life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Çift Geyik Karaca'dan 90. Yıla Özel Koleksiyon 16/10/2007 23:19 |
Kanaat Notu: 0   |
Çift Geyik Karaca'dan 90. Yıla Özel Koleksiyon 2007-2008 Sonbahar/Kış Koleksiyonuyla 90. yılını kutlayan Çift Geyik Karaca, bu yıl için özel olarak hazırladığı çarpıcı koleksiyonuyla kalitenin ve şıklığın değerini bilen her yaştan kadın ve erkeğin ortak adresi olacak.Çift Geyik Karaca; kullandığı lüks iplikler, kaliteli dikim çizgisi, geniş renk yelpazesi ve tüm zamanlara hitap eden modelleriyle her yaştaki, çalışan ya da ev hanımı ama şıklığın, kalitenin değerini ve önemini bilen kadınların yeni sezonda da adresi olmaya devam edecek. Çift Geyik Karaca; koleksiyonunda Kaşmir Lüks, Modern Genç ve Zamana Karşı temalarıyla 3 farklı tarz sunuyor. Çift Geyik Karaca'nın şehirli tarafını yansıtan temasında, klasik çizgiler yerini koruyor. Kaşmir hırkaların yumuşak dokunuşu kışın soğuğunu hissettirmiyor, angora, viscon, alpaca ve bunların birlikte işlenmiş karışımlarıyla tasarlanan sürpriz büzgüler, değişik yaka oyunları, uzun ceketler, mantolar, şifon çiçekler, kurdeleler gün içinde şık ve modern görünüm sağlıyor. Şal ve degaje yakalar, kuşak, baget boncuk işlemeler, kimono yakalar, dantel, fırfır, saten ve kadifeler özel gecelerinize ayrı bir şıklık katıyor. Siyah, gri, bej, bakır, kahve, dore, kırmızı, fuşya, sarı, yeşil, mor, pastel mavi, lila, bebek pembe gibi geniş ve birbirinden farklı renk yelpazesiyle, Çift Geyik Karaca Sonbahar / Kış koleksiyonu; gündüzden geceye, klasikten moderne tüm zamanlardaki kadınlar için alternatifler sunuyor. Kaşmir Lüks: Klasik şıklığı tercih eden kadınlar için... Dik yakalı, V yakalı, bisiklet yakalı üstler, hırkalar, twin setlerin yer aldığı grup; siyah, gri melanj, kamel, kemik gibi klasiklerin yanı sıra kırmızı, fuşya, sarı, yeşil, mor gibi parlaklar, bebek pembe, pastel mavi, uçuk sarı, lila gibi pastellerle geniş bir renk yelpazesine sahip. Modern Genç: Aktif, modern, dünyadaki yenikleri takip eden kadınların tercihi olacak gruptaki siyah, moka, kırmızı, bej, bakır renkleriyle tasarlanan kıyafetler modern kadının yaşam stili gibi enerjik. Zamana Karşı: Yaşını önemsemeyen, zamana karşı yenilmeyi kabul etmeyen olgu kadının koleksiyonu... Tamamen yünün ağırlıkta olduğu grupta viskon, likra, angora karışımlar da yer alıyor. Günün her saati her türlü etkinliğe çözüm getiren modellerde siyah-beyaz birliği, kemik, bej, kırmızı, gri, antrasit renkler ağırlıkta. Zamana karşı konseptiyle hazırlanan şal ve degaje yakalar, ekose, şifon inceliğinde ipler ile karışımlar, dantel, fırfır, volan, dore ve sim gibi kadınsı detaylar, şallar, döpiyes, twinset ve ceketler ile hayatın içinde olan olgun kadınların tercihi olacak. Yılbaşı için özel hazırlanan koleksiyonda ise gecenin heyecanına zarif bir şıklıkla dokunmak için siyahın dore ile vazgeçilmez beraberliği kullanılıyor. Klasiğin Güncel ve Modern Yorumu Çift Geyik Karaca 2007-2008 Sonbahar/ Kış Erkek Koleksiyonunda Çift Geyik Karaca Sonbahar-Kış erkek koleksiyonunu farklı renk ve desenlerden oluşan 3 ayrı konseptte sunuyorHer zaman vazgeçilmez olan klasik ürün gruplarının güncel ve modern yorumlandığı " Cool Classic" grubunda özellikle iş hayatında tercih edilen triko, gömlek, ceket, pantolon, kravat, kaşkol/bere çeşitleri yer alıyor. Bu gruptaki kıyafetlerde siyah, gri tonları ağırlıklı olmak üzere, mor, fujya, mürdüm, vişne, bordo, kırmızı, leylak, pembe ve ekru renkleri kullanılıyor. Hem günlük iş hayatında hem de hafta sonları için doğru tercih olabilecek " Soft Shadows" grubundaki triko, gömlek, ceket, pantolon, mont, kaşkol/bere şık ve rahat kombinler yaratma özgürlüğü sunuyor. Renk geçişlerinin yumuşak olduğu grupta ağırlıklı olarak pastel tonlar kullanılıyor. Canlı renklerinin coşkusuyla kış aylarının enerji kaynağı olmaya aday olan " Energetic" özellikle hafta sonu neşesi ve rahatlığını yaşamak isteyenlerin tercihi olacak. Energetic koleksiyon grubunda lacivert, saks, kırmızı, oranj, yeşil, sarı, fujya ve mor renklerinin en parlak tonlarından hazırlanan sade ve desenli trikolar, kadife, canvas ve jean pantolonlarla kombinleniyor. Değişik desen seçenekleri ve yaka formlarıyla "Energetic"; kış günlerinin göze çarpanları arasında yerini alacak. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Örgü kafe devri başlıyor 16/10/2007 23:40 |
Kanaat Notu: 0   |
‘Örgü kafe’ devri başlıyor  Nako yünleri, durgunluk yaşayan pazarı canlandırmak için ‘örgü kafe’ler açıyor. Ay sonunda Lüleburgaz’daki açılacak ilk kafeyi Beşiktaş ve Bakırköy izleyecek İNTERNET kafelerden sonra şimdi de sıra örgü kafelere geldi. Küresel ısınma ve yaz dönemi nedeniyle durgunluk yaşayan el görgü yünleri pazarının canlanmasını hedefleyen ve Nako markasıyla tanınan Ormo Yün’ün Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Öcalgiray örgü kafeler açacaklarını söyledi. Benzer örneklerin Avrupa ülkelerinde olduğunu kaydeden Öcalgiray ‘Biz de hanımların örgü örüp vakit geçireceği örgü kafeleri açmayı düşünüyoruz. İlkini bu ay sonunda Lüleburgaz’da açacağız. Örgü kafede ürünler de sergilenecek ve satılacak. Kadınlar çaylarını kahvelerini içerken örgü de öğrenecek’ dedi. Örgü kafeleri franchising olarak yaygınlaştırmayı düşündüklerini ifade eden Adnan Öcalgiray, Lüleburgaz’dan sonra Bakırköy ve Beşiktaş’ta da örgü kafe açmayı düşündüklerini kaydetti. Yeni dönemde bol çeşit ve renkte ürünler çıkardıklarını, internet sitelerini daha detaylı hale getirerek internetten de satış yapmayı planladıklarını anlatan Öcalgiray ‘Teknoloji içeren ürünler de yapıyoruz. Romatizmaya iyi gelen bakırlı iplik yapacağız. İçinde bakır muhteva eden iplik. Bunu ABD pazarı için yapıyoruz, orada talep var’ diye konuştu. ÇİN’DE NAKO MARKA YÜNLER SATILIYORÖCALGİRAY, Ormo’nun yıllık konsolide cirosunun 70 milyon dolar olduğunu, bunun yarısını ihracat oluştururken, ciro rakamları içinde el örgüsü yünlerinin payının yüzde 80’i bulduğunu vurguladı. Bu sene Çin’e de mal sattıklarını ifade eden Öcalgiray ‘Nako etiketli bir ürünümüz Shangay’da satılmaya başlandı. Çin’in ucuz tarafının yanında üst gelir grubu da var. Çin’in üst gelir grubu İtalya’dan da iplik alıyor, ilk defa bu sene biz de sattık’ dedi. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Wal- Mart'ın Wal-Mart oluşu 18/10/2007 15:26 |
Kanaat Notu: 2   |
Wal- Mart'ın Wal-Mart oluşuBüyük balık olmak kolay olmadığı gibi her zaman büyük kalmak da kolay değildir. Perakendenin en büyüğü, izlediği strateji ve yayılma planlarıyla tüm dünyada takip edilen Wal-Mart ın nasıl büyüdüğünü izleyebilirsiniz. Perakende demek müşteri demek müşteriye ne kadar yakınsanız o kadar hızlısınız. {youtube}EGzHBtoVvpc{youtube} kaynak: re-tail.blogspot.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Kiler: Küçük bir bakkal dükkanından bir perakende devine 18/10/2007 15:27 |
Kanaat Notu: 2   |
Bitlisli 'bakkal amca'nın sermayesiyle kurulan Kiler, artık büyük oyuncularla yarışıyor  En son Migros'un Taliplileri arasında adı geçen perakede sektöründe gösterdiği hızlı yükselişle dikkat çeken Kiler Grubu Bitlisli Kiler ailesinin bu şehirde küçük bir bakkal dükkânıyla başlayan serüveni, 2007’de perakende grubu olarak 700 milyon YTL ciro hedefini aşmayı 2008’de de en az 2006’daki kadar büyüyemeyi hedefliyor. Bir kardeşlerini iktidar partisi milletvekili olarak Meclis'e yollayan Kilerler, bu yıl sadece perakendede 700 milyon YTL ciro hedeflerken inşaat ve enerjide de büyümelerini sürdürüyor. Doğu Anadolu'nun 400 bine yakın nüfuslu, insanlarının tarımla uğraştığı, ülkenin genelinde hüküm süren işsizliğin yöredekilerin de karşısına büyük bir sorun olarak çıktığı Bitlis. Belki birçoğunuz hiç gitmediniz bu şehre, belki aklınıza bile gelmemiştir böyle bir şehrin olduğu ama her şehir kendi bağrından kopup, kamuoyunun gündemine gelen isimlerle bazen daha tanıdık gelir kulaklarımıza. Tıpkı Türkiye'nin organize perakende oyuncuları arasında ismini üst sıralara yazdıran Kiler Grubu'yla Bitlis isminin hep bir arada anılmasında olduğu gibi. Kiler Grubu'nun temeline ilk harcı atan babalarının küçük bakkal dükkânının belki yerinde şimdi yeller esiyor ama işi büyütüp, Kiler marketleriyle pazarında ilk üç oyuncudan biri olmasını hedefleyen üç oğlu, haritanın bir ucundan diğerine kadar Türkiye'yi kucaklayacak bir yapılanmayla bayrağı çok yukarı taşımış durumda. Bu bayrak öyle yukarılara çıktı ki, Türkiye sanayisinin gözbebeği Petkim'i rakiplerine kaptırmamak için Kilerler mücadeleyi göze aldı. Naksan, Torunlar, Toray'la birlikte kurdukları ortak girişim grubuyla, Petkim'in satış ihalesinde üçüncü turda en düşük teklifi vererek elenseler de hedeflerinin ne kadar büyük olduğunu da göstermiş oldular. Beş yılda yüzde 50 büyüdüMarketleriyle ekonomi dünyasında yerini alan ve tanınan Kiler grubu, artık inşaat, enerji, turizm, gıda gibi alanlardaki yapılanmasıyla da hedeflerini büyüttü. İstanbul Levent'teki arazisinde inşaatını sürdürdüğü ve tamamlandığında Türkiye'nin en yüksek binası unvanını elde edecek, 'ekolojik gökdeleni'yle bir ilke de imzasını atmış olacak. Metrekaresinin 5 bin dolardan başladığı İstanbul Sapphire projesi aynı zamanda Kilerlerin inşaat sektöründeki gözbebeği ve grubun da 'prestij projesi' durumunda. İnşaatın öne çıkmaya başladığı grup içinde, enerji de büyüyen hedeflerin itici gücü olacak gibi görünüyor. Grupta şu anda perakendede 4 bin, inşaatta 600'e yakın, taşımacılıkta ise 350 kişiye istihdam yaratılmış durumda. Küçük bir bakkal dükkânının sermaye olduğu grup, 2006 yılını perakendede 520 milyon YTL ciroyla kapatırken bu yıl sonu hedefi ise 700 milyon olarak belirlenmiş. Son beş yılda yüzde 50 büyüme yakalayan grup, bu yıl 37 yeni mağaza açacak ve 30 milyon dolarlık yatırım yapacak. Günde 250 bin kişinin alışveriş yaptığı Kiler mağazalarının 2012 yılına kadar tüm Türkiye'yi kapsaması hedefleniyor. Vahit bey siyasete meraklıydı, girdiKiler'ler Nahit, Vahit ve Ümit olmak üzere üç erkek kardeş ama eminim hemen aralarından bir isim size çok tanıdık geldi. Evet, doğru Kiler'in en ünlüsü Vahit Kiler. 22 Temmuz genel seçimlerinde de AKP'den Bitlis Milletvekili olarak Meclis'e giren Vahit bey, Kiler deyince aslında akla gelen ilk isim. Siyasete atıldığı için nerdeyse aile mesleği olan marketçiliği bırakmasına rağmen halen Meclis'te muhalefet milletvekilleriyle gerçekleşen atışmalarda onun bu yanı masaya konuyor. Bu yüzdendir ki Vahit Kiler de çoğu kez kürsüden, kendine ve partisine laf atanlara 'Sermaye düşmanlığı yapmayın' diye uyarıda bulunmak ya da çok üstüne gidildiğinde de 'hem kendi ailesini hem de Başbakan'ı savunmak adına 'isimlerimizi anarken ağzınızı çok iyi çalkalayın' diyerek fevaran edebiliyor. Ümit Kiler'in kurumsal sözcülüğünü aynı zamanda perakende tarafından da yönetimini üstlendiği grupta Nahit Kiler de işin başında. Çoğu kez, Vahit Kiler'in milletvekili özellikle de iktidar milletvekili olması nedeniyle yapılan imalara kulak tıkayan iki kardeşten Ümit Kiler, Vahit Kiler'in siyaset dışında başka bir şeyle ilgilenmediğini üstüne basa basa söylerken "Vahit bey, ailemizde siyasete en meraklı kişiydi, bu alana girmek istedi biz de onu destekledik. Bizim öyle isteklerimiz olmadı" diyerek aile içinde rahat ve herkesi memnun edecek şekilde bir görev paylaşımı yaptıklarını da göstermiş oluyor. Raya girdik, İstanbul'da büyüdükKiler'i sektöründe devler arasına sokan hikâyenin başlangıcı için aslında çok çok gerilere gitmeye gerek yok. Her şey baba Kiler'in 1981 yılında küçük bir bakkal dükkânıyla ticaret hayatına başlamasıyla temelleniyor. Baba Kiler'e önceleri Nahit ve Vahit kardeşler yardımcı olurken Ümit Kiler ise okul sonrası onların yanına giderek ticareti öğrenmeye başlamış. 1984 yılına gelindiğinde kardeşler işin bakkallık boyutunda kalamayacağını öngörerek babalarını ikna etmişler ve Bitlis'ten İstanbul'a uzanan ticari yolculukları başlamış. İlk olarak Bahçelievler'de 100 metrekarelik bir süpermarketle işe başlayan Kilerler, bu tarihten 1994 yılına kadar orta ölçekte 300-350 metrekarelik süpermarketleri olmuş.  Ardından kabına sığamayan Kiler'in süpermarketleri için yeni bir dönemin kapıları da açılmaya başlamış. Ümit Kiler bundan sonraki adımlarını şöyle anlattı: "1994 yılında, bu işin daha profesyonelce ve organize şekilde yapılması gerektiğini gördük. Avrupa'daki modelleri inceledik. Burada yaptığımız incelemeler sonucunda Avrupa'nın organize perakendeciliğe geçiş yaptığını, entegrasyona gittiğini, süpermarketçiliğin bakkal düzeninden çıkıp büyük işletmeler haline geldiğini gözlemledik. Bunu da kendi süpermarketlerimize uygulamaya başladık ve altyapımızı oluşturduk. Bu şekilde ilk büyük marketimizi Kiler ismiyle Bakırköy'de hizmete açtık. O zamanlar bu marketimiz 1000 metrekarelik büyüklüğüyle İstanbul'un sayılı mağazalarından biriydi. Profesyonel bir ekip ve yapılanmayla organize perakendenin içine girmiş olduk. Aslında o mağazada İstanbulluya kendimizi tanıtma fırsatı yakaladık. Fiyatlama, hizmet gibi alanlarda deneyim kazandık. Bir yıl sonra ikinci mağazamızı da 2 bir 500 metrekarelik bir hipermarket olarak hizmete soktuk. O mağazayla Kiler, kartopu gibi büyümeye başlamıştı." Continent, Real, Metro gibi devlerin Türkiye organize perakende sektöründe olması da Kiler'in büyümek için itici gücü olmuş. Yabancıların gelişiyle doğru adımlar attıklarını gördüklerini söyleyen Ümit Kiler, "Bu kadar büyük devin pazara girmesiyle küçük marketlerin, bu işi sistemsiz yapanların eleneceğini biliyorduk. Bu sistemi doğru kurmazsak, yabancıların karşısında tutunamayacağımızı fark ettiğimiz için işimizi büyütme ve geliştirme kararı verdik. İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerindeki modelleri inceledik ve ülkemizde de uyarlamaya başladık" dedi. Kiler'in kelimenin tam anlamıyla 'raya girmesi' de zaten bu süreçten sonra gerçekleşmiş. Buradan sonra dönüş olmadığını ve büyümenin gerektiğini görerek İstanbul'un her noktasında olmaya karar verdiklerini vurgulayan Kiler, "İstanbul'un her bölgesinde olduktan sonra da şehir dışına çıkacağımızın kararını verdik. 40 mağazaya ulaşmadan da çıkmadık zaten. İstanbul'un ardından Ankara geldi. Bu şehre gelirken lider olarak pazara girmek istiyorduk" diye konuştu. İstanbul ve Ankara'da satın alma yokKilerler tam bu noktada Canerler'i satın alarak istedikleri pazarda lider olarak hareket etme hedefini de gerçekleştirmiş oldu. Kiler, bunun önemini şu sözlerle ifade ediyor: "Biz perakendenin içinden geliyoruz, tüm emeğimiz, eğitimimiz bu konuda, kardeşler olarak kendimizi bu alanda yetiştirdik ama bizim için asıl sıçrama Ankara operasyonuyla oldu." Kiler'in diğer büyük satın alması ise Trakya bölgesindeki 15 mağazaya sahip Güler Marketler Zinciri'ni bünyesine katması oldu. Adını kısa süre içinde yaptığı satın almalarla da duyuran Kiler, bu sayede girmek istediği pazarda bir anda hâkim konuma geçebildi. Ankara'da Canerler'in ve Güler Grubu'nun yanı sıra başka küçük mağazalar da aldıklarını hatırlatan Ümit Kiler, yeni satın almalar olabileceğinin de sinyalini, "Eğer marka bizim olmamız gereken bölgedeyse olabilir. Ama İstanbul ve Ankara'da satın almalarla büyümek istemiyoruz" şeklinde verdi. Kayseri, Anadolu'nun kapısı olacakİstanbul ve Ankara'da güçlü bir yapılanmaya giren Kiler'i Anadolu'ya yayacak olan merkez ise bugünlerde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le daha da gözde bir hale gelen Kayseri. Bu şehirde altı mağaza açan Kiler, Kayseri'yle grup için üçüncü bölgeyi de oluşturmuş oluyor. Aslında Ege Bölgesi'nde büyümeyi öncelikleri arasına almalarına rağmen Kayseri'nin planlara dahil olduğunu vurgulayan Ümit Kiler, şehrin grup için bir 'operasyon merkezi' haline geldiğini ifade etti. Kayseri'yle başlayan yayılma sürecinin Kırşehir, Kırıkkale, Yozgat gibi şehirlerde devam edeceğine dikkat çeken Kiler, "Güçlü bir lojistik ağı oluşturmaya dikkat ediyoruz. Çünkü önümüzdeki dönemde en iyi perakendecinin çok da iyi bir lojistikçi olacağına inanıyoruz. Biz de operasyon ile organizasyon merkezlerimizi çok iyi yerlerde oluşturmaya çalışıyoruz. Kayseri sayesinde Nevşehir, Niğde ve Sivas'ta da büyüyeceğiz" açıklamasını yaptı. Ekolojik gökdelen prestijimizKiler grubunun amiral gemisi 'perakende sektörü' olmasına rağmen inşaat da hızla yerini genişletiyor. 2006'da inşaat grubunun cirosu 100 milyon dolar olarak gerçekleşirken en büyük dopingi ise 2009 yılında tamamlanacak 54 katlı, 22 farklı tipte 154 daire, alışveriş merkezini kapsayan İstanbul Sapphire olacak. Yaklaşık 150 milyon dolara mal olacak proje için gelen ön talepler grubu oldukça memnun etmiş. Projede metrekare fiyatları 5 bin dolardan başlarken 9 bin dolarlık rakamlar da kamuoyuna yansımış durumda. Ümit Kiler, Türkiye'nin ilk ekolojik binasını yaptıklarını ve butik bir projeye imza attıklarını vurgularken, 28'inci katta golf sahası, daha üst katlarda SPA merkezi gibi mekânı cazip kılacak ayrıntıları da düşündüklerini belirtti. Sapphire'de evi olanlar, yüzlerce metre yukarıda bile balkona çıkıp manzaranın keyfini çıkarabilecek. Grubun, inşaattaki yatırımları prestij olarak değerlendirdikleri Sapphire'le de sınırlı değil. İstanbul Beylikdüzü, Kartal, Bahçeşehir gibi merkezlerde konut projeleri Zonguldak ve Kütahya'da ise alışveriş merkezi inşaatlarıyla grup inşaattaki ağırlığını artıracak. Rotasında enerji sektörü varSon dönemde hem büyük holdinglerin hem de büyümek isteyen grupların ilgi odağı haline gelen enerji sektörü Kilerlerin de rotasında. Özellikle elektrik enerjisi alanında büyüyeceklerini hatırlatan Ümit Kiler, hidroelektrik santral yatırımları olacağını vurgulayarak, yeni yatırımların artacağını açıkladı. Kiler bu alandaki planlarını "Rotamızı enerjiye çevirdik" şeklinde tanımlarken, yatırımlar için onayları bekliyor. İki yıl içinde halka arzOrganizasyon ve operasyon yapısını kurumsal bir yapıya kavuşturan Kiler, iki yıldır da halka arz için çalışmalarını sürdürüyor. Maksimum iki yıl içinde bunu gerçekleştirmeyi planladıklarını söyleyen Ümit Kiler, geçtiğimiz aylarda kendilerinden ayrılarak Kim mağazaları olarak yoluna devam eden akrabalarıyla bu yol ayrımında halka arzın gerektirdiği yapılanmanın etkisi olduğunu da ifade ediyor. Halka arz için hazırlıklarını tam gaz sürdüren Kiler Grubu'nun perakende, inşaat ve enerji gibi sektörlere ek olarak taşımacılık, şeker üretimi gibi alanlarda çalıştığını da hatırlatalım. 2004'te özelleştirilen Kütahya Şeker Fabrikası'nda Torunlar Grubu'yla ortaklık kuran Kiler'ler aynı zamanda büyük şirketlerin personellerini taşıyan Turex'in de sahibi. Şeker'in gruba 75 milyon YTL'lik ciro katkısı var. En Az Üç Şeker Fabrikasına TalibizŞeker fabrikalarının özelleştirilmesi durumunda talip olacaklarını açıklayan Kiler, “Ortağımız Torunlar ile birlikte şeker fabrikalarının özelleştirmelerine katılmayı planlıyoruz. En az 3 fabrika almak istiyoruz. Şeker sektöründe büyümek istiyoruz. 400 milyon dolarlık yatırım yapacağız” diye konuştu. Bize gelirlerken yurtdışına gitmeyizTürkiye'de agresif bir büyüme hedefine sahip olan Kilerler, yurtdışına ise şimdilik sıcak bakmıyor. Ümit Kiler'e göre, "Türkiye, dünyanın gözünün olduğu bir ülke. Çok genç nüfusu, tüketen ve hızla büyüyen toplumuyla perakendede çok cazip. Türkiye'de böyle bir pazar varken ülkemizden daha küçük çevre ülkelerde perakendecilik yapmak anlamsız." Ancak Kiler, Türkiye'nin tamamını kapsadıktan sonra dışa açılma planları yapabileceklerinin altını çiziyor. kaynak: yeniperakende.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Dikiz aynası tarih olacak 22/10/2007 23:34 |
Kanaat Notu: 2   |
Dikiz aynası tarih olacak Japon elektronik grubu Sanyo, kamyon ve otobüs gibi ağır vasıta sürücülerinin kullandıkları aracın her tarafını dışarıdan görebilmelerine olanak sağlayan ve kör noktayı ortadan kaldıran yeni bir görüş sistemi geliştirdiğini açıkladı. Dikiz aynası tarih olacakSanyo, dikiz aynasının yerine yeni bir görüntü sistemi geliştirdi. Aracın üzerine takılan geniş açılı dört kameranın kullanıldığı sistemle ilgili olarak Sanyo, aracın 360 derecede görünümünü sağlayan sistemin, Wi-Fi tipi kablosuz bağlantısıyla kameralardan elde edilen görüntüleri bir merkezde topladığı belirtildi. Söz konusu sistemin daha ziyade bütün açıları göstermede yetersiz kalan dikiz aynaları yerine tasarlandığı ve hassas manevralarda ya da kavşaklarda çarpışma riskini azaltmaya yönelik olduğu kaydedildi. Sanyo açıklamasında, gece görüşü için de bir sistemin geliştirildiği, kamyon ve otobüslerin arkalarına yerleştirilmesi planlanan sistemin gece yolculuklarında ve özellikle iki araç arasında park edilmesi gereken durumlarda kullanılabileceği ifade edildi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Pantoloncu Levi's cep telefonu pazarına giriyor 22/10/2007 23:55 |
Kanaat Notu: 2   |
Pantoloncu Levi's cep telefonu pazarına giriyor Sektörün iPhone üzerine yoğunlaştığı şu günlerde mobil dünyada farklı gelişmeler de yaşanmıyor değil. Prada'dan sonra bir diğer teksitil devi Levi's de cep telefonu pazarına giriş yapmaya hazırlanıyor. Bilindiği gibi moda dünyasının önde gelen firmalarından İtalya merkezli Prada'nın tasarımcıları, elektronik devi LG ile iş birliğine giderek iPhone'dan yaklaşık 3 ay önce özellikleri ile olmasa bile en azından görüntü itibariyle ve pek tabi dokunmatik ekranıyla iPhone'a çok benzeyen LG KE850 modelinin doğmasında önemli rol üstlenmişlerdi.  Tabi global anlamda mobil pazarın büyümesi paralelinde özellikle cep telefonu ve dizüstü bilgisayar satışlarının artması farklı sektörlerden firmaların bile iştahlarını kabarttığının son örneğine Levi's ile tanık olacağız. Firmanın kurucusu Levi Strauss bugün yaşasaydı firmasının bu atağını nasıl karşılardı bilemiyoruz ama blucin devinin cep telefonu pazarına yeni bir soluk getireceği de bir gerçek.  Açıkçası Levi's'ın piysaya süreceği cep telefonun teknik detayları hakkında henüz çok fazla detay gün yüzüne çıkmış olmasa Levi's'ın yeni telefonu Paris merkezli olan ve daha çok alternatif tasrımlar ile konsept çalışmalar üzerine yoğunlaşan ModeLabs firmasının lisansı altında üretilecek. Bayanlara ve erkeklere özel olarak başta, parlak gümüş, metalik gümüş ve siyah olmak üzere farklı renk alternatifleri de olmsdı beklenen yeni telefonun yanında Levi's'ın trend yaratan bir firma olduğunu düşündüğümüzde aksesuar zengini bir kutu içeriğinin gelmesi de beklenebilir. Gün yüzüne çıkan ilk detaylara göre Levi's telefon ile birlikte başta patenciler olmak üzere daha çok "underground" takılanlar için telefonun yanında taşımak üzere stilize tasrıma sahip çıkarılabilir zincir verebileceği de ifade ediliyor. Ayrıca yine Levi's'ın telefona özel blucin, t-shirt gibi farklı kıyafetler tasarlamasının da gündeme gelebileceği belirtilmekte.. Zira firmanın daha önce başta iPod olmak üzere zamanın bazı popüler cihazları için hazırladığı özel kreasyonlar olduğu da biliniyor. Eylül ayında çıkması beklenen Levi's'ın yeni telefonun olması muhtemel bazı temel özellikleri ise,- 2MP kamera, - 1.8-inç ekran - Bluetooth - MP3 oynatımı - MicroSD slotu - Özel taşıma çantası.
Telefon hakkında gün yüzüne çıkan detaylar şimdilik bu kadar.Tefonun fiyatı ve satış noktaları hakkında da bir bilgi yok ama Levi's'ın son derece yaygın bayi ağına sahip olduğunu düşündüğümüzde satış konusunun pek problem olacağını da açıkçası pek düşünülmemekte. kaynak: donanımhaber.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Tavuk ayağı ihracatı kazandırıyor 23/10/2007 00:07 |
Kanaat Notu: 2   |
Tavuk ayağı ihracatı kazandırıyorKuş gribinin etkilerini üzerinden atan kanatlı eti sektörü, ihracatta atağa kalktı. Geçen yıl 28 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren sektör, bu yılın ilk 8 ayında 32 milyon dolara ulaşırken, ihracatın yaklaşık yüzde 50'si ise 'tavuk ayağı' olarak Vietnam, Çin, Hong Kong ve Tayland'a yapılıyor. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD-BİR) Genel Sekreteri Yüce Canoler, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ihracatın, ağırlıklı olarak Türk cumhuriyetleri ile Uzak Doğu ülkelerine yapıldığını söyledi. Kanatlı eti ihracatının, Balıkesir'in Manyas ilçesinde kuş gribi hastalığının görülmesi ve ihracatın yasaklanmasına rağmen, 2005 yılında 46 bin tonla rekor kırdığını belirten Canoler, şöyle konuştu: "İhracat, geçen yıl da fena gitmedi. Hastalık Avrupa ülkelerinde görüldüğü zaman, ihracata bölgesel yasak konmasına rağmen, ticari işletme bulunmayan Batman'da kuş gribi vakası görülmesi nedeniyle bütün Türkiye genelinden ihracat engellendi. Tüm olumsuzluklara rağmen geçen yıl sonunda 28 milyon 187 bin dolar değerinde 39 bin 810 tonluk ihracat gerçekleştirdik." Canoler, Uzak Doğu sofralarında, tavuk ayağının önemli yer tuttuğunu belirtirken, bu ülkelere tavuk ayağı ihracatının ilk kez 1996 yılında başladığını dile getirdi. Maddi değeri düşük olmasına rağmen, tavuk ayağının ihracattaki payının giderek arttığına işaret eden Canoler, bu yılın 8 ayında gerçekleştirilen 32 milyon dolarlık ihracatın yaklaşık yüzde 50'sinin, tavuk ayağı olarak Vietnam, Çin, Hong Kong ve Tayland'a yapıldığını kaydetti. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| İstikbal, Türkiye'nin en büyük ev konsept mağazasını açtı 23/10/2007 00:15 |
Kanaat Notu: 2   |
İstikbal, Türkiye'nin en büyük ev konsept mağazasını açtı  Boydak Holding bünyesindeki İstikbal Mobilya, Türkiye'nin en büyük ev concept mağazasını Kayseri'de açtı. 10 bin metrekare kapalı alanıyla bir mobilya şehrini andıran mağaza ilk gün binlerce kişiyi ağırladı. Açılış töreninin sunumunu Ercan Akışık yaparken pop sanatçısı Özcan Deniz konser verdi. Tören geniş bir katılımla gerçekleşti. Açılışa binlerce vatandaşla birlikte Kayseri Valisi Osman Güneş, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş, AK Parti milletvekilleri Taner Yıldız, Yaşar Karayel ve Ahmet Öksüzkaya, CHP milletvekili Şevki Kulkuloğlu, Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak ve çok sayıda idareci katıldı. Törende konuşan Boydak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hacı Boydak, törende yaptığı konuşmada, açılışı yapılan mağazanın, Türkiye'nin en büyük ev konsept mağazası olduğunu bildirdi. Mağazanın bulunduğu arsanın kendileri için manevi değeri bulunduğunu belirten Boydak, mağaza yanında Kayseri'deki ilk fabrikalarının bulunduğunu ifade etti. Boydak şunları söyledi: "Kayseri'deki ilk fabrikamız bu arsa üzerindeydi. Zamanla burası bize yetmez olunca 1993 yılında Organize Sanayi Bölgesi'ne adım attık. Oradaki yatırımlarımız 1 milyon metrekareye kadar çıktı. Burayı satmamız veya kiraya vermemiz mümkün değil. Başkanımız Özhaseki stadyumun temelini atınca ileride buranın değerleneceğini düşünerek mağazamızı buraya açtık." KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Boydak ise açılan mağazanın Türkiye ve Kayseri'nin önemli ihtiyaçlarından biri olduğun dile getirdi. Boydak şöyle devam etti: ''Eskiden bu bölgeye 'mahrumlar' derlerdi. Kayseri'nin kalkınma hamlelerinden bu bölge de etkilendi. Açılacak olan bu mağazamız ile Kayseri daha önemli bir yer haline gelecek. Böyle büyük mağazalar, İç Anadolu'nun en önemli metropollerinden olan Kayserimiz'in gelişmişlik göstergesi oluyor. Kayserililer'in böyle güzel mağazalardan alışveriş yapması bizi için önemli. Üyelerimizin böyle büyük yatırımlarda bulunması bizi son derece memnun ediyor." Kayseri Valisi Osman Güneş ise Boydak Grubu'nun Kayseri'ye açtığı büyük mağazanın Kayseri ve Orta Anadolu'ya canlılık getireceğine inandıklarını belirtti. Türkiye'nin en büyük ev konsept mağazasının açılışı, protokolde bulunan 14 kişi tarafından toplu halde kurdele kesimiyle gerçekleştirildi. Açılışın ardından sahne alan Özcan Deniz, konser verdi. kaynak: patronlardunyasi.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Coca-Cola, Türkiye Desteği ile Dünyada Yüzde 13 Büyüdü. 23/10/2007 00:30 |
Kanaat Notu: 2   |
Coca-Cola, Türkiye Desteği ile Dünyada Yüzde 13 Büyüdü Dünyanın En Büyük Alkolsüz İçecek Firması Coca-cola'nın Bu Yılın Üçüncü Çeyreğinde Gerçekleştirdiği Yüzde 13'lük Büyümede Türkiye'nin de Katkısı Oldu. Dünyanın en büyük alkolsüz içecek firması Coca-Cola’nın bu yılın üçüncü çeyreğinde gerçekleştirdiği yüzde 13’lük büyümede Türkiye’nin de katkısı oldu. The Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent, Coca-Cola’nın dengeli coğrafik ve portföy büyümesini güçlendirmeyi başardığını söyledi. DÜNYA içecek devi Coca-Cola’nın üçüncü çeyrekte yüzde 13’lük büyüme göstermesinde Türkiye de katkı sağladı. Şirketin, uluslararası operasyonlarındaki büyümede gelişmekte olan ülkelerin katkısı büyük olurken, büyümede etkisi bulunan ülkeler arasında Türkiye de yer aldı. Coca-Cola’nın üçüncü çeyrek sonuçlarında, yeni markalar Coca-Cola Zero ve karbonatsız içecekler, büyük satışlar, gelişmekte olan pazarlardaki destek, küresel dağıtım sistemini güçlendirme ve CEO ve Başkan Neville Isdell’in dönüşüm stratejisi etkili oldu. İKİ BASAMAKLI BÜYÜME SAĞLANDI The Coca-Cola Company İcra Başkanı Muhtar Kent, Coca-Cola’nın üçüncü çeyrek sonuçlarının yatırımcılarla paylaşıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, Coca-Cola’nın dengeli coğrafik ve portföy büyümesini güçlendirmeyi başardığını söyledi. Uluslararası operasyonlarının, şişeleme sisteminin ve dünyadaki markalarının gücü aracılığıyla uluslararası operasyonların şirket için sonuçlarda sürücü güç olduğunu belirten Kent, "Uluslararası operasyonlarda ünite hacmi üçüncü çeyrekte yüzde 8, ilk yarıda yüzde 9 arttı. Bu bizin küresel erişimimizi, şişeleme partnerlerimizin icra kabiliyetlerini gösteriyor. Uluslararası operasyonlarlarımızda hacim büyümesinde bir kere daha gelişmekte olan ülkeler etkili oldu. Çin, Rusya, Hindistan, Brezilya, Türkiye, Filipinler, Pakistan ve Doğru Avrupa’da iki basamaklı büyüme rakamlarını gerçekleştirdik" dedi. KENT PERFORMANS SÖZÜ VERDİ Afrika’da da bütün iş ünitelerinde sağlam büyüme sağlandığına değinen Kent, Latin Amerika’da da büyüdüklerini, Meksika’da yüzde 7 büyüme kaydettilerini belirtti. Kent, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çin’de de iki basamaklı büyümeyi başardık. Pazar rotamızı devam ettirmek ve hızlı pazar yeri değişimi için altyapımıza, agresif ve stratejik şekilde yatırım yapıyoruz. Çin’de, 120 bin outlet’i aktif hale getirdik, 175 bin yeni soğutucu yerleştirdik, bir milyar kasa satılmasını sağladık. Çin’de, Sprite yüzde 30 büyüyerek, çok iyi performans gösterdi. Filipinler’de, çift basamaklı büyüme beklentilerimizin önünde oldu. Buradaki pazara yatırıma devam ediyoruz. Hindistan’da güçlü çift basamaklı hacim büyümesi, 2006’da buradaki franchise’ın temellerini yeniden inşa etmemizin etkisini gösteriyor. Sonuç olarak, uluslararası operasyonların ve operatörlerimizin performansından memnunuz." Coca-Cola Zero iki basamaklı büyüme getirdi MUHTAR Kent, 51 ülkede satılan Coca-Cola Zero’nun Kuzey Amerika’da yüksek iki basamaklı büyüme sağladığını dile getirerek, Kuzey Amerika’nın da içerdiği ülkelerin şirketin içecekte pazar payı kazanmasına yardım ettiğini kaydetti. Fakat hala Coca-Cola’nın yapması gereken şeyler var. Avrupa Birliği’nde yüzde 2 oranında hacim düşüşü yaşadı. Coca-Cola, bunu Dünya Kupası nedeniyle bir önceki yılda hızlı büyümeye ve soğuk yaza bağladı. Ama buna karşın grubun gelirleri yüzde 6 arttı. Kent, Kuzey Amerika’daki şirketin sonuçlarından memnun olmadığını belirterek, daha yüksek performans sözü verdi. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
gaffur (Kullanıcı)
Arş.Gör.
Gönderiler: 12
|
| Yatırımcı buzlu çayı sevdi pazarda rekabet kızıştı 23/10/2007 22:41 |
Kanaat Notu: 0   |
Yatırımcı buzlu çayı sevdi pazarda rekabet kızıştı Son birkaç yıldır hızlı bir büyüme sürecine giren buzlu çay pazarında rekabet kızışıyor. Aroma`nın ardından Ülker ve Saneta Su da buzlu çay pazarına yatırım yapma kararı aldı. Şu an sektörün hakimi durumunda olan Lipton İce Tea ise farklı ürün çeşitleri ile büyümeyi hedefliyor. Koruyucu, renklendirici ve gaz içermemesi, diğerlerine oranla daha az şekerli olması gibi sebeplerden tercih edilmeye başlayan buzlu çay Türkiye `de yıllık 25 milyon litrelik bir tüketim hacmine sahip. 2006 yılında yüzde 17 büyüyen sektör, yerli firmaların da yatırım alanına girdi. Yüzde 81`lik payıyla sektör lideri olan Lipton İce Tea ve pazarın geri kalanın elinde bulunduran Nestea ve Uludağ `ın artık 3 yeni rakibi var. Sektörün yeni oyuncuları Aroma, Ülker ve Saneta Su pazardan önemli bir pay almayı hedefliyor. Piyasaya birkaç ay önce 250 ml. ve 750 ml `lik ambalajlı ürünleri ile giren Aroma, yüzde 95 meyve içeriği dikkat çekiyor. Ayrıca ürünlerin şeker ilavesiz olduğunu söyleyen Aroma Genel Müdürü Mahmut Atom Duruk, `Ürünlerimiz yüzde 95 meyve, yüzde 5 çay içerikli` diyor. Aroma 5 milyon litre hedefliyorAroma, ice tea pazarına girmeden önce ortalama 25 milyon euroluk bir yatırım yaptı. 25 milyon litre büyüklüğündeki buzlu çay pazarından ilk etapta 5 milyon litrelik pay almayı hedeflediklerini ifade eden Duruk, uzun vadede ise dünyaya açılmayı planladıklarını belirtiyor. Kıyıköy `deki tesislerine 5 milyon dolarlık yatırım yapan Saneta Su da buzlu çay üretimi yapacak firmalardan biri. Saneta Su Genel Müdürü Bülent Sürmen , Nestea ve Lipton `un ardından pazarda üçüncü marka olmayı hedeflediklerini vurguluyor. Link markasıyla buzlu çay kategorisine girmeyi planlayan Ülker , şeftali, limon ve yeşil çay ve yasemin aromalı seçenekleri ile pazara girmeyi planlıyor. Büyük ambalaja ilgi artıyorBuzlu çay pazarıNIN PROFİLİn Türkiye `de yıllık 25 milyon litrelik tüketim hacmi bulunuyor * Kişi başına düşen gazlı meşrubat tüketimi yılda 40 litre iken buzlu çay tüketimi 0,3 litre * 2006 yılında sektör yüzde 17 büyüdü * Lipton İce Tea , yüzde 81`lik payıyla sektör lideri, pazarın geri kalanını Nestea ve Uludağ elinde tutuyor * Aroma, Ülker ve Saneta Su ise pazara yeni giren oyuncular kaynak: tumgazeteler.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
gaffur (Kullanıcı)
Arş.Gör.
Gönderiler: 12
|
| Hızlı trende bilet fiyatı ne kadar? 23/10/2007 22:42 |
Kanaat Notu: 0   |
Hızlı trende bilet fiyatı ne kadar? İstanbul-Ankara arasını 3 saate kadar indirecek olan hızlı tren projesinin çalışmaları sürerken bilet fiyatları aşağı yukarı belli oldu.  Hızlı tren bilet fiyatları belli oldu gibi... TCDD, hızlı trenle seyahatin bir saatinin 13 dolar olmasını planlıyor. Bu hesaba göre üç saatlik İstanbul-Ankara bilet fiyatının 39 dolar, yani 50 YTL civarında olması bekleniyor. İstanbul-Ankara arasını 3 saate kadar indirecek olan hızlı tren projesinin çalışmaları sürerken bilet fiyatları aşağı yukarı belli oldu. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürlüğü, hızlı trenlerde uygulanacak bilet ücretleri üzerinde bir çalışma başlattı. Hızlı tren işleten ülkelerdeki bilet ücretleri ile GSMH arasında karşılaştırmanın yapıldığı çalışmada, Türkiye’de hızlı trenle seyahatin 1 saatinin 13 dolar olması gerektiği sonucuna ulaşıldı. Buna göre üç saatlik İstanbul-Ankara hızlı tren bileti 39 dolar yani 50 YTL olması bekleniyor. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, bilet ücretleri ve uygulanabilecek indirimler konusunda genel müdürlüğün bir dizi çalışma içinde olduğunu, önümüzdeki aylarda bu çalışmaların şekilleneceğini ifade etti. Karaman, ilave yolcular kazanmak için hızlı trenlerde havayollarındaki gibi erken bilet alımı indirimi uygulayabileceklerini bildirdi. SÜREKLİ SEYAHATE İNDİRİM YAPILACAKAVRUPA’DAKİ hızlı trenlerde sürekli seyahat indirimi de uygulandığını belirten Karaman, öğrenci indiriminin yanı sıra sürekli seyahat edenler için hızlı trenlerde indirime gidebileceklerini, böylece bilet ücretlerinin daha da düşeceğini, bunun yolculuk sayılarının artmasına büyük bir katkı yapacağını söyledi. TCDD Genel Müdürlüğü, 17 merkez ve 4 bin 352 yolcuyu kapsayan araştırmasında Ankara-İstanbul hattında çalıştırılacak hızlı trenlerde bilet ücretlerinin ne olması gerektiği konusunda bir araştırma yapmıştı. Bu araştırmada, yolcuların, Ankara-İstanbul arası 65 YTL, Ankara-Eskişehir arası 32 YTL, Eskişehir-İstanbul arası 35 YTL, Ankara-Konya arası 35 YTL ücret ödeyebileceği belirtilmişti. AA İspanya’nın büyük atağıTCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, İspanyol CAF firmasına sipariş edilen Türkiye’nin ilk hızlı trenini geçen hafta teslim almıştı. 1992 yılında hızlı tren işletmeciliğine başlayan İspanya’da, hızlı trenin taşımacılıktaki payı yüzde 3’ten yüzde 15’e yükseldi. İspanya’da 2020 yılına kadar sadece demiryollarına 120 milyar Euro yatırım öngörülüyor. 2010’da ispanya’nın hızlı tren altyapısında birinci ülke konumuna geleceği belirtildi. Hedef daha fazla payTÜRKİYE Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), yolcu taşımacılığında yüzde 2 olan payını artırmada umudunu hızlı trene bağladı. İspanya örneği de TCDD için umut oldu. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, İspanyol CAF firmasına sipariş edilen, Türkiye’nin ilk hızlı trenini teslim aldıktan sonra İspanya’da hızlı tren hatlarında incelemelerde bulundu ve hızlı trenlerle seyahat etti. İspanya Demiryolları Renfe’nin yetkilileriyle bir araya gelen Karaman, hızlı tren işletmeciliğinde İspanya’nın kaydettiği aşamaya ilişkin bilgi aldı. TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman, Türkiye’de kişi başı şehirlerarası seyahat oranının düşük olduğunu, yolculuk sayısının yıllık 20 dolayında kaldığını belirtti. kaynak:
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Ayakkabı kokusu tarih oluyor 23/10/2007 23:04 |
Kanaat Notu: 0   |
Ayakkabı kokusu tarih oluyor Ayakkabı kokusu çoğu kimse için rahatsız edici boyutlara varabilir. Bu sıkıntıyı ortadan kaldırmak için kolları sıvayan YORK, nano teknolojiyle çalışan pratik kullanımlı ayakkabı hava temizleyicisini geliştirdi. En gelişmiş Nano TiO2 teknolojisini kullanan ve ayakkabılar için özel olarak üretilen YH07 model YORK Hava Temizleyicisi, rahatsız edici kötü kokuları ortadan kaldırarak ayakkabıları ve sahiplerini büyük bir dertten kurtarıyor. İklimlendirme, havalandırma ve soğutma sistemleri alanında dünyanın en önemli markaları arasında yer alan Johnson Controls YORK, nano teknolojiye sahip hava temizleyicileriyle evlere ve işyerlerine sağlık getiriyor. YORK hava temizleyicilerin yenilikler sunan modeli, çoğu kimse için büyük bir sorun olan ayakkabı kokusunu ortadan kaldırıyor. YORK’un özel olarak geliştirdiği YH07 model hava temizleyici sayesinde ayakkabı kokusu artık tarihe karışıyor. YORK YH07 ayakkabı hava temizleyicisi, uzun süre giyilmekten ya da spor yapmaktan dolayı ağır bir kokuya bürünen ayakkabıları kötü kokulardan kurtarıyor. Bu benzersiz ürün, ergonomik dizaynı sayesinde her türlü kadın ve erkek ayakkabısı ile çizmelere uygun şekilde yerleştirilip rahatlıkla kullanılabiliyor. 0,2 metrekarelik alanda etkili çalışan YORK YH07, en gelişmiş iyonlaşma teknolojisini kullanarak bakteri ve kötü kokuları kısa sürede yok ediyor. YORK YH07 saatte sadece 1 watt enerji harcıyor ve çok sessiz çalışıyor. Ürünü ayrıca pille kullanmak da mümkün. Normal ve güçlü olmak üzere iki çalışma modu bulunan YORK YH07 ayakkabı hava temizleyicisi 2 yıl garantili olarak satılıyor. Üstelik de sadece 205 gram ağırlığında olduğu için çantada bile kolaylıkla taşınabiliyor. www.bionano.com.tr adresini ziyaret ederek YORK Hava Temizleyicileri hakkında bilgi alabilir ve sipariş verebilirsiniz. YORK Hava Temizleyicileri internet üzerinde www.hepsiburada.com, www.estore.com.tr, www.hipernex.com, www.e-bebek.com, www.evimizinherseyi.com, www.weblebi.com, www.shopping.com.tr, www.pratikev.com gibi online satış noktalarından da temin edilebiliyor. YORK Hava Temizleyicileri aynı zamanda Media Saturn mağazalarında da Eylül 2007 tarihi itibariyle satışa sunulmuş bulunuyor. YORK YH07 ayakkabı hava temizleyicisinin tavsiye edilen satış fiyatı KDV dahil 77 YTL’dir. kaynak: kurumsalhaberler.com

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 615
|
| Zırhlı araç satışı patlama yaptı 24/10/2007 10:34 |
Kanaat Notu: 0   |
Zırhlı araç satışı patlama yaptı Zırhlı araç sayısında yüzde 70'e varan artış kaydedildi. Başbakan Erdoğan'ın içinde mahsur kaldığı otomobilin camlarını da yapan firma, bu sayede satış rekoru kırıyor. Talep patladı. Homeland Security Exhibition’nin CNR Fuar Merkezi’nde düzenlediği "3. Güvenlik Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı"nda personel, araç ve bina güvenlikleriyle ilgili son teknolojik gelişmeler ve yenilikler ilgilileriyle buluştu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın içinde mahsur kaldığı makam otomobilinin zırhlı camlarını da üreten Oset’in Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karakuş, yeni ürünlerini tanıtırken 2001 yılındaki ekonomik krizin ardından araçlarını zırhlatanların sayısının yüzde 70 arttığını söyledi. 17 yıldır araç zırhlaması ve kurşun geçirmez cam imalatı yaptıklarını belirten Mustafa Karakuş, "Büyük şehirlerde meslek gruplarına yönelik silahlı saldırılar yüzünden artık doktorlar bile araçlarına kurşun geçirmez cam yaptırıyorlar. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden de çok fazla talep var" dedi. IRAKTAN TALEP VAR Irak’tan da talep aldıklarını belirten Mustafa Karakuş, "Geçtiğimiz aylarda İstanbul’daki tesislerimizde zırhlandırdığımız Mercedes, Audi ve Toyota Land Cruiser marka toplam 23 otomobili Irak’a gönderdik. Sipariş verilmeden önce zırhlandırdığımız bir otomobil Irak’ta test edildi. Askeri bir alanda kurşun geçirmez camlarımıza ateş edildi. Sağlam olduğuna kanaat getirilmesi üzerine sipariş verilen araçlar İstanbul’a getirildi. Araçların Irak hükümeti mi yoksa ABD yöneticileri tarafından mı kullanılacağı konusunda bilgimiz yok" dedi. İÇERİDEN MERMİ ÇIKABİLİYOR Mustafa Karakuş, en güçlü tabanca mermisine göre test edilmiş yeni kurşun geçirmez camlarını tanıttı. Yeni camların eskilerine göre çok daha ince olduğunu söyleyen Mustafa Karakuş, "Zırhlı camlar normalde 30 mm. kalınlıkta olması gerekirken bu camlar sadece 13 mm. Asıl önemli özelliği ise tabanca mermisi dışarıdan ateşlendiğinde aracın içine kesinlikle girmiyor. Ancak camın özel yapısı nedeniyle içeriden ateşlenen mermi dışarı çıkabiliyor. Böylece araçtakinin korunması daha iyi yapılıyor" dedi. kaynak:

|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
|
| Perakende sektörünün cirosunun 2010 yılında 199 milyar dolar olması bekleniyor 25/10/2007 00:24 |
Kanaat Notu: 2   |
Perakende sektörünün cirosunun 2010 yılında 199 milyar dolar olması bekleniyor  Alışveriş Merkezleri ve Perakendeciler Derneği (AMPD) ve PricewaterhouseCoopers (PwC) Türkiye tarafından hazırlanan rapor, perakende sektörünün Türkiye ekonomisi üzerindeki çarpıcı etkilerini ortaya koyuyor. Raporun detayları, AMPD Başkanı Nuşin Oral, AMPD Yönetim Kurulu Üyeleri ve PwC Türkiye Perakendecilik ve Tüketiciye Yönelik Ürünler Sektörü Lideri Adnan Akan’ın katıldığı basın toplantısında sunuldu. Araştırma yatırımlarının önemine inanan; bu anlayışla bilgi ve veri toplama-depolama çalışmalarına hız veren AMPD, perakende sektörünün, istihdam, eğitim, sosyal güvence ve gençlere uzmanlaşma alanlarında sunduğu fırsatların önemini ortaya çıkarmak üzere PwC Türkiye ile birlikte hazırladığı raporda perakendenin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini araştırdı. Denetim, vergi ve danışmanlık şirketi PwC Türkiye tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen Çözüm Ortaklığı Platformu’na tüm sektörlerden üst düzey yöneticilerin yanı sıra finans ve muhasebe uzmanları katılıyor. Geçtiğimiz yıl Çözüm Ortaklığı Platformu’nda yaklaşık 2 bin katılımcıya ulaşan PwC Türkiye, bu yıl da Türk iş dünyasının gündemindeki konuları tartışarak özellikle mali konularda karşılaşılan sorunlara çözüm önerileri sunmayı amaçlıyor. Enerji, eğitim ve sağlıktan sonra Türkiye’nin dördüncü büyük sektörü olan perakende günümüzde yaklaşık 2.500.000 kişiyi istihdam ediyor. Türkiye’nin 27,3 olan yaş ortalamasına sahip olan genç nüfusu ve perakende sektörünün 2006 yılında 137 milyar dolarlık bir ciroya ulaşması, sektörün ekonomi üzerinde varolan ve potansiyel etkilerinin bir göstergesi. 3,7 milyon metrekarelik satış alanına ulaşan perkakende sektörünün, 2010 yılında 199 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. AMPD ve PwC Türkiye’nin perakende sektörünün hafızasını oluşturmak ve gelecek dönemlere ışık tutmak amacı ile birlikte hazırladığı “Türk Perakende Sektörünün Değişimi ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri” başlıklı rapor, potansiyel yatırımcılara, perakendecilere, düzenleyicilere ve diğer paydaşlara günümüze dek eksikliği hissedilen kapsamlı verileri sunarak, Türkiye'deki geleneksel ve modern perakendecilik sektörünün mevcut durumunu ve sektör hakkında geleceğe yönelik öngörüleri analiz ediyor. Yatırım ortamındaki son mevzuat değişiklikleri hakkında da bilgi sağlayan rapor, modern ve organize perakendecilik sektörünün ekonomik, sosyal ve kültürel altyapısını incelerken; yerel ve küresel oyuncular için yatırım firsatlarının da altını çiziyor. Basın toplantısında bir konuşma yapan AMPD Yönetim Kurulu Başkanı Nuşin Oral, perakendenin, Türkiye ekonomisinin geleceğini şekillendirecek sektör olduğunu her fırsatta belirttiklerini, ancak bu söylemin kabul edilmesi için gerekli bilimsel göstergeler ve analizler olması gerektiğini iletti. Hazırlanan “Türk Perakende Sektörünün Değişimi ve Ekonomi Üzerindeki Etkileri” raporunun gerek kamuoyu gerek devlet, gerekse sektördeki tüm yöneticiler için bir referans çalışma olacağına inandıklarını belirten Nuşin Oral: “Bu rapordan elde ettiğimiz veri ve bilgilere dayanarak, Türkiye perakende sektörünün bir değişim sürecinde olduğunu ve gelenekselden organize perakendeye geçiş sürecinin hızlanmasının ekonomi üzerinde de etkilerini göstermeye başladığını gözlemliyoruz. Dolayısıyla çok rahatlıkla, 21. yüzyılın ilk çeyreğinde dönüşümün motoru perakende sektörü olacak diyebiliriz.” Raporun sunumunu yapan ve basın mensuplarının sorularını yanıtlayan PwC Türkiye Perakendecilik ve Tüketiciye Yönelik Ürünler Sektörü Lideri Adnan Akan., “Perakende sektörü ekonomiyi çok farklı kollardan etkiliyor. Her yıl yaklaşık 750 bin kişinin işgücüne katıldığı Türkiye’de; perakende sektörü özellikle yüksek öğrenim göremeyen genç nüfus için geniş çapta iş olanağı sunuyor. Rapor perakende sektörünün tarımdan, ekonominin kayıt altına alınmasına; tedarikçiler ve KOBİ’lerden doğrudan uluslararası yatırımcılara kadar farklı alanlarda ekonomiye sağladığı katma değerini ortaya koyuyor.” dedi. kaynak: sanayiden.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 541
|
| Çiftçi, keçisini, biberini site üzerinden satıyor 25/10/2007 15:22 |
Kanaat Notu: 12   |
Çiftçi, keçisini, biberini site üzerinden satıyor Tülin Akın henüz üniversite öğrencisiyken tarım ürünlerini pazarlamak için internet sitesi kurdu. Çiftçilerin çekinceyle yaklaştığı "tarimsalpazarlama.com", 4 yılda 20 bin 12 üyenin ürünlerinin alıcı bulduğu büyük bir pazara dönüştü 1 milyon 200 bin dolar değer biçilen sitenin Rusya, İngiltere, Azerbaycan, İran, Ukrayna ve İsrail'den Türkiye pazarına girmek isteyen 300 üyesi var. Akdeniz Üniversitesi Korkuteli Meslek Yüksekokulu Tarımsal Pazarlama Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Tülin Akın, doğru pazarlanamayan tarım ürünlerinin satılabilmesi için yeni ve farklı çözüm arayışlarına girdi. Üreticiyi, internet üzerinden tüketiciyle buluşturmak için o yıllarda tarimsalpazarlama.com sitesini kuran Akın'a, önce "günah" diyen üretici, artık keçisini, biberini, elmasını internetten pazarlıyor. 20 bin üyesi varAkın'ın 4 yıl önce, henüz üniversite öğrencisiyken açtığı sitenin bugün 20 bin 12 üyesi var. Köylerinde ürettikleri bal, domates ya da besledikleri keçi ve koyunun yanı sıra üreticilerin tarım ekipmanları da sitede pazarlanıyor. Küçük üreticiler, ürünlerini site kanalıyla Rusya, İsrail veya Almanya'ya bile pazarlayabiliyorlar. Tülin Akın, 4 yıl önce üreticilerin ilgi göstermediği siteyi satın almak için 1.2 milyon dolar teklif verenler olduğunu söyledi. 22 yaşındayken siteyi kurduğunda "İnternet nedir?" veya "günah" diyen üreticilerin artık köy kahvelerinden tarimsalpazarlama.com'u takip ettiklerini belirten Akın, fuarlarda site üyeleriyle buluştuklarını anlattı. Akın, "Genç olduğum için şaşırıyorlar. 'Patronuna söyle çok iyi elemanlar yetiştirmiş' diyenler oluyor" dedi. Uluslararası oldu"Hayvanın dişlerine, yaşına bakmadan nasıl satın alacaklar?" tartışmalarından "kurbanlık satışı yapılan bir site haline geldiklerini" belirten Akın, siteye ürün satışı için bırakılan ilanları, tarım sektöründen 35 bin kişiye e-posta aracılığıyla anında ulaştırdıklarını dile getirdi. Akın, Rusya, İngiltere, Azerbaycan, İran, Ukrayna ve İsrail'den üye olan 300 kişi ya da kuruluşun da Türkiye pazarına tarimsalpazarlama.com aracılığıyla girdiğini kaydetti. Tülin Akın, tarimsalpazarlama.com üzerinden sadece bir firmanın 80 bin dolarlık ihracat yaptığını, sulama ürünleri üreten İspanyol bir şirketin de siteleri üzerinden Türkiye'de sulama bayiliği yapılandırmasını oluşturduğunu kaydetti. Tarım sektöründe işçi ve iş arayanları buluşturacak tarimkariyer.net ve tarımsal emlak arayan ve satanları bir araya getirecek siteleri de çok yakında hizmete sokacaklarını belirten Akın, Ramazan Bayramı'nın ardından çiftçilere yönelik ücretsiz eğitim çalışmalarına başlayacaklarını sözlerine ekledi. kaynak: haber10.com
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|