Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
13. Ulusal Pazarlama Kongresi ...
bakuden selam
ben azerbaycan devlet iktisat unive...
29/04/08 14:39 devamı...
ileten marketolog

Karıncalar
:upset :eek
07/04/08 17:59 devamı...
ileten ecemm

Pazarlama Sohbetleri 3
böyle oturumlar düzenlenmesi pazarl...
14/03/08 10:24 devamı...
ileten men5

"Save the world with a few coi...
wooww,çok orginal düşünülerek hazır...
11/03/08 20:44 devamı...
ileten men5

Fırsatlar Ülkesi "Türkiye"
:p :sigh :x :( :upset
14/12/07 21:07 devamı...
ileten nesebtioyo

Volkswagen Polo - Küçük Fakat ...
khjk
:grin
06/11/07 03:16 devamı...
ileten pazarlamacı38

PT-Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti (1 izleyici)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla

BAŞLIK: Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti

#1832
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Yaza göbeksiz girmek isteyenlere Nintendo Wii Fit 22/03/2008 03:50 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Yaza göbeksiz girmek isteyenlere Wii Fit
1


Oyun konsolu olarak bildiğimiz Nintendo Wii artık aynı zamanda bir fitness hocası.




Piyasaya çıktığı günden bu yana Xbox ve PlayStation'a pazarı dar eden hareket sensörlü oyun konsolu Nintendo Wii'nin yeni ürünü Wii Fit 25 Nisan 2008'de Amerika ile aynı anda Türkiye'de de piyasada olacak. Fiyatı ise KDV dahil 199 YTL olacak.

Wii ile oyun oynama deneyimine sahip olanlar, hareket sensörlü oyun kollarıyla ne kadar kalori harcandığını farketmişlerdir. Nintendo'nun Wii Fit isimli yeni ürünü ise evinizi bir fitness salonuna çevirmeyi ve size daha çok kalori harcatmayı amaçlıyor.



Wii Fit paketinde, Wii konsolu için özel üretilmiş Wii Denge Tahtası yer alıyor. Yerde duran; yani televizyon önündeyken bile kullanabileceğiniz kablosuz denge tahtası, baskıya duyarlı; ağırlığınızı ve herhangi bir yöne eğiliminizi algılıyor ve böylece Wii Denge Tahtası’nın üzerindeyken yaptığınız egzersizlerde ekrandaki aktiviteler üzerinde tam kontrole sahip olabiliyorsunuz. Bu sayede, siz ve aileniz vücudunuzu çalıştırmak, formda kalabilmek için kendinize özel gelişim hedefleri koyabiliyorsunuz.

Wii Fit'in içinde kendi yaratacağınız isimlerle 8 kişiye farklı hesap açabiliyorsunuz. Bu hesaplara Wii Fit yaşınız ile vücut kütle endeksiniz de dahil vücut değerlerinize dair tüm detaylar, tarihlerle kaydedileceğinden, zaman içinde formunuzdaki ve vücut değerlerinizdeki gelişmeyi adım adım takip edebiliyorsunuz.



Wii konsola Wii Fit diskini koyduğunuzda, Wii Fit Kanalı adında, Wii menü sistemine ekleyebileceğiniz yeni bir kanal açılıyor. Wii Fit Kanalı’nı bir kez eklediğinizde, Wii Denge Tahtası kendisini her kullanışınızda otomatik olarak vücut kütle endeksinizi hesaplamak için ağırlığınızı tartabiliyor, vücut dengenizi ölçebiliyor ve Wii Fit yaşınızı bulmak için denge testi uygulayabiliyor.



Aerobik, kas egzersizleri, yoga ve denge oyunlarından oluşan 4 kategorideki hareketler, sizin ve ailenizin kondisyonunu artırdığı gibi, vücut dengenize hakim olabilme yeteneğinizi geliştirmenize, yağlarınızı yakmanıza, kaslarınızı esnetmenize ve belirginleştirmenize de yardımcı oluyor.



Bu dört kategorideki egzersizler arasında hula hop çevirme, kayakla atlama, şınav, ritmli boks, kürek çekme ve Yarım Ay, Ağaç, Timsah Kıvrılması gibi duruşları olan hem İleri Hamleli, hem de Klasik Yoga egzersizleri gibi 40’tan fazla hareket bulunuyor. Wii Fit diskinde, iki kişi birlikte, Wii Denge Tahtası’ndan bağımsız uygulayabileceğiniz koşu programları da mevcut. Ekstra bir Wii kumandanız varsa, Wii Denge Tahtası’nı kullanmadan, kumandaları cebinize koyup arkadaşınızla yan yana ekran karşısına geçip olduğunuz yerde koşarak onunla yarışabiliyorsunuz.


Türk oyunseverlerin ilgisine kısa bir süre önce sürpriz bir indirimle yanıt veren ve Wii konsolunun fiyatını 799 YTL’den 699 YTL’ye düşüren Nintendo, Wii Fit ile göbekli Türk insanını forma sokmaya hazırlanıyor


Saniyede kaç Nintendo Wii satılıyor?
2



Satış rekorları kıran Wii rakiplerinin gözünü korkutmaya devam ediyor.



Yeni nesil oyun konsolları, yaklaşık aynı zamanlarda piyasaya sürülmesi ile kendi aralarında kaçınılmaz bir rekabetin içinde buldular kendilerini. Bu rekabette dünyanın en eski oyun konsolu üreticisi olan Nintendo, geçtiğimiz yıl içinde yüksek satış rakamları yakalayarak birçok rekora imza attı. Wii 20 milyonu aşan satış sayısının 14.29 milyon adedini son 9 ayda kaydetti. Wii satışlarındaki yüzde 85'lik artıştan sonra Nintendo'nun 9 aylık net kârı da 2 katına çıkarak 2.43 milyar dolara yükseldi. Bu da demek oluyor ki her saniyede 15 adet Nintendo Wii satılıyor. Avrupa'da 6 milyon satılan Wii'nin oyunları da kapış kapış satılıyor. 4 adet Wii oyunu 1 milyon satış barajını aştı.



Nintendo DS de oldukça yüksek satış rakamlarına sahip. Toplam satışı 65 milyona yaklaşan Nintendo DS bu rakamın son 24.5 milyonunu son 9 ayda sattı. Avrupa'da 20 milyon satan DS'in oyunlarının satış rakamları da oldukça yüksek. DS'in en çok satılan oyunu olan Dr. Kawashima's Brain Training, sadece Avrupa'da 5 milyondan fazla sattı.


1kaynak:

2kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1835
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Arçelik, 13 patentli buzdolabı geliştirdi 23/03/2008 15:36 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Arçelik, 13 patentli buzdolabı geliştirdi


Arçelik’in geliştirdiği DAC, mutfak tezgâhını adeta bir buzdolabına çevirdi. Tek kompresörden beslenen yeni model buzdolabındaki farklı bölümler içinde titreşimsiz şarap soğutucusu da var




Arçelik firmasının, “Bölünebilir Soğutma Teknolojisi” kullanarak geliştirdiği Divide&Cool (DAC) adlı yeni buzdolabı serisi, farklı buzdolabı ünitelerini tek bir mutfak tezgâhında bir araya getiriyor. 3 yıldır üzerinde çalışılarak geliştirilen bu ürün, bir kompresörden beslenen çeşitli ebatlarda bağımsız soğutma kabinlerinden oluşuyor. Arçelik yetkilileri, DAC’ın kullanılan teknoloji itibariyle dünyada bir ilk olduğu belirtti.


Bu ürün grubu piyasada 4 bin 500 ile 6 bin 500 fiyat aralığında satılacak. Kombinasyona göre fiyatın değişebileceğini söyleyen Arçelik Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, DAC için daha çok Batı Avrupa ülkelerinden talep beklediklerini kaydetti.
Almanya, İngiltere, İtalya ve Fransa başta olmak üzere bu ülkelerde büyük mutfak firmalarıyla münhasırlık sözleşmesi imzalayabileceklerini ifade eden Özdemir, bu konuda görüşmelerinin sürdüğünü kaydetti.

‘En sessiz buzdolabı’



Üründe bir dış üniteye en fazla dört soğutucu kabin bağlanırken, boy, tezgâh seviyesi ve tezgâh altı ölçülerinde olmak üzere toplam 7 farklı kabin seçeneği bulunuyor. Özdemir, DAC’ın, sessiz çalışması, enerji tasarrufu ve besinleri daha uzun süre saklamasıyla hem verimli hem de çevreci bir ürün olma özelliğine sahip olduğunu kaydetti.
Özdemir, ürünün dünyanın “ilk ve tek” titreşimsiz şarap soğutucusuna da sahip olduğunu belirtti. Soğutucuların bağlı olduğu kompresörün klimanın bina dışına takılan ünitesi gibi dışarıda kalacağını söyleyen Özdemir, böylelikle DAC’ın en sessiz buzdolabı olduğunu kaydetti.
DAC’ın lüks konut projelerinde de düşünüldüğünü belirten Özdemir, “Rakiplerimiz bundan hoşlanmayacaklar. Herkesin bu ürünü konuşuyor olmasını istiyoruz. Ürün için 13 ayrı patent aldık” dedi.


‘Ekip tatile çıkıyor’

Verilen bilgilere göre, DAC’ta bulunan yeni VCC kompresör, eşdeğer 3 farklı kompresörün gürültüsüne oranla çok daha düşük ses seviyesine sahip. VCC kompresör ayrıca, normal kompresörlere oranla yüzde 30 daha az enerji tüketiyor.
Arçelik Ürün Geliştirme Yöneticisi Haldun Dingeç, “Ürün dünyada bir ilk olduğu için TSE’de tanımlı bir standardı yok. TSE yöneticileriyle birlikte ürün için standart belirliyoruz” dedi. Bu arada Dingeç, bu ürünü geliştiren 7 kişilik mühendis ekibini eşleriyle beraber istedikleri bir yerde tatile gönderdiklerini kaydetti.


Özdemir: Ertelenen talep baharda devreye girer



Arçelik Genel Müdürü Aka Gündüz Özdemir, şubat sonu duruma bakıldığında iç pazarda az da olsa bir küçülme görüldüğünü, ancak bunun iç siyasi gelişmelere değil, yurtdışında yaşanan gelişmelere bağlı olduğunu belirterek, “Ertelenen talebin bahardan itibaren devreye gireceğini düşünüyorum” dedi.
Özdemir, son bir haftadır işlerin oldukça pozitif yöne doğru gittiğine dikkat çekerek, “Dünyada sözünü ettiğimiz krizin en çok etkili olduğu bölgeler İngiltere, Fransa, ispanya ve Almanya pazarları. Arçelik’in yurtdışı satışları iki ay sonunda geçen seneye göre yüzde 10 civarında büyüme kaydetti. Son derece memnun edici bir durum” diye konuştu.

Patent başarısı



Aka Gündüz Özdemir, şirketin kurulduğu yıllarda günde sadece 15 adet beyaz eşya üretmenin bir övünç kaynağı olduğunu hatırlatarak, şimdi Arçelik’in 4 ayrı ülkede, toplam 10 işletmeyle yılda 11 milyon adedin üzerinde beyaz eşya üretme kapasitesine ulaştığını bildirdi.
Özdemir, bugün itibariyle uluslararası pazarda yüzün üzerinde ülkede 280 milyonun üzerinde tüketicinin tercih ettiği ürünleri ve markalarıyla Arçelik’in, son 3 yılda Türkiye’de üretilen patentlerin yüzde 13’ünün sahibi olduğunu bildirdi.
Yine aynı dönemde Türkiye’de üretilen fikri haklar örgütüne yapılan uluslararası patent başvurularının yüzde 45’in sahibinin Arçelik olduğunu söyleyen Özdemir, dünya patent liginde Arçelik’in başarısına dikkat çekti.



kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1836
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kadınların favori lüks otomobilleri 23/03/2008 16:28 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Kadınların favori lüks otomobilleri


Kadınlar yeni bir otomobil alacakları zaman genelde beygir gücü, motor hacmi veya son teknolojik detaylarla fazla ilgilenmez. Onları ilgilendiren daha çok güvenlik, sağlamlık ve aracın değeridir.


İşte otomobilde değeri ilk sıraya çeken, yani lüks otomobilleri tercih eden kadınların gözdeleri...


Volvo S40



İşte araçta lüks arayan kadınların ilk tercihi. Beş silindirli ve 168 ile 227 beygir güce sahip iki versiyonu olan Volvo S40 sahiplerinin yüzde 53'ü kadın.


Jaguar X-Type



Jaguar X-Type, Ford Taurus'a çok benzedişği gerekçesiyle eleştiriliyor. ancak araç kadınların gözdesi olma özelliğini koruyor. Kadınların araçtaki sahiplik oranı yüzde 51.2.

Lexus IS



Kuvvetli bir araç olan Lexus IS'te kadınların sahiplik oranı yüzde 47.7


Honda Acura TSX



Honda Acura TSX, Accord'un ABD'li versiyonu. 2.4 litre motora sahip araç 205 beygir güç üretiyor. Kadınların sahiplik oranı ise yüzde 47.3.


Mercedes-Benz C-Class



Mercedes-Benz C-Class, markanın ufak otomobillerinin üçüncü jenerasyonu. İlk olarak 1982 yılında Mercedes 190 ile başlamıştı. Kadınların sahiplik oranı ise yüzde 47.2


Lexus RX



Lexus RX, 3.5 litre motora sahip ve bu araç 270 beygir güç üretiyor. Araçta kadınların sahiplik oranı yüzde 46.9


Volvo V50



Volvo V50'de kadınların sahiplik oranı yüzde 46.6


Acura RDX



Acura RDX, Acura'nın ilk turbo modeli. 2.3 litre motora sahip araçta kadınların sahiplik oranı yüzde 45.3


Volvo S60


Listedeki üçüncü Volvo. Volvo S60da kadınların sahiplik oranı yüzde 45.1


BMW X3



BMW X3, BMW'nin en küçük arazi aracı. 3.0 litre motora sahip araç 260 beygir güç üretiyor. Araçta kadınların sahiplik oranı ise yüzde 44.6.

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1837
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Bak postacı geliyor cebe mesaj atıyor 23/03/2008 17:10 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Bak postacı geliyor cebe mesaj atıyor


İNTERNET üzerinden gönderilen postaların yerine ulaşıp ulaşmadığının takip edilmesini sağlayan PTT Genel Müdürlüğü, bu hizmetini genişletiyor.


İNTERNET üzerinden gönderilen postaların yerine ulaşıp ulaşmadığının takip edilmesini sağlayan PTT Genel Müdürlüğü, bu hizmetini genişletiyor. PTT’nin internet sitesine giren vatandaşlar, yolladıkları kayıtlı postaların, gönderdikleri adrese ulaşıp ulaşmadığını takip edebiliyordu. Hizmet ağını genişleten PTT, posta dağıtıcılarının kullanacağı 3 binin üzerinde “el terminali” cihazı satın aldı. Posta dağıtıcıları postayı yerine ulaştırdığında, “el terminali” adlı mobil cihazı kullanarak bu bilgiyi elektronik sistemle merkeze bildirecek.

SİSTEM MAYISTA DEVREDE



Merkezdeki sistemden de postayı gönderen kişinin cep telefonuna, gönderisinin yerine ulaştığına dair mesaj gidecek. PTT Genel Müdürü Osman Tural, bu el terminallerinin fotoğraf çekme özelliği de bulunduğunu belirterek, şüpheli hallerde paketin ve teslim alan kişinin fotoğrafını çekebileceklerini söyledi. Tural, sistemin mayıs ayından itibaren devreye girmesini planladıklarını kaydetti. Tural, bu sistemle, postacıların performansını ölçme imkanı da bulacaklarını aktardı.


Gişematik yolda



TURAL, PTT’nin önümüzdeki dönemde “Gişematik” uygulamasını da başlatacağını açıklayarak, bankamatik benzeri bu cihazların, kentlerin işlek caddelerine konacağını söyledi. Tural, gişematikten, PTTBank’larda yapılan işlemlerin tümünün yapılabileceğini kaydederek, “İnsansız olarak işlemleri yapacağız. Tahsilat, ödeme ve posta çeki gibi işlemler de yerine getirilecek. İhale aşamasındayız” dedi.

Deniz ÇİÇEK | Akşam Gazetesi

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1838
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Yuno PC: Kahve fincanının içinde PC 23/03/2008 17:21 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Yuno PC: Kahve fincanının içinde PC


Sabah kalktığınızda elinize kahve fincanınızı alıp haberleri fincandan takip edeceğiniz günler yakın.

Kahvaltı, kahve ve güncel haberler: Fakat tüm bunları gazeteden değil, kahve fincanınızdan öğreneceksiniz.






En azından tasarımcı Jason Farsai gelecekte güne böyle başlanılacağını düşünüyor. Bu işi gerçekleştirecek olan ise dokunmatik ekran ve kablosuz internet ile donatılmış Yuno PC olacak. Cihaz hava tahminleri, trafik ve borsa hakkındaki bilgileri gösterecek ve güne rahat bir başlangıç yapmanızı sağlayacak.

Yuno-PC şu an için sadece bir tasarım çalışması; tekniksel yapılabilirlik açıklanmış değil. Yuno-PC'nin bulaşık makinesinde yıkanıp yıkanamayacağı da açıklanmayanlar arasında...

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1839
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Ulteo: Geleceğin işletim sistemi 23/03/2008 17:40 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Ulteo: Geleceğin işletim sistemi


Mandrake kurucusu web ile masaüstü PC'nin bir potada eridiği geleceğin işletim sistemini duyurdu...

Ulteo: İşletim sistemi ve internet bir potada eriyor.Ulteo, Madrake kurucusu Gaël Duval'ın bir projesi. Yaklaşık iki sene boyunca hakkında yapılan dedikodulardan sonra Duval ve takımı işletim sisteminin ilk beta sürümünü yayımladılar. Vizyon: İnternet ve masaüstü bilgisayarlarıni dijital hayatı kolaylaştıracak şekilde bir bütün haline getirmek.



Ulteo KDE-Linux tabanlı yerel bir işletim sistemi ve bu sisteme denk olan fakat Ulteo sunucularından indirilen ve Java runtime ile doğrudan tarayıcı üzerinden çalıştırılabilen bir sistemden oluşuyor. Ön yüklü olarak gelen birçok program sayesinde internete bağlı her bilgisayarda veya evinizde metinleri düzenleyebilir, fotoğraflara bakabilir veya müzik ve video dosyalarını çalıştırabilirsiniz. Buna ek olarak Ulteo istediğiniz 10 kişiyi kendi çevrimiçi-masaüstünüze davet etme ve böylece topluca bir proje üzerinde çalışma imkânı sunuyor.




Ücretsiz sürümü şu an için 1 GB çevrimiçi hafıza sunuyor. Boyutu 10 MB'a kadar olan dosyaları sistemler arasında değiş-tokuş edebiliyorsunuz. Fakat bu iş için sadece bir kullanıcıyı davet edebiliyorsunuz. MiniPremium (ayda 5 Euro), SilverPremium (ayda 10 Euro) veya GoldPremium (ayda 20 € adındaki üç ücretli üyelikten birini seçenler ise ekstra depolama alanı elde ediyor ve bazı sınırlamalar kaldırılıyor.

Download: Ulteo Applications System (Beta)

Alternatif: Ulteo Applications System (Beta)

Halil Mollaoğlu | Chip online

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1840
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Dizel araba pazarında rekabet artıyor 23/03/2008 17:53 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Dizel pazarında rekabet artıyor


Benzinli araçlara göre yakıtta önemli düzeyde tasarruf sağlayan dizel araçlara olan talep, her geçen gün artarken, pazardan pay almak isteyen firmalar arasında yaşanan büyük rekabet sonucunda fiyatlar da makul seviyelere geriledi.




Ocak ayında dizel araç satışlarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 51 oranında artması otomotiv sektörüne hareketlilik kazandırdı. Ocak ayında 18 bin 162 adet olan toplam binek araç satışlarının 10 bin 55 adedini dizel araçlar oluşturdu.

Benzinli araçlara göre yakıtta önemli oranda tasarruf sağlayan dizel araçlara talebin artması nedeniyle pazardan pay almak isteyen firmalar arasında büyük rekabet yaşanıyor. Talebin artmasıyla birlikte firmalar dizel araç üretimine ağırlık verdi.



Üretimin artırmaya başlamasıyla birlikte dizel araç fiyatları da daha önceki yıllara göre uygun hale geldi. Pazarda halen, daha çok orta gelir seviyesindeki vatandaşlara hitap eden ve C segmentinde yer alan 1.3 cc Palio Sole Activ 21 bin 600, 1.5 cc Dacia Logan 22 bin 500, 1.4 cc Citroen C3 25 bin 200, 1.5 Hyundai Getz 24 bin 300, 1.4 cc Ford Fiesta ise 28 bin 500 YTL olarak belirlenen tavsiye edilen fiyatlardan satılıyor.

''DİZEL MOTORLAR GÜÇLENDİ''



Çukurova Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Makine Mühendisliği Otomotiv Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadir Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dizelde, pazar ve rekabetin artmasının firmaları arayışa yönelttiğini söyledi.

Aydın, bir kaç yıl öncesine kadar dizel araçlarda eski teknoloji kullanan firmaların yaptıkları yatırımlarla artık yeni nesil dizel araçlar üretmeye başladıklarını bildirdi.

Üretilen yeni araçlarda 3. nesil püskürtme sistemleri ile yeni nesil turbo ünitelerinin kullanıldığını belirten Aydın, böylece dizel motorların güçlendiğini, egzos emisyonlarının da benzinli araçlara göre düşürüldüğünü ifade etti.



Önceki yıllarda üretimin az, talebin fazla olması nedeniyle dizel araç fiyatlarının yüksek olduğunu anımsatan Aydın, ''Ancak, firmalar üretimlerini artırıp, 1.6 cc'nin altında araçları piyasaya sundular. Böylelikle ÖTV'nin de yüzde 20 oranında aşağıya çekilmesiyle fiyatlar da uygun hale geldi'' dedi. Aydın, dizel araca olan talebin önümüzdeki aylarda da artamaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1841
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti 24/03/2008 03:25 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti


Hazır kahve, krema ve şekerin birleşiminden oluşan 3'ü bir aradalar, raflardaki yerini henüz altı yıl önce almasına rağmen pazarın yüzde 57'sine hâkim oldu. Üçlü ittifak şimdi de yeni aromalarla pazardan daha fazla pay alma çabasında...


Gündelik yaşamda zamanla yarışan kahve tutkunlarına pratik çözümler sunan 3'ü bir aradalar, klasik ve golddan oluşan hazır kahve pazarında 'hepsi bir arada' furyası estiriyor. Hazır kahve, krema ve şekerin yer aldığı karışımlar; vanilya, fındık, çikolata, badem ve karamel gibi aromalarla da damak tadında keşfe çıkıyor. Firmalar 3'lü karışımlardan şekeri çıkararak 2'si bir arada karışımlı seçenekler de sunuyor. Türkiye'de sadece 6 yıllık bir geçmişe sahip olan karışımların 310 milyon YTL'lik hazır kahve pazarından aldığı pay son üç yılda yüzde 68 oranında artarak yüzde 57'ye ulaştı.
Pazardan, diğer çözülebilir kahveler yüzde 27, Türk kahvesi ise yüzde 16 pay alıyor. Özellikle gençleri damak tadından yakalamaya çalışan 3'ü bir aradaların farklı tat arayışları aromalı karışımların payını da hızla artırıyor. Karışımların yüzde 70'i klasik ve golddan oluşurken 2 yıllık bir geçmişe sahip olan aromalı karışımların payı yüzde 30'u buluyor.


İkincilik savaşı



Nescafe'nin yüzde 67 oranıyla liderliği elinde bulundurduğu pazarda ikincilik yarışı Ülker'in Cafe Crown'u ile Kraft Gıda'nın Jacobs'u arasında. Çıkardıkları yeni tatlarla ikinciliğe oynayan bu iki marka, pazardan yüzde 20'ye yakın pay alabilmek için aralarında savaşıyor. Cafe Crown, cappucino ve çikolatalı çeşitleriyle filtre kahvede yüzde 95'lik pazar payına sahip olan Jacobs'u alt etmeye çalışıyor. Jacobs ise fındıklı ve çikolatalı karışımlarıyla gençliğe ulaşmanın yollarını arıyor. Geçen yıl Türkiye'ye giren Food Empire'nin MacCoffee'si de pazarda üçüncü oyuncu olarak yer alıyor.


Aromasever gençler



Nüfusun büyük çoğunluğunun çay tiryakisi olduğu Türkiye'de kahve pazarını 3'ü bir aradaların büyüttüğüne dikkat çeken Kraft Türkiye'den Sorumlu Pazarlama Müdürü Sibel Raif şu bilgileri verdi:
"Hesaplı fiyatları ve kolay hazırlanmaları nedeniyle bu ürünlere talep artıyor. Özellikle gençler tarafından aromalı çeşitlere karşı büyük bir ilgi var. Gençler yeni tatlara çok açık, aromalı tatlara sahip çıktılar. Kahvede rota artık 3'ü bir aradalara yönelik. Hedef kitle ise genç nesil."


Lider yine klasik kahve



Nescafe'nin ilk kez 2002 yılında pazara sunduğu kahve karışımlarıyla temelleri atılan 3'ü bir aradalar, pazar içinde yeni bir pazar yaratarak büyümede sınır tanımıyor. Son 6 yılda pazarın yüzde 153 büyümesini sağlayan karışımlar, 1 fincanlık poşetlerde dev kavanozlarla giriştiği mücadelede aromalı tatları silah olarak kullanıyor. Yine de klasik kahveli karışımların pazardaki liderliği sürüyor.


Hepsi aynı çekirdekten



Bugün 50'den fazla ülkede yetiştirilen kahve bitkisi soğuğa ve dona karşı oldukça dayanıksız. Hazır kahve, filtre kahve, Türk kahvesi ve espresso gibi çeşitleri olan kahvenin sadece iki farklı bitkisi var: Arabica ve Robusta. 100 yıldan fazla ürün verebilen bu bitkilerin çekirdekleri, karıştırma ve kavurma işlemlerinden geçerek farklı kahveler elde ediliyor. Kahvede çeşitlilik yaratan tek etken ise kahve çekirdeklerinin farklı usullerle işlenmesi.


Kahvenin öyküsü



Kahvenin tarihi, bundan 1000 yıl öncesine dayanıyor. Etiyopya’da çobanlık yapan Kaldi, sürüsündeki yaşlı keçilerin yabani kirazları yedikleri zaman genç keçiler gibi davranmaya başladıklarını fark eder. (Kahve; meyvesi, büyüklüğü, şekli ve rengindeki benzerlikler nedeniyle 'kahve kirazı' olarak da adlandırılıyor) Bunu duyan yerel kilisenin baş keşişi, olayı araştırmaya karar verir. Bu yabani kirazları demleyerek diğer keşişlere içirir ve saatler süren uzun dua ayinlerinde bu keşişlerin ayakta kalabildiklerini görür.
15'inci yüzyılda ise Arabistan'da kahve ağaçları yetiştirilmeye başlanır. Kahveyi Kızıl Deniz'deki Moka'ya ihraç eden çiftçiler ve Mekke'ye hac için gelenler tarafından Kahire ve İstanbul'a kadar yayılmasından kısa bir süre sonra kahvenin ünü Avrupa'ya kadar uzanır. Viyana ve Paris'te yüzlerce kahve evi açılır. Sonraki yüzyıllarda özellikle endüstriyel devrimle birlikte kahve paketlenerek tüm dünyada satılmaya başlanır.



Kişi başına kahve tüketimi
Türkiye 200 gram
Avrupa 3 kilogram
Amerika 5 kilogram




Fincandan sonra kâsede

Pratik olmasından dolayı tercih edilen 3'ü bir aradalar, tatlı yapımında da kullanılıyor. Bir fincanlık karışımlara eklenen malzemelerle yapılan tatlılar günlük yaşamda oldukça popüler. Hatta Cafe Crown, internet sitesinde bu tatlıların tariflerine yer veriyor. Tatlılarda klasik karışımlar kullanılabildiği gibi aromalılar da kullanılıyor.


3’ü bir aradalı Mocha Sufle



Malzemeler:

150 mililitre süt
3 yemek kaşığı Cafe Crown Classic
2 yemek kaşığı yağ
25 gram un
25 gram bitter çikolata
3 yumurta sarısı
4 yumurta beyazı

Yapılışı:
Sütü Cafe Crown Classic ile kaynatın ve birkaç dakika soğutun. Yağı eritip, unu katın ve karıştırın. Kısık ateşte ılık sütü ekleyerek, iyice karışana kadar çırpın. Çikolatayı parçalayıp ekleyin, eriyene kadar ateşin üzerinde karıştırın. Yavaşta ateşten alın. Yumurta sarılarını ekleyin ve hızla çırpın. Bu aşamada karışımı birkaç saat bekletebilirsiniz. Sunmadan önce, yumurtaların beyazlarını bir tutam tuz kabarana kadar çırpın. Önceki karışıma yavaşça karıştırın. İyice yağlanmış, 1.5 litrelik sufle kabına boşaltın.
200 dereceye kadar ısıtılmış fırına koyun ve yarım saat ısıtın. Hemen sunun.

Tuğba Bozkurt | Milliyet Gazetesi

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1842
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti 24/03/2008 03:25 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti


Hazır kahve, krema ve şekerin birleşiminden oluşan 3'ü bir aradalar, raflardaki yerini henüz altı yıl önce almasına rağmen pazarın yüzde 57'sine hâkim oldu. Üçlü ittifak şimdi de yeni aromalarla pazardan daha fazla pay alma çabasında...


Gündelik yaşamda zamanla yarışan kahve tutkunlarına pratik çözümler sunan 3'ü bir aradalar, klasik ve golddan oluşan hazır kahve pazarında 'hepsi bir arada' furyası estiriyor. Hazır kahve, krema ve şekerin yer aldığı karışımlar; vanilya, fındık, çikolata, badem ve karamel gibi aromalarla da damak tadında keşfe çıkıyor. Firmalar 3'lü karışımlardan şekeri çıkararak 2'si bir arada karışımlı seçenekler de sunuyor. Türkiye'de sadece 6 yıllık bir geçmişe sahip olan karışımların 310 milyon YTL'lik hazır kahve pazarından aldığı pay son üç yılda yüzde 68 oranında artarak yüzde 57'ye ulaştı.
Pazardan, diğer çözülebilir kahveler yüzde 27, Türk kahvesi ise yüzde 16 pay alıyor. Özellikle gençleri damak tadından yakalamaya çalışan 3'ü bir aradaların farklı tat arayışları aromalı karışımların payını da hızla artırıyor. Karışımların yüzde 70'i klasik ve golddan oluşurken 2 yıllık bir geçmişe sahip olan aromalı karışımların payı yüzde 30'u buluyor.


İkincilik savaşı



Nescafe'nin yüzde 67 oranıyla liderliği elinde bulundurduğu pazarda ikincilik yarışı Ülker'in Cafe Crown'u ile Kraft Gıda'nın Jacobs'u arasında. Çıkardıkları yeni tatlarla ikinciliğe oynayan bu iki marka, pazardan yüzde 20'ye yakın pay alabilmek için aralarında savaşıyor. Cafe Crown, cappucino ve çikolatalı çeşitleriyle filtre kahvede yüzde 95'lik pazar payına sahip olan Jacobs'u alt etmeye çalışıyor. Jacobs ise fındıklı ve çikolatalı karışımlarıyla gençliğe ulaşmanın yollarını arıyor. Geçen yıl Türkiye'ye giren Food Empire'nin MacCoffee'si de pazarda üçüncü oyuncu olarak yer alıyor.


Aromasever gençler



Nüfusun büyük çoğunluğunun çay tiryakisi olduğu Türkiye'de kahve pazarını 3'ü bir aradaların büyüttüğüne dikkat çeken Kraft Türkiye'den Sorumlu Pazarlama Müdürü Sibel Raif şu bilgileri verdi:
"Hesaplı fiyatları ve kolay hazırlanmaları nedeniyle bu ürünlere talep artıyor. Özellikle gençler tarafından aromalı çeşitlere karşı büyük bir ilgi var. Gençler yeni tatlara çok açık, aromalı tatlara sahip çıktılar. Kahvede rota artık 3'ü bir aradalara yönelik. Hedef kitle ise genç nesil."


Lider yine klasik kahve



Nescafe'nin ilk kez 2002 yılında pazara sunduğu kahve karışımlarıyla temelleri atılan 3'ü bir aradalar, pazar içinde yeni bir pazar yaratarak büyümede sınır tanımıyor. Son 6 yılda pazarın yüzde 153 büyümesini sağlayan karışımlar, 1 fincanlık poşetlerde dev kavanozlarla giriştiği mücadelede aromalı tatları silah olarak kullanıyor. Yine de klasik kahveli karışımların pazardaki liderliği sürüyor.


Hepsi aynı çekirdekten



Bugün 50'den fazla ülkede yetiştirilen kahve bitkisi soğuğa ve dona karşı oldukça dayanıksız. Hazır kahve, filtre kahve, Türk kahvesi ve espresso gibi çeşitleri olan kahvenin sadece iki farklı bitkisi var: Arabica ve Robusta. 100 yıldan fazla ürün verebilen bu bitkilerin çekirdekleri, karıştırma ve kavurma işlemlerinden geçerek farklı kahveler elde ediliyor. Kahvede çeşitlilik yaratan tek etken ise kahve çekirdeklerinin farklı usullerle işlenmesi.


Kahvenin öyküsü



Kahvenin tarihi, bundan 1000 yıl öncesine dayanıyor. Etiyopya’da çobanlık yapan Kaldi, sürüsündeki yaşlı keçilerin yabani kirazları yedikleri zaman genç keçiler gibi davranmaya başladıklarını fark eder. (Kahve; meyvesi, büyüklüğü, şekli ve rengindeki benzerlikler nedeniyle 'kahve kirazı' olarak da adlandırılıyor) Bunu duyan yerel kilisenin baş keşişi, olayı araştırmaya karar verir. Bu yabani kirazları demleyerek diğer keşişlere içirir ve saatler süren uzun dua ayinlerinde bu keşişlerin ayakta kalabildiklerini görür.
15'inci yüzyılda ise Arabistan'da kahve ağaçları yetiştirilmeye başlanır. Kahveyi Kızıl Deniz'deki Moka'ya ihraç eden çiftçiler ve Mekke'ye hac için gelenler tarafından Kahire ve İstanbul'a kadar yayılmasından kısa bir süre sonra kahvenin ünü Avrupa'ya kadar uzanır. Viyana ve Paris'te yüzlerce kahve evi açılır. Sonraki yüzyıllarda özellikle endüstriyel devrimle birlikte kahve paketlenerek tüm dünyada satılmaya başlanır.



Kişi başına kahve tüketimi
Türkiye 200 gram
Avrupa 3 kilogram
Amerika 5 kilogram




Fincandan sonra kâsede

Pratik olmasından dolayı tercih edilen 3'ü bir aradalar, tatlı yapımında da kullanılıyor. Bir fincanlık karışımlara eklenen malzemelerle yapılan tatlılar günlük yaşamda oldukça popüler. Hatta Cafe Crown, internet sitesinde bu tatlıların tariflerine yer veriyor. Tatlılarda klasik karışımlar kullanılabildiği gibi aromalılar da kullanılıyor.


3’ü bir aradalı Mocha Sufle



Malzemeler:

150 mililitre süt
3 yemek kaşığı Cafe Crown Classic
2 yemek kaşığı yağ
25 gram un
25 gram bitter çikolata
3 yumurta sarısı
4 yumurta beyazı

Yapılışı:
Sütü Cafe Crown Classic ile kaynatın ve birkaç dakika soğutun. Yağı eritip, unu katın ve karıştırın. Kısık ateşte ılık sütü ekleyerek, iyice karışana kadar çırpın. Çikolatayı parçalayıp ekleyin, eriyene kadar ateşin üzerinde karıştırın. Yavaşta ateşten alın. Yumurta sarılarını ekleyin ve hızla çırpın. Bu aşamada karışımı birkaç saat bekletebilirsiniz. Sunmadan önce, yumurtaların beyazlarını bir tutam tuz kabarana kadar çırpın. Önceki karışıma yavaşça karıştırın. İyice yağlanmış, 1.5 litrelik sufle kabına boşaltın.
200 dereceye kadar ısıtılmış fırına koyun ve yarım saat ısıtın. Hemen sunun.

Tuğba Bozkurt | Milliyet Gazetesi

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1843
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Dell, Windows Mobile cepler üretmek istiyor 24/03/2008 03:37 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Dell, Windows Mobile cepler üretmek istiyor


Dell firması cep telefonu pazarına adım atmakta kararlı. Firma Windows Mobile cepler üretmek istiyor.


Dell: Cep telefonu piyasasına giriş



Dell firması cep telefonu pazarına gireceğini duyurdu. Bilgisayar üreticisi Dell, Foxconn Electronics işbirliği ile Windows Mobile tabanlı cep telefonları geliştirmek istiyor.

Dell'in cep telefonu pazarına girme planları çoktan beridir vardı. Firma Şubat 2007'de Motorola eski başkan yardımcısı Ron Garriques'i bünyesine katmıştı.

Dell cep telefonu planları yapan tek firma değil. Mart başlangıcında Acer, Tayvanlı cep telefonu üreticisi E-Ten'i satın alarak cep telefonu üretimine ilk adımı atmış oldu.

Halil Mollaoğlu | Chip Online

kaynak:





  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1844
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 476
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Bollywood Sineması ile 1 milyardan fazla kişiye tanıtım olanağı 24/03/2008 03:54 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Bollywood Sineması ile 1 milyardan fazla kişiye tanıtım olanağı


Yılda 1000'in üzerinde film çekilen ve 3.2 milyar dolarlık ciroya ulaşan Hindistan'ın dev sinema sektörü Bollywood, Türkiye'nin tanıtımını yapacak. Bollywood yapımcılarının da destek verdiği "2009 Global Indian Film Awards" ödüllerinin Türkiye'de yapılması planlanıyor.



Dünya genelinde 2 milyar kişiye ulaşan ve yılda 3.2 milyar dolar ciro elde eden Hindistan'ın dev sinema sektörü Bollywood, Türkiye'yi dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor. Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanan habere göre; Temmuz ayında gösterime girmesi planlanan ve Hint yapımı "Mission İstanbul" filmi ile ilk adımı atan Bollywood yapımcıları 2009 yılında düzenlenecek olan "Global Indian Film Awards" ödül törenini de Türkiye'de gerçekleştirmek istiyor. Her yıl başka bir ülkede düzenlenen ve Hindistan Odalar Birliği, "Mission İstanbul"un yapımcısı ve Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen'in de desteklediği proje ile Türkiye'nin 1 milyardan fazla kişiye tanıtılması planlanıyor.

1000'İN ÜZERİNDE FİLM ÇEKİLİYOR




Bollywood yapımcılarının her yıl 1000'in üzerinde film çektiğini söyleyen Hindistan Odalar Birliği Başkan Yardımcısı Sushil Jiwarajka, özellikle İstanbul'un böyle bir tanıtıma ihtiyacı olduğunu söyledi. Jiwarajka, şöyle konuştu: "Son 7 yılda Hindistan'daki film sektörü çok hızlı gelişti. Bugün 3.2 milyar dolar ciroya ulaştı. Sektörde 150 bine yakın çalışan var. Artık sadece yerel değil global seyirciye hitap eden filmler çekiliyor. Hükümetin uyguladığı politikalar ve bilgi teknolojilerindeki zenginlik Hindistan'ı dünyada 1 numara yapmaya başladı. Artık Hollywood yapımları bile laboratuar çalışmalarını Hindistan'da gerçekleştiriyor. Bunlar sektör için çok önemli gelişmeler."

SİNEMA, TURİZMİ 3'E KATLIYOR



Sushil Jiwarajka, son dönemlerde birçok ülkenin Bollywood ile ortak filmlere imza atmaya başladığın dikkat çekerek, "Bu filmler sayesinde birçok ülkenin tanıtımı gerçekleşiyor. Hindistan'da hangi aktör nerede film çektiyse hayranları onun peşinden o ülkeye gider. Bu da ülkelerin turizmine doğrudan etki yapıyor" dedi. Daha önce Malezya'da çekilen bir filmden sonra bölgede turizm patlaması yaşandığını dile getiren Jiwarajka, şöyle devam etti: "Daha önce bu ülkeye 40 bin turist gidiyordu. Filmden sonra turist sayısı 120 bine ulaştı. Bu ülkeler Bollywood yapımcılarına birçok teşvikler sağlıyor. Mekan çekimleri için ek ücret talep edilmiyor. Vergilerden muaf tutuluyorlar. Bazıları ekipman ve vize gibi sorunları bile hallediyor."

50 ÜLKEDE GÖSTERİME GİRECEK



50 ülkede gösterime girmesi ve 500 milyon kişiye ulaşması planlanan "Mission İstanbul" filminin yapımcısı Suniel Shety ise, Türkiye'yi 2009 yılında yapılacak olan "Global Indian Film Awards" ödülleri için desteklediğini belirterek İstanbul'un çok güzel bir şehir olduğunu ve böyle bir organizasyonla tanıtılmaya ihtiyacı olduğunu kaydetti. Shety, ayrıca Bollywood'un turizm sektörüne büyük katkıları olduğunu da sözlerine ekledi.

Dünyanın en çok para harcayan turisti

Hindistan Odalar Birliği Başkan Yardımcısı Sushil Jiwarajka'nın Bollywood sektörü hakkında verdiği bilgilerden çok etkilendiğini söyleyen Türkiye İşadamları Konfederasyonu (TUSKON) Yönetim Kurulu Başkanı Rızanur Meral, turizmde marka olmak için bu tür organizasyonların çok etkili olduğunu vurguladı. Meral, "Dünyanın en çok para harcayan turisti Hindistan vatandaşıdır. Bu insanların Türkiye'ye gelmesi için elimizden geleni yapacağız" dedi.

[b]Tüzmen, Mersin'de çekilecek film için destek sözü verdi



Türkiye'nin tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermesi gerektiğinin altını çizen Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, "Türkiye'yi filmlerle anlatmak lazım. Artık dünya genelinde kültürel tanıtım faaliyetleri hızla gelişiyor. Bizim de bir an önce bu tür etkinlikleri artırmak için çalışmamız gerekiyor" dedi. Hindistan'da Bakan Tüzmen'i ziyaret eden yapımcı Suniel Shety, "Türkiye'deki çekimler sırasında yetkililer bize çok yardımcı oldu. Teşekkür etmek ve Türkiye'de çekilecek film sayısını artırmak için Bakan Tüzmen'i ziyaret ettim. Kendisi de Mersin'de çekilecek bir film için her türlü desteğe hazır olduklarını söyledi" diye konuştu.

[b]kaynak:






  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1847
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 511
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Pastorize keçi sütü market raflarında 26/03/2008 01:55 Kanaat Notu: 12  
Pazarlama Haberleri

Pastorize keçi sütü market raflarında


Türkiye’nin ilk hindi işleme tesisini kuran girişimci Şerafettin Erbayram, şimdi de ilk kez keçi sütünü pastörize ederek İstanbul ve Ankara’da pazara sundu.



Bolu’da faaliyet gösteren Bolca Hindi’nin kurucusu olan Şerafettin Erbayram, “Bolana” markasıyla piyasaya sunulan keçi sütü hakkında şunları söyledi:
“Ülkemizde doğan bebeklerin yüzde 10’unun inek sütüne karşı alerjisi var. Birçok aile için vazgeçilmez bir ihtiyaç olan keçi sütünü bugüne kadar ücretsiz olarak isteyenlere gönderiyorduk. Şimdi üretimi artırarak Ankara ve İstanbul’da bir litrelik şişede, sınırlı miktarda pastörize keçi sütü satmaya başladık.”



Buzdolabında üç gün dayanan pastörize keçi sütünün litresini 3.95 YTL fiyatla satışa sunduklarını belirten Erbayram, şöyle devam etti:
“Çiftliklerden 50-100 litre süt almak için 80 - 100 kilometre yol yapıyoruz. Bizim için maliyeti oldukça yüksek bir ürün. İhtiyaç sahipleri, bize e-posta ile süt istediklerini bildirirlerse, onlara en yakın satış noktasına, haftada iki gün süt gönderebiliriz.”

‘Saanen’ cinsi keçi



Şerafettin Erbayram, 2002 yılında, Bolu’da Saanen cinsi keçi damızlık çiftliği kurduğunu belirtti. Erbayram, sözlerine şöyle devam etti: “300 adet soykütüklü Saanen cinsi damızlık keçimiz var. Bunları sözleşmeli çiftçilere, süt alım garantisi vererek satıyoruz. 12 sözleşmeli çiftçiye bin adet Saanen keçi satışı yaptık.




Bu tesislerden aldığımız günlük bin 500 litre sütü pastörize ediyoruz. Bir miktarda keçi peyniri yapıyoruz.”
Erbayram, yılda 750-900 litre süt veren Saanen keçisinin, Türkiye’nin süt ve et sorunun çözümüne önemli bir katkı yapacağını belirterek, “Besici için çok kârlı bir yatırım olan Saanen keçi üretimi hızla yaygınlaştırılmalı” dedi.

kaynak:







  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1848
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 511
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
TOYS'R'US'lar TOYİKİ oluyor 26/03/2008 02:48 Kanaat Notu: 12