Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
Home Center
CAN YAKICI
Merhaba, açıkcamı keşke bu fotoğra...
30/06/08 13:19 devamı...
ileten yavuzak69

İşte En Şirin 'Fare'
Youtube
Arkadaşlar sadece dns leri değişt...
23/06/08 10:53 devamı...
ileten empyrium

İşte En Şirin 'Fare'
videoları görememenizin sebebi
Arkadaşlar hepinizden özür diliyoru...
18/06/08 00:42 devamı...
ileten life

"Save the world with a few coi...
f3f3f3
f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3 :upset :x...
17/06/08 10:08 devamı...
ileten oqtay_bakü

Pazarlama Sohbetleri 3
niye hep istanbul :((
ben konya da ya da adana da da yapı...
16/06/08 09:36 devamı...
ileten essra

İşte En Şirin 'Fare'
bende görmek istiyorummmmm
nerdeeee bende görmek istiyorum o f...
16/06/08 09:34 devamı...
ileten essra

PT-Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Kadınların favori lüks otomobilleri (1 izleyici)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla

BAŞLIK: Kadınların favori lüks otomobilleri

#1183
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Otomobilde cazip kampanyalar 12/11/2007 23:30 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

Otomobilde cazip kampanyalar



Otomotivciler kampanyalarla satışlarını artırmaya çalışıyor. Bu ay 10 bin YTL'ye kadar indirim yapan var.

Otomotiv pazarındaki daralmayı azaltmak isteyen şirketler kampanyaları sürdürüyor. Yılın son iki ayına girilirken hedeflerini tutturmak isteyen otomotivciler kasım ayına özel indirimler yapıyor.

Şirketlerin kampanyaları şöyle:

Dacia: Toros'un varisi Logan MCV, kasımda 2 bin 600 YTL'ye kadar indirimle satılıyor. Ayrıca markası ve modeli ne olursa olsu eski araca 1600 YTL'ye varan takas indirimi sunuluyor.

Toyota: Toyotasa 6 Kasım'da başlayan kampanya ile Corolla, Auris, Yaris, Verso, Avensis, RAV4, Hilux ve Hiace modellerinde 1000 YTL'den 4 bin 650 YTL'ye varan peşin alım indirimleri yapıyor. Toyota Avensis ve RAV4 modellerinde ise 2 bin YTL'lik indiriminin yanı sıra kasko hediyesi de var.

Seat: Doğuş Otomotiv-Seat, Ibiza, Cordoba, Altea, Altea XL, Toledo ve Leon için 16 Kasım'a kadar sürecek bir kampanya başlattı. Seat peşin alımlarda 6 bin YTL'ye kadar indirim yapıyor. Leon'un, 1.6 litre benzinli ve Reference donanım paketli versiyonları, 3 bin 500 YTL'lik peşin alım indirimiyle 30 bin 950.

Hyundai: Hyundai binekte 10 bin YTL, hafif ticari de ise 7 bin 350 YTL'ye varan indirimler yapıyor. Kasım kampanyası ile Accent Era'da 5 bin, Getz'de 3 bin, 4x4 modeli Santa Fe'de ise 10 bin YTL indirim var.

Ford: Bu ay Fiesta'da 2 bin, Focus da ise 3 bin YTL'yi aşan indirimler uygulanacak. Ranger'da 1500 YTL indirim, Transit Connect'te 3 bin 250 YTL'ye varan peşin indirimi olacak.

Skoda: Tüm modellerde 7 bin YTL'ye varan indirimler yapıyor. Kasım ayı kampanyasında 10 Bin YTL için 24 ay vadede yüzde 1.23 faiz uyguluyor.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1184
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Media Markt 3. mağazayı Mersin'de açtı 12/11/2007 23:39 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri


Mersin'de laptop izdihamı yaşandı




Mersin'de Media Markt ve Teknosa mağazalarının açılışında ucuz laptoplardan almak isteyen vatandaşlar büyük bir izdiham oluşturdu.

Mersin'de Media Markt ve Teknosa mağazalarının açılışında ucuz laptoplardan almak isteyen vatandaşlar büyük bir izdiham oluşturdu. Kapının açılması ile birlikte içeriye giren vatandaşlar izdiham nedeniyle ezilmekten zor kurtuldu.

Forum Alışveriş Merkezi'nde faaliyet gösterecek mağazalardan ilk önce Media Markt mağazasının açılışı gerçekleştirildi. Mağazanın açılışında ucuz elektronik eşyalardan almak isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinde mağaza önünde sıra oluşturmaya başladı.

İstanbul'daki açılışı sırasında izdiham oluşması nedeniyle Media Markt yönetimi aynı durumun Mersin'de yaşanmaması için geniş güvenlik önlemi aldı. Mersin Emniyet Müdürlüğü ekipleri de mağaza çevresinde geniş güvenlik önlemi aldı. Mağazanın kapılarını açması ile birlikte kuyrukta bekleyen yaklaşık 2 bin kişi, ilk gün için düzenlenen kampanya kapsamındaki promosyonlu ürünlerden almak için mağazaya girmeye çalıştı. Vatandaşlar özellikle laptop bilgisayarların yer aldığı reyonlara yoğun ilgi gösterdiği gözlendi. Vatandaşlar arasında zaman zaman yaşanan kargaşayı güvenlik güçleri güçlükle engelledi.

45 bin ürünün satışa sunulduğu 5 bin 800 metrekarelik mağazada 100'e yakın kişinin istihdam edileceği bildirildi.

TEKNOSA MAĞAZASINDA BÜYÜK İZDİHAM

Forum Alışveriş Mağazası'nda açılışı yapılan Teknosa mağazasının açılışında da büyük izdiham yaşandı. Piyasanın yarı fiyatına satışa sunulan 50 adet laptop bilgisayarlardan almak isteyen vatandaşlar adeta birbirlerini ezdi. Vatandaşlar dizüstü bilgisayarların kısa sürede tükenmesi üzerine zaman zaman görevlilerle tartıştı.

Teknosa mağazasının açılışı saat 10.00 sıralarında gerçekleşti. Mağaza önünde piyasanın yarı fiyatına satıldığı bildirilen laptop bilgisayarlardan almak isteyen vatandaşlar uzun kuyruk oluşturdu. Kapının açılması ile mağazaya hücum eden vatandaşlar bir anda laptop bilgisayarların bulunduğu reyona yöneldi. Vatandaşlar burada bilgisayarları adeta kapıştı. 50 adet olduğu bildirilen bilgisayarlar 1 dakikada tükenirken vatandaşlar arasında zaman zaman tartışma yaşandı.

Yaşanan izdiham nedeniyle arada kalan bir kadın ise avazı çıktığı kadar bağırdı. Yaşanan kargaşada vatandaşlar ile görevliler zaman zaman tartıştı. Bilgisayarların sınırlı sayıdaki olmasına vatandaşlar sert tepki gösterdi.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1185
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
İş Bankası'ndan en anlamlı reklam 12/11/2007 23:45 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri


İş Bankası'ndan en anlamlı reklam




Türkiye İş Bankası Atatürk'ün ölümünün 69. yıldönümünde hazırladığı bir reklam filmiyle andı.

10 Kasım 2007 12:17Türkiye İş Bankası, Atatürk'ü ölümünün 69. yıldönümünde bir reklam filmiyle andı. "Yetiştirdiğin güller bugün matemdeler" sloganıyla hazırlanan filmde Atatürk'ü Haluk Bilginer canlandırdı.



kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1186
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Mynet ile Nbc Universal İşbirliği 13/11/2007 00:12 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri



Mynet ile Nbc Universal İşbirliği


+ =

İNTERNET portalı Mynet, NBC Universal’a ait kadın topluluğu sitesi iVillage Inc. ile lisans anlaşması yaptı.



Mynet’ten yapılan açıklamaya göre, Mayıs 2006’da NBC Universal tarafından 600 milyon dolara satın alınan iVillage’nin bugünkü değeri 3 milyar dolar olarak hesaplanıyor. Yapılan anlaşmaya göre, iVillage’yi Türkiye’de temsil edecek olan Mynet, iVillage markası ile sitenin görsel tarzını ve içeriğini iVillage Türkiye’de kullanacak.





iVillage tarafından sağlanan içerik, iVillage Türkiye ekibi tarafından yerel ihtiyaç ve seçenekler göz önünde bulundurularak düzenlenecek. Mynet Genel Müdürü Sabire Ercan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye’de artan internet kullanımına bağlı olarak kadına özel büyük bir içerik açığı doğduğunu belirterek, iVillage’nin ilk kez İngilizce dışında bir dilde yayın yaptığına dikkati çekti.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1187
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Arslanlı Triko: El tezgâhlarından 1.5 milyon trikoya 14/11/2007 00:49 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

El tezgâhlarından 1.5 milyon trikoya



Türkiye’yi baklava desenli shetland kazak ve trikolarla tanıştıran firma olarak bilinen Arslanlı Triko, 45 yıl önce el tezgahlarında başladığı üretimini bugün yılda 1.5 milyon adede taşıdı. Arslanlı’nın yeni hedefi kendi koleksiyonunu oluşturup perakende mağazalarıyla büyümek...

Murat Kaynar, Sultanhamam’da yetişen ve 45 yıldır piyasada olan tecrübeli bir iş adamı. Türkiye’yi baklava desenli triko ve shetland kazaklarla tanıştıran adam olarak biliniyor. Başlangıçta İstanbul’da Gürün Han’da el tezgahlarında başlayan triko üretimi şimdi Topkapı ve Beylikdüzü’ndeki fabrikalarda otomasyonla yılda 1.5 milyon adetlere çıkmış. Dünya’nın en önemli markalarına fason triko üretimiyle beraber kendi markaları Arslanlı’yı Avrupa’da birçok ülkeye ihraç eder noktaya gelmişler. Bu yıl sonu da 50 milyon YTL ciro bekliyorlar.

Markayla birlikte koleksiyon da şart

Kaynar’a şirketin başarı öyküsüne geçmeden önce 45 yılın bir çırpıda özetini soruyorum. O da bana “Mutluluk arıyorsanız iyi bir iş ve eş şart. Para kazanmak istiyorsanız tasarım ve markanızın olması mutlak lazım” diyerek formülü veriyor. “Peki o zaman sizin markanız var. Kazanıyorsunuz” dediğimde ise bana globalleşen dünya şartlarında değişen yeni reçeteyi söylüyor: “Evet biz kazanıyoruz çünkü Arslanlı iyi bir ürün markası. Ama artık Türkiye’de cadde mağazacılığı dönemi bitti. Şimdi alışveriş merkezleri moda. Oraya girmek de ürünle değil, koleksiyon yorumlamakla oluyor. Türk tekstilcisi bugüne kadar iyi ürün yapmayı başarmıştır. Şimdi sıra koleksiyon yapıp bunu yorumlamakta. Bu anlamda biz de Arslanlı olarak tepeden tırnağa koleksiyonumuzu yapıp iyi yorumlamak istiyoruz.”







Arslanlı’nın sahibi Murat Kaynar, 1962 yılından bugünlere geliş hikayesini şöyle özetliyor: “Biz Diyarbakırlı tüccar bir aileden geliyoruz. Babamız manifaturacılıkla başlamış. 1957’de Diyarbakır’dan İstanbul’a gelmiş. Ağabeyim 1962’de şirketi kurmuş. Kurarken de marka olarak eşinin burcu olan Aslan’ı ‘lı’ ekleyerek şirketin ismi yapmış.”

Gürün Han’da başladık

Kaynar, bu aşamadan sonrasını şu şekilde anlatıyor: “Önce Gürün Han’da el tezgahlarında işe başladık. Sonra manifaturacılar çarşısına geçtik. O yıllar trikotaj makineleri el tezgahlarındaydı. Daha sonra otomatik ve elektronik makinelere geçtik. 1968 yılında da ilk ciddi triko makinemizi Almanya’dan ithal ettik.” Murat Kaynar, Arslanlı’nın zihinlere yerleşmesini de şöyle anlatıyor: “Baklava kazaklar ve shetland kazaklarla herkes bizi tanıdı. Özellikle baklava kazağın ilk imalatçısı Türkiye’de biziz. 1985’li yıllarda. Biz teknolojiyi çok iyi takip ettiğimiz için o seneler böyle bir makine yapıldığını gördük yurt dışında. Hemen Türkiye’ye getirdik. Baklavanın özdeşleştiği ham madde de shetland ipliğidir. Türkiye’de ilk defa shetland baklavalı kazak dediğimiz zaman bunu getiren firma Arslanlı’dır.

Klasikleşen bir moda haline geldik



Bugün Türkiye’de bu klasikleşmiş bir moda halini almıştır. 1984’lü yıllarda baklavanın kâşifi olduktan sonra çok büyük taleplerle karşılaştık. Tezgah altından dahi satıyorlardı. Öyle espriler duyuyorduk ki; bu baklavalı kazakları esnaf günübirlik İstanbul’a gelip bizden alıp tekrar memleketlerinde satıyorlarmış. Yakın illerden geliyorlardı.” Arslanlı’nın Türkiye’de çıkışı 1980’li yıllarda olmuş. Murat Kaynar,
o yıllarda 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın Rusya ile barter anlaşması yaparak Türk sanayicilerinin önünü açtığını söylüyor.

Rusya’ya 1 milyon triko

Rusya’dan alacağımız doğal gaz karşılığında Türk sanayicilerinin ürettikleri ürünler bu ülkeye verilecekti. Türkiye’den ne mal alacağını planlayan Ruslara, Arslanlı’nın trikoları da gösterilir. Ruslar ürünü beğenir. Onu da alınacaklar listesine yazarlar. Ve Arslanlı kendi markasıyla tam 1 milyon adet trikoyu Rusya’ya sevketmeyi başarır. Parasını da Türkiye’deki Eximbank’tan alır. Kaynar, “Rusya’yı kandırmadık” diyor ve devam ediyor: “İlk defa bir Türk malını Rusya’ya gönderen ve iyi referans veren bir şirket olduk. İnanın Rusya’da bizim malımıza devlet malı derlerdi. O kadar kaliteli mal gönderdik ki, Arslanlı dendiğinde halk devlet malı sanıyordu.”

2015’ten sonra fason üretim tarih olacak!

Çin’e karşı kotaların 2008 başında kalkacak olması tekstilcileri çok zorlayacağa benziyor. Murat Kaynar, bu konuda şunları aktarıyor: “Çin’de işçilik çok ucuz. Kayıt dışılık aşırı derecede. Oysa fason mal yaptığımız birçok Avrupalı şirket bizden çocuk işçileri çalıştırmama, kayıt dışı olmama garantisi istiyor ve çevreye duyarlı olma gibi birçok taleplerle üzerimize geliyor. Ama Çin’den buraya mal getiren firma kayıt dışı mal ürettiriyor. Biz bununla nasıl rekabet edeceğiz. Çıkış yolu katma değeri olan mallardan geçiyor. 2015’ten sonra fasonun Türkiye’de şansı yok.”


Sokakta alışveriş dönemi artık bitti

Murat Kaynar, Arslanlı olarak perakendeciliğe yöneldiklerini anlatıyor. Şu ana kadar 15 mağaza açmışlar. Bunu kısa sürede 50’ye çıkaracaklarmış. “Neden perakendecilik?” diye sorduğumda ise yılların üreticisi Kaynar, nasırına basmış gibi dertlenip konuşuyor: “Artık sokakta satış dönemi bitti. Eskiden çarşıya gidip sıra sıra dizilmiş dükkanlardan alışveriş yapılırdı. Çorabı bir yerden, pantolonu başka bir yerden alırdık. Bu anlayış tamamen bitmek üzere. Şimdi alışveriş merkezleri revaçta. Vatandaş oralardan alıyor. Artık her semtte birden fazla alışveriş merkezleri açıldı. Dolayısıyla cadde mağazacılığı bitti. Burada yurt dışındaki birçok organize olmuş mağazalar ve markalar da ülkemize geldi. Onlar da sokak yerine alışveriş merkezlerini tercih ettiler. Bütün bu şartlar Türkiye’de yepyeni bir anlayışı beraberinde getirdi. Artık bizler gibi ürün markası olmak yerine koleksiyon markası olma dönemi başladı. Şimdi bizde bu gayret içinde olacağız. Koleksiyonu oluşturmak öyle kolay değil. Zaman ve ekiple olabilecek bir şey bu. Koleksiyonla birlikte kendi perakende noktalarımızdan satışlarımıza hız vereceğiz. Geldiğimiz nokta, ürettiğin ürünü marka yapıp koleksiyon oluşturma ve bunu da perakendeciliğe girerek satmaktan geçiyor. Yılların üreticileri olarak perakendeciliğe girmek zor olsa da bunu başaracak güçteyiz.”

Fasonculuktan koleksiyonculuğa

Arslanlı’nın sahibi Murat Kaynar, yabancıların koleksiyon mağazacılığında çok deneyimli olduklarını anlatarak şunları söylüyor: “Biz Türkler ise çok güzel ürün yapıyoruz. Ürünü iyi yorumluyoruz ama koleksiyonu yorumlamak ayrı bir sanat. Bunları da yeni yeni öğrenmeye başlıyoruz. Bu anlamda haddimizi bilmemiz gerekir. Çünkü geldiğimiz noktada alışverişte geçerli olan kültür bu şekilde değişim gösterdi. Alışveriş merkezleri artık marka ve ona ait koleksiyonu alıyor. Toplama mal almıyor. Düne kadar fasoncuyduk. Haddimizi bilmeliyiz. Doğum sancılarını yaşayarak koleksiyon yorumlamayı da öğreneceğiz. Ben bunu dostane itiraf ediyorum. Ama birçok ürün markamız daha yeni yeni koleksiyon markası olma dönemine girdiler. Yabancının 50 yıllık deneyimiyle bugünün tecrübesi bir değil. Ama başarılı olacağız. Çünkü tek çıkışımız bu.”

kaynak:



Arslanlı Triko-Örme

Bir aile şirketi olan Arslanlı Örme, 1965 yılından bu yana, Türk örme hazır giyim sektöründeki liderliğini, üretim ve ürün teknolojilerine ve ürün kalitesine sürekli yatırımlarıyla sürdürmektedir. Yıllık 3.000.000 adet triko ve 500.000 adet yuvarlak örme ve aynı adetlerde konfeksiyon ve terbiyeleme kapasitesine sahip olup, tüm üretim işlemlerini kendi bünyesinde tamamlamaktadır.

Kendisine ait markaları olan Arslanlı ve Spica için, yurtdışı tasarım destekli, çağdaş konfeksiyonlar hazırlamakta ve perakande mağazaları ve seçkin mağazalar yoluyla pazarlamaktadır.

Ayrıca Arslanlı Yurtiçi, Batı ve Doğu Avrupa, Rusya ve Ortadoğu'daki seçkin markalara özel olarak kendi etiketleriyle üretim yapmaktadır. Arslanlı, üretim teknolojisi yeni, ürün kalitesinden taviz vermeyen ve alıcılarına geniş ürün seçenekleri sunan, güvenilir bir üretici olmasının yanısıra, deneyimli kadrolarıyla müşteri hizmetleri vermektedir.

kaynak: arslanlı.com.tr
resimler: Arslanlı triko koleksiyonu
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1188
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Facebook, üyelerinin bilgilerini satacak... 14/11/2007 01:19 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

DİKKAT! Facebook üyelerinin özel bilgilerini para karşılığı reklam şirketleriyle paylaşacak

Facebook, üyelerinin bilgilerini satacak




Türkiye'de de son dönemde kullanımı yaygınlaşan sanal arkadaşlık sitesi Facebook, üyelerine ait kişisel bilgileri reklam şirketlerine satacağını açıkladı.

Site, 6 Kasım'da yayınladığı bir ilanla 50 milyondan fazla üyesinin özel bilgilerini para karşılığı reklam şirketleriyle paylaşabileceğini duyurdu. Özel hayatın korunması ile ilgili tartışmalara yol açan Facebook'un son kararı, ABD ve Avrupa ülkelerinde tartışmalara yol açtı. Fransa'da Facebook aleyhine soruşturma açılması bekleniyor.

Türkiye'de de son dönemde büyük ilgi çeken site, üyelerinin cinsiyeti, yaşı, cinsel tercihi, siyasi ve dinî görüşü, eğitim durumu ve çalıştığı işyerleri başta olmak üzere çok sayıda bilgiyi kaydediyor. Facebook'a üye olan internet kullanıcılarının bu bilgileri vermeme hakkı bulunsa da, üyelerin büyük çoğunluğu özel hayatına ilişkin birçok bilgiyi yakın arkadaşlarıyla paylaşmak amacıyla profiline koyuyor.

Amerika'da 23 yaşındaki Harvard öğrencisi Mark Zuckerberg tarafından kurulan site, 3 sene içinde 50 milyondan fazla üyeye ulaşarak dünyanın en çok ziyaret edilen siteleri arasında 7. sıraya yükseldi. Zuckerberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada üye bilgilerinin reklam şirketleriyle paylaşımının yasadışı olmadığını savunarak, "Sadece günlük hayatınızda sık kullandığınız ticari markalara yardım edeceğiz." dedi. Bilişim uzmanları ise Facebook, Myspace, Yonja türündeki sanal arkadaşlık sitelerinin reklamcılıkta bir devrim yapacağını belirterek, "tüketicilerin televizyon veya gazetedeki reklamlarda gördüğü bir ticari üründen ziyade, arkadaşlar arasında tavsiye edileni tercih edeceğini" kaydediyor.

Fransa da soruşturma açıyor

Ünlü sanal arkadaşlık sitesinin geçen hafta açıkladığı karar, hukuk çevrelerinde de tartışmalara yol açtı. ABD Minnesota Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi William McGeveran, New York Times gazetesine yazdığı bir makalede, New York eyaletinde site aleyhinde dava açılması halinde tazminata mahkum olabileceğini savundu. Söz konusu eyalette şirketlerin müşterilerine ait kişisel bilgilerini satmayı yasaklayan bir yasa bulunuyor. Facebook'un son girişimi sadece ABD'de değil, sitenin yaygın olarak kullanıldığı Fransa'da da bilişim çevrelerini harekete geçirdi. Fransa'da sanal dünyanın güvenliğini kontrol eden yarı özerk Bilişim ve Özgürlükler Komisyonu Başkanı Sophie Tavernier de Facebook ve Myspace türü sitelerle ilgili geniş bir soruşturma başlatma hazırlığı içinde olduklarını ifade etti.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1189
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Sabancı Migros'a resmen talip oldu 14/11/2007 01:49 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Sabancı Migros'a resmen talip oldu



Avrupa'nın en büyük perakendecisi Carrefour, Türkiye'deki ortağı Sabancı Grubu ile birlikte Koç'un satışa çıkardığı Migros'a talip oldu. Carrefoursa en büyük olma yolunda...

Bloomberg'de yer alan habere göre, Sabancı Holding, söz konusu durumu yatırımcılarına bir e-posta ile duyurdu.Daha önce ihaleye katılacağı yönündeki beklentileri doğrulayan Carrfoursa, eğer Migros'u alırsa Türkiye'deki perakende sektörünün tartışmasız en büyük ismi olacak.



Koç Grubu Migros'u haziran ayında satışa çıkarmış, potansiyel alıcılarla görüşmek için JPMorgan ile anlaşmıştı.

Türkiye'nin en büyük perakende firması Migros’un çoğunluk hisselerinin satışıyla ilgilenenler arasında Ülker, Kiler ve Anadolu Grubu gibi şirketler bulunuyor. Ayrıca yurtdışından da önmli bir talep bekleniyor. Koç Holding CEO’su Bülent Bulgurlu, Migros için 5’ten fazla teklif aldıklarını ve bu konudaki net açıklamanın önümüzdeki günlerde yapılacağını söylemişti.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1190
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kredi Kartına 'Taksit Sınırlaması' Geliyor 14/11/2007 02:10 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Kredi Kartına 'Taksit Sınırlaması' Geliyor



Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), kredi kartıyla taksitli alışverişte gördüğü sorun üzerine vade sınırlamasına gitmeye hazırlanıyor. Yeni Şafak'a konuşan BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Eylül 2007 itibariyle 25 milyar YTL'ye ulaşan kredi kartı borç stokunun 10 milyar YTL'sinin taksitli alışverişlerden kaynaklandığını söyledi. Bilgin, "kredi kartıyla taksitli alışverişte, dayanaklı mallar için vadeyi 12, dayanıksız mallar içinde 3 veya 6 ayla sınırlamayı planlıyoruz" dedi.

BDDK, verilmesinde ve kullanımında ortaya çıkan yanlışlıklar ve takibe dönüşen kredi oranının yüzde 7'leri aşması üzerine, kredi kartı piyasasını mercek altına aldı.

BDDK Başkanı Tevfik Bilgin, Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, kredi kartı piyasasını yakından izlediklerini söyledi. Kredi kartı borç stokunun 2005'de 17 milyar YTL iken taksitli alışveriş tutarının 6, 2006'da stoğun 22 milyar YTL'ye taksitli alışveriş miktarının da 9 milyara çıktığını anlatan Bilgin, bu yılın Eylül ayı itibariyle kredi kartında kullanımın 25 milyar, taksitli alışveriş tutarının ise 10 milyar YTL'ye tırmandığını bildirdi.

KREDİ KARTINDA TAKİPTEKİ ALACAK ARTTI



Kredi kartı kullanımında, takipteki alacak oranının yüzde 3.6'dan yüzde 7-7.5'lara yükseldiğini vurgulayan Bilgin, bu sorunun özellikle taksitli alışverişte, vatandaşların rasyonellik hesaplamasını çok iyi yapamadığını gösterdiğini söyledi. Bu gelişme üzerine kredi kartlarındaki taksitli alışveriş vadelerini masaya yatırdıklarını anlatan Bilgin, şöyle konuştu:

"24 ay, 36 ay vade yapan kredi kartları var. Bu vatandaşların akılcı yaklaşımlarda bulunmasının önünde engel. Son aylarda, bu vade konusunu inceliyoruz, 'ideal vade nedir' belirlemeye çalışıyoruz. Bankacılık sisteminin temsilcileriyle görüşüp vatandaşların ihtiyaçlarıyla risk oluşturmadan örtüştürmeye çalışıyoruz. Amacımız, kredi kartı piyasasını sekteye uğratmadan, vatandaşı da ödeme güçlüğü içinde bırakmayacak bir vade yapısı ortaya koymak. Şu anda, dayanıklı mallarda taksitleri 12 ayla sınırlamayı düşünüyoruz. Raf ömrü kısa ve hızlı tüketilen ürünlerdeyse 3 veya 6 ay vade yeterli gibi görünüyor."


Dün bize karşı çıkanlar bugün bizimle hemfikir

Konunun yakında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nda görüşülerek karara bağlanacağını belirten Bilgin, bankalarla yaptıkları görüşmelerin de kendilerinin kredi kartıyla taksitli alışverişteki vade yapısındaki kaygılarını haklı çıkardığını kaydetti. Bilgin "Daha önce sektöre çeki düzen veren Kredi Kartları Kanunu'nu çıkarıp yeni aile dramlarını önlerken, 'sistemi bombalıyorsunuz' diyen sektör temsilcileri, şimdi taksitlerin bankalar arası rekabette abartıldığı ve vade yapısına düzenleme getirilmesi gerektiği konusunda, bizimle hemfikir" dedi. Düzenleme konusunda, bankacılık sektörü kadar kamuoyunun desteğine de ihtiyaç duyulduğunu belirten Bilgin, amaçlarının kesinlikle "bankacılık sistemini baltalamak" olmadığının altını çizdi.

kaynak: haberalemi.net
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1191
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
5 Bin 500 Euroluk Bisiklet 14/11/2007 02:30 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

5 Bin 500 Euroluk Bisiklet



Konya Oto Show Fuarı'nda Sergilenecek Bir Bisiklet 5 Bin 500 Euroluk Fiyatıyla Dikkat Çekiyor.

Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin işbirliği, Konya Ticaret Odası (KTO), Konya Sanayi Odası ve Konya Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle TÜYAP tarafından düzenlenen ve bugün açılacak olan Konya Oto Show 2007 Fuarı'nda (Konya 5. Otomobil, Ticari Araçlar, Bisiklet, Motosiklet ve Aksesuarları Fuarı) otomobiller kadar, motosiklet ve bisiklet çeşitleri de önemli yer tutuyor.


Bir firmanın Avrupa'dan ithal ettiği dağ bisikleti, yüksek fiyatıyla dikkat çekerken, birçok otomobilden daha fazla ilgi çekeceğe benziyor. Konya'da kurulu firmanın sahibi Mustafa Karagöbek, Scott marka bisikletlerin fiyatının 360 eurodan başladığını ve 5 bin 500 euroya kadar çıktığını söyledi.

Bisikletin en pahalı modelinin tamamen karbondan yapıldığını anlatan Karagöbek, “Bu yüzden diğerlerinden oldukça hafif. Karbondan yapılması nedeniyle çok hafif fakat çelik kadar da sağlam. Jantları bile karbon yapımı olduğu için darbelerde eğilme, bozulma imkanı hiç yok” dedi.

Bu bisikletlerde iç lastik olmadığını, otomobillerdeki gibi dubleks lastik kullanıldığını ifade eden Karagöbek, “Bisiklette hidrolik disk fren bulunuyor. 27 vitesli bu bisikletler yüksek kalitede amortisöre sahip. Alttan gelen darbeleri kullanıcıya hiç yansıtmıyor. 2. el otomobil fiyatına satılıyor ancak otomobil konforu sunuyor” diye konuştu.

Scott'un, bu bisiklet ile 4 bin 600 euroluk bisikletlerden sınırlı sayıda ürettiğini kaydeden Karagöbek, 4 bin 600 euroluk bisikletten Türkiye'de 10-15 adet satıldığını söyledi. 5 bin 500 euroluk bisikletten ise Konya'da tek olduğunu dile getiren Karagöbek, bu bisikletin de kısıtlı sayıda satışının yapılacağını sözlerine ekledi.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1192
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Ucuz oto satışı durdu lüks otolar yok sattı.. 14/11/2007 02:37 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Ucuz oto satışı durdu lüks otolar yok sattı



Türkiye'nin göründüğünden daha zengin bir ülke olduğunun ispatı otomotiv pazarında saklı. Pazardaki tüm segmentler daralırken lüks oto satışları artıyor..
Türkiye göründüğünden zengin bir ülke. Otomotiv pazarı daralırken, sadece lüks otomobillerin satışlarını artırması bunun en iyi göstergesi. 2007 Ekim sonu itibariyle otomotiv pazarı, geçen yıla göre yüzde 14 daraldı. Pazarda tüm segmentlerde düşüş yaşanırken lüks ve üst sınıf lüks otoların satışları arttı.



Bu dönemde küçük segment otoların satışları yüzde 23, kompakt sınıf otoların satışları yüzde 4, orta sını otomobillerin satışları ise yüzde 13 geriledi. Lüks segment otomobiller satışlarını yüzde 13, üst sınıf lüks otolar ise satışlarını yüzde 4 oranında artırdı. Bu dönemde 9 bin 772 adet lüks otomobil, 2 bin 783 adet üst sınıf lüks otomobil satıldı. Geçen yıl 8 bin 670 adet lüks, 2 bin 686 adet üst sınıf lüks otomobil satışı gerçekleşmişti. Sadece ekim ayında lüks sınıf spor otomobillerin satışları yüzde 34, SUV 4x4 satışları ise yüzde 11 arttı. 2007 ekim sonu itibariyle bir değerlendirme yapıldığında, geçen yıl bin 480 adet olan spor otomobil satışlarının bu yıl bin 977 adede, SUV 4x4 satışlarının ise 16 bin 423'ten 18 bin 296 adede yükseldiği görüldü. Bu artışın yıl sonuna kadar büyüyerek devam etmesi bekleniyor.

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1193
trance:sphere (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 199
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Avrupalı televizyonu Vestel'den izliyor 14/11/2007 02:58 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

Avrupalı televizyonu VESTEL'den izliyor

Kırdığı ihracat rekorları ile dikkat çeken elektronik sektörünün dev markası Vestel'in Genel Müdürü Timur Tuncer, bugün Avrupa'da satılan televizyonların yüzde 22'sinin kendi üretimleri olduğunu söyledi.

Avrupalı televizyonu VESTEL''den izliyor

Türkiye'de elektronik denildiğinde ilk akla gelen firma kuşkusuz Vestel oluyor. Vestel'i bu sektörde öne çıkartan sadece bir Türk firması olmanın dışında alanında birçok ilke imza atıyor olması. İlk 1 gigahertzlik bilgisayarları taksitle sattığında birçok firma 550 megahertz sınırını geçememişti. Teknolojideki gelişime hızla ayak uyduran Vestel 2000'li yıllardaki ihracat hamlesinde de geri kalmadı ve ihracatta 1 milyar barajını açan ilk firmalardan biri oldu. 1953 yılında kurulan Vestel'in gelecek hedeflerini Genel Müdür Timur Tuncer'le konuştuk. Biz sorduk o yanıtladı. İşte Vestel'in gelecek vizyonu;

30 MİLYON ADET ÜRETİM

# Vestel'in yeni yatırımları ne olacak?

Vestel bize geçtiğinde 1994'te yılda aşağı yukarı 360 bin adet ürün üretiliyordu. Şu anda 30 milyona yaklaştı. 2007 siparişleri doldu artık 2008 için almaya başladık. 500 bin adet LCD siparişi var. Daha evvel ayda 1 milyon adet tüplü üretiyorduk. Avrupa'daki televizyonların yüzde 22'si Vestel'in ürettiği televizyonlar. Bir sürü markayla satılıyor Avrupa'da. Ama çok ciddi bir pazar payı. Belli bir miktarda üretilecekse biz o ürünü onların markasıyla üretiyoruz.

# Plazma, TV, LCD TV çıktı bu tüplü TV'lerin ömrünün bittiği söyleniyor. Bu doğru mu?




Tüplüden LCD'ye geçiş bizim tahminimizden daha hızlı gerçekleşti. Her ailenin evinde 2-3 tane televizyon var. Herkes salonuna bir tane LCD TV almak istiyor. Şu anda LCD daha çok satılıyor.

# Beko geçtiğimiz günlerde Mini Big'i çıkardı. Sizin bu hamleye bir cevabınız olacak mı?

Bizde devamlı ciddi bir Ar-Ge organizasyonu var. Geçen yıl tüm yatırımlarımıza 145 milyon dolar harcadık, Ar-Ge yatırımımız 40 milyon dolardır. Yaklaşık 500 tane falan proje gider bunun yüzde 1-2'sinin başarılı olması çok güzeldir. Bizde 8-10 arasındadır başarı oranı. Mesela bizim PVR'larımız vardı ama onlar pek tutmadı. Bundan sonraki teknolojide IP TV dediğimiz interaktif TV'ler yaygın olacak.

# Türkiye'de kaç markanız var?

4 markası var diyebiliriz. Vestel, Regal, Sec ve Finlux. Finlux'u henüz Türkiye'de satmıyoruz ama Kuzey Avrupa ülkelerinde pazarlıyoruz. Ama Türkiye'de de pazarlama imkanımız var. Finlux Finlandiya'da, Norveç'te falan Sony'lerden daha pahalıya satılan bir marka ama konumlandırmayı henüz bitirmedik. 2008 sonuna doğru olabilir.

# Sony'den daha pahalı diyorsunuz. Türkiye'de de öylemi olacak?

Zaten problem orada. Türkiye'de tanınmadığı için daha pahalı konumlayamayacağım. Halbuki Kuzey Avrupa ülkelerinde daha iyi bir konumda.

# LCD'lerin yüksek fiyatlarında tüplüler elde patlamasın gibi bir kaygısı mı var sektörün?

Yok değil. LCD fiyatları zaten çok yüksekten aşağılara indi. Şimdi biraz yükselmeye de başlayacak.

YENİ TESİS MALİYETLİ

# Yeni tesis açmayı planlıyor musunuz?

Yeni tesisler 2 adımda oluyor. Biz bunun sadece 2. adımını yapıyoruz. Üretilen camlar, paneller geliyor burada birleştiriliyor. Bir de o panellerin üretildiği fabrikalar var ki bunların yatırım maliyetleri çok yüksek. 2 milyar dolar civarında.

# Türkiye'de var mı?

Türkiye'de yok. Dünyada sadece 3-4 fabrika var. Bunların da arkasında çok ciddi hükümet desteği sözkonusu.

# Var mı sizin böyle bir projeniz?

Ahmet Bey daha evvel böyle bir proje götürmüştü hükümete. O kabul görmedi. Dolayısıyla şu anda yok. Ama eninde sonunda tüplü televizyon bitecek bir gün. Arz talebi karşılarsa, maliyetler düşerse olacak. Eskiden bilgisayarlarda LCD ekran çok az rastlanıyordu. Ama şu anda tüplü çok az.

# Yani tesis kurarsanız, Türkiye'ye değil dünyaya da bir yatırım yapmış olacaksınız.

Tabi ki ama buna cesaret edemem. 2,5 milyar dolarlık panel fabrikasına.

Pazar Pazarı Doğurur

Timur Tuncer'e göre elektronik alanında dev mağaza zincirlerinin kurulması çok iyi. Çünkü bu firmalar perakendeyi çok iyi biliyor ve geldiklerine göre Türkiye'de o potansiyel var demek. İşte Tuncer'in Media Markt'ın olaylı açılışı ile gündeme gelen teknoloji marketlerle ilgili düşünceleri: “Yurtdışından şu anda 3 tane market geldi. Birer ikişer mağazalarını açmaya başladılar. Darty var, MediaMarkt var ve Electromarket var. Bir de Teknosa var yerli markamız. Gerçi Teknosa bunları tam karşılamıyor. Başka sınıflardalar. Bir tanesi 3 bin 500-4 bin metrekarelik mağazalarda ürünlerini sergiliyor diğeri 250-300 metrekarede. Bu şirketler geldiğine göre bir kere perakendeyi çok iyi biliyorlar. Buraya geldiklerine göre burada o potansiyel var. Pazar pazarı doğurur biliyorsunuz. Bu mağazaların reklamları bence pazarı pozitif yönde etkileyecektir. Ama şunu söyleyeyim Türkiye'de 15-16 bin beyaz eşya mağazası var bu 8 bine iner.”

Whirpool ile ortaklık iyi olur



Tuncer'in ufukta bir yabancı ortaklık var mı şeklindeki sorumuza yanıtı, “Beyaz eşyada bir ortaklığımız var. Görüşmeler başladı. Niyet mektubu imzaladılar Whirpool ile Vestel beyaz eşya. Bence çok da iyi olur. Onların bizi ortak olarak seçmesi onur verici bir şey. Üretim kalitemiz artacak, mal alımında ciddi bir sinerji sağlanacak ve Vestel fabrikalarının marka değeri artacak. Pazar payına bakarsanız yüzde 15 bence çok az.

SELÇUK GEÇER

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1194
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
ABDli Mc Donaldsı örnek aldı Türk markası yaratmaya geldi 14/11/2007 03:12 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

ABD’li McDonald’s’ı örnek aldı Türk markası yaratmaya geldi



Franchising ile büyümek isteyen şirketleri internet ortamında buluşturan ‘franchise-net’ geçtiğimiz ay Türk pazarına da giriş yaptı. Genel Müdür Halil Yelek’in amacı bir Türk markasını dünya zinciri haline getirmek.

AVRUPA’DA 11 yıldır faaliyet gösteren ve bir ay önce de Türkiye pazarına giren ‘franchise-net’ ayağının tozuyla iki ünlü markayı Türkiye getiriyor. Fast food zinciri Alman Kochlöffel ve elit kahve markası Dallmayr Cafe ile anlaşma yaptıklarını söyleyen franchise-net’in ortaklarından Genel Müdür Halil Yelek, asıl amaçlarının ise 1950’li yıllarda franchise yoluyla yayılarak dünya markası olan McDonald’s gibi, bir Türk firmasını yaymak olduğunu söyledi.

SIRADA ARAPLAR VAR

TÜRKİYE’Yİ Ortadoğu ve Avrupa şirketlerini birbirine bağlayacak bir merkez ve köprü konumuna getirmek üzere pazara girdiklerini söyleyen Yelek ‘Avrupa’dan güçlü şirketleri Türkiye’ye taşıyacağız ve buradan Arap ülkelerine yayılacağız. Türk firmalarını da Avrupa ve Arap ülkelerine götüreceğiz. İki ünlü markayı da Türkiye getiriyoruz. Asıl amacımız bir Türk firmasını Avrupa markası yapmak ve zincir haline getirmek’ dedi. Ünlü fast food zinciri McDonald’s’ı örnek veren Yelek, 1950’li yıllarda ile yola çıkan markanın bugün franchising ile dünya markası olduğunu belirtti.

TÜRKİYE ilk gelecek olan firmalardan Kochlöffel’in aralıktaki Franchise Fuarı’na geleceğini de belirten Yelek, şirketin Türk pazarına kendi başına mı, yoksa isim hakkı vererek mi gireceğine ilişkin çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Şirketin ilk etapta üç mağazayla zincirleşmesi beklediklerini kaydeden Yelek, Dallmayr Cafe’nin ise neredeyse anlaşmayı imzaladığını belirterek bu markanın Almanya, İsviçre, ABD, Dubai gibi ülkelerde zincirleştiğini ifade etti.

GELMEK İÇİN BEKLİYORLAR

SEKTÖRE ilişkin de bilgi veren Halil Yelek, birçok şirketin Türk pazarına girmek istediğini söyledi. İnternet sitelerinde 2 bin üyelerinin olduğuna dikkat çeken Yelek, Türkiye’de 800 şirketin franchise verdiğini bu talebin ise en çok da daha çok gıda, mobilya ayakkabı, hizmet sektörlerinde yoğunlaşıldığını ifade etti. Yelek ‘Türkiye pazarı gelişiyor. Biz 8 ay boyunca Türkiye pazarını araştırdık. Türkiye’de 800 tane şirket franchise yapıyor, bunun 600’ü Türk şirketi. Biz Türkiye’nin 2010 yılında tüm dünyada franchise konusunda söz sahibi olmasını hedefliyoruz. Bunun için çalışacağız’ diye konuştu.

TÜRKİYE SEÇİLEN 15’İNCİ ÜLKE OLDU


ŞİRKETİN 1996 yılında Alman ortaklar tarafından kurulduğunu hatırlatan Halil Yelek, oluşturdukları sitelerinde kısaca internet üzerinde franchise veren şirketlerin tanıtımını yaptıklarını söyledi. ‘Biz büyümek isteyenleri aynı ortamda buluşturuyor, arabuluculuk yapıyoruz’ diyen Yelek, 11 yıl sonra 2007 ekiminde 15’inci ülke olarak Türkiye pazarına girme kararı aldıklarını kaydetti. Halil Yelek, Avrupa’da pazar lideri olduklarını belirtti. Genel Müdür Yelek ‘Ekstra olarak iş ortaklarına avukatlık, danışmanlık, tercümanlık ve fuar hizmetleri de veriyoruz. Birçok ülkenin arama motorlarında ilk sırada yer alıyoruz ve internet sitemiz yılda 5 milyon kişi tarafından ziyaret ediliyor’ diye konuştu.


FULYA ERDEM, Star Gazetesi

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1195
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
H-1 ismini alan yeni Starex ilk kez sahnede 14/11/2007 12:19 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

H-1 ismini alan yeni Starex ilk kez sahnede



Güney Koreli üretici Hyundai’nin hafif ticari araçlar segmentindeki başarılı modeli Starex, baştan aşağıya yenilenen özellikleri ve yepyeni ismi olan ‘H-1’ ile 7-11 Kasım 2007 tarihleri arasında yapılan 7’nci Ticari Araçlar ve Aksesuarlar Fuarı 2007’de ilk kez Türk tüketicisinin karşısına çıkıyor..

Türkiye’de ilk kez 2000 yılında satışa sunulan ve 2002 yılından itibaren de Hyundai Assan İzmit Fabrikası’nda üretilmeye başlanan Starex modelinin yerine geçecek olan yeni ‘H-1’, 2008 yılının ilk çeyreğinden itibaren Türkiye’de satışa sunulacak. Ancak H-1 Türkiye’de üretilmeyecek.

Gözyaşından farlar

Yepyeni bir platform kullanılarak geliştirilen H-1’de ilk olarak baştan aşağıya yeniden hazırlanan dış ve iç tasarım hemen göze çarpıyor. Çok daha kaslı, dinamik, akıcı, şık ve seçkin hatlara kavuşan H-1’in ön bölümünde daha büyük hale getirilen gözyaşı formundaki ön farlar ve ön ızgara ilk bakışta dikkat çekiyor.





Ön farlardan başlayıp kaputa ve ön cama kadar devam eden çizgi, yeni H-1’in karakter çizgisini oluşturuyor. Artık daha köşeli hatlara sahip olan arka kısımdaysa, stoplar dik olarak konumlandırılmış. H-1’de gerçekleştirilen en önemli yeniliklerden biri olarak, her iki tarafta da bulunan ve arka bölüme her iki taraftan da ulaşılabilen gizli kayar kapı gösterilebilir. 5125 milimetre uzunluk, 1920 milimetre genişlik, 1935 milimetre yükseklik ve 3200 milimetrelik dingil mesafesi ile yerine geçtiği modele göre daha büyük boyutlara sahip olan H-1’de önde hem tek koltuk sırası hem de çift koltuk sırası olan 2, 3, 5 ve 6 kişilik Van ve Camlı Van versiyonları bulunuyor. Joystick tipi vites kolu, auxiliary ve USB bağlantısıyla MP3 ve WMA müzik formatlarını destekleyen ve isteğe bağlı olarak Bluetooth ile alınabilen gelişmiş müzik sistemi, yol bilgisayarı, EBD destekli ABS fren sistemi, yol bilgisayarı ve opsiyonel olarak sunulan ESP, yeni H-1’in ilk etapta sayılabilecek yenilikleri arasında bulunuyor.







18 farklı versiyon

Yeni H-1 satışa sunulduğu zaman, Hyundai’nin art›k diğer modellerinde olduğu gibi Start, Team, Select ve Style isimli donanım seçeneklerine sahip olacak. H-1’in bu donanım paketleri, toplam 18 ayrı ekipman versiyonuyla alınabilecek. Böylece H-1’in her türlü isteğe ve beklentiye en iyi şekilde cevap vermesi sağlanacak. Hyundai H-1’de ilk etapta yeni teknolojiyle geliştirilen ve bir önceki motora göre özellikleri yenilenen 2.5 litre hacminde CRDi-VGT common-rail turbo dizel motor bulunuyor. Değişken geometrili turbo beslemesi sayesinde daha yüksek güç elde edilip daha düşük yakıt tüketimine kavuşan bu motor, geniş bir devir aralığında daha yüksek verim sunuyor. 3800 d/d’de 170 PS maksimum güç üreten 2.5 CRDi-VGT motor, 2000-2500 d/d arasında da 393 Nm’lik maksimum torka sahip. Bu motor 5 ileri manuel şanzıman ile satın alınabilecek. Hyundai H-1’in önde yer alan bağımsız çift salıncak ve torsiyon çubuklu süspansiyonu, arkada bulunan yaprak yaylı süspansiyon ile birleşince, hem boş hem de yüklüyken oldukça konforlu ve güvenli bir sürüş elde edilmesini
sağlıyor..

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1196
P.Kotler (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 46
graphgraph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Sahibini takip eden bavul 14/11/2007 12:45 Kanaat Notu: 2  
Pazarlama Haberleri

Sahibini takip eden bavul



Kaybolan valizlere son ! Bilim adamları sahibini takip eden bavul üretti.

Rus bilim adamları, bir ilke imza atarak sahibini takip eden dünyanın ilk akıllı bavulunu icat ettiler

Son teknoloji kullanılarak üretilen akıllı bavul elle çekilmeye gerek kalmadan otomatik olarak sahibini takip edecek. Üzerine yerleştirilen pusula ve sensör vasıtasıyla sahibinin cebindeki minik kartla irtibat kuracak akıllı bavul, sahibinin peşini bir an bile bırakmayacak.



Robot bavul hareket sırasında yol boyunca karşılaşacağı çeşitli engelleri de kolayca aşabilecek. İnişli çıkışlı yollarda kendi hızını kontrol edecek ve merdiven başına veya balkon kenarına yaklaştığında ise kendiliğinden duracak.

İki saat hareketini sağlayacak şarj edilir akülerle donatılan akıllı bavul 30 kilogram yük kapasiteli ve bavulun alt kısmına yerleştirilen transformatörün her türlü fişe takılabildiğinde şarj edilebiliyor. İkisi sabit, biri döner başlıklı toplam üç tekerleği bulunan bavulun su geçirmez hacimli gövdeye sahip olduğu, ayrıca özel ışıklarla donatıldığı kaydedildi.

Yakın zamanda seri üretimine başlamayı hedefleyen Rus bilim adamları yeni robot bavulun olası piyasa fiyatı konusunda henüz açıklama yapmadılar.

kaynak:

haber


resimler
techiediva.com
blogs.pcworld.co.nz
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#1197
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 549
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Tüketici kurbanda kesenin ağzını açıyor 14/11/2007 12:56 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Tüketici kurbanda kesenin ağzını açıyor


Türklerin yüzde 76'sı bütçelerini Kurban Bayramı'na ayırıyor.

Türklerin yüzde 76'sı bütçelerini Kurban Bayramı'na ayırıyor.
Uluslararası danışmanlık şirketi Deloitte'un her yıl yaptığı 'Yıl Sonu Harcamaları Araştırması', Türklerin tüketim alışkanlıklarına ilişkin ilginç sonuçlar çıkardı.

Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinde 15 ülkede 15 bin kişinin üstünde katılımcının katıldığı araştırmaya göre, Avrupalı tüketicilerin satın alma gücünde geçen yıla oranla düşüş yaşanırken, Türk tüketicilerin satın alma gücünde bir farklılık gözlenmedi. Yıl sonu harcamalarında Türk tüketicilerin yüzde 76'sı bütçelerini Kurban Bayramı'na ayırıyor. 20 Aralık 2007 Perşembe bayramın ilk günü. Bayrama 36 gün kaldı. Avrupalılar ise en çok yılbaşı için harcama yapıyor. Türkler tüketim alışkanlıkları açısından giderek Avrupalılara benzemeye başladı. Dinsel ve kültürel farklılıklara karşın Türkiye'deki yıl sonu harcamaları giderek artıyor ve Avrupa harcamalarına benzerlik artıyor.

Türk tüketicilerinin yüzde 32'si ekonominin istikrarlı olduğuna ve yüzde 17,3'ü ekonominin büyüdüğüne inanarak Avrupa'ya göre daha olumlu bir tablo çiziyor. Tüketicilerin genel tavrını belirleyen gelecekle ilgili beklenti de Türk tüketicilerde çok daha olumlu sonuç veriyor. Türk tüketicilerin yüzde 42'si, gelecek yıl ekonominin az veya çok gelişeceğini düşünüyor. Türklerin de dahil olduğu Avrupalıların büyük bir çoğunluğu en değerli hediyeleri eşlerine alırken, kadınlar en pahalı hediyeleri eşleri ve çocukları arasında bölüştürüyor. Türk tüketicilerin Avrupalılara benzemeyen bir yönü ise en pahalı hediyeyi kendilerine almak istemeleri olarak görülüyor. Türkiye'de tüketicilerin yüzde 14'ü en pahalı hediyeyi öncelikle kendilerine almak istiyor. Bu oran Avrupa ortalamasının iki katını buluyor. Türkiye'nin de içinde bulunduğu güney ülkelerinde, daha çok giyecek alınması tercih ediliyor. Türkiye, İtalya ve Kıbrıs'taki tüketicilerin ortalama yüzde 65'i çevre konularına duyarlılık gösteriyor ve ürünlerin kaynağının etik olmasına dikkat ediyor. Avrupalıların yüzde 63'ü ve Türklerin yüzde 66'sı daha etik bir ürün için daha fazla para ödemeye hazır olduklarını belirtiyor.

Zaman Gazetesi Ekonomi Servisi

kaynak:
  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
_GEN_GOTOTOP Cevapla