Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Dizel araba pazarında rekabet artıyor (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Dizel araba pazarında rekabet artıyor
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Hulu ile Televizyonların pabucu dama atılacak 19/03/2008 01:11 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Yeni Renault Laguna Türkiye'de 19/03/2008 01:11 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Yeni Renault Laguna Türkiye'de Üçüncü nesil yeni Renault Laguna, 27 Mart 2008 tarihinden itibaren Türkiye'de 42 bin 500 YTL'den başlayan fiyattan satışa sunulacak.  Yeni Laguna'nın tanıtım toplantısı ve deneme sürüşü, Bodrum'da gerçekleştirildi. Düzenlenen toplantıda konuşan Renault Mais Genel Müdürü İbrahim Aybar, yeni Laguna'nın konfor, sürüş keyfi ve sağlamlık özelliklerine dikkat çekti. Bu yıl 3 bin adet Laguna satarak, Laguna'nın kendi sınıfındaki pazardan yüzde 9'luk pay almayı öngördüklerini belirten Aybar, aracın 1.6 CC altında motor seçeneğinin bulunmasının da satışlarda önemli bir avantaj sağlayacağını kaydetti. Renault'un, Laguna için 3 yıl - 150 bin kilometre garanti sunduğunu belirten Aybar, aracın 27 Mart 2008 tarihininden itibaren Türkiye'de 42 bin 500 YTL'den başlayan fiyattan satışa sunulacağını bildirdi.  Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Aybar, piyasadaki gelişmelerin hatırlatılması üzerine, satış öngörülerini son gelişmeler doğrultusunda yaptıklarını, daha iddialı hedefler koymaya da hazır olduklarını söyledi. Otomobil işinde moralin çok önemli olduğunun altını çizen Aybar, “Türkiye şu anda önemli bir süreçten geçiyor. Türk insanı çeşitli dalgalanmalar içerisinde dengeyi bulabilmektedir. Bu durumun önümüzdeki dönemde kalıcı etki yapacağını öngörmüyoruz” dedi. Otomotivin uzun soluklu bir iş olduğunu dile getiren Aybar, hiç bir zaman kendi tanıtım programlarını değiştirmeyi düşünmediklerini, Renault'un 2009 programı çerçevesinde yeni ürünleri pazara sunmaya devam edeceklerini, pazar paylarını büyütmeyi hedeflediklerini ve bu hedeflerini de aynen koruduklarını söyledi. Laguna'nın filo satışlarında ciddi bir şansı bulunduğunu belirten Aybar, gelişen her türlü talebe cevap verebileceklerini kaydetti. 2 BENZİNLİ, 2 DİZEL MOTOR SEÇENEĞİ...       Renault Mais M0/M2 Segment Yönetimi Sorumlusu Talin Yıldız da yeni Laguna ile Renault'un üst sınıfta tekrar pazar payı kazanmayı hedeflediğini söyledi. Laguna'nın yer aldığı M2 araç sınıfında 2004 yılından itibaren bir gerileme bulunduğuna dikkat çeken Yıldız, yeni Laguna ile birlikte burada bir toparlanma beklediklerini kaydetti. Laguna'nın 1.6 16V 110 BG ve 2.0 Turbo 170 BG benzinli ile 1.5 dCi 110 bg ve 2.0 dCi 150 BG dizel motor seçenekleriyle satışa sunulacağını belirten Yıldız, aracın bağımsız kurum EuroNCAP tarafından gerçekleştirilen güvenlik testlerinden 5 yıldız aldığını hatırlattı. Yıldız, Renault'un, Laguna'ya 3 yıl - 150 bin kilometre garanti vermesinin, aracın kalitesine olan güvenin kanıtı olduğunu söyledi. Yeni Laguna'nın 32 ayda 1 milyar avroya yakın yatırımla geliştirildiğini anlatan Yıldız, 4 farklı ülkede test edilen aracın 6 milyon kilometreye eşdeğer yol yaptığını bildirdi. YENİ LAGUNA    Verilen bilgiye göre, Ocak 1994 yılındaki ilk ticari tanıtımın ardından ilk iki nesil Laguna, 2,3 milyon adedin üzerinde satış rakamına ulaştı. Renault'un Fransa'daki Sandouville fabrikasında üretilen ve markanın lüks sınıfa geri dönüşünü simgeleyen Laguna, sağlam ve güvenilir bir otomobil olarak tasarlandı. Yeni Laguna, ürün ve hizmet kalitesi yönünden sınıfının ilk üçü arasında yer alma hedefiyle, tasarım, onay ve imalat aşamalarından servis aşamalarına kadar her noktada, daha önceki araçlarda elde edilen kalite kazanımlarını kalıcı kılmayı amaçlıyor. Yeni Laguna'nın stili, dinamizm ve sürüş keyfine ağırlık verirken, uzun ve öne meyilli motor kapağı ile krom ızgara ile vurgulanmış geniş hava girişiyle ön bölüm, aracın içinde büyük bir motor olduğunu kanıtlıyor. Üç donamın seçeneğiyle satışa sunulacak Laguna'da, ABS, EBV, acil fren destek sistemi, çift kademeli açılan sürücü ve yolcu hava yastıkları, yan hava yastıkları, kumanda ile açılan elektronik motor kilidi gibi özellikler standart olarak sunuluyor. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Şubat ayında Wii, 400 binden fazla sattı 19/03/2008 01:54 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Resim dünyasını istila eden Çin köyü 20/03/2008 12:50 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Resim dünyasını istila eden Çin köyü Çin'in Dafen köyündeki 700 resim atölyesi, Türkiye'nin resim piyasasını da etkiledi. Türkiye, Çin'den yılda 1.5 milyon resim ithal ediyor. 10-80 dolar arasında satılan resimlerle rekabet edemeyen atölyeler kapanıyor..  Pek çok ülke, ucuz işgücü sayesinde pazarlarını istila eden ucuz Çin mallarından şikâyetçi. Oyuncaktan bisiklet ve tekstile kadar yayılan birçok sektörde bunu görmek mümkün. Ama bu küresel istilayı en iyi açıklayan şeylerden biri, ucuz Çin resimleri. Sadece Türkiye'ye yılda yaklaşık 1.5 milyon Çin resmi giriyor. Bu resim akını 1999'da başladı. Bu zaman zarfında, sadece Asmalımescit'te beş galeri kapandı. Asıl etkilenenler ise devlet dairelerine, turistik otellere, okullara, hastanelere ve restoranlara resim yapan küçük atölyeler. İstanbul'da, resim piyasasının en önemli mekânlarından olan Asmalımescit'te atölyesi bulunan ressam Muzaffer Akyol, Çin'deki üretkenliğin ucuzlukla süslendiğini ve çok cazip bir çekim alanı oluştuğunu söylüyor. Türk alıcılar manzara resimlerine de ilgi gösteriyor.Çin resimleri Türkiye'de 10 ile 80 dolar arasında satılıyor; yani Türk resimlerinin 10'da biri fiyatına... Akyol, "Ressam boya, tuval, fırça alacak, çerçeve yaptıracak. Bunların ederini ancak bir kazanımla ödeyebilir. Resim alan olmazsa, bu malzemeleri nasıl alacak, atölye kirasını nasıl ödeyecek?" diye durumu açıklıyor. Ekspresyonist, sürrealist, natüralist ve daha birçok ekole ait her tür resmi yapan Çinli ressamlar her ülkenin nabzına göre şerbet veriyor.   Türkiye'ye senede ortalama 500 bin adet Çin resmi getiren ve yüzde 100 kârla satışa sunan Cevat Sarıkartal'ın verdiği bilgiye göre, en çok Atatürk, İstanbul ve manzara resimlerine talep var.  Dünyada en çok alıcı bulan resim ise, Van Gogh'un Ayçiçeği Tarlası... Portrelerde en çok rağbet görenler ise, Shakira, Beckham, Bush, Mao, Clinton, Elvis, Yaser Arafat... Muzaffer Akyol, üretilen resimlerin hiçbir sanatsal değeri bulunmadığına işaret ediyor. "Resimler özgünlükten uzak ve fabrikasyon. Benzetme var ama sanatın olmazsa olmazları yok." Çin'de, yaklaşık 8 bin kişinin çalıştığı fabrikalarda, ressamlar resmin çeşitli unsurları üzerinde neredeyse uzmanlaşmış ve bir üretim bandı mantığıyla resim yapıyorlar. Örneğin, bir manzara resminin ağaçlarını bir grup ressam yaparken, başka bir grup gökyüzü boyuyor, bir başkası da deniz çiziyor. Ünlü Rus Ressam Iwan Schischkin'in ağaçlar ve orman çalışması Bob Ross (TRT 2 deki Resim Sevinci programını sunan ressam) GÜNDE 10 RESİM Çin'deki bu resim fabrikalarının merkezi, Shenzen yakınlarındaki Dafen köyü. Başta Huang Jiang ve 20 kadar ressam, yanlarında çıraklarla 1989'da Dafen'de ilk resim fabrikasını kurmuş. Düşük ücret ve ucuz kira sayesinde Huang, 20 yılda Dafen'i, çevresindeki başka yerleşimlerle beraber, bir resim başkentine dönüştürmüş. Ressamlar akın etmeden önce 300 nüfuslu bir köy olan Dafen'de bugün yaklaşık 700 galeri ile 8-10 bin ressam faaliyet gösteriyor. Günde 12 saat çalışarak ortalama 10 kopya resim yapan ressamlar, haftada 100-150 dolar, daha küçük fabrikalarda çalışanlar ise 38 cent kazanıyorlar. Dafen'de güzel sanatlar eğitimi almış ressamlar hem orijinal resimler hem de Johannes Vermeer, Van Gogh gibi eski ustaların çalışmalarından kopyalar yapıyor. 1992'de 'Edebi ve Sanatsal Yapıtların Korunması' ile ilgili Bern anlaşmasına göre, eski ressamların resimlerinin kopyaları yapılabiliyor, yaşayan sanatçıların eserlerini kopyalamak ve satmak ise yasadışı. Ama korsan üretim konusunda zaten ünlü olan Çin, bu ucuz kopyaları da internet üzerinden satmaya devam ediyor. Türklerin resim merakı Mehmet GüleryüzÇin resimlerinin satış rakamları bir yandan da Türkiye'de 'resme' yabana atılmayacak bir talep olduğunu gösteriyor. Ama bu kitlesel ilgi hangi sanata? Ressam Mehmet Güleryüz'ün net bir cevabı var: "Düşük ayarlı altınla kaplı bakır takılara piyasada yer varsa bu tür resimlere de yer olacaktır. Bu bilgisiz, vasat ve vasat altı alıcının tercihi olabilir. Bilinçli bir sanat alıcısı ise bu tür ucuzluklara mesafeli olacaktır." Güleryüz, Türkiye'ye ve diğer ülkelere çok kaynaktan sanatsal değeri düşük ve menşei bilinmeyen yapıt akışı olduğunu söylüyor ve sahte para basan kalpazan organizasyonlarıyla bu tür resim üreticisinin benzer olduğunun altını çiziyor. Muzaffer Akyol Türkiye'de artan zenginlik estetik düzeyin ve ihtiyacın yükselmesiyle paralel yürümüyor. Bu duruma dikkat çeken Muzaffer Akyol, parası olanın ucuz resme gittiğini ve bu sebeple akademiden mezun olanların iş bulamadığını, galerilerin de iş yapamadıklarını söylüyor. "Ülke duyarlılığının önü kesildi. Eskiden 'Duvarımda bir resim olsun' diye düşünen duyarlı vatandaşlarımız, gelip taksitle de olsa orijinal resim alırlardı. Bugün, bu tür insanlara rastlamak mümkün değil." Cevat SarıkartalCevat Sarıkartal ise belli bir süre Çin resimlerine karşı direnmiş, ama rakip iki firmanın resimleri getirmesiyle kendisi da bu işe başlamış. "Bir yanım sanatsever, bir yanım da tüccar. Ticaretin de kuralları ve gelenekleri var. Olduğunuz yerde duruyorsanız, birileri gelip sizi geçiyor. O zaman rekabet şansınızı kaybediyorsunuz ve sorumluluklarınızı yerine getiremez oluyorsunuz," diyor. Ayrıca, devletin Çin resimlerine gümrük koyması ve gerçek sanatla yapay sanatın Türk halkına anlatılması gerektiğini söylüyor. Mine SAVAŞ | Sabah Online kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Entegre grafik yongalı Nehalem işlemciler? 20/03/2008 12:50 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Yeni Tüketici Yasası ile ayıplı mala 6 ayda iade gıda gibi ürüne yasak 20/03/2008 13:37 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Ayıplı mala 6 ayda iade ‘gıda gibi’ ürüne yasak Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yasa taslağı ayıplı malın iade süresini 6 kat artırıyor, gıda maddesi olmayan ürünlerin gıdaya benzetilmesini engelliyor, internetten ya da kapıdan yapılan satışlarda tüketiciyi daha çok koruyor Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da değişiklik yapan kanun tasarısı taslağı sil baştan değişiyor. Taslağa göre, mevcut kanunda 30 gün olan ayıplı malı bildirme süresi 6 aya çıkacak. Tüketici, aldığı malda teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya bir ayıp çıkarsa değiştirme ya da parasını alma hakkını kullanabilecek. Kapıdan, internet ortamında ya da telefonla yapılan satışlarda tüketicinin sözleşmeden cayma hakkını kullanma süresi 7 günden 14 güne çıkacak. Taslağa göre, gıda ürünü olmamasına rağmen şekli, kokusu, boyutu nedeniyle çocukların gıdalarla karıştırabileceği ve bu nedenle ağızlarına alabileceği ürünlerin üretilmesi ve pazarlanması yasaklanacak. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı taslak görüşe açıldı. Tüketici haklarında AB direktiflerine uyumu hedefleyen taslakta yer alan bazı düzenlemeler şöyle: Kokulu silgi, meyveli anahtarlık...   Taslağa göre, gıda ürünü olmamasına rağmen şekli, kokusu, boyutu nedeniyle çocukların gıdalarla karıştırabileceği ve bu nedenle ağızlarına alabileceği, yutabileceği, emebileceği ürünlerin üretilmesi, pazarlanması, ithalatı ve ihracatı yasaklanacak. Bu yasak, piyasaya sürülmüş ürünler için de geçerli olacak. Tüketiciler olduğundan farklı görünen mal nedeniyle uğradıkları zararlar için dava açabilecek. Sanayi Bakanlığı yetkilileri, meyve şekli ya da kokusu içeren silgilerin, çikolata, dondurma, şeker gibi ürünlere birebir benzeyen anahtarlık gibi ürünlerin ya da gıda maddesi şeklinde sabunların bu kapsama girebileceğini ifade etti. Saldırgan tavra engel  Dürüst olmayan tacir, “Haksız Ticari Uygulamalar Kurulu” tarafından incelenecek. Buna ilişkin madde şöyle: “Müteşebbisin tüketicilere karşı makul olarak göstermesi beklenen dürüst piyasa uygulaması ve/veya dürüstlük kuralı gereği kendi faaliyet alanında göstermesi gereken mesleki bilgi ve özenin gereklerine uymayan ve ortalama tüketicinin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde etkileyen veya etkilemeye elverişli olan, özellikle aldatıcı veya saldırgan nitelikteki ticari uygulamalar haksızdır. Tüketiciye yönelik haksız ticari uygulamalar yasaktır.” Ayıplı malı iade etmek kolaylaşacak  Alınan bir mal tüketiciye teslimi anında taraflarca kararlaştırılmış olan ve objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması halinde sözleşmeye aykırı, yani ayıplı kabul edilecek. Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen özelliklere aykırı olan, tüketicinin ondan haklı olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran eksiklikler içeren mallar da ayıplı mal kategorisine girecek. Mevcut Tüketici Kanunu’na göre, tüketicilerin malın teslimi tarihinden itibaren 30 gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmesi gerekiyor. Yeni düzenlemeyle bu süre AB ülkelerindeki gibi 6 aya çıkacak. Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici, malın yenisiyle değiştirilmesi, onarım, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme hakkını kullanabilecek. Usulsüz kullanılan karta güvence  İnternet ya da telefonla yapılan satışlarda da cayma hakkını kullanma süresi 7 günden 14 güne çıkacak. Hayat sigortası ya da bireysel emeklilik sözleşmelerinde bu hak 30 gün olacak. Telefonda satışlarda satıcı her görüşmenin başında tükteciye kimliğini bildirmekle yükümlü olacak.  Tüketicinin kredi kartı izinsiz olarak başkası tarafından kullanılırsa ödeme iptal ettirilebilecek. Ismarlanmadığı halde evine gelen mallardan tüketici sorumlu tutulamayacak. Tüketici, bu ürünü geri göndermek ya da korumakla yükümlü tutulamayacak. 2 günlük devre tatil  Devre tatil sözleşmelerinde tüketici lehine değişikliğe gidilecek. Mevcut mevzuata göre, devre tatil sözleşmeleri en az 3 yıl için imzalanıyor ve taşınmazın kullanım hakkının en az 1 hafta olması gerekiyor. Yeni düzenlemeye göre, sözleşmenin 1 yıldan uzun süreli olması yeterli olacak. Bir hafta şartı da kalkacak. Sadece 2 gün içinde devre tatil sözleşmesi imzalanabilecek. Tüketici hiçbir sebep göstermeden sözleşme imzalandıktan sonraki 14 gün içinde cayma hakkını kullanabilecek. Bakanlık ve tüketici örgütleri, standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların sözleşme metninden çıkarılması için dava açabilecek. Kapıdan satışa düzen  Satıcının işyeri dışındaki bir konut veya iş yerinde, özel geziler sırasında, kamuya açık alanlarda yapılan sözleşmeler kapıdan satış kabul edilecek. Tüketiciye kapıdan satışlarda imzalanan sözleşmelerden cayması için verilen, malın tesliminden itibaren başlayan 7 günlük süre 14 güne çıkacak. Yani tüketici 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin malı reddetmekte ya da kabul etmekte serbest olacak. Bu süre dolmadan tüketiciden herhangi bir ödeme, tüketiciyi borç altına sokacak belge istenemeyecek. Kapıdan satışı bakanlıktan yetki belgesi alan firmalar yapabilecek. İndirime takvim  Taslakla mağazaların indirimleri de takvime bağlandı. Buna göre, tüketiciler indirimli satışlardan 15 Ocak-1 Mart ve 15 Temmuz-1 Eylül arasında yararlanabilecek. Taslakta, tasfiye, işyeri değişikliği, mevsim değişimi, bayram öncesi ve sonrası ile seri sonu ürünleri için indirimli satış azami sürelerinin de yönetmelikle belirleneceği ifade edildi. Gülçin Üstün | Milliyet kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| AOL Eski Günlerine mi Dönüyor? 21/03/2008 23:14 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Araç kiralama sektörü 8 yılda 10 kat büyüdü 22/03/2008 02:36 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Araç kiralama sektörü 8 yılda 10 kat büyüdü
Otomobil vergisi, kaskosu, bakımıyla uğraşmak istemeyen tüketici artık satın alma yerine araba kiralamayı tercih ediyor. Türkiye’de kiralanan araç sayısı 128 bine ulaştı Artık, arabanın vergisiyle, tamiriyle, bakımıyla uğraşmak istemeyen tüketici araba kiralamayı tercih ediyor. Araba kiralamanın tüketici için satın almadan daha kârlı hale geldiğini vurgulayan Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER) Başkanı İlhan Yılmaz, kiralamanın avantajını şöyle anlattı: “Orta ölçekli bir firma 5 tane araç satın almak için 150 milyar lira bağlamak zorunda. Oysa aynı grup aracı aylığı 400-500 dolara kiralayabiliyor.  Arabanın ne vergisiyle ne bakımıyla uğraşıyor.” Yılmaz’ın verdiği bilgilere göre oto kiralamada en çok Ford, Renault ve Fiat tercih ediliyor. 8 yılda yaklaşık olarak 10 kat büyüyen sektör 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı. İlhan Yılmaz, en büyük sorunlarını ‘yasal dayanağının olmaması’ olarak özetledi. Bakkalın, çiçekçinin, emlakçının içinde oto kiralama şirketi bulunur hale geldiğine dikkat çeken Yılmaz “Bunun sonucunda sigortasız araçların kiraya verilmesi, müşterinin mağdur edilmesi gibi sorunlarımız olabiliyor” dedi. Yılmaz, sektörün önündeki yasal engel ve KDV ile ilgili sıkıntının giderilmesi durumunda halen 128 bin adet seviyesinde olan kiralanan araç sayısının 2020’de 700 bine ulaşacağını söyledi. Porche’nin kirası 600 YTL
Linea, Clio, Fiesta 350-400 euro (aylık)
Ford Focus, Renault Megan 400-450 euro (aylık)
Mondeo, Passat 450-800 euro (aylık)
Mercedes S300 4 bin euro (aylık)
Porche, Ferrari 600 YTL (günlük)Şenay BÜYÜKKÖŞDERE | Akşam Gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| 200 Dolara Linux2lu PC 22/03/2008 02:43 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Bakalım Merve'yi kim tavlayacak? 22/03/2008 02:57 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Bakalım Merve'yi kim tavlayacak? Merve 24 yaşında, üniversite mezunu, modern bir genç kız. Bugüne kadar onu 250 bin kez tavlamaya çalıştılar. Bu uğurda, sanal bir robot olan Merve'ye küfür eden de oldu, dört saat boyunca sohbet eden de. Ama henüz onu tavlayan çıkmadı..... Merve'yi tanıyor musunuz? O bir robot, yani sanal bir robot. Ama şu sıralar internet âleminin en çok konuşulan kişisi. Bugüne kadar 250 binden fazla sohbet gerçekleştirdi. Tam 9 bin kişi onu MSN'ine ekledi. Google arama motorunda, 'Merve' yazınca, ilk olarak o karşınıza çıkıyor. Ekşi Sözlük'te hakkında 300 farklı yorum bulunuyor. Adına tartışma siteleri, facebook'ta grupları var. Sanal bir karakter olan Merve, tam 2100 sözcük ve sözcük grubunu anlıyor ve onu tavlamak isteyenlerle sohbet ediyor.  Merve'nin yaratıcısı Ekim Kaya, üniversite yıllarında, çağrı merkezlerinde operatör olarak çalışmış. Operatörlerde gereksiz bir iş yükü olduğunu saptayan Kaya, bu yükü hafifletmek için, yapay zekâ tabanlı müşteri temsilcileri üretmeye karar vermiş ve Botego'yu kurmuş. Ürettiği sanal operatörlerin kadın isimli olanlarına, erkeklerden farklı yaklaşımlar geldiğini görünce de, bu alana yönelik bir uygulama gerçekleştirmeye karar vermiş. Sanal operatörlerden adı Ayla, Ayşe gibi olanlara çıkma teklif edenler de oluyormuş, küfür edenler de. O da Merve'yi yaratmaya karar vermiş. BİNLERCE KELİME ANLIYOR Merve’yi Tavla’nın yaratıcısı Ekim Kaya, Türk erkeğinin zihin haritasını çıkarabilecek kadar çok veri elde ettiklerini söylüyor.Merve genç, şehirli, çalışan bir kadını canlandırıyor. Merve ile sohbet etmek için www.botego.com/merveyitavla adresine girmeniz ve kendinize bir isim seçmeniz yeterli. Üye olmanız ya da ücret ödemeniz gerekmiyor. Binlerce kelimeyi algılayabilen Merve, anlamsız şeyler yazıldığında da "Bu ne demek, tükürdün mü?" gibi tepkiler veriyor. Merve ile sohbet edenler, yaklaşımlarına göre yanıt alıyorlar. Hakaret ve küfüre prim vermiyor. Makul davranışlar ve iltifatlar karşısında ise mutlu oluyor.  Duruma göre kaşlarını çatıyor, göz kırpıyor ya da öpücük yolluyor. Merve, anlamadığı bir diyalog gerçekleştiğinde ise konuyu değiştiriyor. 15 Ekim'de açılan Merve'yi tavla blogunda, bugüne kadar 250 binden fazla sohbet gerçekleşmiş. Sohbetlerin ortalama süresi üç dakikanın üzerinde. Ancak Ekim Kaya, Merve'yle dört saatten fazla sohbet edenlerin de olduğunu söylüyor. Kaya, "Merve'yi bugüne kadar tavlayan olmadı, ama çok farklı teknikler deneyenler var. En çok da küfür ediyorlar. Facebook'ta da Merve'yi Tavla uygulamasını kullanan bine yakın kişi var," diyor ve bir de uyarıda bulunuyor: "Merve'yi tavlamaya çalışanların, facebook'taki profilinde, 'Merve'yi tavlamaya çalıştı' yazıyor. Bu da bazen aile krizlerine yol açabiliyor." Türk erkeğinin zihin haritasını çıkarabilecek kadar veri elde ettiklerini söyleyen Kaya, "Gerçekleşen diyaloglar 28 milyon satırı geçti," diyor. Örnek bir diyalog - Sercan: Yaratmak Allah'a mahsustur. - Merve: Bir şey yaratmış olmanın vereceği haz inanılmaz olmalı. - Sercan: Allah bilir. - Merve: Ben de genelde canım sıkkınsa Allah'a sığınırım. - Sercan: Aferin kız sana! Burcu ALDİNÇ | Sabah Gazetesi kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Facebook, hızlı mesajlaşmaya izin verecek 22/03/2008 03:05 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Madonna'nın yeni albümü cepte 22/03/2008 03:16 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Madonna'nın yeni albümü cepte Madonna'nın yeni albümünü herkesten önce cep telefonundan dinleme, kaydetme fırsatına sahip olacak.Vodafone ve Warner Music International, Madonna'nın Warner Bros. Records için yaptığı 11. stüdyo albümünün 28 Nisan'daki dünya lansmanından önce tüm Vodafone müşterilerine özel olarak dağıtılması için anlaştı. Mobil iletişimin ve müziğin iki devi, büyük heyecanla beklenen "Hard Candy” albümünde yer alan yeni şarkıları ve mobil içeriği tüm dünyada ilk olarak Vodafone abonelerinin beğenisine sunacak.  Çok sayıda Platin Plak ödülü sahibi, Grammy ödüllü şarkıcı, şarkı yazarı ve videoda çığır açan Madonna'nın şarkılarıyla, "Hard Candy"den toplam yedi parça, albüm piyasa çıkmadan önce 21 Nisan itibariyle haftanın her günü bir parça olmak üzere gerisayımla sunulacak. Her parça indirilmek üzere 24 saat süresince Vodafone Live! üzerinden Vodafone müşterilerine sunulduktan sonra, yerini bir sonrakine bırakacak.  Ayrıca, İspanya, Portekiz, Almanya ve Belçika dahil, seçilmiş pazarlardaki Vodafone müşterileri yeni çıkan single parça "4 Minutes"a hemen erişebilecek. Bu benzersiz müzik deneyiminin bir parçası olarak, tüm katılımcı bölgelerdeki Vodafone müşterileri, cep telefonu zil melodisi, zil geri çaldırma tonu ve SMS tonları olmak üzere, bir hafta boyunca, özel ve bağlantılı cep telefonu içeriğini kapsayan Vodafone live! üzerinden Madonna'nın mini sitesine erişebilecek. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| iGoogle'a imzanızı atın! 22/03/2008 03:25 |
Kanaat Notu: 0   |

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 550
|
| Giymelik mi, seyirlik mi? 22/03/2008 03:43 |
Kanaat Notu: 0   |
Pazarlama Haberleri Giymelik mi, seyirlik mi? Kadınların ayakkabı tutkusunu göz önünde bulundurarak her sezon başka bir tasarımla karşımıza çıkan ayakkabı tasarımcıları, bu ilkbahar-yaz sezonunda limitleri oldukça zorluyor.  Sanki kadınlarla alay edercesine fantezi dünyalarını ayakkabı tasarımlarına yansıtıyorlar. Marc Jacobs, ters topuklu ayakkabısıyla; Miu Miu, çay fincanını andıran modeliyle; Yves Saint Laurent, Japon geyşaların takunyalarını anımsatan kalın platform tabanlı sandaletleriyle; Prada, süslü topuk detaylarıyla dikkat çekiyor. Ama sezonun bazı ayakkabılarını giymek yerine, sehpanızın üzerine 'obje' niyetine koymanız daha akıllıca gibi görünüyor! Sezonun bu fantezi modellerinin yanında düz sandaletler de dikkat çekiyor.  Seksi yüksek topuklu ayakkabılarıyla isim yapmış Christian Louboutin, Jimmy Choo, Manolo Blahnik gibi ayakkabı tasarımcıları daha önceden koleksiyonlarında fazla düz modellere yer vermezken, şimdi bu modelleri koleksiyonlarında sıkça görüyoruz. Belki de heyecanlı model arayan tüketiciler kadar rahatına düşkün ayakkabı tutkunları da giderek artıyor. kaynak:          

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
| | |