Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Kahve pazarında üçlü ittifak hâkimiyeti
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Çin, gözlük sektörünü de karıştırdı 18/01/2008 22:12 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Çin, gözlük sektörünü de karıştırdı Gözlük üreticileri ve ithalatçılar hem Çin'den birkaç dolara gözlük ithal edip devlete 43 YTL'ye satıyor hem de "17 fabrika kapandı" diyerek ithalata fon istiyor. Çin, gözlük sektörünü de karıştırdı Devletin sigortalılara verdiği 43 YTL'lik çerçeve parası, gözlük sektörünü birbirine düşürdü. 2006'da 166 milyon YTL'lik gözlük alımıyla, sektörün adeta en büyük müşterisi olan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun 2007 yılındaki alımlarının 227 milyon YTL'yi bulduğu belirtiliyor. Bu pasta için pay yarışına giren üreticiler, "Çin'den gelen ucuz ve standart dışı çerçeveler karşısında yerli sanayi yok oluyor. Fabrika sayısı 20'den 3'e düştü" diyerek ithal edilen her gözlükten 4 dolar fon alınması ve reçetelere yerli ürün şartı konulmasını isteyerek Dış Ticaret Müsteşarlığı'na (DTM) başvurdu. Bunun karşısında ithalatçılar "Türkiye'de yeterli üretim yok, model bulamıyoruz. Üreticiler aynı zamanda ithalatçı, stoklarındaki maldan haksız kazanç elde etmek istiyorlar" diyor. Gözler DTM'ye kilitlendi  Büyüklüğü 1 milyar doları bulduğu tahmin edilen sektördeki kavgayı DTM'nin bugünlerde açıklaması beklenen kararı bitirecek. Tarafları dinleyen kurum, 11 aydır yaptığı soruşturmayı 11 Ocak'ta tamamladı. Şimdi herkes ithal edilen her gözlükten 4 dolar fon alınıp alınmayacağını merakla bekleniyor. Sektör temsilcileri kararı tahmin edemiyor. DTM'den şirket ve derneklere gönderilen yazıda resmi gazeteyi takip etmeleri, kararın orada açıklanacağı belirtiliyor. Taraflar "Çıkacak karara saygılıyız" diyor. Üreticiler fon gelirse güçlerini bileştirerek 1 milyon dolarlık ortak yatırım yapmaya hazırlanıyor. İthalatçılar ise fonun gözlük fiyatlarını en az 10-12 YTL artıracağını söylüyor. Devlet en büyük müşteri Devlet yıllık ortalama 3.5 milyon adetle en büyük gözlük alıcısı. Üreticiler Çin'den ortalama 3 dolara ithal edilen standart dışı çerçevelerle haksız kazanç elde edildiği, hem devletin hem de tüketicinin zarara uğratıldığı görüşünde. İthalatçılar ise yerli üretimin yetersiz olduğunu, yeni modellerin ortaya çıkmadığını belirtiyor. Çin gözlüğü kotayı deldiGözlükteki sıkıntılar 2000 yılında Çin mallarının Türkiye'ye girişiyle başladı. Çin mallarının yerli üretimi tehdit ettiğini iddia eden Türkiye Gözlük Sanayicileri Derneği, DTM'ye başvurarak ithal gözlüklerde zorunlu optik standardını 2001 yılında devreye soktu. Ancak kaçak ürünlerde artış oldu. Daha sonra 2003 yılında Çin'den gelen gözlüklere 2 milyon adet kota konuldu. Bu kez ithalatçılar mallarını Çin'den AB ülkelerine, oradan da Türkiye'ye getirerek kotayı deldiler. Dernek bunun üzerine tekrar DTM'ye başvurarak kendi koydurduğu kotayı 2004 yılında kaldırdı. Şimdi yerli üreticiler DTM'nin her gözlüğe 4 dolar fon konulmasını istiyor. İthalatçılar ise "Fon konulursa bu para en az 12 YTL olarak tüketicinin cebinden çıkar" diyor. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Apple, MacBook Air2i Duyurdu 18/01/2008 22:35 |
Kanaat Notu: 2   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Otomobil fuarına ilgi çekmek için Mini Cooper ları toprağa diktiler 18/01/2008 22:58 |
Kanaat Notu: 12   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| D-Smart: Büyümede dünya ikincisi 18/01/2008 23:25 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri D-Smart: Büyümede dünya ikincisi Dünyanın ikinci en hızlı büyüyen dijital platformu D-Smart, Güney Koreli ritim grubu ’Nanta’nın mevye ve sebzeleri kullanarak yaptığı dünyaca ünlü müzikli bir şovla tanıtıldı. D-Smart’ın uluslararası iş ortaklarının yanı sıra iş dünyasının önde gelenlerinin katıldığı İstanbul Hilton Oteli’ndeki gecede, dünya genelinde yüz binlerce kişi tarafından izlenen Nanta Grubu ’Ritmi tadın’ sloganıyla özel bir şov yaptı. Doğan TV Yayın Grup Başkanı Murat Saygı, ilk kez dünyadaki yabancı iş ortaklarının ve iş dünyasının önde gelenlerinin katıldığı bir Dsmart tanıtım gecesi düzenlediklerini belirterek, "Bu gecede D-Smart kanalları görsel açıdan çok ilgi çekici şekilde tanıtan standlar hazırladık" dedi. BUGÜN VE YARIN ÜCRETSİZ ŞOV: Dünyada yüz binlerce izleyiciye ulaşarak büyük bir başarı gösteren bu grubu Türkiye’ye getirerek farklı bir tanıtım gecesi düzenlediklerini vurgulayan Saygı, "Bu Güney Koreli grubun sadece New Yokt’ta yaptıkları 450 gösteriyi 100 binin üzerinde kişi izledi" dedi. Dün özel davetliler için yapılan şovun bugün ve yarın isteyen herkes tarafından ücretsiz izlenebileceğini söyleyen Sayfı, "İsteyenler Cuma günü saat 17.00 ve cumartesi günü saat 14.00’te Nanta Grubu’nun özel şovunu izleme fırsatı bulacaklar. Hilton Oteli’ne gelen ziyaretçiler ayrıca, dün geceye özel hazırladığımız D-Smart kanallarını gösel bir şekilde anlatan standları gezebilecekler" diye konuştu. BÜYÜME REKORTMENİ: Saygı, D-Smart’ın geçen yıl şubat ayında kurulduğuna işaret ederek, şunları söyledi: "Ama nisandan itibaren ciddi bir şekilde faaliyet göstermeye başladık. Şu ana kadar 450 bin aktif kullanıcıya ulaştık. Hindistan’dan sonra dünyada ikinci en hızlı büyüyen dijital platform olmayı başardık. Türkiye genelinde 8 milyon hanede uydu alıcı cihazı bulunuyor. D-Smart olarak bu yıl sonunda 1.5 milyon aktif kullanıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Nihai hedefimiz ise 8 milyon hanenin tamamında yer almak." ÖZEL 32 KANAL DAHA: Türkiye’deki bütün hedef kitleleri kapsayan bir yayın politikası izledikleri belirten Saygı, "D-Smart kutusuyla birlikte uydudan yayın yapan Türk kanallarının yanı sıra D-Smart’a özel 32 kanal daha sunuyoruz. Discovery Grubu kanalları gibi yabancı kanallara ek olarak çocuklara özel 5 kanalımız mevcut. Ayrıca, çeşitli oyunları da kapsayan interaktif hizmetlerimiz de bulunuyor" diye konuştu.  Geçtiğimiz günlerde de ’Loca’ adıyla yeni bir hizmeti devreye soktuklarının altını çizen Saygı, "Sinemalarda gösterimi biten ama henüz DVD’leri çıkmamış olan filmleri ’öde-izle’ yöntemiyle kullanıcılarımıza sunuyoruz. Kontörlü cep telefonları gibi aldığınız bir kartla belirli bir kontör ücretiyle istediğiniz filmi satın alabiliyor ve 24 saat boyunca o filmi izleyebiliyorsunuz" dedi. kaynak:           
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
gold (Yetkili)
Yetkili
Gönderiler: 8
|
| Cvp:Aldi Türkiye ye geliyor. İndirim marketlerinde savaş esas şimdi başlıyor. 19/01/2008 01:57 |
Kanaat Notu: 0   |
|
İşte rekabet şimdi başlıyor gibi gözükse de gelecek 1-2 yıl içinde BİM'in sektördeki liderliği devam eder gibi. Özellikle de BİM ulusal bazda ulşamış olduğu ölçek göz önüne alındığında ve Aldi'nin pazara yeni giriyor olması pazarda yerleşmeyi zorlaştıracaktır. Ama yine de ilginç uygulamaların görüleceği ve rekabette yeni açılımların olması kaçınılmaz gibi gözükmekte.
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Ülker'in Godiva'yı satın alması 'Made in Turkey'i marka yaptı 20/01/2008 03:02 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Ülker'in Godiva'yı satın alması 'Made in Turkey'i marka yaptı  Elvan Çikolata'nın sahibi Hidayet Kadiroğlu, küresel ısınmaya bağlı kuraklığın neden olduğu verim kaybının en çok çikolata sektörünü etkilediğini söyledi. Çikolata sektörü, Ülker'in dünya devi Godiva'yı almasını takdirle karşıladı. Yılda yaklaşık 70 milyon dolar ihracat yapan Elvan Çikolata'nın sahibi Hidayet Kadiroğlu, rakibinin başarısını şu cümlelerle değerlendirdi: "Çikolata piyasasında Made in Turkey menşei her kapıyı açmıyordu. Ülker'in Godiva'yı alması önemli bir başarı." Ülker Grubu, uzun pazarlıkların ardından Godiva'yı 850 milyon dolara satın almıştı. Godiva, ABD, Avrupa ve Japonya gibi ülkelerde çikolata denince ilk akla gelen markalardan biri. Elvan Çikolata'nın patronu Kadiroğlu, rakibinin hamlesinin çok stratejik bir adım olduğu düşüncesinde. Kadiroğlu'na göre hiçbir firma 850 milyon dolarlık reklam ve pazarlama yapsa bile Amerika, Avrupa ve Japonya gibi gelişmiş pazarlarda kendine Godiva kadar yer edinemez. Bu açıdan Ülker, hem dünyanın en meşhur çikolata markalarından birine sahip oldu hem de gelişmiş ülke pazarlarına kolaylıkla girme şansı elde etti. Hidayet Kadiroğlu, çikolata sektörünü ve firmasının yatırımlarını anlattı. 2007 yılında yaşanan kuraklığın etkilerinin ve emtia fiyatlarındaki yükselişin en fazla çikolata sektöründe hissedildiğini söyleyen Kadiroğlu, "Süt tozunun tonu bin 800 dolardan 5 bin dolara çıktı. Un ve kakao yağındaki artışlar nedeniyle birçok firma çikolataya yüzde 20 civarında zam yapmak zorunda kaldı." dedi.       Elvan, üç kuşaktır çikolata ve şekerleme üretiyor. 2006 yılında yaklaşık 10 milyon dolarlık yatırımla yeni şekerleme fabrikasını hizmete soktu. Kadiroğlu'nun verdiği bilgilere göre, İstanbul Sefaköy'de kurulan fabrika aylık 200 ton kapasiteye sahip. Şirket bu yıl kapasiteyi 50 ton daha artıracak. Yüzde 65 kapasiteyle çalışan fabrikada halen iki çeşit ürün yapılıyor. Ancak yeni kurulacak hatlarla şekerlemede her çeşit ürün yapılır hale gelecek. Yeni yatırımlara bu yıl da devam etmeyi hedefleyen şirket, Afrika ve Ortadoğu pazarına açılabilmek için Mısır'da fabrika kuruyor. Yaklaşık 12 milyon dolara mal olacak fabrikanın arazisi alındı, inşasına da yakında başlanacak. Şirketin en önemli yatırımlarından biri de Azerbaycan'da. Yaklaşık 15 yıldır bu ülkede faaliyet gösteren şirketin ürünleri Azeriler tarafından çok tutuldu. 'Elvan'sa eladır' reklamıyla tanınan ürünler, buradan Orta Asya'daki diğer ülkelere de ihraç ediliyor. Azerbaycan'daki fabrikada yaklaşık 800 kişi çalışıyor.    Elvan Çikolata 2007 yılından itibaren iç piyasada da yer almaya başladı. Öncelikle Marmara Bölgesi'nde ana distribütör ve alt bayiler tespit eden şirket, 2008'de Ankara, İzmir ve Antalya bölgelerinde yeni yapılanmaya gidecek. Firma hem şekerleme hem de çikolata ürünlerinin reklamlarını yapmaya başladı. Firmanın İstanbul'daki merkezinde üretilen ürünler dünyanın çeşitli bölgelerinde 90'a yakın ülkeye ihraç ediliyor. Özellikle orta gelir grubuna hitap edilen ürünlerde firma, Afrika'yı da kendisine pazar seçmiş durumda. İran'da en çok, dolar baskılı çikolata tuttuŞirketin ihracat yaptığı ülkelerden biri de İran. İranlılar firmanın en çok üzerinde 100 dolar baskısı bulunan çikolatalarını sevdi. Daha önce Kuzey Irak'tan bölgeye giden çikolatalar piyasada çok tutulunca firma direkt ihracat yapma kararı aldı. Hidayet Kadiroğlu, İran'da ithalat yapanların her bir ürün için ithalat izin belgesi aldığını belirterek, "Bu kadar ilgi görünce şirket merkezi Gaziantep'te bulunan bir distribütörle anlaştık. İranlı uzmanlar geldi, fabrikamızı inceledi ve onay verdi." dedi. 100 dolar baskısı bulunan çikolatalar İran'da yaklaşık 1 dolara satılıyor.       Kadiroğlu, çikolataya her ülkede farklı anlam verildiğini ifade etti. Buna göre, Azerbaycanlılar çay içerken şeker yerine çikolata kullanılıyor. Çikolatanın kalitesi misafire verilen önemi gösteriyor. Hatta düğünlerde özel çikolata tepsileri hazırlanıp götürülüyor. Ruslar bitter çikolatayı içkiyle birlikte tüketiyor. Ortadoğu ülkelerinde ise bol şekerli ürünler tercih edilirken Japonlar, Çinliler ve Afrikalılar az şekerli ve bol sütlü çikolata yiyor. Abdulhamit Yıldız | Zaman Gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Antalyalı çaycı Dünya şirketi Lycos a meydan okudu ve kazandı 20/01/2008 14:17 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Antalyalı çaycı Dünya şirketi Lycos a meydan okudu ve kazandı Kaş ilçesinde organik çay üreten Lycos firması ile dünyanın en büyük 5 internet portalından biri olan Lycos arasındaki isim savaşını Türk girişimci kazandı. Antalyalı çaycının yaptığına bak!Türk Patent Enstitüsü, pazara 'tr' uzantısı ile girmek isteyen ABD'li firmayı haksız buldu. İnternet devi, şimdi Türk Lycos'tan 'www.lycos.com.tr'yi satın almak istiyor. Antalya'nın Kaş ilçesinde organik bitki ve meyve çayları üreten Lycos firması ile dünyanın en büyük 5 internet portalından biri olan Lycos Inc. arasında ilginç bir 'fikrî mülkiyet hakkı' mücadelesi yaşanıyor. 40 ülkede faaliyetleri bulunan ABD'li internet devi, Türkiye'de faaliyet göstermek isteyince, genç girişimci Ahmet Muhsin Tüzer'in patronu olduğu 50 bin YTL sermayeli şirketle karşı karşıya geldi. 'tr' uzantısıyla Türkiye pazarına girmek isteyen Lycos Inc., Türk Patent Enstitüsü'ne yaptığı başvurudan 21 Haziran'da olumsuz cevap aldı. Bu karara itiraz eden ve hukukî süreci 6 ay kadar daha uzatan Amerikalı şirket, bir yandan da 'www.lycos.com.tr'yi satın almak için Tüzer'e teklifte bulundu. Türk Patent Enstitüsü'nün yine kendilerini haklı bulacağından emin olan Ahmet Muhsin Tüzer, "Likya devletine ismini veren Lycos (Atinalı Pandian'ın oğlu), tamamen Anadolu'ya ait bir değerdir. Biz de 'kurt' anlamına gelen bu değere sahip çıkıyoruz ve şu an satmayı düşünmüyoruz." diyor. Türk Lycos'un ilginç hikâyesi, 10 yıl öncesine dayanıyor. Üniversite eğitimi için İstanbul'a gelen Ahmet Muhsin Tüzer, 1997 yılında el sanatlarına ilgi duymaya ve gravürle uğraşmaya başlıyor. Romanya'daki sanatçıların davetiyle 1998 yılında Bükreş'e giden Tüzer, burada coğrafya üzerine üniversite eğitimi alan Oana Mara ile tanışıyor. Aralık 1999'da da evleniyorlar. Bu evlilik, Türk Lycos'un kurulmasında önemli bir rol oynuyor. Çünkü, kanunlara göre, bir Türk'ün yabancı isimle şirket kurması, ancak yabancı ortağı olursa mümkün.  Ahmet Muhsin Tüzer de Romanyalı eşini yüzde 10'luk payla şirkete ortak ediyor ve Nisan 2006'da 50 bin yeni lira sermayeli Lycos Gıda Temizlik Pazarlama İthalat ve İhracat Limitet Şirketi'ni kuruyor. Şirket, tanıtım ve pazarlamasını en iyi şekilde yapmak için de 'www.lycos.com.tr' adlı internet sitesini Türkçe ve İngilizce olarak hizmete alıyor. Çok geçmeden Amerikan internet şirketi Lycos Inc., Türk firmasının markasına karşı çıkarak Türk Patent Enstitüsü'ne itiraz davası açıyor. Ankara'daki uluslararası danışmanlık şirketi Abu-Ghazaleh Intellectual Property aracılığıyla açılan davada ABD'li şirket 21 Haziran 2007'de enstitüden olumsuz cevap alıyor. 21 Ağustos 2007'de bu karara itiraz ederek hukuki süreci 6 ay kadar uzatırken, bir taraftan da 25 Eylül 2007'de Türk Lycos'a ait 'www.lycos.com.tr'yi satın almak için Tüzer'e teklifte bulunuyor. Abu-Ghazaleh Intellectual Property'den Tüzer'e gönderilen mailde "Müvekkil Lycos Inc., 'lycos.com.tr' alan adını satın almak niyetinde olduklarını, aksi takdirde alan adı ile ilgili de itirazda bulunacaklarını bildirdiler. Konu ile ilgili cevabınızı bekliyoruz." deniliyor. Tüzer, bu mücadelede Kaş ve Finike belediye başkanlarının da desteğini almış. Lycos Inc.'ın son yılların gözde ülkesi Türkiye'de yatırım yapma niyetinde olduğunu vurgulayan Tüzer, Google ve Yahoo gibi 'tr' uzantısıyla Türkiye pazarına girmek istediğini vurguluyor. Şirket ve markaları için oldukça önemli olan 'www.lycos.com.tr' alan adını dünyada sadece iki firmanın alabileceğine işaret eden Tüzer, "Biri biz, biri de onlar. Biz erken davrandık ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi'ndeki 'nic.tr'den bu alan adını aldık." diyor. Genç girişimci şu değerlendirmeyi yapıyor: "Yaklaşık 1,5 yıldır şirketimiz aktif olarak faaliyet göstermekte. Geçen yıl 9 farklı ürün çıkardık. Katalog, afiş ve broşür bastırarak, fuarlara katılarak, gazete ve dergilere reklam vererek markamızın ve internet sitemizin tanıtımı için yatırımlar yaptık. Lycos Inc.'in sitemizi satın alma niyeti, şu ana kadar yaptığımız tüm yatırım ve çalışmaların boşa gitmesi anlamına gelecektir. Şirket olarak faaliyet gösterdiğimiz tüm konularda bu ülkenin kanunlarına uygun hareket ettik ve ediyoruz. Lycos, bu ülkeye, bu topraklara (Likya Uygarlığı'na) ait bir değerdir. Biz de Türk Lycos firması olarak ülkemizin değerlerine sahip çıktık ve çıkmaya devam edeceğiz. Amerikalı şirket, tamamen Anadolu'ya ait bir değeri alıp marka yapıyor. Ambleminin kurt olması da bunun en büyük işareti." 2008 yılı için oldukça iddialı olduklarını belirten Tüzer, hedeflerini de şöyle özetliyor: "Türkiye'deki en önemli organik bitki ve meyve çayı şirketi olacağız. Amacımız, Lipton gibi ünlü markaların girdiği bütün yerlere girmek. Bazı büyük marketlerle de anlaşmak üzereyiz. İhracat için de bazı ülkelerle temas halindeyiz." 40 ülkede faaliyet gösteriyor Lycos, internetin yaygınlaştığı ilk günlerden beri tercih edilen bir internet portalı olmasına rağmen, 1998'den bu yana uyguladığı çok ürünlü pazarlama stratejisi sayesinde bir internet portalından çok daha öteye giderek rakiplerine üstünlük sağlamayı başardı. Dünyada 40 ülkede faaliyet gösteren şirketin ilk çok yönlü pazarlama stratejisi ürünü, 1998'de satın aldığı 'Tripod servisi'. Lycos aynı yıl içinde birçok satın alma daha gerçekleştirdi. 'WhoWhere' adlı kendi içinde e-mail, web-sitesi yapma, sarı sayfalar gibi başka küçük servisleri barındıran bir portal satın aldı. Çok ürünlü pazarlama stratejisine Wired Haberler Servisi ve HotBot arama motorunu bünyesinde barındıran Wired Digital'i alarak devam etti. Uyguladığı pazarlama stratejisi sayesinde, Lycos şu an, en çok ziyaret edilen 20 web sitesinden dördüne sahip. Adı Likyalılardan geliyor Anadolu toprakları üzerinde kurulan tarihin en eski uygarlıklarından biri de Likya. Bu bölge, Anadolu'nun güneybatı kıyısında Teke adıyla bilinen bölgenin bir parçasına tekabül ediyor. Kınık köyü yakınındaki başkent Xanthos'un (Santos) yanı sıra önemli kentlerinden biri de bugün Kaş adıyla anılan Antiphellos'tu. Likyalılar, Girit'ten gelme bir topluluktu.     Europe'nin oğulları Sarpedon (Likya'nın kahraman kralı) ve Minos, Girit Krallığı için savaşmışlardı. Minos, savaşı kazanınca Sarpedon'u Girit'ten kovdu. Sarpedon ve yanındakiler de Milyas'a geldiler. Likyalıların hüküm sürdüğü Teke bölgesinin adı Milyas'tı. Likyalılar, Milyas'a geldiklerinde Termil adını taşıyorlardı. Daha sonra Atinalı Pandian'ın oğlu Lycos (Yunanca 'Kurt' anlamına geliyor), kardeşi Aigeus tarafından sürüldü. O da Milyas'a Sarpedon'un yanına geldi. İşte, bu Lycos'tan dolayı Termillere Likyalılar deniliyor. Necati Kola - Zaman Gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| Anketten, marketini göster kim olduğunu söylerim çıktı 20/01/2008 15:22 |
Kanaat Notu: 0   |
vee bir kaç gün dinlenmenin ardından Allah a şükür hastalıktan iyleşip geri döndüm Pazarlama Haberleri Anketten, ’marketini göster kim olduğunu söylerim’ çıktı Pazar araştırma şirketi Ipsos KMG Ekim 2006-Eylül 2007 dönemini kapsayan "Yöneticinin Ulusal Zincirler Rehberi" raporunda Türkiye’deki önemli zincir marketlerden Migros, Tansaş, Şok, Carrefour, Dia, Tesco Kipa, BİM’i mercek altına aldı. Rapor için 34 şehirde 6 bin 169 hane ile görüşüldü. Sosyo-ekonomik statü (SES) hane büyüklüğü, bölgeler açısından Türkiye’yi temsil edecek şekilde seçilen hanelerin Türkiye’deki 17.8 milyon hane ve 75.3 milyon kişiyi yansıtmasına önem verildi. Türkiye’deki hızlı tüketim ürünleri pazarındaki tüketicinin profilini çıkaran bu araştırma Migros ve Tansaş’ta alışveriş yapanların yaş ortalamasının diğerlerin daha yüksek olduğunu gösterirken, AB gelir grubunun da indirim marketleri tercih ettiğini gösteriyor. Araştırmada, çok yaygın zincire sahip olan Migros’a, 6 bin 169 hanenin yüzde 41’i en az bir kere uğrarken, Tansaş müşterileri sosyal sorumluluk bilinciyle Türkiye ortalamasının üzerine çıkıyor. Gıda harcamalarının en çok yapıldığı Şok ile market markalı en çok ürün satan Dia, daha düşük bir sadakat seviyesine sahip. Carrefoursa müşterileri, stoklanabilecek ürünlere ilgi gösteriyor. Tesco Kipa, en yüksek harcamanın yapılan market. Tansaş müşterisi çevre kirliliğinden endişeli TANSAŞ, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.2’sini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 20.6’sı Tansaş’tan herhangi bir hızlı tüketim malı aldı ve her biri ortalama 225 YTL harcadı. Alışveriş yapan hane sayısı Migros’un yarısı kadar olmasına rağmen, sık siyaret edilen Tansaş hızlı tüketim ürünlerinden neredeyse Migros kadar pay alıyor. Sepetleri Migros’takiler kadar değerli. Alışverişten sorumlu kişi ortalamaya kıyasla daha yaşlı. Tansaş’tan alışveriş yapanların sosyal sorumluluk duyguları, formda olmaya verdikleri önem, modern aile kavramına olan inançları Türkiye ortalamasının üzerinde. Yeni trendleri daha yakından izliyorlar. Daha az gelecek kaygısı duyuyor ve daha azı reklamlardan etkileniyor. Sağlıklarına önem veriyor ve sağlıkları için sevdikleri şeylerden vazgeçebiliyorlar. Stoklamaya yönelik sepetler Tansaş için oldukça önemli. En değerli Tansaş sepetlerinde süt, peynir ve bisküviler bulunuyor. Bunu beyaz etler ve yoğurt takip ediyor. Tansaş’tan alışveriş yapanların yüzde 31’i AB SES grubundan. Tansaş müşterilerinin yüzde 90’ı çevre kirliliğinden endişeleniyor. Tansaş müşterisi 3-4 kişilik aileTanşaş’tan alışveriş yapanların yüzde 60’ı 3-4 kişilik aileler. Yüzde 28’i lise, yüzde 14’ü üniversite mezunu. Müşterilerin yüzde 44’ü 46 yaş üstü, yüzde 30’u ise 26-35 yaş arası. Modern aileye inanan Migros müşterisinin gelecek kaygısı azMİGROS, son bir yılda hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.7’sini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 41’i Migros’tan en az bir kere alışveriş yaptı ve her biri ortalama 137 YTL harcadı. Alışveriş yapan hane sayısındaki düşüşe rağmen Migros en yüksek hane erişimi olan zincir marketlerden biri. AB SES grubundan hanelerin yüzde 80’i Migros’u son bir yılda en az bir kere ziyaret etti ve bu haneler Migros’tan yapılan toplam hızlı tüketim harcamasının yarıdan fazlasını gerçekleştirdi. Migros’tan alışveriş yapan hanelerde alışveriş sorumlusu ortalamadan daha yaşlı. Migros’tan alışveriş yapanların öne çıkan özellikleri sosyal sorumluluk duygularının fazla olması, formda olmaya önem vermeleri, modern aile kavramına inanmaları ve trendleri yakından takip etmeleri. Daha az gelecek kaygısı duyuyor ve reklamlardan etkilenme oranı düşük. Migros sepetlerinin yüzde 5’i toplu alışveriş sepetleri ve bunlar Migros’taki harcamaların yüzde 22’sine karşılık geliyor. Hanelerin yüzde 41’i Migrosçu Migros 224 mağazası ile Türkiye’deki hanelerin yüzde 41.1’ine ulaşıyor. Son 2 yıl karşılaştırmasında 2.4 milyon hane kaybetti. Migros’tan alışveriş yapmaya başlayan hane sayısı ise 2 milyon. Migros müşterisi, yılda 9.4 kere alışverişe gidiyor ve her alışverişte 14.5 YTL harcıyor. Yıllık harcama miktarı ise 137 YTL. Ani alışverişe giden stokçu Carrefour’u tercih ediyor CARREFOUR, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 2.1’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 24.3’ü Carrefour’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü aldı ve her biri ortalama 184 YTL harcadı. Carrefour diğer ulusal zincirlere kıyasla en düşük ziyaret sıklığı ve en yüksek alışveriş başına harcama değerlerinden birine sahip. Daha çok stoklamaya yönelik alışverişler için ziyaret ediliyor. Temizlik ürünlerinin payı yüksekken içeceklerin payı düşük. Carrefour ziyaretçilerinin sosyo-ekonomik statü bakımından profili ortalamanın üzerinde. Carrefour cirosunun neredeyse yarısı AB SES grubundan. Promosyonlu ürünün detayını okuyarak gereğini yapanın oranı yüksek. Cironun yüzde 43’ü stoklamaya yönelik sepetlerden geliyor. Carrefour sepetinin yüzde 35’i gıdaCarrefour sepetlerinin yüzde 35.2’si sadece gıda. Yüzde 5.5’i sadece içecek. Yüzde 18.3’ü ise sadece gıda ve içecek ürünleri içeriyor. Dia’nın cirosunun üçte biri kendi markalarından DİA, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 0.8’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 13.6’sı Dia’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü alışverişinde bulundu ve her biri ortalama 129 YTL harcadı. Dia en düşük sadakat seviyesine sahip ulusal zincir olmasına rağmen ziyaretçi sayısı artıyor. Hızlı tüketim ürünleri cirosunun üçte birinden fazlası market markalı ürünlerden geliyor. AB SES grubunun beşte biri yılda yaklaşık 22 kez Dia’dan herhangi bir hızlı tüketim ürünü alıyor. Türkiye’deki hanelerde alışverişten sorumlu kişilerin ortalamasına kıyasla, Dia’dan alışveriş yapanlar daha tutumlu ve bilinçli tüketici. Sosyal sorumluluk hisleri yüksek ve buna önem veren firmaların ürünlerini tercih ediyorlar. BİM, hızlı tüketim malı rekoru kırıyor BİM, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 5’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 54.3’ü BİM’den herhangi bir hızlı tüketim malı aldı ve bu hanelerden her biri ortalama 196 YTL harcadı. Diğer ulusal zincirlere kıyasla BİM hızlı tüketim malı harcamasından en yüksek payı alan, ziyaretçi sayısı ve alışveriş sıklığı en fazla olan zincir market. BİM sepetlerinin yarısı sadece gıda ürünleri içeriyor. BİM cirosunun yarıdan fazlasını ise market markalı ürünler oluşturuyor. BİM’den alışveriş yapanlar sosyo-ekonomik statü bakımından diğer ulusal zincirlere kıyasla en düşük profile sahip. İndirim marketi Şok’un müşterisi AB grubundan  ŞOK, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 0.8’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 19.1’i Şok’tan herhangi bir HTÜ alışverişinde bulundu ve her biri ortalama 91 YTL harcadı. Hanelerin her bir alışverişte harcadığı ortalama tutar düşük ve daha seyrek ziyaret ediliyor. . Tüketici profili Tansaş ve Migros’la benzerlik gösteriyor. Bir indirim marketi olmasına rağmen Şok’un cirosu AB SES grubu odaklı. En fazla harcayan sadık müşteriler Tesco Kipa’da TESCO Kipa, hızlı tüketim ürünlerine yapılan harcamanın yüzde 1.1’ini gerçekleştirdi. Türkiye’deki hanelerin yüzde 9.6’sı Tesco Kipa’dan herhangi bir hızlı tüketim malı alışverişinde bulundu ve her biri ortalama olarak 251 YTL harcadı. Tesco Kipa ziyaretçilerini elinde tutmakta oldukça başarılı ve en sadık müşterilere sahip. Alışveriş yapan hane sayısı artıyor ve bunlar en yüksek alışveriş tutarına sahip. Demet CENGİZ BİLGİN | Hürriyet Gazetesi kaynak:           

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| Ülker Golf dondurma 2008e de iddialı giriyor 20/01/2008 15:48 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| Somon döner Avrupa yoluna 25 milyon $ ciro hedefiyle girdi 20/01/2008 15:56 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Somon döner Avrupa yoluna 25 milyon $ ciro hedefiyle girdi Leyla Alaton İshak AlatonBesin değeri açısından çok zengin olan somon, Türk damak tadıyla yeniden şekillendi. Alarko- Leröy, yeni ürünü "somon döner"i başta Almanya olmak üzere Avrupa'ya satmaya hazırlanıyor.. Somon rüzgarı Türkiye'de yeni yeni esiyor. Önce büyük otellerin mönülerine girdi, sonra evlerimize... Dünyanın birçok ülkesinde en gözde balık türleri arasında bulunan somon, lezzeti kadar çabuk pişirilip sofraya getirilebilme özelliğiyle de tercih ediliyor. Ancak ülkemizde hyeterince tüketildiği söylenemez. 1994 yılından beri Türkiye'ye somon getiren Alarko Holding Yönetim Kurul Üyesi Leyla Alaton, "2007'de yaklaşık üç bin ton civarında üretim yaptık. Buradan hesapla Türkiye'de günde kişi başı iki gram somon yendiği ortaya çıkıyor. Japonya bizden 20 kat daha fazla somon tüketiyor" diyor. Alarko-Leröy'un Ar&Ge grubu "somon döner" projesini geliştirdi ve hem yurtiçinde hem yurtdışında bu lezzet ile patlama yapmaya hazırlanıyor. Alarko-Leröy Genel Müdürü Bülent Işık, "Tüketiciye yeni ürünler sunmanın yolu, yeni lezzetlere açık olmaktır" diyor. Alaton da "Somondan 1994'te 1.5 milyon dolar ciro elde ettik. 2007'de bu rakam 17-18 milyon dolar cirolara geldi. 2008 için somon dönerle birlikte hedefimiz ise 25 milyon dolar ciro" iddiasında bulunuyor. Türkiye'de sadece kendilerinin somon işi yaptığını açıklayan Alaton, "Somon pastırmayı ilk biz yaptık, somon döneri de biz yapıyoruz. Sütle balık yan yana gelmez denir, kremayla marine oluyor ama. Bu bir aşçılık bilgisi gerektiriyor, bunu biz formüle ettik" diyor. Her yıl mayıs ayında, Brüksel'de yapılan European Seafood Exposition fuarına geçen sene somon pastırmayı götüren Alarko-Leröy, bu yıl da somon döneri görücüye çıkarmayı planlıyor. TAKSİM'DEKİ BÜFELER SIRADASomon döner, ilk olarak İstinye Park'taki Balıkev'inde büyük ilgi gördü. Bu ilgiden hareketle Alarko-Leröy, şimdi de Bereket Döner aracılığı ile Avrupa'ya açılıyor. Somon dönerin özellikle Almanya'da büyük ilgi göreceği düşünülüyor. Ancak bu lezzet için iç piyasadan da yoğun talep var. Taksim'deki büfeler de somon döner için sıraya girmiş durumda. Ülkemizde özellikle Antalya'da kalamar döner, uskumru döner, sardalya döner, hamsi döner ve somon döner olarak beş çeşit döner müşteriye sunuluyor. Tatil dönemi akın eden Ruslar, bu lezzeti çok seviyor. Alarko-Leröy Genel Müdürü Bülent Işık, Norveç'ten gelen somonlar için şöyle konuşuyor: * Somonun fiyatı şu anda çok uygun. Çünkü Norveç'te su sıcaklığı artınca balıkların büyüme hızı da arttı. Bu sene mesela 500 bin tonlardan 750 bin tonlara çıkıldı. Geçen yıl somonun kilosu 14.5 YTL idi, bu yıl 6.5 YTL. * Somonda en büyük üretici ve Türkiye'ye en yakın olan Norveç. Ayrıca sularında hastalık riski olmayan tek ülke Norveç. Bu yüzden biz Norveç'ten somon alıyoruz. * 6 Şubat'ta Antalya'da Anfaş Food Product 2008 fuarında sürpriz bir şovumuz olacak. Orada dünyada olmayan bir şeyi yapacağız. Türkiye'de ilk somon döneri İstinye Park'ta satılmaya başladı İSTİNYE Park'taki Balıkevi, somon dönerinin tüketiciyle buluştuğu ilk restoran. Burada somon dönerin büyük ilgi gördüğünü anlatan Leyla Alaton, Bereket Döner markasıyla Almanya'ya açılacaklarını ve buradan tüm Avrupa'ya yayılmak istediklerini söyledi. 1994 yılında başarısızlıkla sonuçlanmıştı ALARKO-Leröy, 1991 yılında Karadeniz'de, çiftliklerde somon üretmeyi denedi. Ancak olmadı. 1994 yılında İstanbul'da bir füme tesisi kurdular ve burada ithal ettikleri somonlarla füme yapmaya başladılar. Potansiyel artınca 2000 yılında İzmit'te büyük bir tesis yaptılar. Yaklaşık beş bin metrekare kapalı alanı olan tesiste, füme, fileto, pastırma, marine gibi ürünleri yaptılar. 2005 yılında ise yaklaşık 14 yıldır çalıştıkları dünyanın en büyük firması olan Norveçli Leröy ile yüzde 50-50 ortak oldular. Türkiye'de üretimi olmayan somon, Norveç'ten ithal ediliyor Norveç’ten ithal edilen somonlar 0-4 derece soğutuculu tırlara yüklenerek İstanbul’a geliyor. Ürünün 21 gün raf ömrü bulunuyor. SOMON'UN ülkemizde üretimi yok. Soğuk denizleri seven bu balık için Türkiye'nin denizlerinin ısısı uygun değil. Alarko, somonu Hallvard Leröy'den taze olarak ithal ediyor. Vücuttaki hücreleri geliştirmekle görevli Omega 3'ün bulunduğu gıdaların başında somon ve uskumru gibi yağlı balıklar geliyor. Norveç'ten taze olarak ithal edilen balığın raf ömrünü uzatmak için üretici firmanın uyguladığı doğal koruyucu işleme yöntemleri var ve bunlar suni katkı içermiyor. Balıklar, 0-4 derece soğutuculu tırlara yüklenerek İstanbul'a geliyor. Alarko-Leröy, taze somon balıklarının raf ömrünün 21 gün olduğunu söylüyor. Tüm ürünler toptan tüketim için bütün fileto görüntüsü bozulmadan kiloluk ambalajlarda, tüketiciler içinse daha az gramajlı vakumlu ambalajlarda satışa sunuluyor. Sinan ÖZEDİNCİK | Sabah Gazetesi kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| Hyundai i30 hem dizel hem otomatik 20/01/2008 17:08 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Hyundai i30 hem dizel hem otomatik Hyundai'nin C segmenti hatcback otomobili i30 artık hem dizel hem de otomatik vites... Hyundai’nin 2007 yılı Eylül ayında Türkiye’de satışına başlanan C-segmenti hatchback otomobili i30, artık 1.6 litre hacimli CRDi-VGT dizel motoruyla sunulan otomatik şanzıman seçeneğiyle de satılıyor. Çekici görünümü, etkileyici kabini, yüksek konforu, üstün performansı, düşük yakıt tüketimi ve kendisine hayran bırakan sürüş dinamikleri ile “otomobil dünyasının yeni ‘ikonu’ olan i30’un Avrupa’da olduğu kadar Türkiye’de de en fazla satılan versiyonu olan 115 PS gücündeki 1.6 CRDi-VGT motoru, artık tam otomatik şanzıman ile de alınabiliyor. Hyundai i30’da bulunan 1.6 CRDi-VGT dizel motor seçeneği, 4000 d/d’de 115 PS maksimum güç ve 1900 ile 2750 d/d arasında 26 kgm (255 Nm) maksimum tork üretiyor. Otomatik şanzıman ile 184 km/s maksimum hıza çıkan aracın 0-100 km/s hızlanması ise 12.8 saniye. Yüksek teknoloji sahibi olan ve değişken turbo geometrisine sahip olan bu motorun da 100 km’deki ortalama tüketimi ise sadece 5.9 litre. Hyundai i30, 4 kademeli tam otomatik şanzımanı sayesinde ulaştığı bu değerlerle, segmentindeki çoğu rakibinden daha iyi performansa ve çok daha düşük yakıt tüketimine sahip.     Hyundai i30 1.6 CRDi-VGT Otomatik, Türkiye’de Select, Style ve Style Plus olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle alınabilecek. Hyundai i30 1.6 CRDi-VGT Otomatik Select’in anahtar teslim satış fiyatı 39 bin 200 YTL iken Style paketinde 42 bin 200 YTL ödemek gerekiyor. En üst paket olan Style Plus alındığında ise aracın fiyatı 45 bin 400 YTL’ye çıkıyor. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| İnternetten alışverişi çok sevdik: E-ticaret 2007'de katlandı 20/01/2008 17:15 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri İnternetten alışverişi çok sevdik: E-ticaret 2007'de katlandı
2007 yılında kredi kartıyla internet sitelerinden yapılan alışverişlerin, önceki yıla göre yüzde 2,5 kat artarak, 5,5 milyar YTL'yi geçtiği bildirildi. Türkiye'de 2007 yılında kredi kartıyla internet sitelerinden yapılan alışverişlerin, önceki yıla göre yüzde 2,5 kat artarak, 5,5 milyar YTL'yi geçtiği bildirildi. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, bilgisayar ve internet kullanımındaki artışa paralel olarak, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de internet üzerinden alışveriş yıldan yıla büyük oranda artış gösteriyor.  Bankalararası Kart Merkezinin (BKM) verilerine göre, Türkiye'de 2006 yılında, sayıları 20 bine yaklaşan sanal POS'lar aracılığıyla 21 milyon 688 bin 37 işlem yapılırken, 2007'de işlem sayısı yüzde 150 oranında artarak, 54 milyon 145 bin 804'e çıktı. Aynı verilere göre, kullanıcılar 2006'da bu işlemsel sonucu 2 milyar 412 milyon 680 bin YTL'lik alışveriş yaparken, 2007'de harcanan tutar yüzde 130 arttı ve 5 milyar 537 milyon 170 bin YTL'ye yükseldi. -3D SECURE İLE GÜVENLİ ALIŞVERİŞ- Kart sahibi ile e-ticaret iş yerinin işlem esnasında birbirlerini doğrulayabilmeleri üzerine kurulmuş olan güvenlik uygulaması olan ''3D Secure''e alışveriş sitelerinin ilgisinin artması, internetten alışverişi daha güvenli kılıyor. Visa ve Mastercard tarafından geliştirilen sistemde, herhangi bir ödeme işlemi sırasında kredi kartının sahibi bankanın web sitesine yönlendirilerek, karta ait şifre ile onaylama işlemi gerçekleştiriliyor. Böylece kartın numarası başkaları tarafından biliniyor olsa bile, şifreyi sadece kart sahibi bildiği için, sahtekarlıkların önüne geçiliyor.  BKM yetkilileri, internetten alışveriş yapanların, ''3D Secure'' gibi yeni teknolojilerle hızla güven endişesini aştıkları, bunun gelecek yıllarda e-ticaret pastasını çok daha büyüteceğini belirtiyor. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 553
|
| Sun Microsystems, MySQL'i Satın Alıyor 20/01/2008 17:33 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Sun Microsystems, MySQL'i Satın Alıyor 15 milyar dolarlık veritabanı pazarında güçlü bir oyuncu olan Sun Microsystems, MySQL'i satın alıyor Sun Microsystems, MySQL'i Satın AlıyorSun Microsystems, bir açık kaynak simgesi olan ve dünyanın en hızlı büyüyen açık kaynak kodlu veritabanı geliştiricisi MySQL AB'yi yaklaşık 1 milyar dolara satın alacağını açıkladı. MySQL'in satın alımıyla birlikte Sun, 15 milyar dolarlık veritabanı pazarında da yer alarak kurumsal bilişim pazarındaki konumunu daha da güçlendirecek. MySQL AB'nin satın alınması haberi, Sun'ın internet ekonomisindeki lider konumunu ve açık kaynak kodu destekleyen en büyük ticari şirket olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Facebook, Google, Nokia, Baidu ve China Mobile kullanıyor     Facebook, Google, Nokia, Baidu ve China Mobile gibi milyonlarca kurulumu olan MySQL'in açık kaynak veritabanının daha geleneksel uygulamalara ve kurumsal pazara adaptasyonunun sağlanmasıyla Sun'a getireceği sinerji, yazılım endüstrisinde yeni bir dönem açacak. Sun ile entegrasyonu, MySQL'in sunduğu ürünlerin ticari cazibesini büyük oranda artıracak ve Sun'ın küresel servis organizasyonuna da eklenmesi ile katma değerini de yükseltecek. Intel, IBM ve Dell gibi markalarla olan OEM (orijinal ürün üreticisi) anlaşmalarını da içeren Sun dağıtım kanalları aracılığıyla MySQL daha geniş bir dağıtım ağına da kavuşacak.  MySQL açık kaynak veritabanı, tüm dünyada belli başlı işletim sistemleri, donanım sağlayıcılar, sektör ve uygulama alanlarında geniş bir kullanım gösteriyor. Tamamlayıcı ürün dizileri ile MySQL'in veritabanı erişimi artarken, Sun sistemlerinin sanallaştırma, ara katman yazılımları ve depolama alanlarında yeni pazarlar kazanması bekleniyor. MySQL'in yüksek verimli açık kaynak veritabanı yazılımı bugüne kadar internetten 100 milyondan fazla kez indirildi. Her gün bu rakama 50.000 adet daha ekleniyor. MySQL'in Web 2.0, yazılımın servis olarak verildiği, kurumsal, telekomünikasyon ve OEM pazarındaki güçleriyle birleşen yaygınlığı, yazılımı Sun'ın portföy ihtiyaçları açısından önemli kılıyor. MySQL sayesinde Sun mevcut müşteri ilişkilerini derinleştirirken açık kaynak veritabanlarının kullanım kolaylığından ve esnekliğinden yararlanmayı amaçlayan firmalara yeni fırsatlar sunacak. MySQL'den sağlanacak veritabanı, OpenSolaris and GlassFish™ ile birlikte Sun'ın Java™ platformu ve NetBeans™ topluluğuyla birlikte uygulamalarını internete aktaran çok geniş bir müşteri kitlesi için güçlü bir internet uygulamaları sahası yaratacak.  Sun Microsystems, tüm MySQL stoklarının devri için yaklaşık 800 milyon dolar nakit ödemeyi ve yaklaşık 200 milyon doları opsiyon olarak taahhüt ediyor. Devir işleminin 2008 mali yılının 3. çeyreğinin sonlarında veya 4. çeyreğinin başlarında tamamlanması bekleniyor. İşlemlerin tamamlanması ile birlikte MySQL yazılımı Sun yazılımına entegre edilecek, satış ve pazarlama organizasyonları ile MySQL CEO'su Marten Mickos Sun'ın lider yönetim takımına katılacak. Geçiş döneminde her iki şirketin temsilcilerinden oluşan ortak bir ekip teknik, ürün ve kültürel birlikteliğin sağlanması ve her iki firmanın en iyi iş ve ürün geliştirme pratiklerine dayanan birleşme planlarını geliştirecek. kaynak:        | | | | |