cep telefonu yaptılar Türkiye'de çift kartlı cep telefonları hızla yayılırken, üç SIM kartlı telefonların ayak sesleri duyulmaya başladı. Uzakdoğuda üretilen bu telefonlar henüz ülkemize giriş yapmadı, ancak ilk üç kartlı telefonu getiren şirketin rakiplerinden bir adım öne geçeceğine kuşku yok.   Dünyanın üretim üssü Çin'de üç SIM kartlı telefonların üretim ve dağıtımına başladı. Alibaba.com veya Madeinchina.com adresinden bu telefonların üretimini yapan şirketlerle direkt temas kurarak, özel siparişle üretim yaptırmak mümkün. EN AZ 50 SİPARİŞ KABUL EDİLİYOR Dünyanın en çok ziyaret edilen bu e-ticaret sitelerinde, “three sim” şeklinde arama yaparsanız, Türkiye'deki tüm operatörlerin hatlarını aynı anda aktif olarak size kullandıracak telefonları görebilirsiniz. Siparişe özel ve şirketinizin logosuyla üretin yapan şirketler genellikle, en az 50 adet sipariş kabul ediyor. Türkiye'de birden çok hat kullanma ihtiyacı; numara taşınabilirliğinin gecikmesi, fiyat tarifelerindeki fiyat farklılıklar ile iş ve özel numaraları aynı anda aktif tutma ihtiyacından kaynaklanıyor. Birden fazla telefon taşımanın güçlüğü de çift hat pazarını büyütüyor. SIM KARTI TARİH OLUYOR Çift hatlı cep telefonu piyasası, ülkemizde büyük bir pazar yaratsa da, SIM kart alında kullanıcının kimliğini donanımsal olarak tanımaya yarayan bir araç. Sadece açılışta bir şifre girerek, yazılımsal olarak kimlik tanımlaması mümkün. Bu sistemin Türkiye'ye gelişi ve operatörün buna desteğiyle, birden fazla kart kullanan telefona önümüzdeki aylarda ihtiyaç bile kalmayacak. Çift hatlı cep telefonları aslında teknik olarak iki ayrı telefonun tek cihazda birleştirilmesinden ibaret. İki ayrı anteni bulunan bu cihazlar, bu sayede aynı anda iki hattın hem gelen çağrıları alabilme hem de iki hattan da arama yapılabilmesine imkan sağlıyor. Üç hatlı cep telefonları da teknik olarak üç anten ve aynı anda aktif olan üç ayrı cep telefonu kullanılması anlamına geliyor. ÇİFT SIM VE TV'LİSİ DE VAR Üretimin ucuz ve hızlı olduğu Çin'de girişimciler için çok fazla fırsat var. Bu çift hatlı ya da üç hatlı cep telefonlarının yanı sıra, hem çift hat, hem de karasal yayınları alabilen televizyonlar da büyük ilgi gören ürünlerden. Türkiye'de televizyon yayınlarını alabilen mevcut telefonlar, kullanıcının internet aboneliğinden yararlandığı için GSM şirketlerine ödenen faturayı şişiriyor. Karasal yayınları alabilen bu telefonlar ise, hiçbir ek masraf getirmiyor.    Yenişafak kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Otellerde yiyecek tüketimi 1 milyon tonu aşıyor 22/01/2008 00:32 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Otellerde yiyecek tüketimi 1 milyon tonu aşıyor Türkiye'deki 1200'ü aşkın turistik tesiste, bir yılda tüketilen toplam yiyecek miktarı 1 milyon tonu, içecek miktarı da 600 bin tonu aşıyor. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) tarafından Türkiye'deki turistik otellerle ilgili yapılan araştırmada, 1200 turistik tesiste bir yıl içinde tüketilen yiyecek miktarının 1 milyon tonu, içecek miktarının ise 600 bin tonu aştığı tespit edildi. Ayrıca, bu tesislerde bir yıl içinde 58 bin ton kırmızı et, 40 bin tona yakın da beyaz et tüketildiği belirlendi. Girdi-çıktı araştırmalarına göre, turizm sektörüne en fazla mal sunan sektörlerden olan et sektörünün, otellerin güncel tüketim miktarları açısından da ön sıralarda bulunuyor. Bir turistik tesiste bir yıl içindeki kırmızı ve beyaz et tüketiminin ise 100 tona yaklaştığı ortaya çıktı. Tesislerin en çok tükettikleri yiyecekler arasında meyve ve sebze ilk sırada yer aldı. Lüks bir tesis, bir yıl içinde 350 ile 500 ton arasında meyve ve sebze satın alırken, ülke genelindeki turistik tesislerin toplam sebze ve meyve tüketimi ise 600 bin tona ulaştı. Tesislerin, aldıkları sebze ve meyveye bir yıl içinde 210 milyon dolara yakın para ödedikleri belirlendi. 5 YILDIZLI OTELLERDE TÜKETİMTÜROFED'in 12 ay boyunca çalışan ve ortalama yüzde 65 doluluğa ulaşan Türkiye genelindeki 5 yıldızlı bir tesisin yıllık ortalama tüketim oranlarını da belirledi.  Buna göre 5 yıldızlı bir tesis, bir yıl içinde ortalama olarak 59 ton kırmızı et, 40 ton beyaz et, 35 ton deniz ürünü, 12.5 ton şarküteri, 56 ton kahvaltılık, 580 ton sebze-meyve, 50 ton yağ, 80 ton süt ve süt ürünleri, 12 ton konserve, 35 ton kuru gıda, 108 ton pastane malzemesi, 666 bin litre içecek, 32 bin litre meyve suyu, 98 litre kola ve meşrubat, 412.5 bin litre şişe suyu, 60 bin litre bira, 6 bin litre yerli içki, 44 bin litre şarap, 7 bin litre şampanya ve 7.7 bin litre ithal içki tüketiliyor. 322 BİN 300 YUMURTA TÜKETİLİYORAraştırmada kıyı bölgesinde 5 yıldız statüsünde 400 odalı, 12 ay açık, ortalama yüzde 65 dolulukla çalışan bir otelin yıllık tüketim oranları ise şöyle: “322 bin 300 adet yumurta, 1 kilogram sucuk, 3 bin 64 kilogram cornflakes, 20 bin 102 kilogram peynir, 130 bin 329 kilogram sıkma portakal, 5 bin 102 kilogram armut, 5 bin 430 kilogram çilek, 12 bin 653 kilogram elma, 51 bin 419 kilogram karpuz, 22 bin 857 kilogram kavun, 14 bin 634 kilogram muz, 7 bin 902 kilogram şeftali, 16 bin 959 kilogram havuç, 17 bin 957 kilogram limon, 35 bin 552 kilogram patates, 25 bin 500 adet sigara böreği, 32 bin 615 kilogram yoğurt, 24 bin 758 kilogram çerez, 251 bin 469 kilogram çay, 57 bin 605 kilogram kahve, 41 bin 578 kilogram un, 9 bin 32 kilogram dondurma.” RUSLAR GELDİ, VOTKA TÜKETİMİ RAKIYI GEÇTİ Sahillerdeki turistik tesislerde konaklayan turistlerin en çok tükettikleri içki bira... 5 yıldızlı bir tesiste turistler bir yıl içinde 285 bin 236 litre bira, 75 bin 487 litre votka, 73 bin 792 litre rakı, 100 bin 587 litre likör, 59 bin 873 litre viski, 140 bin 396 litre rom, 26 bin 681 litre tekila, 10 bin 401 litre cin tüketiliyor. Yıllardır turistik tesislerde en fazla tüketilen rakı da Rus ve Ukraynalı turistlerin büyük artış göstermesi nedeniyle votka tüketiminin altına düştü. Votka tüketimi rakı tüketiminden fazla oldu. Bir yıl içinde 75 bin 487 litre votka tüketilirken, rakı tüketimi 73 bin 792 litre de kaldı. DİĞER TÜKETİMLER  Araştırmaya göre, sahillerdeki 5 yıldızlı bir otelde yıl içinde 15 bin 180 adet (20'lik paket) peçete, 98 bin 912 adet tuvalet kağıdı, 23 bin 740 adet şampuan, 14 bin 850 adet kolonyalı mendil, 5 bin 344 adet ampul, 58 bin 737 ton havuz kimyasalları, 4 bin 940 metre küp LNG (doğal gaz), 59 bin 671 kg. LPG (Dökme gaz) harcaması yapılıyor. kaynak: 

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Vodafone'dan LookAtMe! : İzlet videonu kazan kontürü 23/01/2008 12:35 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Vodafone'dan LookAtMe! : İzlet videonu kazan kontürü Vodafone, eğlence ve bilgi portalı Vodafone live!'da özel video servisini başlattı. 'LookAtMe!' adı verilen servise video gönderenler, bunlar izlendikçe bedava dakika, kontör veya para kazanacak. Vodafone aboneleri LookAtMe!'ye çektikleri videoaları cep telefonlarından 9696'ya multimedya mesaj ile gönderebilecek. İletilen videonun uygunluğu kontrol edildikten sonra servise eklenecek. İzlet Videonu kazan kontürü Videonuzu, video destekli cep telefonunuzdan MMS olarak 9696’ya ÜCRETSİZ olarak gönderin. İçeriğinizin LookAtMe! Video!’da yayınlanması durumunda Vodafone live! kullanıcılarının her izlemesi karşılığında siz de kazanacaksınız. Göndereceğiniz klip, live! kullanıcıları tarafından eğlenceli bulunacak herhangi bir konuda olabilir. Ünlülerin taklitleri, komik anlar, ilginç itiraflar... İçeriğinizin adını MMS’inize eklemeyi unutmayın!Bir kere klip gönderdiğinizde cep telefonunuzdan live!’a bağlanıp “İçeriklerim” alanından takma isim belirleyebilir, içeriklerinizi ve ne kadar indirildiğini bu alandan kontrol edebilirsiniz. Herbir içeriğinizin 3 defa indirilmesi karşılığı Vodafone faturalı hat abonesiyseniz 1 dakika (şebeke içi), Vodafone kontörlü hat abonesiyseniz 2 kontör, Hesabını Bilen Tarife abonesiyseniz 2 Ykr kazanırsınız. Tüm içeriklerinizin indirilme adeti toplanarak hesaplanan kazancınız aylık olarak hattınıza yansıtılır. kaynak: kaynak:           

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Halden anlayan otomobiller geliyor: Abi sen sıkma güzel canını, kullanmana bak 23/01/2008 13:37 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Halden anlayan otomobiller geliyor: Abi sen sıkma güzel canını, kullanmana bak Son yıllarda yapılan araştırmalar, sürücülerin araçlarının içinde kendilerini sağlıklı ve iyi hissetmek istediklerini ortaya koyuyor. Peki sürücüsünün duygularını paylaşan, moralini düzeltmeye çalışan otolar çok mu garip olur? Bundan birkaç yıl önce Toyota'nın otomobil fuarlarında sergilediği bir konsept, o dönemde hayli tartışma yaratmıştı. "Pod" isimli, biraz komik tasarımlı bu araç, sürücüsünün ruh halini analiz edip, ona göre renk değiştiriyor ve böylece "Sahibimin morali biraz bozuk, aman ilişmeyin" gibisinden diğer araçlara uyarıda bulunuyordu. Japon üreticinin yıllar önce Amerikalı Stanford Universitesi ile birlikte çalışarak geliştirdiği bu hassa konsept, insanlara garip gelmişti. Toyota POD    Ancak Toyota, geçtiğimiz aylarda düzenlenen Tokyo Motor Show'a getirdiği konseptle bir başka kapı daha açtı. "RIN" adını verdiği araç, sürücüsünün ruh haline göre iç mekanda sürekli iyileştirmeler yapıp sağlıklı bir sürüş ortamı yaratmaya çalışıyordu. Yani oksijen seviyesini kontrol ediyor, direksiyonun rengini değiştiriyor, kısacası sürücüsünün zinde ve sağlam bir ruh haline kavuşması için elinden geleni yapıyordu. Toyota RIN    Benzer bir konsepti Nissan da getirdi. "Pivo2" adıyla tanıtılan yumurtalık biçimindeki araç, park etme tarzıyla yazılara konu olurken, kimse onun aslında sürücüsünün ruh halini denetleyen bir mekanizmaya sahip olduğuna pek değinmedi.  Zira Pivo, gösterge panelinde bulunan ve sürekli olarak sürücünün yüzünden ruh halini denetleyen bir robota da sahipti. Robot, gerektiğinde yüz şeklini değiştirerek, mimikler yaparak ya da birkaç güzel söz söyleyerek daha güvenli ve neşeli bir sürüş ortamı yaratılmasını sağlamak üzere programlanmıştı. Böylece sürücü ile aracı arasında bir "güven ve etkileşim" kurulmuş oluyordu. Nissan Pivo2  Dolayısıyla iş, bizim başlığımızdaki gibi "Abi/Abla sen sıkma güzel canını, kullanmana bak" düzeyine gelirse şaşmamak gerekiyor. Beklentiler değişince...Otomotiv sektöründeki mühendisler sürücü ve yolculara zarar vermeyecek araçlar tasarlamanın yeterli olduğunu düşünürlerdi. Ancak yapılan araştırmalar, bunun yeterli olmadığını ve sürücülerin araçlarından farklı şeyleri talep ettiklerini ortaya koydu. Zira RIN konsepti, bunun teknolojik olarak bir adım ileri gitmiş haliydi. Otomotiv danışmanlık şirketlerinden Frost & Sullivan, araştırmasıyla bunu ortaya koyanlardan. Nitekim otomotiv dünyasında artık sürücünün sadece güvende olacağı değil, sağlıklı ve kendini iyi hissedeceği bir ortam istediğini ortaya koyan araştırma, sektördeki mühendislerin de tüketici beklentilerini karşılamak üzere bu yönde çalışmalar yaptıklarına işaret ediyor. Tabii durum henüz Pivo ya da RIN'deki aşamaya gelmiş değil. Ancak alerji yapmayan koltuk kumaşları, sürücüyü denetleyen ve dalgın olup olmadığını kontrol edip uyaran sistemler, yolcuların kendilerini daha iyi hissedecekleri şekilde kendisini ayarlayan iç aydınlatmalar gibi ilerlemeler sağlamış durumdalar. Otomotivdeki rekabet ortamında, güvenliğin yanında artık sürücünün sağlığı ya da kendisini iyi hissetmesi için çalışan sistemlerin 2012 ve sonrasında daha belirleyici unsurlar haline geleceği belirtiliyor. Nitekim Frost & Sullivan, genelde çoğu insanın araçlarından eğlenceli bir sürüş, satın alırken duyulan memnuniyet, egoların tatmin edilmesi gibi şeyler beklediğini hatırlatırken, sağlıklı ortam yaratan ve insanların kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan sistemlerin doğrudan vücut, akıl ve hatta ruha hitap ettiğini söylüyor. Şirketin araştırmasına göre Avrupalı tüketicilerin yüzde 72'si, otomobillerde sağlıklı ve huzur veren bir iç mekanın kendileri önemli veya çok önemli olduğunu söylemiş. Araştırmaya kaltılanların yüzde 40'ından fazlası ise onlara bu özellikleri sağlayan araçlar için gerekirse daha fazla para ödeyebileceklerini belirtmiş. Frost & Sullivan, sürücülerin ya da tüketicilerin araçları ikinci oturma odaları gibi gördüklerine dikkat çekmiş. Peki neler yapılacak?Bu ve benzeri araştırmalar, insanların duyularına ve ruh hallerine etki edecek her türlü gelişmenin yolunu açıyor artık. Nitekim insanların vücut hareketleri duyularıyla yakından etkili. Dokunmak, koklamak, ses, nem ve ısı durumu gibi unsurlar insanların farklı hareket etmesinde etkili oluyor. Dolayısıyla fiziksel faktörlerin iyileştirilmesi için çalışmalar yapılıyor. Yumuşak dokunuşlu döşemeler ve plastik malzemeler, iklim kontrollü ve çift bölgeli ayarlanabilen klimalar, geniş görüş açısı sağlayan camlar ve cam tavanlar, koku yayıcı sistemler, ses yalıtımları, sürücüyü denetleyen (uykusuzluk, alkol, dalgınlıkla şerit değiştirme gibi) sistemler, rengi değiştirilebilen gösterge ışıklandırmaları, sesle komut verilebilen müzik ve iletişim sistemleri, ergonomik iç tasarımlar, alerji önleyen kumaş ve havalandırmalar, değişik iç mekan aydınlatmaları şu anda mevcut olanlar. Konseptlerdeki düzeye gelmesi ise biraz zaman alabilir. Ancak hayal olmadığı kesin! kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Louis Vuitton girdiği caddede neden emlak alıyor? 23/01/2008 14:59 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| MySpace Türkiye'ye geliyor 23/01/2008 15:38 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri MySpace Türkiye'ye geliyor
Dünyadaki en geniş katılımlı sosyal iletişim sitelerinden olan MySpace, hafta içi Cuma günü hiçbir duyuru yapmadan sessizce MySpace Rusya'yı kullanıma açtı.MySpace yetkilileri, kısa bir süre içerisinde de MySpace Türkiye'yi başlatmayı planlıyor.  MySpace'in uluslararası satış direktörü Travis Katz, TechCrunch.com sitesine yaptığı açıklamada bir ülkeye portal açmadan önce bir takım oluşturduklarını söyledi. Bir ülkeye başaralı bir şekilde portal açmanın, sadece sitenin dilini değiştirmekte yatmadığını söyleyen Katz, önce o ülkeyle ilgili araştırma yaptıklarını belirtti. Katz, bu ön çalışmalarda o ülkenin en çok sevilen sanatçılarını ve ünlülerini belirlediklerini ve onları hizmete dahil etmeye çalıştıklarını kaydetti. Türkiye'nin de kısa sürede MySpace'in yerel hizmet verdikleri ülkeler listesine gireceğini belirten MySpace yetkilisi, bunun için ise net bir tarih vermedi.  Türkiye'nin nu konuda "çok çekici" olduğunu ifade eden Katz, "Çünkü toplumun yüzde 30'u 18 yaşın altında. Bu da size çok büyük bir potansiyel kullanıcı sağlıyor" dedi. Yetkililere göre MySpace'ın yakın zaman içinde yerel portallarını oluşturacakları bir diğer ülke ise Güney Kore. Bu konuda da çalışma yürüttüklerini söyleyen Katz, Koreli internet kullanıcılarının ABD veya Avrupalı kullanıcılardan çok farklı şeyler talep ettiğini dile getirdi.  MySpace şu anda 23 farklı ülkede kendi portalını kurmuş bir şekilde hizmet veriyor. Şirketin şu anda Londra, Paris, Berlin, Madrid, Milan, Stockholm, Helsinki, Oslo, Kopenhag, Sidney, Mexico City, Sao Palo, Buenos Aires, Toronto, Tokyo ve Pekin'de ofisleri bulunuyor. Yakın zaman içinde de Mumbai, Moskova ve İstanbul'da ofislerin açılması planlanıyor. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Fındık reklamlarını örnek alan yumurtacılar satışı reklamla artıracak 23/01/2008 15:51 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Fındık reklamlarını örnek alan yumurtacılar satışı reklamla artıracak Yumurta üreticileri, Türkiye'de yumurta tüketimini artırmak için kampanya başlattı. Televizyon reklamlarıyla adından söz ettiren Fındık Tüketim Grubu'nu örnek alan yumurtacılar, 'Kıran Kazanır' isimli bir reklam kampanyası hazırladı.1 milyon YTL'lik bütçe ayıran Yumurta Üreticileri Merkez Birliği'nin (Yum-Bir) hedefi, yumurta tüketiminde Avrupa ülkelerini yakalamak. Bu amaçla hazırlanan reklam ve broşürlerle yumurtanın faydaları anlatılacak.  Türkiye'de kişi başına yılda 140-160 yumurta tüketiliyor. Avrupa ortalaması ise 250 civarında. Yumurta üreticileri 2006 yılında bir araya gelerek Yum-Bir'i oluşturdu. Reklam kampanyasıyla ilgili bir basın toplantısı düzenleyen Yum-Bir Başkanı Derya Pala, Türkiye'yi gelişmiş ülkeler seviyesinde yumurta tüketir hale getirmek istediklerini söyledi. Pala, bu amaçla yumurta tüketim profilini çıkardıklarını aktardı. Buna göre yumurta en çok kahvaltıda yeniyor. Ancak çalışanların büyük bölümü kahvaltı yapmadığı için yumurta tüketimi de düşük kalıyor.  Yum-Bir'in üzerinde 6 aydır çalıştığı kampanya 1 yıl sürecek. Bu süre zarfında televizyon ve gazetelerde yumurtanın sağlığa faydaları konusunda reklamlar yayınlanacak. Hayvansal proteinin önemine değinilecek reklamlarda en kolay protein kaynağının yumurta olduğu ifade edilecek. Ayrıca Yum-Bir, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlıklarıyla ortak çalışmalar yapacak. Basın toplantısında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Neslişah Rakıcıoğlu da yumurtanın beslenmedeki rolüne ilişkin bir sunum yaptı. Rakıcıoğlu, yumurtanın aminoasit örüntüsü açısından anne sütüne benzeyen tek besin olduğunu vurgulayarak, bebeklerde 6 aydan sonra yumurta sarısının ek besin olarak kullanılabileceğini aktardı. Neslişah Rakıcıoğlu, yumurtada diğer et grubu besinlere oranla yağ oranının daha düşük olduğunu, ayrıca yumurtanın beyazının yağ ve kolesterol içermediğini bildirdi. Sağlıklı insanlara her gün bir yumurta tüketme tavsiyesinde bulunurken, kalp-damar hastaları ve diyabetik hastalarda bu hastalıklar konusunda risk taşıyanlarda tüketimin sınırlandırılması gerektiğini anlattı. Yumurtanın mineral, vitamin, demir ve çinko bakımından çok zengin olduğunu sözlerine ekledi.  Türkiye'de yumurta üretiminin büyük bölümü entegre tesislerde gerçekleştiriliyor. 2007 yılında toplam yumurta üretimi 10,5 milyar adede çıktı. Sektörde yaklaşık 200 bin kişi istihdam ediliyor. 2006 yılında 18 milyon dolarlık yumurta ihraç edilmişti. 2007'de bu rakam yüzde 260 artarak 68,2 milyon dolara ulaştı. Öte yandan Zonguldak'ın Çaycuma ilçesindeki kanatlı hayvanlarda kuş gribi virüsüne rastlanması yumurta fiyatlarındaki düşüşü hızlandırdı. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Microsoft: ZunePhone geliyor mu? 23/01/2008 16:22 |
Kanaat Notu: 12   |
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Dev alışveriş sitesi NEBBU.com satıldı 24/01/2008 22:06 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Canon'dan ressamın tuvali gibi baskı kağıdı 24/01/2008 22:21 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
| |