Haberler
Eğitim Duyuruları
|
|
Son Yorumlar |
|
Home Center
|
CAN YAKICI Merhaba,
açıkcamı keşke bu fotoğra...
|
|
30/06/08 13:19
devamı...
|
|
ileten yavuzak69 |
|
|
|
Kadınların favori lüks otomobilleri (1 izleyici)
|
|
BAŞLIK: Kadınların favori lüks otomobilleri
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Sakıp Bey'in rüyası gerçeğe dönüştü, Lassa tereciye tere sattı 14/01/2008 13:59 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Sakıp Bey'in rüyası gerçeğe dönüştü, Lassa tereciye tere sattı  2007'yi 47 ülkeye 2.5 milyon adet Lassa markalı lastik satarak kapatan Brisa'nın genel müdürü Savaş, "Lassa'nın küresel marka olması Sakıp Bey'in rüyasıydı. Ralli ülkesi Finlandiya'ya bile ralli lastiği sattık" dedi.. Tek fabrikada üretim yapmasına rağmen Avrupa'nın altıncı büyük lastik üreticisi olan Brisa, Türk otomotiv sanayine paralel olarak büyümeye devam ediyor. Yerli montaj ve yenileme pazarının yanı sıra otomotiv ana sanayi gibi ihracatla büyüyen Sabancı Grubu kuruluşu Brisa, 2007 yılını 47 ülkeye 2.5 milyon adet Lassa, 500 bin adet Bridgestone ihraç ederek kapattı.  2007'de cirosu 700 milyon YTL'yi, ihracatı 170 milyon doları bulan ve 9 ülkeyi daha yurtdışı pazarlarına dahil etmeyi başaran Brisa'nın yurtdışı Lassa satış ağını daha da genişletmek için çalıştıklarını açıklayan Brisa Genel Müdürü Bülent Savaş, "Bugüne kadar 30 milyon Lassa ihraç ettik. Son 4 yılda lastik ihraç ettiğimiz ülke sayısını 30'dan 47'ye çıkardık, satışlarımızı yüzde 50 artırdık. Lassa Rally Team'in geliştirdiği ralli lastiklerini milli sporları ralli olan ve dünyaca ünlü ralliciler yetiştiren Finlandiya'ya bile sattık. Sakıp beyin rüyası Lassa'nın küresel bir marka olmasıydı. Attığımız adımlarla bunu gerçekleştirdik" şeklinde konuştu. TEK FABRIKADA BÜYÜMEYE DEVAMLassa'nın kış lastiği Snoways'in İsveç'in Kuzey Kutup Dairesi içinde kalan bölgesinde yapılan özel test sürüşü organizasyonunda konuşan Savaş, gazetecilerin Brisa ve lastik sektörü hakkındaki sorularını yanıtladı. Her yıl yüzde 15 büyüyen Türk markası Lassa'nın küresel anlamda büyük bir oyuncu olmasının ardında sadece satış ve pazarlama başarısı yatmadığını vurgulayan Savaş, Lassa markalı lastiklerin kalite performansıyla da önplana çıktığını söyledi.  "Lassa markamız ihracatımızın yüzde 70'ini yaptığımız Avrupa'da her geçen gün yükselen bir değer haline geliyor. Örneğin Bulgaristan'da yüzde 20'ye varan pazar payımız var. İtalya gibi lastik üreticisi bir ülkede bile kısa sürede yüzde 2 pazar payına ulaştık. Ortadoğu, eski Sovyetler Birliği ve Kuzey Afrika pazarlarında ise satışlarımızı kısa sürede iki katına çıkarabiliriz. Fakat bu pazarların oturmasını bekliyoruz" diyen Savaş, çok istemelerine rağmen yollarına ikinci bir fabrika kurarak değil kapasite artırarak devam edeceklerini söyledi. İlave bir fabrikanın gönlünden geçtiğini ifade eden Savaş, Güler Sabancı'yı da bu konuda kendisine yakın bulduğunu şu sözlerle açıkladı: "Güler Hanım'da ilave bir fabrika arzu ediyor. Fakat bunun için Bridgestone'un onayı gerek. Şuanda olduğumuz yerde büyümeye devam edeceğiz. Yıllık yaklaşık 9 milyon adetlik üretim kapasitemizi Brisa olarak 10 milyonun üzerine çekmeyi hedefliyoruz." Martinik adasına bile satılıyor İHRACAT yaptığı ülke sayısını 2007'de 9 ülke daha ekleyerek 47'ye çıkaran Lassa, Avrupa'nın yanı sıra dünyanın bir çok ülkesine lastik ihraç eder konuma geldi. Avusturya Posta İdaresi ile Bulgaristan ve Romanya Polis Teşkilatı'na Lassa Snoways kış lastiği taktıran Lassa, artık Martinik Adası, Cape Verde, Fransız Guyanası, Lübnan, Fas, Cezayir, Pakistan, Sudan, Irak, Suriye, Gürcistan, Mısır ve Afganistan gibi Avrupa dışında pek çok ülkede de kullanılıyor. -40 derecede 1300 km yol yaptı  LASSA, ürün yelpazesinde yer alan kış lastiği Snoways'in dayanıklılığını Kuzey Kutup Dairesi'nde denedi. Avrupa kıtasının Kuzey Kutbu'na en yakın noktası Nordcapp'ten daha güneye, Kiruna'ya doğru yola çıkan Lassa Snoways lastikleri takılı iki araçlık konvoy, -40 dereceye varan soğukta ve zorlu coğrafi şartlarda gerçekleştirdiği 1300 km'yi yol testini tamamladı. Hava sıcaklığının 7 derecenin altına düşmesiyle kış lastiğinin sürüş güvenliği açısından önemine dikkat çeken Savaş, tüketici bilincinin yükselmesiyle kış lastiği kullanım oranının yüzde 10'lara yükseldiğini söyledi. Savaş şöyle konuştu: "Örneğin, Ankara'da en son kar yağışında bayilerimizin önüne bir günde tam 400 araç geldiği oldu. Tüketiciler kış lastiği kavramına alışmaya başladı. Fiyat konumlandırmamız Michelin ve Goodyear'ın hemen altında makul bir düzeyde. Snoways kalın kar tabakalarında bile tutunma sağlayan derin dişli sırt desenine sahip. Ayrıca ince olukları sayesinde ıslak karlı ve buzlu yollarda yol tutuşa yardımcı oluyor. Kutupdaki performansı bunun en büyük kanıtı." ÖZHAN TEZEL | Sabah Gazetesi kaynak: 
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Polaroid ile yazıcınız artık cebinizde 14/01/2008 14:11 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Yazıcınız artık cebinizde Polaroid ve Zink Imaging firmaları, cep telefonları ve fotoğraf makineleri için çok küçük boyda bir cep foto yazıcısını duyurdu. Fotoğraf makinesi üreten Polaroid firması, anında resim basan çok küçük boydaki yazıcılarını Las Vegas'ta devam eden Consumer Electronic Show (CES) fuarında tanıttı. Şirketin yeni avuçiçi yazıcıları Polaroid'in geliştirdiği yeni termik printing teknolojisiyle Zink Imaging'in geliştirdiği renklerde mürekkep kullanmadan fotoğraf basıyor. Polaroid'in Başkan Yardımcısı John Pollock, yazıcılarının bu yaz satışa sunulacağını ve fiyatının 150 doların altında olacağını bildirdi.  Bu yeni ürünle kullanıcılar cep telefonları ve dijital fotoğraf makinelerinden bluetooth vasıtasıyla kablosuz olarak istedikleri fotoğrafları yazıcıya gönderip 12 cm x 18 cm boyutlarında çıktı alabilecekler. kaynak: 
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
|
| Dell, içbükey LCD ekranlarını Crysis oyunu ile tanıtıyor 14/01/2008 15:08 |
Kanaat Notu: 0   |
|
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Vodafone 'dakikası 1 kontör' dedi, rakiplerine fark attı 14/01/2008 15:18 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Vodafone 'dakikası 1 kontör' dedi, rakiplerine fark attı Vodafone Türkiye, faturasız hatlar için her yöne doğru yapılan aramalardaki 'tek fiyat' uygulamasında fiyatını 1 dakika için 1 kontöre çekerken, rakipleri Turkcell ve Avea 2 kontörde kaldı Cep telefonu operatörü Vodafone'un faturasız hatlı aboneleri için hazırladığı 'Ayrım Yapmayan Tarife' piyasayı hareketlendirdi. Yeni tarife seçeneği, her yöne doğru aramaların 1 kontör gibi oldukça düşük fiyata yapılmasını sağlıyor. "Vodafone verdiği sözü tutuyor, kuralları değiştirmeye devam ediyor" sloganıyla bu tarife tipini uygulamaya alan şirketin fiyatlarına bakıldığında, rakamların diğer iki rakibine göre oldukça düşük kaldığı görülüyor. Vodafone Türkiye, cep operatörleri Turkcell, Avea ile sabit hat operatörü Türk Telekom'a doğru yapılan aramalar için uyguladığı ücreti yeni tarifesiyle birlikte dakikası 1 kontöre çekerken, Avea ve Turkcell benzer tarifelerinde 2 kontörlük fiyat uyguluyor. Kontör yükleme şartıTürkiye'deki abonelerin yüzde 80'inden fazlasının faturasız hat kullanıyor olması ve bu abonelerin kontör fiyatlarını oldukça yakından takip etmeleri, bu alanda yapılan indirimlerin hızla yeni aboneye dönmesine yol açıyor. Üç cep operatörü de bu tarife modelini 'indirim' seçeneği altında sunarken, bu indirimden yararlanılması için aboneye kontör yüklemede aylık olarak bir alt limit konuluyor. Vodafone'da bu alt limit 200 kontör, Turkcell'de 250 kontör, Avea'da ise 150 kontör olarak belirlenmiş durumda. 'Tek fiyat'tan oluşan bu tarifeyi kullanacak olan olan tüm cep telefonu aboneleri, alt limit için gerekli kontörleri 'tek seferde' yüklemediklerinde standart (indirimsiz) tarife üzerinden ücretlendiriliyor. Bu durumda Vodafone, tüm yönlere doğru aramalar için dakika başına 3 kontör alırken, Turkcell 4.99 kontör, Avea ise 4 kontör alıyor. Ayrım Yapmayan tarife100 kontör fiyatı: 15 YTL# Aylık en az 200 kontör yüklendiğinde bu tarifeden yararlanılabiliyor. 100 kontör+100 kontör veya benzeri yüklemeler geçerli olmuyor. # Kontör atış periyotları indirimli tarifedeyken 60 saniye/1 kontör, normal tarifede 20 saniye/1 kontör olarak uygulanıyor. # Yurtiçi diğer GSM operatörleri ve sabit telefonlar ile bu tarife kapsamındaki görüşmeler aylık 250 dakika ile sınırlı. Sınır aşıldığında 3 kontörlük tarife aktif oluyor. # Faturalı aboneliklerden geçişlerde 10 YTL, ön ödemeli aboneliklerden geçişlerde 75 kontör geçiş ücreti var. Yeni aboneliklerde ücret alınmıyor. # Ayrım Yapmayan tarife kapsamında konferans görüşme özelliği bulunmuyor. http://getir.net/k6k BirFiyat tarifesi100 kontör fiyatı: 16 YTL # Tek seferde en azından 250 kontör yükleyen aboneler her yöne dakikası 2 kontöre konuşuyor. Yüklenen 250 kontör karşılığında 1 ay boyunca bu tarife türünden yararlanılıyor. # Turkcell'in ön ödemeli hatlar için uyguladığı bu tarife seçeneğinde 250 kontör yüklemeyen aboneler, her yöne dakikası 4.99 kontör üzerinden faturalandırılıyor. # Turkcell aboneleri bu tarife üzerinden indirimli konuştuklarında kontör atış periyodu 30 saniye, indirim almadan konuşulduğunda ise kontör atış periyodu 12 saniye olarak uygulanıyor. # Aboneler, 250 ve üstü kontör yükleyerek indirimden faydalanmak için BirFiyat tarifesine kısa mesaj göndererek geçiş yapabiliyorlar. http://getir.net/k6j HepsiBir tarifesi100 kontör fiyatı: 15 YTL # Aylık en az 150 kontör yükleyen aboneler ilgili ay süresince bu tarifeden yararlanıyor. Kampanya tek seferde 150 ve üzeri kontör yüklendiğinde geçerli oluyor. # Yükleme yapılmadığı durumlarda aramalar dakikası 4 kontör üzerinden ücretlendiriliyor. # Avea'da indirimli arama kampanyası kapsamında hazırlanan bu tarife seçeneğinin 1 Mart 2008 tarihine kadar geçerli olduğu duyuruluyor. # HepsiBir tarifesinin kontör atış periyodu 15 saniye olarak uygulanıyor. İndirimli aramaların kontör atış periyodu ise 30 saniye. # Mevcut Avea aboneleri için faturasız tarifelerden HepsiBir tarife seçeneğine geçişlerden ücret talep edilmiyor. Faturalı hatlardan HepsiBir tarifesine geçiş için ise ücret olarak, KDV ve ÖİV dahil 6 YTL alınıyor. http://getir.net/k6i Şükrü Andaç | Milliyet Gazetesi kaynak: 
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
|
| bugün biraz hastayım bu yüzden haber ekleyemiyorum. :(( 15/01/2008 23:26 |
Kanaat Notu: 0   |
bugün biraz hastayım bu yüzden haber ekleyemiyorum.
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Aldi Türkiye ye geliyor. İndirim marketlerinde savaş esas şimdi başlıyor. 17/01/2008 12:54 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Aldi Türkiye ye geliyor. İndirim marketlerinde savaş esas şimdi başlıyor. Perakende sektörünün önde gelen kuruluşlarından BİM'in ilham kaynağı olan Alman Aldi Süd marketleri Türkiye'ye gelmeye hazırlanıyor. İstanbul Gümüşsuyu'nda ilk ofisini tutan şirket, 'Aldi Mağazacılık Ticaret Limitet Şirketi' olarak ticaret odasına kaydını yaptırdı. Rekabet kızıştı, Alman ucuzluk devi Aldi Türkiye'ye geliyor İstanbul Ticaret Odası (İTO) sicil kayıtlarına göre şirketin yönetim kurulunda Friedhelm Dold, münferiden müdür olarak gözüküyor. Şirketin kaydı odaya 'bakkaliye' sektöründe faaliyet göstermek üzere işlenirken, ticari faaliyet kapsamı ise şöyle tanımlandı: "Türkiye'de her türlü mal ve emtianın alım ve satımı, pazarlanması, perakende veya toptan satışı, doğrudan veya dolaylı olarak Türkiye'de, yurtdışında süpermarketler ve başka yollarla dağıtılması." Aldi Süd'ün İstanbul'daki ofisini Avusturya'daki bağlantılı şirketi Hofer KG aracılığı ile açtığı belirtiliyor. Dünyadaki operasyonlarını kuzey ve güney olmak üzere ikiye ayıran şirket; Yunanistan, Türkiye ve Rusya'yı güneydeki operasyonları içinde değerlendiriyor. Almanya'da yayınlanan Manager Magazin dergisine göre orta vadede Türkiye'de perakende mağazalar zinciri açmayı hedefleyen şirketin İstanbul'daki ofisinin de ilk etapta irtibat merkezi olarak faaliyet göstermesi planlanıyor. Şimdilik sadece gelen telefonlara bakılan ve kargo takibi yapılan irtibat bürosunun Türkiye operasyonlarını ne zaman başlatacağı ise belirsizliğini koruyor. Edinilen bilgilere göre şirket şu anda nasıl bir yapılanmaya ve nerelerde mağazalar açılabileceğine ilişkin piyasa araştırması yapıyor.  Temeli 1913 yılında atılan Aldi marketler zinciri Albrecth ailesi tarafından kuruldu. 1960'lara kadar Karl ve Theo kardeşler tarafından idare edilen şirket, markette sigara satılıp satılamayacağı tartışmaları yüzünden ikiye bölündü. Almanya'nın kuzeyindeki mağazalar Aldi Nord ve güneyindeki mağazalar ise Aldi Süd tabelası altında faaliyet göstermeye başladı. Aldi Nord'un 35 ana distribütör olmak üzere toplam 2 bin 500 mağazası bulunurken Süd'ün 31 ana distribütör ve bin 600 mağazası bulunuyor. Aldi'lerin toplam 16 ülkede 7 bin 600 civarında şubesi var.  Aldi Nord, Belçika, Hollanda, Lüxemburg, Fransa, İspanya, Portekiz ve Danimarka'da faaliyet gösterirken; Aldi Süd, Avusturya, İngiltere, İrlanda, ABD, Avustralya, İsviçre ve Slovenya'da yer alıyor. Her hafta bir market açan Aldi Süd, 2005 yılından itibaren İsviçre'de, geçen yıldan itibaren de Macaristan, Yunanistan ve Polonya'da büyüme kararı aldı. İki şirketin toplam cirosunun 35 milyar doları geçtiği tahmin ediliyor. Türkiye'de özellikle Migros'un satışının gündeme gelmesiyle birlikte perakende sektöründe büyük hareketlilik yaşanıyor. Carrefour'la birlikte hareket eden Sabancı Grubu teklif vermekten vazgeçince ABD'li fon şirketlerinde Blackstone ile Hırvat perakende şirketi Agrokor, Koç Holding'le görüşmelere başladı. Diğer yandan çeşitli ülkelerden perakende sektörüne yönelik ilgi devam ediyor.  Bu ayki Capital Dergisi'nde yer alan bilgilere göre, gıda alanında Metro Group'un indirim market zinciri Extra ve Alman indirim marketi Penny. Konfeksiyon perakendeciliği alanında faaliyet yatırım yapmasına kesin gözüyle bakılan markaların başında Amerikan giyim markası Bebe, Victoria's Secret, İtalyan giyim markası Marina Yatching, Henry Cotton's ve Japon Muji. Yapı market konusunda da yine Almanların en büyük mağaza zincirlerinden Oli, Amerikalı dekorasyon mağazası Otantic. Öte yandan birçok yabancı şirket de Türkiye'de ortak arıyor. Alman Tengelmann. Lidl, Fransız Auchan, komşu ülke Yunanistan'dan Viatra ile Danimarka'dan Delhaize. İngiliz elektronik zincirlerinden Maplin, Hollandalı Eoronis, Yunanlı Germanus, Amerikalı Radio Shack bu konuda ismi geçen markalar. Migros'un satışı ile gündeme gelen dünyanın en büyük şirketlerinden biri olarak kabul edilen Wal-Mart'ın Türkiye piyasasına yönelik araştırmaları devam ediyor. Abdulhamit Yıldız | Zaman Gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Pillere vitamin 17/01/2008 14:41 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Pillere vitamin Bataryanın kullanım süresini yüzde 35 artıran pil vitamini, pilin ömrünü 2 katına çıkarabiliyor. Pil vitamini, batarya kullanım süresinin her şarjda azalmasının önüne geçen, bir nano-teknoloji ürünü. Bataryanın, şarj edildiği her defa daha yüksek verimle çalışmasını sağlayarak, şarj devrini ve kullanım ömrünü %60'a varan oranda uzatır. Enerji tasarrufunun ekstra hassasiyet kazandığı bu günlerde, pil vitamini şarjın daha hızlı dolması ve daha uzun süre dayanması sayesinde elektrik enerjisinden de tasarruf sağlarken, bataryanın şarj edilebilme ömrünü de uzattığı için, atık pil sayısının zaman içinde azalmasına katkıda bulunuyor.        Cep telefonu, kamera, video, dizüstü bilgisayar gibi yüksek enerji isteyen cihazlarda harcanan enerji daha çabuk tükendiğinden, bataryanın kullanım süresi ve ömrü gittikçe azalır. Bir batarya ortalama 500 ila 1000 defa arasında yeniden şarj edilir. Nano seramikten üretilen Pil vitamini, sahip olduğu IonXR2 teknolojisi sayesinde bataryanın içinde bulunan elektronların elektriği iletme yeteneklerini artırarak, kapasite kaybını azaltır ve bataryanın performansını iyileştirir. Pil Vitamini, Li-Ion, Li-Polymer, Ni-CD ve Ni-MH bataryalarda kullanılabiliyor.   Çeşitli ebatlarda pazara sunulan Pil Vitamini, bir kağıt kalınlığında olup, herhangi bir montaj gerektirmeksizin, bataryanın üzerine yüzde 70'ini kaplayacak şekilde yerleştirilerek kullanılıyor. Dünya pazarında Batmax markasıyla bilinen ürün, Türkiye pazarında Pil Vitamini markasıyla satışa sunuldu. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Kravat takmam dedi pizzanın patronu oldu. 17/01/2008 15:07 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri ‘Kravat takmam’ dedi pizzanın patronu oldu  London School of Economics’ten mezun olup da pizzacı dükkanı açan ilk girişimci olma özelliği taşıyan Kürşat Tayfur, 9 ayda 2 dükkan açtı. Bu rakamı 5’e çıkardıktan sonra yurtdışına açılacak olan Tayfur, gelen franchise tekliflerini ise geri çeviriyor EĞİTİM almak için gittiği İtalya’dan döndüğünde takım elbiseli, kravatlı bir yönetici olup Maslak’taki plazalardan birinde çalışmaktansa pizzacı olmayı tercih eden Kürşat Tayfur, 9 ay içinde ikinci dükkanını açtı. Önceleri müşterisi olduğu İtalyan pizza ustası Carlo’dan aldığı teknikleri Türkiye’de uygulayan Tayfur’un hedefi ise 5 mağaza ulaştıktan sonra yurtdışına uzanarak, dükkanlar açmak. 24 yaşında kendi işinin patronu olan Tayfur, İstanbul Bilgi Üniversitesi ve London School of Economics’ten mezun olduktan sonra Milano Bocconi Üniversitesi’nde ekonomi master’ını tamamladı. Tayfur, İstanbul’a dönerek bir yandan Koç Üniversitesi’nde MBA yaparken bir yandan da Carlo Pizza’yı Türkiye’de kurma fikrini hayata geçirmeye karar verdiğini söyledi. BİR DÜKKAN 150 BİN YTLYURTDIŞINDAN ve yurt içinden franchise teklifleri geldiğini ancak bu konuya şimdilik sıcak bakmadıklarını ifade eden Tayfur, 150 bin YTL’lik bir maliyetle kendi dükkanlarını açtıklarını söyledi. İtalyan pizzasıyla sınırlı kalmadıklarını ve pizzayı Türk damak tadına uygun hale getirdiklerini belirten Kürşat Tayfur ‘Türk damak tadının çok farklı bir yapısı var.  Pizza denilince hep farklı damak tatları insanın hafızasında canlanıyor. Ancak Verdure ismini verdiğimiz Türk usulü bir pizzamız var. Bu pizza müşterilerimizden büyük beğeni topladı. Şu an 15 mönü çeşidimiz var, ürün çeşitliliğimizi önümüzdeki süreçte 50’ye çıkarmayı planlıyoruz. Sürekli çalışmalar yapıyor, kandimizi geliştiriyoruz’ diye konuştu. Avizeler Floransa’danCARLO Pizza’nın farklı bir çizgisi olmasına gayret gösterdiğieni söyleyen Kürşat Tayfur, dekorasyonda İtalya’dan getirdiği malzeme ve aksesuarları kullundığını söyledi. Tayfur’un verdiği bilgiye göre tavanındaki Floransa el yapımı avizesinden tuval üzerine yapılan resim çalışmalarına kadar bunu görmek mümkün. Tayfur pizzacılığı seçmesine ilişkin olarak da ‘Aldığım bu kadar akademik eğitimlerin ardından neden pizza sektörüne girdiğim soruluyor. Aslında biraz da yadırganarak soruluyor. Ancak hukuk fakültesinden çıkan avukat nasıl hakim, savcı oluyorsa ekonomi okuyan birinin de işletmeci olması o kadar doğaldır’ dedi. FULYA ERDEM | Akşam gazetesi kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
|
| Yerli bilgisayar firması Aidata, LCD TV üretimine başladı 17/01/2008 15:45 |
Kanaat Notu: 2   |
Pazarlama Haberleri Yerli bilgisayar firması, LCD TV üretimine başladı  Atmaca Elektronik'in bilgisayar, Tandoğan Yatırım Holding'in cep telefonu sektörüne girmesinin ardından LG, Philips, Asus gibi markaların distribütörü Boğaziçi Bilgisayar da Aidata markasıyla ev elektroniği üretimine başladı. Bilişim şirketi olarak bilinen Aidata, LCD televizyon üretimi için iki yıldır yatırım yaparken, ürünlerini test edip satışa da başladı. İstanbul'da düzenlediği basın toplantısında yeni yapılanmayı anlatan Boğaziçi Bilgisayar Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Tecdeli, LCD TV, ev sinema sistemi, DVD çalar üretimi için yatırım yaptıklarını söyledi. Ev elektroniği alanında dünya çapında üretim yapan yerli ve yabancı markaların bilgisayar işine girdiğine işaret eden Tecdeli, "Biz de gelişen teknoloji ve tüketici eğilimleri sonucu ev elektroniği alanına girmeye mecbur kaldık. Yakın zamana kadar bilgisayar olarak hizmet veren cihazlar artık bilgi iletiyor.  LCD TV üretimi için son iki yıldır 12 bin metrekarelik tesisimize yatırım yapıyorduk. Üretim bandını tamamladık." dedi. Şirket, 2008'de 150 bin PC ve notebook, 50 bin de LCD TV üretmeyi hedefliyor. Geçen yıl 50 milyon dolar ciro yapan Aidata'nın bu yılki hedefi 120 milyon dolar. 2007'yi 300 milyon dolar ciro ile kapatan Boğaziçi Bilgisayar ise bu yıl 500 milyon dolar ciroyu hedefliyor. Mehmet Sakin | Zaman Gazetesi | İstanbul kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Bul Bul B90: Yollar ondan sorulacak 17/01/2008 15:59 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Bul Bul B90: Yollar ondan sorulacak 81 ilin haritası ve Türkçe sesli menü desteği ile gelen Bul Bul B90, 400 kapasitelik MP3 çalar ve video kayıt özelliğine de sahip 81 ilin karayolları haritasına ve 48 ilin sokak detaylarına sahip yol rehberi Bul Bul B90’ın dokunmatik ekranından yol detaylarını, otoban çıkışlarını, kavşakları, caddeleri, tek ve çift yön sokakları takip edebiliyorsunuz. Şubat ayı içinde çıkacak ücretsiz güncellemesi ile kapsam alanı 48 ile çıkacak.   Bul Bul B90 Türkçe menüsü ve Türkçe sesli yönlendirmesiyle, 100 bin üzerinde hastane, okul, restoran, sağlık kuruluşu gibi önemli noktalar konusunda da kullanıcılara yardımcı oluyor. 184 noktada servis hizmeti veren Bul Bul B90’nın garanti süresi 2 yıl olup, Bul Bul’daki yol güzergahları ve yeni adresler 3 ayda bir ücretsiz olarak güncelleniyor. 499 satış fiyatına sahip Bul Bul 90 alanlara 2 GB hafıza kartı da hediye ediliyor. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Hostes ve pilotları Vakko giydirecek 17/01/2008 16:12 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Hostes ve pilotları Vakko giydirecek THY'nin 75. yılında yeni formaların yapımı için açılan ihaleyi Vakko aldı. İlk etapta kaptan pilotların kıyafetleri değiştirilecekHostes ve pilotları Vakko giydirecek Türk Hava Yolları (THY) personelinin kıyafetleriyle ilgili ihaleyi Vakko kazandı. THY'nin 75. yılında yeni tasarım ve yeni konsept formaların yapımı için açılan ihaleyi Vakko aldı. İhale kapsamında ilk etapta kaptan pilot ve uçuş hareket uzmanlarının kıyafetleri değiştirilecek.  THY Basın Müşaviri Ali Genç, bu yıl, THY'nin 75'inci yılını kutladığını hatırlatarak, 75. yıl çerçevesinde bir dizi etkinliğin yanı sıra yenileme çalışmaları da yapacaklarını söyledi. Kıyafet değişikliğinin de bu çerçevede yapıldığını dile getiren Genç, "Özel Alım ve Satım Kurulu, çeşitli firmaların tekliflerini değerlendirmiş, teklif ve tasarımı daha uygun olan Vakko'yu seçti. Yönetim de onayladı" dedi. THY'nin, şu anda kullanılan kıyafetleri, modacı Cemil İpekçi tarafından tasarlanmıştı. Tarzlar henüz belirlenmediTHY ihalesini kazadıktan sonra çalışmalarına hızlandıran Vakko, THY personelinin kıyafetlerini önümüzdeki günlerde desinatörlerle yapılacak bir toplantı sonunda şekillendirecek. Vakko basın müdürlüğü konuyla ilgili yaptığı açıklamada, kıyafetlerle ilgili henüz kesin bir fikir oluşmadığını belirterek, personel kıyafetleriyle ilgili renk ve çizgilerin önümüzdeki günlerde düzenlenecek bir toplantıyla duyurulacağını açıkladı. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Lüks saat tutkusuna orta sınıf da katıldı 18/01/2008 21:33 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Lüks saat tutkusuna orta sınıf da katıldı Saatin, ihtiyaçtan çok aksesuar aracı olarak görülmesi, lüks saatlerin satışında geçmiş yıllara göre artış yaşanmasını sağlıyor. Rolex, Omega ve Mont Blanc Türkiye distribütörlüğünü yapan Rotap Saatçilik A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Bal, lüks saat satışlarındaki artışın ülke koşulları ile ilgili olduğunu söyledi. Ekonomide gelinen koşullarla birlikte lüks saatlerin satışının geçmişe göre ivme kazandığını ifade eden Bal, “Muhtemelen iş adamlarımız ve prestije düşkün vatandaşlarımız kendi kişisel tercihlerini daha prestijli kılmak için bu tür ürünlere ilgi duymaya başladılar. İhracatın artması, insanlarımızın daha çok yurt dışına seyahat ettikleri anlamına geliyor ve gördükleri şeylere daha çok ilgi duyuyorlar. Sadece ekonomik değil, kültürel gelişmişlik de bunu tamamlıyor. O nedenle bu tür aksesuarlara ilgi arttı” dedi. Bal, Türkiye'de lüks saat tüketiminin 2005, 2006 ve 2007 yıllarında yıllık ortalama yüzde 30-40 artış gösterdiğini bildirdi. Omega saatlerin en düşük fiyatının 4 bin YTL en pahalı olanlarının ise 100 bin YTL civarında olduğuna işaret eden Bal, "Rolex saatlerinin fiyatı da o civarda. Mont Blanc ise çok değişken. Pırlantalı modelleri var. Mont Blanc saatlerinin en düşüğü 3 bin avrodan başlıyor 200 bin avroya kadar çıkıyor" dedi. Bal, 2008 yılında ekonominin iyi gitmesi durumunda satışlardaki mevcut trendi yüzde 15 daha yükseltmeyi düşündüklerini kaydetti. “MODA MARKALARI, SEKTÖRDE YÜZDE 40 PAYA SAHİP”Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Kaya da, kişi başı gelirin artmasıyla lüks saat tüketiminde de artış kaydedildiğini belirterek, Lüks saat tüketiminde yüzde 15-20 artış olduğunu söyledi.   Ramazan Kaya, “Bizim bu kategoride üst grup olarak Emporio Armani, Hugo Boss, Valentino, Calvalli, Burberry markalarını sayabiliriz. Bu saatlerin fiyatları 500 YTL'den başlıyor 7-8 bin YTL'ye kadar çıkabiliyor” dedi. Lüks saatleri daha çok orta ve üst gelir grubunun ve 35 yaş üstünün tercih ettiğini ifade eden Kaya, kadınların karar vermede etkili olduğunu söyledi.  10 yılı aşkın süredir Emporio Armani, Valentino gibi tekstil kökenli gözüken moda markalarının saat sektörüne girdiklerini söyleyen Kaya, moda markalarının şu anda dünya genelinde saat sektöründe yüzde 40 paya sahip olduklarını, Diesel ve Guess'in de bu kategoriye sokulabileceğini kaydetti. Kaya, “Moda saat markaları, saat sektöründe kendilerine kalıcı yer edindiler. Klasik saat markalarını daha farklı dizayn yapmaya zorluyorlar” dedi. “SEKTÖRÜN BÜYÜKLÜĞÜ 500-600 MİLYON DOLAR”Ramazan Kaya, 2008 yılında büyük kasalı saatlerin, renkli kadranların, bakır altın karışımı, kırmızı altını diye nitelendirilen kaplamanın şu anda moda olduğunu söyledi. Markalı saat sektörünün perakende rakamlarıyla Türkiye'deki büyüklüğünü 500-600 milyon dolar olarak tahmin ettiklerini ifade eden Kaya, Türkiye'deki saatlerin ağırlıklı olarak Uzak Doğu ve İsviçre'den geldiğini anlattı. Kaya, “Bizim ürünümüz artık bir aksesuar özelliği arz ediyor. Artık saati her yerden öğrenebiliyoruz. Saat artık zamanı gösteren araç olmaktan çıktı aksesuar aracı haline geldi” dedi. “SAAT, İHTİYAÇTAN ÇOK BİR AKSESUAR OLDU” Forum Saatçilik ortaklarından Hatice Kaya da, 2007 yılının ikinci yarısında saat piyasasına girdiklerini ifade ederek, “Lüks markaların tüketimi Türkiye'de giderek artıyor. Lüks markaların daha uygun fiyatla piyasada satışının varlık gösterebildiğini gördük. Lüks demek artık pahalı ürün demek anlamına gelmiyor” dedi. Hatice Kaya, 2008 yılında eğer ciddi bir kriz olmazsa lüks tüketimin artacağını, lüks saat satışları anlamında 2008'in 2007 yılından daha iyi olacağını kaydetti.  Hollanda menşeli TW STEEL saatlerini Türkiye'de sattıklarını belirten Kaya, saatlerin fiyatının 500 YTL ile bin 500 YTL arasında olduğunu söyledi.  Hatice Kaya, “Eskiden insanlar kollarına belki 5 yılda 1 saat alırken şimdi en az 2-3 saat alıyorlar. Saat artık ihtiyaçtan çok bir aksesuar oldu. Giysiye göre saat seçiliyor. Orta seviyede bir insanın bile yılda en az 3-5 saat aldığını görüyoruz” dedi. kaynak:           
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
olhido (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 528
|
| Otomobillere gece görüş sistemi 18/01/2008 21:46 |
Kanaat Notu: 12   |
Pazarlama Haberleri Otomobillere gece görüş sistemi Otomobillere gece görüş sistemiDaha çok askeri araçlarda kullanılan gece görüş sistemleri artık otomobillerde... Dünyanın önde gelen otomotiv teknolojileri üreticisi Bosch tarafından geliştirilen Gece Görüş (Night Vision) sistemi ile birlikte araç içi video kamera kullanımı ile oluşturulan sürücü destek sistemleri gelişmeye devam ediyor. Bosch, araçların içerisine yerleştirilen kameralar sayesinde sürüş güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan video tabanlı sürücü destek sistemlerini geliştirmeye devam ediyor. Bosch mühendisleri tarafından yapılan Ar - Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkan her yeni işlevsel iyileştirme ile bu sistemler sayesinde araçların artık neredeyse "görme" yetisi kazanması sağlanıyor. SÜRÜCÜLERİN ÜÇÜNCÜ GÖZÜ; SÜRÜCÜ DESTEK SİSTEMLERİ İlk kez Bosch tarafından Mercedes Benz'in S sınıfı araçları için geliştirilen Gece Görüş Sistemi, araçların görme yetisini kazanmalarını sağladı. Sistemin işleyişi gereği, infrared (Kızıl ötesi) uzun farlar, aracın önündeki alanın 150 metre ve ötesini görebiliyor. Bu ışık insan gözü ile görülemediğinden, karşıdan gelen araçların sürücülerinin görüş mesafesini etkilemiyor. Aracın içine yerleştirilen yüksek performanslı elektronik sistemlerle donatılmış bir kamera ise, bu kızıl ötesi sinyalleri toplayarak,  insan gözü ile görülebilir normal görüntülere çeviriyor. Aracın sürücüsü tarafından rahatlıkla görülebilecek şekilde ön konsola yerleştirilen ekran sayesinde sürücü, normal şartlardaki gece görüş mesafesinin çok ötesinde bir görüş alanına ve bilgisine sahip oluyor. Böylelikle sürücü, yol durumuna göre önceden tepki verebilmek için zaman kazanmış oluyor. Bu aşama Bosch tarafından "görmek" olarak adlandırılıyor. Araca yerleştirilen sistem sürücü için gece daha uzun mesafeleri "görerek" güvenli bir sürüş imkanı tanıyor. "TANIMA" BECERİSİNE SAHİP YENİ NESİL YOL GÜVENLİĞİ SİSTEMİ Bir sonraki aşama ise "tanımak". Bu aşama sürücüye yol durumu ile ilgili daha fazla bilgi sağlayan işlevler içeriyor. Yeni nesil sürücü destek sistemleri, sisteme önceden tanımlanmış özellikleri tanıyor ve sürücüye bilgi aktarıyor. Bu yıl seri üretimine başlanacak olan "Night Vision Plus" sistemi önceden sisteme tanımlanmış bilgiler sayesinde sadece "görmüyor" aynı zamanda "tanıyor". Örneğin sistemin sinyal işleme teknolojisi sayesinde, aracın önünde bulunan yayaların durmakta mı yoksa hareket etmekte mi oldukları video kameralar tarafından görüntü verisi olarak algılanıyor. Bu özellik yayaların ekranda renkli görüntülenmesini ve sürücülerin daha fazla dikkat etmesini sağlıyor.  Bosch'un video tabanlı sürücü destek sistemlerinin gelişmiş diğer bir özelliği ise, trafik işaretlerini tanıması. Sistem, hız sınırlamaları, geçme yasağı, park yasağı ve benzeri trafik levhalarını video görüntülerinden algılıyor ve ekranda görüntüleyerek sürücüyü uyarıyor. Video tabanlı sürücü destek sistemlerinin ileri versiyonlaında, Bosch uzmanları video kamera veya radar sensöründen ya da iki ayrı kameradan gelen sinyalleri birleştiriyor. Bu işlemden sonra oluşan görüntüyü esas alan ileri teknoloji elektronik cihazlar, tanımlanmış kritik durumları tespit etmenin yanı sıra görüntüyü bağımsız bir şekilde analiz ederek sisteme daha önceden tanımlanmamış durumları da "tanıyarak" sürücüyü uyarabiliyor. Bosch bu ileri teknoloji "tanıma" becerisini "Prediktif Acil Fren" (PE  sistemini geliştirmek için kullanıyor. PEB sistemi, video kameralar sayesinde aracın bir cisme çarpmasının kaçınılmaz olduğu durumları tespit ederek, sürücünün gereken reaksiyonu vermediği bir durumda otomatik olarak frenleme yapıyor ve çarpışma anında oluşacak muhtemel sonuçların hafiflemesini sağlıyor. Video tabanlı işlevler, Bosch tarafından geliştirilen geniş sürücü destek sistemleri ürün portföyünün sadece bir kısmını oluşturuyor. Sürücü destek sistemleri, her geçen gün artan trafik yoğunluğuna rağmen sürücülerin konforunu ve güvenliğini artırıyor. kaynak:          
|
|
|
|
Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
|
|
|
|
| |