olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 534
|
| Bilgisayarın yeni şekli: MiniBIG 12/10/2007 13:55 |
Kanaat Notu: 12   |
Bilgisayarın yeni şekli: MiniBIG Masaüstü bilgisayar, dizüstü bilgisayar, cep bilgisayarı derken; Beko, MiniBIG adlı farklı bir taşınabilir bilgisayar konsepti geliştirdi. Bilgisayarın yeni şekli MiniBIG'e gelin yakından bakalım!  Beko'nun uzun süredir www.minibig.net adresinden gizemli bir ürün olarak duyurduğu ve bu gizemli ürünün ne olduğu hakkında yarışma düzenlediği MiniBIG sonunda ortaya çıktı. Yarışma süresinde pek çok site ve forumda ürünün yabancı teknoloji şirketlerinin yeni bir ürünü olduğu, PlayStation ya da XBox gibi bir oyun makinesi mi olduğu yönünde pek çok tahmin yapıldı.
FARKLI BİR BİLGİSAYARSonunda anlaşıldı ki, MiniBIG, multimedya klavye seti ve uzaktan kumandası bulunan minik bir ekransız bilgisayar. DVI veya VGA bağlantısı kullanılarak LCD ya da Plazma TV'ye bağlantı yapılarak kullanılan MiniBIG, bu anlamda ilk ürün olmasa da dikkate değer seçeneklerden biri olarak karşımızda duruyor. MiniBIG'de, 1 DVH, AVI-IN port, 1 TV-out, 4 USB 2.0 port ve video kamera girişi için 1 IEEE 1394 yuvası bulunuyor. TEKNİK ÖZELLİKLERÜzerindeki esrar perdesi aralanan MiniBIG, Microsoft Vista Premium işletim sisteminin performansını sunan bir bilgisayar. Güçlü bir Intel Core2Duo işlemci kullanan ve Wireless LAN kablosuz ağ desteğiyle gelen MiniBIG, 120 GB gibi geniş kapasiteli sabit diske sahip. DVD yazıcı-okuyucusu bulunan üründe, 1GB'lık 667MHz'lik veriyolunu kullanan RAM bulunuyor. 224 MB'lık ekran kartı bulunan ürünle birlikte, Micsosoft Office'in 60 günlük deneme sürümü de yer alıyor. SIRT ÇANTASIYLA GELİYOR Şu sıralar televizyonlarda yayınlanan reklamlarında, taşınabilir ve boyut olarak küçük olmasının özellikle vurgulandığı MiniBIG, özel sırt çantasıyla birlikte satılıyor. Sadece 1,5 kilogram ağırlığındaki MiniBIG'in V1 modeli 1.399 YTL, V2 modeli ise 1.888 YTL'den satılıyor. V2 modelinde karasal yayınlara uygun bir TV kartı bulunuyor kaynak: samanyoluhaber.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 534
|
| Etraftaki kablosuz ağları algılayan bir tişört üretildi. 12/10/2007 17:22 |
Kanaat Notu: 12   |
Etraftaki kablosuz ağları algılayan bir tişört üretildi. ABD'de 30 dolara satılacak olan bir tişört, üzerindeki özel bir düzenek yardımı ile etraftaki kablosuz ağları algılayabiliyor. Tişört, kablosuz ağın sinyal gücünü de gösteriyor. Sürekli online olmanın önemli hale geldiği günümüzde üretilen bir tişört, bulunduğunuz alandaki kablosuz ağları algılayarak kullanıcılara yardımcı oluyor. Ekim ayı sonundan itibaren ABD'de 30 dolara satılacak olan tişört, üzerinde bulunan ekran yardımı ile kablosuz ağları algılıyor. 802.11b ve 802.11g türündeki ağları algılayabilen yeni ürün, 3 adet AAA (kumanda pili) ile çalışıyor. Tişört, ön yüzündeki animasyonlu elektronik alan çıkarılarak yıkanabiliyor. kaynak: haber3.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Otomobilde kampanyalar gaza bastı 15/10/2007 11:58 |
Kanaat Notu: 0   |
Otomobilde kampanyalar gaza bastıOtoda 11 bin YTL indirim ve ‘şimdi al 2008’de öde’ fırsatı Şirketler, Ramazan sonrası yeni kampan-yalar düzenlemeye başladı. 11 bin YTL indirim, 15 bin YTL krediye yüzde 0 faiz... İşte kampanya yapan tüm markalar ve avantaj paketleri: 11 bin YTL indirim, 15 bin YTL krediye yüzde 0 faiz, 100 bin km uzatılmış garanti ve bin dolar değerinde tek taş pırlanta tüketicilere sunulan fırsatlar arasında. İşte sizlere kampanya yapan tüm markalar ve avantaj paketleri... Fiat: Fiat Doblo satın alanlara Opet’ten 12 depo yakıt hediye ediliyor. Ekim ayı boyunca Grande Punto’da 2 bin 250 YTL indirim yapılıyor. Linea’da 15 bin YTL krediye 12 ay sıfır faiz uygulanıyor. Toyota: Auris, Yaris, Verso, Avensis, RAV4, Hilux ve Hiace modellerinde 2 bin 500 YTL’ye varan takas indirimi sağlanıyor. Bunun yanı sıra 12 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0 faiz veya 20 bin YTL’ye 24 ay yüzde 1 faiz gibi çeşitli kredi olanakları sunuluyor. Suzuki: Grand Vitara’da Ekim ayı sonuna kadar 3 bin 500 YTL indirim uygulanıyor. Grand Vitara’nın yeni fiyatı dizel versiyon için 69 bin 590 YTL ve 1.9 benzinli motor seçeneği için ise 64 bin 590 YTL olarak belirlendi. Subaru: Forester ve Legacy modelleri için bin 500 YTL takas desteği sağlanıyor. 30 Ekim’e kadar geçerli olacak kampanyada; Subaru Forester 53 bin 900 YTL’den, Subaru Legacy 64 bin 751 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Alfa Romeo: Alfa Romeo’nun Alfa 159 modeli için Alfa Romeo Finans’tan kredi kullananlar 20 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0.89’luk faizden yararlanabiliyor. Bunun yanında 3’üncü yıl veya 100 bin km uzatılmış garanti de hediye ediliyor. AUDİ: A4’te daha önce opsiyonel olarak sunulan birçok aksesuar artık standart donanım kapsamında. Xenon far, deri döşeme, ön koltuk ısıtma, 6’lı CD değiştirici, hız sabitleme sistemi, park sensörü ile metalik renk standart oldu. Mitsubishi: Colt’ta 20 bin YTL krediye 12 ay vadeyle yüzde 0 faiz sunuluyor. Ayrıca eski Colt bin 750 YTL, yeni Colt bin 400 YTL, Lancer bin 750 YTL, L300 2 bin YTL, Outlander 4 bin YTL, L200 4X4 bin 500 YTL indirimli satılıyor. Dacia: Logan MCV’de takas avantajı ile 3 bin 100 YTL’ye varan indirim var. Aracın 5 kişilik versiyonu 20 bin 80 YTL-28 bin 830 YTL, 7 kişiliği ise 24 bin 550 YTL-33 bin 990 YTL arasında satışa sunuluyor. Renault: Renault Symbol Extreme modelinde 12 bin YTL krediye 12 ay yüzde 0 faiz sunuluyor. Megane Sedan modeli 29 bin 900 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Renault, müşterilere 1 yıl boyunca İSPARK park yerlerini ücretsiz olarak sunmaya da devam ediyor. Hyundai: Binek otomobillerde 10 bin YTL’ye varan indirimler, hafif ticari araçlarda da 5 bin 250 YTL’ye varan indirimler uyguluyor. Binek otolarda 10 bin YTL’ye 6 ay yüzde 0 faiz sağlanıyor. Daihatsu: 2008 model Terios 1.5 lt’de 4 bin YTL’ye varan indirim yapıldı ve fiyatı 37 bin 500 YTL’ye düşürüldü. 2007 model Terios 1.5 lt’nin fiyatı, 5 bin YTL indirimle 36 bin 500 YTL oldu. Sirion da 3 bin 500 YTL indirimle satılıyor. Chevrolet: Captiva’da ortaya çıkan kur avantajı ile 11 bin YTL’lik kampanya uygulanıyor. Lacetti 22 bin 900 YTL, Aveo Hatcback 19 bin 450 YTL ve Spark 16 bin 751 YTL’ye satılıyor. Rezzo ise 5 bin 865 YTL indirime sahip. Citroen: 2008 model C4, 29 bin YTL’den başlayan fiyatlar ve 5 bin YTL’ye varan indirimle tüketiciye sunuyor. Hafif ticari araç Berlingo ise 25 bin 878 YTL’den başlayan fiyatlar ve 403 YTL taksitle satılıyor. Opel: Yollara yeni çıkan Astra Sedan’da 2 bin 500 YTL indirim yapılıyor ve fiyatı 34 bin 385 YTL’den başlıyor. Astra Classic’in fiyatı ise 3 bin YTL düşürüldü, 26 bin 370 YTL oldu. Yeni Corsa’nın fiyatı 26 bin 611 YTL’den başlıyor. Kia: Kia’nın Türkiye distribütörü Çelik Motor, modellerinde peşin alım indirim yapıyor. Buna göre Cerato 3 bin YTL, Rio 2 bin YTL, Picanto bin YTL indirimli. Kia markalı ticari araçlarda 3 bin YTL’lik damping uygulanıyor. Ford: Ford Fiesta 2 bin 300 YTL, Fusion 2 bin 600 YTL, Focus 3 bin 200 YTL, Fiesta Van 500 YTL, C-MAX 2 bin YTL, Connect 3 bin YTL, Transit 3 bin 250 YTL ve Ranger 3 bin YTL indirimle satılıyor. Volkswagen: Volkswagen Binek Araç, Polo’dan Jetta’ya kadar tüm 2008 model otomobillerin dahil olduğu kampanya kapsamında yüzde 6.3’e varan indirim, motor hacmine göre 1.170 YTL’ye varan takas desteği, 60 aya kadar vade ve yüzde 1.49’luk kredi faiz oranı uyguluyor. Skoda: ”Skoda’nızın değerini koruma günleri “ kapsamında, Skoda sahiplerine Ekim ayı sonuna kadar ücretsiz check-up hizmeti ile parça ve işçilik ücretlerinde yüzde 20 indirim sunuluyor. Nissan: Nissan, Micra dizel kampanyasında, 3 bin 890 YTL’ye varan indirim veya 20 bin YTL’ye 12 ay yüzde 0 faiz sunuyor. Eylül ayında başlayan ve yoğun ilgi göre “Micra’dan tek taş pırlanta yüzük“ kampanyası da 31 Ekim tarihine kadar uzatıldı. Peugeot: Peugeot’nun kampanyasında 2008 model araçlarda ”şimdi al Mart 2008’de öde“ fırsatı uygulanıyor. Peugeot 206 modellerinde 4 bin 500 YTL’ye, 307 modellerinde 5 bin 700 YTL’ye, 407 modellerinde 5 bin YTL’ye varan peşin alım indirimleri de var. kaynak: haber7.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Adı duyulmayan ülkelere mal sattık 15/10/2007 12:49 |
Kanaat Notu: 0   |
Adı duyulmayan ülkelere mal sattık Türk ihracatçısı 211 ülkeye ihracat yaptı. Ülkesi belirlenemeyen ihracat 334.7 milyon dolar olurken, Türkiye serbest bölgelerine de 1 milyar 894 milyon dolarlık ihracat gerçekleşti. Dünyanın dört bir yanına "Made in Turkey" damgasıyla mal satan Türkiye'nin listesinde Angola, Cibuti, Gabon, Saint Vincent, Eritre, Benin, Togo, Mauritius, Sierre Leone, Burkina Faso, Svaziland, Malavi, Brunei, Makao, Saint Lucia, Gronland, Laos ve Butan gibi kamu oyunun hiç adını dahi duymadığı ülkeler de bulunuyor. TÜİK verilerine göre, Türkiye'nin bu yılın ilk sekiz ayındaki ihracatı 67 milyar 122.9 milyon dolar oldu. Bunun 64 milyar 893.9 milyon dolarlık bölümü 211 ülkeye yapıldı. Ülkesi belirlenemeyen ihracat 334.7 milyon dolar olurken, Türkiye serbest bölgelerine de 1 milyar 894 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildi. Türkiye en fazla ihracatı Avrupa ülkelerine yapıyor. İhracat tutarında ilk sırada 7.6 milyar dolarla Almanya yer alıyor. Daha sonra 5.3 milyar dolarla İngiltere, 4.6 milyar dolarla İtalya, 3.6 milyar dolarla Fransa, 3 milyar dolarla İspanya, 2.9 milyar dolarla Rusya, 2.7 milyar dolarla ABD, 2.3 milyar dolarla Romanya, 1.9 milyon dolarla Hollanda ve 1.8 milyar dolarla Birleşik Arap Emirlikleri geliyor. Bu on ülkeye yapılan ihracat 36 milyar 142 milyon dolarla toplam ihracatın yüzde 53.8'ini oluşturuyor. ZENGİN ÜLKE KOMPOZİSYONU İhracatın büyük bölümü 10 ülkeye yapılırken, ihracatçılar sembolik tutarlarda da olsa neredeyse dünyadaki tüm ülkelere mal satıyor. Türk ihracatçılarının mal sattığı ülkeler arasında, kamuoyunun haritadaki yerini bile bilmediği Afrika, Asya, Okyanusya ve Amerika ülkeleri bulunuyor. İhracat yapılan ülke listesinde Angola, Cibuti, Gabon, Saint Vincent, Eritre, Benin, Togo, Mauritius, Sierre Leone, Mali, Trinidad ve Tobago, Burkina Faso, Komorolar, Svaziland, Malavi, Brunei, Makao, Solomon Adaları, Saint Lucia, Grenada, Gronland, Amerikan Samoa, Laos, Norfolk Adaları, Cook Adaları, Butan ve Tonga gibi adı az duyulmuş ülkeler yer alıyor. kaynak: haber7.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Lipton'dan 3 yeni ürün 15/10/2007 12:50 |
Kanaat Notu: 0   |
Lipton'dan 3 yeni ürün Lipton, yeni özel dökme çayları ile çay tutkunlarını kendi çayını harmanlamaya davet ediyor. Lipton Kaşmir Rüyası, Lipton Doğu Esintisi ve Lipton Rus Earl Grey'den oluşan yeni seri, dünyanın en uzun ve kaliteli siyah çay yaprakları ile gerçek meyve karışımlarının ve tarçın, gül yaprağı gibi özel lezzetlerin birbirine eşlik ettiği sıra dışı bir çay deneyimi sunuyor. Türkiye'de poşet çay sektörünün önde gelen markası Lipton, çayın anavatanı sayılan ve Çin'den Hindistan'a kadar uzanan coğrafyanın, en kaliteli çay yapraklarını toplayarak oluşturduğu yeni çay koleksiyonu ile Türk damak tadına eşsiz lezzetler sunuyor. Lipton'un üç yeni çay çeşidi Lipton Kaşmir Rüyası, Lipton Doğu Esintisi ve Lipton Rus Earl Grey raflardaki yerini aldı. Lipton'un yeni çay çeşitleri tüketicilerin damak tadına göre hem sade hem de harmanlanarak demlenebiliyor. Özellikle siyah dökme çay ile lezzetli harmanlar yaratmayı isteyen tüketicilere, Lipton bu 3 yeni çeşidi ile yeni alternatifler sunuyor. Lipton bu çeşitlerin her birinin ayrı ayrı Lipton Yellow Label siyah dökme çay ile harmanlanmasını öneriyor. Lipton'un sizi büyüleyecek yepyeni lezzetleri:Lipton Kaşmir RüyasıÖzenle seçilmiş, uzun siyah çay yapraklarının, tarçın kabuğu, gül yaprakları ve doğal aromalarla kusursuz bileşimi… Asya'nın Kaşmir Bölgesi'nden ilham alınarak hazırlanmış Lipton Kaşmir Rüyası'nın hoş kokusu ve eşsiz lezzeti, sizi çok uzaklara götürecek. Lipton Doğu EsintisiÇayın menşeinin Hindistan olduğunu iddia eden çeşitli görüşler vardır. Bazı araştırmacılar çayın ilk defa Hindistan'ın Assam bölgesi ormanlarında ortaya çıktığına inanırlar. Kaliteli, uzun siyah çay yapraklarına, tarçın ve lezzetli orman meyvelerinin kattığı gizem… Sıra dışı tadını meşhur Hint çaylarından alan Lipton Doğu Esintisi ile mistik bir yolculuğa çıkmaya hazırlanın. Lipton Rus Earl Grey ÇayıÇay, sıcaklığı ve dinç tutma özelliğine sahip uyarıcılığı sayesinde biz Türkler için olduğu kadar Ruslar için de ideal bir içecek. Rus çay geleneğini Türkiye'ye taşıyan Lipton Rus Earl Grey ise limon tazeliği ve yoğun bergamot aromasıyla, uzun siyah çay yapraklarının harmanlandığı çok özel karışım… Yıllar öncesinden gelen Rus çay geleneğini eşsiz tadında saklayan Lipton Rus Earl Grey Çayı, sizi nostaljik bir deneyime davet ediyor. kaynak: turkei.net

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Ramazanda hazır çorba çikolata ve şekerlemede satış patlaması 15/10/2007 13:25 |
Kanaat Notu: 0   |
Ramazan’da hazır çorba çikolata ve şekerlemedeki artış yüzde yüz üstünde oldu Ramazanda en çok alkollü içecek ve sigara satışı düşerken hazır çorba çikolata ve şekerlemedeki artış dikkat çekti  Ramazan’ın bitmesine sayılı günler kalırken Türk insanın bu kutsal ayın ilk haftasına hazırlanmak için 216 milyon YTL harcadığı belirlendi. Nielsen’in Ramazan ve bayramın dahil olduğu 5 haftayı baz alarak yaptığı araştırmaya göre, Migros, Tansaş, Gima, CarrefourSa, Kipa, Real, Endi, Şok, DiaSa ve Champion zincirlerinde Ramazan’ın başladığı Eylül ayının ikinci haftasında elde edilen KDV hariç 216 milyon YTL’lik ciro, bir önceki haftaya göre yüzde 22 artış anlamına geliyor. Bu aynı zamanda geçtiğimiz yılbaşı günü yapılan alışverişin de üzerinde bir rakamı ifade ediyor. Bayram haftasında yapılacak alışverişinin miktarı ise bir önceki yıla göre satışlardaki toplam artışı ortaya koyacak. Nielsen yetkilileri, “Ramazan’ın ikinci, üçüncü ve dördüncü haftalarındaki satışlar Ramazan öncesindeki satışlardan farklı değil. Hatta bir miktar aşağıda. Yani en fazla alışveriş birinci ve beşinci haftalarda oluyor” açıklamasını yaptı. Gıda ve temizlik artıyorRamazan döneminde satışları en çok artan ürünler zengin iftar sofraları nedeniyle gıda maddeleri oluyor. Gıdada ortalama büyüme yüzde 8 olurken, ’bayram temizliği’ geleneğini unutmayan Türk hanımları sayesinde temizlik sektörü de yüzde 7 büyüme ile ikinci sırayı alıyor. Ürün kategorilerine bakıldığında en çok artış ise hazır çorba, çikolata, şekerleme gibi ürünlerde yaşanıyor. Hazır çorbada artış oranı yüzde 150’yi aşarken, çikolata ve şekerlemede artış yüzde 117-145 arasında değişiyor. Aynı dönemde Türk kahvesi ve kolonya satışları da yüzde 50-60 artış gösteriyor. Ramazan’da domates salçası, konserve gıda, reçel, un, tereyağ, turşu ve bulyon satışları artan diğer gıda ürünleri olarak öne çıkıyor. Temizlik kategorisinde ise en fazla büyüyen kategori yüzde 40’a varan oranlarla halı temizleyicileri oluyor. BAYRAM HAFTASI DA ARTIŞ YAŞANIYORRamazan’ın ilk haftasındaki alışveriş diğer yıllara göre de artış ifade ediyor. 2004’ün birinci haftasında artış yüzde 23 iken, 2005’te bu oran yüzde 15’e geriledi. 2006 yılında ise yüzde 16 artış yaşandı. Bayram haftasına bakıldığında ise 2004’te yüzde 20, 2005’te yüzde 5, 2006’da ise yüzde 27 artış gerçekleşti. Sigarada düşüş yüzde 11’i buluyor2006 yılı rakamlarına bakıldığında Ramazan’da oruç tutulduğu için sigara ve alkollü içecekler pazarının daraldığını gözlemleniyor. Bu dönemde alkollü içeceklerin satışı yüzde 50, sigara satışı ise yüzde 11 azaldı. Nielsen yetkilileri, “2007 rakamlarının da küçük sapmalarla aynı oranda olacağını tahmin ediyoruz. Bu oranların altında oranlar beklemiyoruz” değerlendirmesini yaptılar. Bayram temizliği, kahve ve kolonya unutulmuyor kaynak: http://www.gidasanayii.com/modules.php?name=News&file=article&sid=13701" target="_blank">gidasanayii.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Süper Loto başlıyor ! 15/10/2007 13:25 |
Kanaat Notu: 0   |
Süper Loto başlıyor ! Milli Piyango'nun yeni şans oyunu Süper Loto perşembe günü başlıyor..Milli Piyango İdaresi'nin 'Perşembe Loto'su olarak da adlandırdığı yeni oyunu ' Süper Loto', bu hafta şans oyunları arasındaki yerini alıyor. Sayısal Loto'nun özelliklerine sahip yeni oyunda, 1'den 54'e kadar dizilen sayılar bulunacak. Süper Loto oynayanlar, her kolonda yer alan 54 numaradan 6 tanesini seçecek ve her kolon için 1 YTL ödeme yapacak.  Bu şekilde Süper Loto'da her 1 kolona, Sayısal Loto'nun 2 katı ücret ödenecek. Süper Loto kuponları, sayısal oyun bayilerine her hafta Cuma sabahından, Perşembe günü akşamına kadar yatırılabilecek. Süper Loto oynayanlar, isterlerse kendileri işaretleme yapacak, isterlerse de makinelere oyun oynatabilecek.  Haftalık çekilişler de, her Perşembe akşamı, TRT stüdyolarında 'SüperGece' adlı özel program eşliğinde gerçekleştirilecek. TRT-1 kanalından canlı olarak yayınlanacak çekilişte 54 numaradan 6 tanesini bilenler, en büyük ikramiyeyi kazanacak. 6'nın yanı sıra bir kolonda 5, 4 ve 3 rakamı tutturanlar da, bu sayılara ayrılan ikramiyeleri paylaşacak. Çoklu çekiliş şansıKazanma ihtimalinin 26 milyon kolonda 1 olduğu Süper Loto kuponlarında çoklu çekiliş kutuları da yer alacak. Oynanan kuponun 2, 3 veya 4 hafta süre ile geçerli olması için, kuponun üst köşesindeki çoklu çekiliş kutusu işaretlenecek. Süper Loto oyununun ikramiye tutarlarını, o haftanın hasılatı belirleyecek. Toplam hasılattan ikramiye olarak ayrılacak kısım, ikramiyeye hak kazanacak numaralar arasında belirlenecek oranlar içinde dağıtılacak.  Ancak 1 çekilişte 6 numarayı tutturamayan olursa, o haftanın büyük ikramiye tutarı, bir sonraki haftaya devredecek, diğer ikramiyeler ise o hafta ödenecek. Yeni oyunda, büyük ikramiyenin devir sayısında Sayısal Loto'dan farklı olarak herhangi bir sınırlama bulunmayacak. Bu nedenle büyük ikramiye devirlerle, Sayısal Loto'dan çok daha yüksek rakamlara ulaşabilecek. Süper Loto'da 3 ve 4 bilenler, ikramiyelerini sayısal oyun bayilerinden, 5 bilenler bayiler veya Milli Piyango İdaresi Şubelerinden, 6 bilenler ise Şubeler ve Genel Müdürlük'ten tahsil edilecek. İkramiyeler, çekiliş tarihinden itibaren 1 yıl içinde alınacak.  Bu süreden sonra yapılacak başvurularda zaman aşımı nedeni ile ödeme yapılmayacak. İkramiye için, biletlerin ibrazı gerekecek. Cuma sabahı başlıyorMilli Piyango İdaresi Genel Müdürü İhya Balak, 'Perşembe Lotosu' olarak da adlandırdıkları yeni oyunun, 19 Ekim Cuma sabahından itibaren oynanmaya başlanacağını açıkladı. İlk çekiliş ise 25 Ekim Perşembe akşamı gerçekleştirilecek. Toplam hasılatın yarısının dağıtılacağı Süper Loto'da, 6 rakamı tutturmanın Sayısal Loto'dan daha zor olacağına belirten Balak, "Bu oyunda büyük ikramiyeyi kazanma ihtimali diğer sayısal oyunlarımıza göre daha zor. Süper Loto'da devir sayısına da hiçbir sınırlama getirmedik. Hem 6'yı tutturma olasılığının zorluğu, hem de devir sayısında kısıtlama bulunmaması nedeniyle büyük ikramiye haftalar boyunca devredebilir. Bu yüzden büyük ikramiye diğer oyunlarımıza göre çok daha yüksek olacak" dedi. Ayrıntlı bilgi için: millipiyango.gov.trkaynak: haber3.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Yerel marketler de Migros'a talip 15/10/2007 15:25 |
Kanaat Notu: 0   |
Yerel marketler Migros'a talip Satış sürecinin başlaması için geri sayıma geçen Migros'un talipli sayısı her geçen gün artıyor.Satış sürecinin başlaması için geri sayıma geçen Migros'un talipli sayısı her geçen gün artıyor. Daha önce CarrefourSA, Rus Alfa ve Kiler Grubu'nun talip olduğu, Ülker'in ise ilgilendiğini açıkladığı Migros'un yeni taliplisi ise yerel marke Türkiye'de yerel perakendecilerin oluşturduğu 5 derneği bünyesinde bulunduran Türkiye Perakendeciler Federasyonu, kendi içinde oluşturacağı bir konsorsiyumla Migros'a talip olacağını açıkladı. Federasyon Migros'la ilgili gerekli çalışmaları yapması için Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'ndan da danışmanlık hizmeti almaya başladı. "Migros'a laf olsun diye teklif yapmayacağız" diyen Federasyon, kredi konusunda da yabancı finans kuruluşlarıyla görüşme halinde. Federasyonun oluşturmak için adımlarını attığı konsorsiyum içine şu anda 15 yerel firma girmiş durumda. Bu firmalar arasında İstanbul Anadolu ve Avrupa yakasının önde gelen yerel marketleri ile Bursa ve Ege'de faaliyet gösteren yerel marketler de yer alıyor. Bursalı Özhanlar, İstanbul kökenli Uyum ve Mopaş, Ankara kökenli Makromarket'in konsorsiyuma katılanlar arasında olduğu belirtiliyor. Türkiye Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, "Federasyon bünyesinde 15-16 yerel perakendecinin katıldığı bir konsorsiyum oluşturduk. Çekirdek kadromuz hazır. Yabancı finans kuruluşlarıyla kredi konusunda çalışmalar yapıyoruz. Bu kapsamda yabancı finans kuruluşlarının bir kısmı ile ortak, bir kısmıyla da sadece kredi sağlama konusunda ortak çalışma yapıyoruz. Finansmanın bir kısmını da kendi öz kaynaklarımızdan sağlamayı planlıyoruz" dedi. Konsorsiyumun tabanını geniş tuttukMigros'a talip olurken nasıl bir politika izleneceği ve şirkete ne kadar değer biçileceği yönünde Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'ndan danışmanlık hizmeti aldıklarını kaydeden Songör, şunları söyledi: "Şu anda bu çalışmaları Federasyon çatısı altında götürüyoruz. Ama Migros'a teklifi Federasyon olarak vermeyeceğiz. Bunun için Federasyon çatısı altında bir konsorsiyum oluşturduk. Konsorsiyumun tabanını geniş tuttuk. İsteyen yerel firma katılabilir." Pazar lideri olan Migros'un yerel marketler için çok önemli olduğunu belirten Songör, "Biliyorsunuz daha önce kendi şirketim olan Ankara'daki Makromarket ile İstanbul'daki Uyum'u birleştirme kararı aldık. Biz sektörde bu tür birleşmelerin devam etmesini istiyoruz. Benzer yerel firmaların da rekabet güçlerini artıracak şekilde birleşme veya güçbirliği oluşturmalarından yanayız. Bu kapsamda oluşturulacak güçbirlikleri yerel perakendecilerin hem kredibilite gücü artırma, hem de işletme ve insan kaynakları gibi konularda çözümler üretme konusunda önemini artıracak" açıklamasını yaptı. Bölünerek satılırsa talipli sayısı artarTürkiye'deki yerli perakendecilerin gelişmesi için en önemli fırsat olan Migros'un markalara bölünerek satılmasının önemli olduğuna dikkat çeken İstanbul Perder Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Tüfekçi ise "Bu sayede yerel marketlerin gücü de Migros'u almaya yeter. Böylece markaların birlikte satılmasıyla oluşacak oligopol yapının da önüne geçilmiş olur" dedi. Migros'un bölünerek satılması halinde birçok yerel markanın da talip olacağını kaydeden Tüfekçi, oluşacak rekabet ortamından hem sanayicinin hem perakendecinin hem de tüketicinin faydalı çıkacağını söyledi. Yereller 2006'da federasyon çatısı altına girmiştiPerakende sektöründe gittikçe artan rekabet ortamında dev firmalara karşı güçlerini birleştiren yerel perakendeciler 2006 yılında Perakendeciler Federasyonu'nu kurdu. Federasyon Türkiye genelinde kurulun Ankara, İstanbul, Adana, İzmir ve Bursa'da kurulan Perakendeciler Derneklerinin (Perder) biraraya gelmesi ile oluştu. Federasyonun içinde Türkiye'de bulunan 330 yerel firma, 5 bin mağaza ve 200 binden fazla çalışan yeralıyor. Federasyonun Kurucu Başkanlığını Makromarketler Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Songör yapıyor. *Talip olan yerel şirketler arasında İstanbul Anadolu ve Avrupa yakasının önde gelen yerel marketleri ile Bursa ve Ege'de faaliyet gösteren yerel marketler bulunuyor. Şu anda konsorsiyumda olan yerel marketler hakkında bir bilgi verilmese de Bursalı Özhanlar'la, İstanbul kökenli Uyum ve Mopaş, Ankara kökenli Makromarket'in konsorsiyumda yeraldığı konuşuluyor. Carrefoursa nın korkusu tekel olmak tan dolayı Migros'u alamamak Migros'a daha önce talip olduğunu açıklayanlar arasında şu anda pazarda ikinci konumda bulunan Carrefoursa ilk sırada geliyor. Geçtiğimiz aylarda Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Ahmet Dördüncü'nün "Carrefoursa olarak Migros fırsatıyla ciddi bir şekilde ilgileniyoruz" açıklaması sektörün küçük oyuncularını ve daha da çok tedarikçileri tedirgin etmişti. Arkasından da Carrefoursa'nın Migros'a satışının haksız rekabete neden olup olmayacağı tartışılmıştı. Rus Rus Alfa talipliler arasındaMigros'a talip olan diğer bir firma ise Rus Alfa oldu. Turkcell'in ortağı Rus bankacılık ve telekomünikasyon devi Alfa'nın üst düzey yetkilisi, Migros'u satın almak ve Türkiye'de konut projesi yapmak için harekete geçtiklerini söyledi. Zaten Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç, Alfa'nın da Migros'a talip olduğunu doğruladı. Kiler Grubu Migros'u alarak daha da Büyümek istiyorMigros'a talip olmayı planlayanlardan birisi de son yıllarda perakede sektöründe gösterdiği hızlı yükselişle dikkat çeken Kiler Grubu oldu. Kiler Perakende Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Kiler, Migros ’un satışına talip olduklarını ve perakende sektöründe 2010 yılına kadar ilk üçe girmeyi hedeflediklerini söyledi. Kiler daha önce, "Grup olarak tek başına Migros ’u alacak krediye sahibiz. Ancak her model üzerinde çalışıyoruz" açıklamasını yapmıştı. Mustafa Koç, satış görüşmelerinin önümüzdeki seneye sarkabileceğini söyledi.Yerellerin cirosu 7-8 millar dolara ulaşıyorTürkiye'nin dev holdinglerinin de faaliyet gösterdiği perakende sektörü Migros'un eylül ayında başlayacak olan satış süreci ile aslında gelecekteki liderini de belirleyecek. Türkiye'de gıda perakendeciliği alanında faaliyet gösteren yerel marketlerin toplam pazar büyüklüğü 7-8 milyar dolara ulaşıyor. Büyümeleri ile dikkat çeken yerel marketler arasında Uyum, Makromarket, Afra, Pehlivanoğlu, Mopaş, Çağrı, Kopuzlar, Özhanlar, Gross Market ve Rammar gibi firmalar dikkat çekiyor. Ülker Migros a talip bir konsorsiyuma dahil olabiliriz diyor Ülker Grubu Başkanı Ali Ülker, Migros'a talip olup olmayacakları konusunda daha önce yaptığı açıklamada, "En büyük müşterilerimizden biri. Yıllardır gayet pozitif bir ticari zemin içinde çalıştık. Diğer tedarikçilerle beraber bir konsorsiyum oluşursa azınlık olarak iştirak etmeyi düşünüyoruz. Ama işi kontrol etmek, yönetmek farklı. Aynı zamanda diğer müşterilerimize karşı da ayıp olur diye düşünüyoruz" diyerek açık kapı bırakmıştı. Fiyatın rasyonel olması halinde Türk tedarikçilerinden yerli sermayeyi temsilen oluşturulacak konsorsiyuma dahil olabileceklerini belirten Ali Ülker, tek başına böyle bir şeye girmeyi düşünmediklerini de belirtmişti. kaynak: samanyoluhaber.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Modern Hayat Tarzına Yenik Düşen Çay, Uzak Doğuda da Poşete Girdi 15/10/2007 15:41 |
Kanaat Notu: 0   |
Modern Hayat Tarzına Yenik Düşen Çay, Uzak Doğuda da Poşete Girdi Ekonomik kalkınmanın getirdiği hızlı yaşam tarzı, Asya kıtasındaki gençlerin, çay içme tarzlarını değiştirdi. Pekin, Tokyo, Seul, Hong Kong ve Taipei gibi büyük metropollerde çalışanlar, geleneksel yollarla 10 dakikada yapabildikleri çayın olmasını beklemek yerine, artık poşet çayları tercih ediyor.
Ekonomik kalkınmanın getirdiği hızlı yaşam tarzı, Asya kıtasındaki gençlerin, çay içme tarzlarını değiştirdi. Pekin, Tokyo, Seul, Hong Kong ve Taipei gibi büyük metropollerde çalışanlar, geleneksel yollarla 10 dakikada yapabildikleri çayın olmasını beklemek yerine, artık poşet çayları tercih ediyor.
Tayvan'ın başkenti Taipei'deki bir holdingte çalışan 25 yaşındaki Becca Liu, uygun çay kültürü için vakti olmadığını, poşet çay içmeye ya da kahve yapmaya daha meraklı olduğunu söylüyor. Türkiye de dahil olmak üzere, pek çok Asya ülkesinde çaydan vazgeçemeyen çalışanların, paketlenmiş veya hazır çay içmeye devam ettikleri, kahve kültürünün gün geçtikçe ofislerde daha fazla yer ettiği ortaya çıktı kaynak: haberler.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| D-Smart, Avrupaya ders veriyor 15/10/2007 15:59 |
Kanaat Notu: 0   |
D-Smart, Avrupa’ya ders veriyor Cable&Satellite adlı uydu ve kablolu yayın dergisinde Kate Bulkley imzasıyla yer alan makalede, Doğan Yayın Holding’in kısa sürede başarıya ulaştırdığı D-Smart’ı inceledi. Bulkley, "D-Smart, televizyonculukta Avrupa’ya ders veriyor" dedi. 15 / 10 / 2007 05:04 DÜNYANIN uydu ve kablolu yayın sektöründeki en önemli dergisi olarak kabul edilen Cable&Satellite, ekim sayısında Doğan Yayın Holding bünyesindeki dijital yayın platformu D-Smart’la ilgili bir analiz yayınladı. Medya ve telekominikasyon sektörlerinde uzman olan yayıncı ve yazar Kate Bulkley, ’Doğunun sözü’ başlıklı makalesinde, Türkiye’nin televizyonculukta D-Smart’la Avrupa’ya bir ders verdiği belirtti. TÜRKİYE, AVRUPA’DA LİDER Kate Bulkley, dergide yayınlanan makalesinde Türkiye’nin önünde Avrupa’nın parçası olmak için daha uzun bir zaman olduğunu belirterek, "Ama buna rağmen Türk televizyonu uydu yayıncılığında sunduğu yeni ve farklı bir servisle Avrupa’ya bir ders veriyor. Bu uygulama bir anda Türkiye’nin yayıncılıkta Avrupa’nın gerisinde değil lider olmasını sağladı" yorumunu yaptı. Bu uygulamanın Türkiye’nin en büyük holdinglerinden biri olan Doğan Grubu bünyesinde gerçekleştiğini belirten Bulkley makalesinde şu yoruma yer verdi: "Doğan Grubu, son iki yıl içinde finans ve sigorta sektöründen çıkarak medya ve enerji alanlarına odaklandı. Bu alana benzersiz bir giriş yaptı. D-Smart isimli şifreli (NDS teknolojisi) yeni bir servis sunan grup, buna karşı abonelerinden aylık ücret istemedi. Üye olmak için tek şart 174 Euro değerinde D-Smart kutusu almak."
HEDEF REKLAMDA YÜZDE 10 Doğan Grubu’nun D-Smart bünyesinde yer alan bazı kanallar için lisans ücreti ödediğini de kaydeden Bulkley, bu kanallar arasında Discovery Chanel, Turner’in CNNI ve Carton Network ile Sparrowhawk/NBC Universal’ın KidsCo kanalı olduğunu belirtti. Bulkley, yazısına şöyle devam etti: "Grup bu kanallara para öderken abonelerine ise bunu ücretsiz sunuyor. Bu iş modeli, ölçeği büyüterek reklamlar için daha çekici bir alan yaratmaya dayanıyor. Doğan Grubu bu hizmetiyle Türkiye’de yer alan 17 milyon televizyon hanesinin bir kısmına bu servisi sunmak istiyor. Doğan Grubu’nun bu servisle Türkiye’nin 2 milyar dolarlık büyüklüğe sahip reklam sektöründen önemli bir pay almak istiyor. Hedef öncelikli olarak yüzde 3. Grup yöneticileri bunun en kısa zamanda yüzde 10’a çıkarmayı umduklarını söylüyorlar." 7 MİLYON UYDU ALICISI VAR
Türkiye’de reklam harcamalarının büyüdüğüne işaret eden Bulkley, bu yılki büyüme hedefinin ise yüzde 30 olduğunu belirtiyor. Bulkley, "7 milyon uydu alıcısının bulunduğu Türkiye’de D-Smart aboneleri hem Eutelsat Hotbird hem de Turksat yayınlarını alıyor. Bu da 300 kanal anlamına geliyor. Ama buradaki fikir, kanallar içinde en çekici olanların kayıt altında olması" diyor. D-Smart işini Türkiye ile sınırlı tutmayınDOĞAN Grubu’nun D-Smart’ın pazarlama kampanyası için 20 milyon dolar harcadığını ve bunda başarılı olduğunu kaydeden Cable&Satellite yazarı Kate Bulkley, "Şirketten yapılan açıklamada mayıs ayından bu yana 250 bin kişinin D-Smart abonesi olduğu belirtiliyor. Sadece ağustos ayında 70 bin D-Smart kutusu satılmış. Hedefleri bu yıl sonuna kadar 600 bin kutu satmak" dedi. Türkiye Ligi’nin yayın haklarıyla ilgili bir kavganın yaşanabileceğini de kaydeden Bulkley, "Şu anda 100 milyon dolar değerinde olan Türkiye Ligi yayın hakları için Doğan Grubu 2008-2011 yılları arası için yıllık 180 milyon dolar teklifte bulundu" hatırlatması yaptı. Bulkley analizini şöyle bitirdi: "Doğan Grubu’nun cesur planları var ama kaynakları ve bağlantıları bunu yapabileceğini gösteriyor. Grubun bu modeli Türkiye’yle sınırlı tutmaması gerekiyor." kaynak: haber1.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Nar Suyu SatışındaTalep Arttı, Pazar Sorunu Ortadan Kalktı 15/10/2007 16:14 |
Kanaat Notu: 0   |
Nara Suyu SatışındaTalep Arttı, Pazar Sorunu Ortadan Kalktı İçecek Sektörüne Giren Nara Talep Arttı, Pazar Sorunu Ortadan KalktıNar suyunun içecek sektörüne girmesiyle bu meyveye olan talebin arttığı bildirildi. Mersin'in Erdemli ilçesi Ziraat Odası Başkanı Adnan Dölek, narın son yıllarda içecek sektörüne girmesiyle birlikte üreticinin artık pazar bulamama endişesinin kalmadığını belirtti. Dölek, "Önceki yıllarda üretim sonunda pazarlama sıkıntısı yaşanırken, içecek sektörüne nar suyunun girmesiyle, nar üreticisinin önü açılmıştır. Bununla birlikte nar üretim sahası da önemli ölçüde genişlemiştir" dedi.  Nara olan talebin artmasında, son yıllarda narın faydalarının anlaşılmasının da etkili olduğunu ifade eden Dölek, "Narın faydaları ile ilgili yapılan haberler de nara olan talebi yine artıran sebeplerdendir. Bölge üreticisi alternatif olarak düşündüğü nar üretimine gönül rahatlığı ile yönelmiştir" diye konuştu. Tömük beldesinde nar üreticiliği yapan Murat Gül de, nara talebin artmasıyla birlikte yörede nar dikiminin arttığını belirterek, "Bu yıl ürettiğimiz narı 50 YKr ve üzerinde bir fiyatla sattık. Önceki yıllarda ürün satışında yaşadığımız sıkıntıları bu yıl yaşamadık" dedi. Geçmiş yıllarda satılamayan narın üreticiyi yan ürünlere yönelttiğini de dile getiren Gül, "Satamadığımız narın ya pekmezini çıkarır ya da sofralık ekşisini yaparak yerel pazarda satışa sunardık. Artık bu tür uygulamaları yalnızca kendi tüketimimiz için yapıyoruz" şeklinde konuştu. 1 yıldır nar suyu satışı yaptığını belirten Resul Keş ise geçen yıl nar suyuna olan talebin patlama yaptığını, bardağı 1.5 YTL'den satılan nar suyunun bu yıl geçen yıla oranla daha fazla satılmasını beklediklerini kaydetti. kaynak: haberler.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Dünyanın en büyük ticari uçağı 'Air Bus 380', ilk seferine çıkıyor 16/10/2007 17:51 |
Kanaat Notu: 2   |
Dünyanın en büyük ticari uçağı 'Air Bus 380', ilk seferine çıkıyorDünyanın en büyük ticari uçağı olarak nitelenen "Air Bus 380" modelinin ilk teslimatı yapıldı.  Avrupa'nın uçak imalat şirketi Airbus, dünyanın en büyük yolcu uçağı olan A380'in ilk teslimatını yarın yapıyor. Airbus, ilk teslimatını Singapur Havayollarına yapacak. Teslimat, planlanan tarihe göre tam 18 ay gecikmeli olarak gerçekleşiyor. Son yıllarda kötü bir dönem geçiren Airbus'ın yetkilileri, 2006'nın şirketin tarihindeki en kötü yıl olduğunu açıklamış ve Airbus tarihinde ilk kez bir yılı işletme zararıyla kapamıştı. Şirket, teslimatlarla bu kötü dönemi geride bırakmayı planlıyor. Toplam 800 yolcu taşıma kapasitesine sahip olan A380'in teslimatı, birkaç kez ertelenmişti. Uzmanlar, A380'in teslimatında yaşanan gecikmelerin şirkete maliyetinin 8,5 milyar dolar olduğunu ve şirketin zararı kâra dönüştürmesi için 420 adet A380 satması gerektiğini vurguluyorlar. Halihazırda ise 189 A380 siparişi bulunuyor. Bu siparişlerin 47'sinin Emirates Havayollarına (Birleşik Arap Emirlikleri), 20'sinin Qantas Havayollarına (Avustralya), 19'unun Singapur Havayollarına, 15'inin Lufthansa'ya (Almanya), 12'sinin Air France'a (Fransa) ve 10'unun da ILFC Havayollarına (ABD) yapılması gerekiyor. Ortadoğu'dan ismi açıklanmayan bir şahsın da A380 siparişinde bulunduğu duyurulmuştu. Airbus yöneticisi Thomas Enders, sıradaki teslimatları tamamlamanın da şirket için gelecekteki "en büyük zorluk" söyledi. Enders, Alman Der Spiegel dergisinde yarın yayınlanacak röportajında, şirket için en büyük sınavın önümüzdeki günlerde olacağını söyledi. Enders, planlanan takvimi yakalamak için şirketin 2008'de 13 uçağı teslim etmesi, 2009 ve 2010 yıllarında ise ayda dört uçak teslimatı yapması gerektiğini belirtti. Enders, gelecek iki yıl içerisindeki üretim tahminlerini yerinde tutmaları halinde Airbus'un sorunların üstesinden gelebileceğini vurguladı. Enders ve bazı şirket yöneticileri hakkında, Haziran 2006'da A380'in teslimatının gecikeceğinin duyurulmasından önce sahip oldukları Airbus'ın yan şirketi EADS'e ait hisseleri satmaktan dolayı soruşturma başlatılmıştı. Bu olay, şirket hisselerinin değer kaybetmesine yol açmıştı. Olay halen Fransız savcılar tarafından soruşturuluyor; ancak Enders ve olaya karılan diğer yöneticiler "yanlış bir şey yapmadıklarını" savunuyorlar. EADS'e ait hisselerini Nisan 2006'da satan Fransız savunma şirketinin patronu Arnaud Lagardere, Le Journal du Dimanche'e yaptığı açıklamada A380'in teslimatında yaşanan problemlerden haberi olmadığını söylemişti. Airbus, 1970 yılında Fransız, Alman, İngiliz ve İspanyol havacılık şirketlerinin birleşmesiyle oluşan Avrupa Havacılık ve Savunma Şirketi EADS'in yan kolu olarak kurulmuştu. A380'in ÖZELLİKLERİAirbus A380, ilk uçuşunu Ekim 2005'te Fransa'nın Toulouse kentinden Frankfurt'a gerçekleştirdi. Avrupa'dan Avustralya'ya doğrudan uçabilecek kapasitede olan dünyanın en büyük yolcu uçağı Airbus A380'in, geçen yıl ise normal uçuşlarına başlaması planlanmıştı. 15 bin kilometre aralıksız uçabilen Airbus 380 ile Avrupa'dan Avustralya'ya doğrudan uçma imkânı da sağlanacak. Talebe göre 550 ile 850 arasında yolcu taşıyabilecek yaklaşık 73 metre uzunluğunda ve 24 metre yüksekliğindeki uçağın genişliği ise kanat uzunluğuyla birlikte yaklaşık 80 metre. Saatte bin 80 kilometre hızla yol alabilen Airbus 380'in sadece nakliye amaçlı inşa edilen ve 152 tona kadar yük taşıyabilen modeliyse 2008 yılından itibaren ticari seferlere başlaması hedefleniyor. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Bursa Siyah İnciri, Global Market Zincirlerinin Raflarında 16/10/2007 21:21 |
Kanaat Notu: 2   |
">BURSA SİYAH İNCİRİ, GLOBAL MARKET ZİNCİRLERİNİN RAFLARINDA http://img85.imageshack.us/img85/3891/55yi0.jpg " border="0" width="200" /> Uzun raf ömrü, dış görüntüsü, tatlı ve sulu iç yapısıyla dünyanın en kaliteli inciri kabul edilen “Bursa siyah inciri”nin, kuraklık nedeniyle bu yıl kalitesinin düşmesi, yüzde 50'ye varan rekolte kaybı ve ihracat sezonunun kısa sürmesine rağmen, dünyada rakibinin bulunmadığı bildirildi. Alara Tarım Ürünleri A.Ş. olarak ağırlıkla Almanya, Fransa, İngiltere, İsviçre, Belçika, Avusturya ve Hollanda'ya ihracat yaptıklarını belirten Taner, bu yıl özellikle Uzakdoğu ülkeleriyle Kanada ve Güney Afrika'dan artan ilgi ve talep gözlediklerini bildirdi. Alara Tarım Ürünleri A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Kerim TanerTaner, Marks&Spencer, Waitrose, Tesco, Morrison, Sainsbury, Rewe, Carrefour, Delhaize, Coop ve Migros gibi global market zincirlerinin Alara markalı “Bursa siyah inciri”ne raflarında yer verdiğini sözlerine ekledi. Uzun raf ömrü, dış görüntüsü, tatlı ve sulu iç yapısıyla dünyanın en kaliteli inciri kabul edilen “Bursa siyah inciri”nin, kuraklık nedeniyle bu yıl kalitesinin düşmesine rağmen, dünyada rakibinin bulunmadığı bildirildi. Taner, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Bursa bölgesinde kış ve ilkbahar döneminde ağır kış şartları görülmediğinden 2007 sezonunun başlangıcında, “Bursa siyah inciri” açısından her şeyin olumlu başladığını söyledi. “PAZAR LİDERLİĞİMİZ DEVAM EDİYOR” Taner, firmalarını ve genel olarak Türkiye'yi incir ihracatında zorlayan bir ülkenin şu an için bulunmadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu: “Siyah incir ihracatında Türkiye ile bu dönemde rekabet edebilecek başka bir kaynak henüz yok. Bursa siyah inciri, global taze incir piyasasının incisi. Tüm dünyaya Bursa siyah incirimizi, yoğun pazarlama ve tanıtım aktiviteleriyle dünyanın en kaliteli inciri olarak kabul ettirdik. Bu nedenle bunca olumsuzluklara rağmen, pazardaki hakimiyetimiz ve liderliğimiz devam etmektedir. Ancak en önemli gelişmeler İsrail'de yaşanmakta. Özellikle İsrail, bize ilerde rakip olacak yatırımlar yapmakta. Lokal olarak da Fransa ve İspanya'da üretim var.” İklim açısından Türkiye'ye göre daha avantajlı ülke ya da bölgelerin kuzey yarım kürede bulunmadığını, güney yarım kürede ise kendilerinin de bazı projeleri olduğunu belirten Taner, şöyle devam etti: “Kuzey yarım kürede bizden daha avantajlı bir ülke gözükmüyor. Aynı zamanda dünyanın en kaliteli taze incir çeşidi olan Bursa siyahı, Bursa dışında Türkiye'de diğer bölgeler de bile zorlukla yetişebilmektedir. Güney yarım kürede bizim de yürüttüğümüz bazı çalışmalar var. Yaz sezonumuza destek olacak, kış döneminde kaliteli üretim ve ihracat programları geliştirecek projeler geliştirmekteyiz.” Taner, Türkiye'nin geçen yıl 9 bin ton olan incir ihracatının, bu sezon 6 bin ton civarında kalacağının düşünüldüğüne dikkati çekerek, “Biz ise pazar payımızı geçen seneki seviyede muhafaza etmeyi başardık” dedi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Bu cep telefonu hem nabız ölçüyor hem de kolestrol. 16/10/2007 22:42 |
Kanaat Notu: 2   |
Bildiğiniz cep telefonlarından değil Bu cep telefonu hem nabız ölçüyor hem de kolestrol. Japonya’da NTT DoCoMo Inc. ve Mitsubishi ortaklığında üretilen cep telefonu, nabız, kolestrol ve stres seviyesini ölçüyor, kullanıcının sağlığı için tavsiyelerde bulunuyor. Japonya’da kullanıcısının nabzını ve kolestrolünü ölçen, stres seviyesini azaltmak için sohbet eden, ve ağız kokusuna karşı uyaran bir telefon üretildi. Japonya’da NTT DoCoMo Inc. ve Mitsubishi ortaklığında üretilen cep telefonu, yoğun stres altında çalışırken sağlığını da ihmal etmek istemeyenlere hitap ediyor. Bu hafta Tokyo’da gerçekleşen CEATEC Elektronik Fuarı’nda tanıtılan “Wellness Phone” (Sağlık “jogging” yapmak isteyen kullanıcıları için zamanı ve mesafeyi ayarlıyor; yakılan kalori miktarını ekranda gösterirken, kulaklıklardan müzik dinlemesine de izin veriyor. Kullanıcı “Wellness Phone”u vücudundaki yağ oranını tesbit etmek için de kullanabiliyor. Telefondaki sensör parmak ucundan nabzı ölçüyor. Telefonun bir de “breathanalyzer” (nefes analizi) özelliği bulunuyor. Üzerinde bulunan ufak deliğe 3 saniye boyunca üflendiğinde, telefon ekranında ağız kokusu olup olmadığına dair bir mesaj gösteriyor. Wellness Phone, “Kendinizi aşırı halsiz hissediyor musunuz?”, “Geceyarısınan sonra mı uyuyorsunuz?” gibi sorularla stres seviyesini de belirliyor ve ekranda “Üzülme, yarın yeni bir gün olacak!” mesajıyla da kullanıcısına destek oluyor. CEATEC’te ilgi gören telefonun üreticisi DoCoMo şirketi, Wellness Phone’un piyasaya çıkacağı tarihi ve fiyato henüz belirlemedi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 577
|
| Aman dikkat!!! Bu ayakkabılar kayıyor 16/10/2007 23:05 |
Kanaat Notu: 0   |
[b]Aman dikkat! Bu ayakkabılar kayıyor[/b] Gençlik bir tutkunun peşine düşmüş kayıyor. Şu sıralar dünyada gençlerin ayağını yerden kesen bir ayakkabı var. Artık hiçbir yere yürüyerek gitmiyorlar. İki tekerlek üstünde kayar pozisyondalar! Ama istedikleri zaman yürüyebiliyorlar da. Batı’da başlayan tekerlekli spor ayakkabı çılgınlığından bahsediyoruz. Geçen yıl sadece Amerika’da 1,25 milyon çift tekerlekli ayakkabı satılmış. Youtube’da onlarca klibi var. Bir dönem dünyayı kasıp kavuran tekerlekli paten ve kaykay akımı gibi. Ama bu, günlük kullanıma biraz daha uygun. Tekerlekli spor ayakkabısının adı ‘heelys’. Amerikalı bir işadamının keşfi olan heelys, aslında onun tutkusunun bir sonucu. Henüz 9 aylıkken (yani birçoğumuzun henüz yürümeye bile başlamadığı çağlarda) tekerlek üzerinde kaymaya başlamış Roger Adams. Kocaman bir adam olduğu zaman ‘heelys’i yani tekerlekli spor ayakkabısını geliştirmiş. Daha önce çift tekerlekli ayakkabılar yapılmıştı; fakat hellys gibisi hiç olmadı. Türkiye’ye de gelen heelysi kullanmanın birtakım püf noktaları var. Mesela dengede durmak için ayağınızın bir tanesini daima diğerinden önde tutmanız gerekli. Kayabilmek için de topuklarınızın üzerinde durmalısınız. Gerisi sizin keyfinize bağlı, artık istediğiniz hızda kayabilirsiniz. Roger Adams, bebekliğinden beri kayıyor http://img151.imageshack.us/img151/1479/adamskz2.jpg" border="0" /> Tekerlekli spor ayakkabısının kâşifi Roger Adams, 9 aylıkken tekerlek üzerine çıkmış. Tekerlekli pateni çok seven Adams, ünlü NBA oyuncusu Shaquille Oneal için özel bir heelys üretmiş. Zaman Gazetesi-Cumaertesi Ekikaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|