Üye Girişi
PT - Menü
Anasayfa
Haberler
Eğitim Duyuruları
PT-Forum
Basın Reklamları
TV Reklamları
Bağlantılar
Pazarlama Dersleri
Pazarlama Kongresi
PT - Hakkında
iletişim
Son Yorumlar
Home Center
CAN YAKICI
Merhaba, açıkcamı keşke bu fotoğra...
30/06/08 13:19 devamı...
ileten yavuzak69

İşte En Şirin 'Fare'
Youtube
Arkadaşlar sadece dns leri değişt...
23/06/08 10:53 devamı...
ileten empyrium

İşte En Şirin 'Fare'
videoları görememenizin sebebi
Arkadaşlar hepinizden özür diliyoru...
18/06/08 00:42 devamı...
ileten life

"Save the world with a few coi...
f3f3f3
f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3f3 :upset :x...
17/06/08 10:08 devamı...
ileten oqtay_bakü

Pazarlama Sohbetleri 3
niye hep istanbul :((
ben konya da ya da adana da da yapı...
16/06/08 09:36 devamı...
ileten essra

İşte En Şirin 'Fare'
bende görmek istiyorummmmm
nerdeeee bende görmek istiyorum o f...
16/06/08 09:34 devamı...
ileten essra

PT-Forum
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.
Kayıp Parola?
Pazarlama Haberleri (1 izleyici)
_GEN_GOTOBOTTOM Cevapla

BAŞLIK: Pazarlama Haberleri

#2085
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Pazarcılıkla başladı, Nazoyu Mozambike taşıdı 12/06/2008 01:24 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Pazarcılıkla başladı, Nazo’yu Mozambik’e taşıdı


Soğuk içecek markası Nazo, Mozambik yollarında...



Nazo, ihracat yaptığı Mozambik’te çok tutunca bu ülkede yatırım planlarına başladı. Şirket, Türkiye’de de aromalı içecek ve kahvenin ardından temizlik ürünleri ve çikolata piyasasına girmeye hazırlanıyor.



Nazo’yu üreten Nazlı Gıda’nın Başkanı Ethem Kurt ilginç girişim hikâyesini şöyle anlatıyor:
“1978’de Rize’den İstanbul’a geldim. Fatih’te bir giyim mağazamız vardı. 1980 darbesinden sonra oluşan ortamda battık. Pazarcılığa başladım. İstanbul’un tüm pazarlarında sesim çıkmıştır. Çayın özelleşmesiyle, 1990’da çay pazarlamaya başladım. Daha sonra aromalı içeceklerin çok tüketildiğini fark ettim. 1993’te bir arkadaşımın imalathanesini devralıp 40 metrekare atölyede üretime başladım. Kızımın adı olan Nazlı’dan Nazo markası doğdu. Sürekli çalıştım ve ürün geliştirdim.



Sahlep, kuşburnu gibi sıcak içeceklerin ardından soğuk içeceklere geçtik. 2004’te reklama başladık. 15 ve 25 saniyelik reklamlar yaptırdık ama baktık kimse adımızı duymuyor. Bir de harcadığımız paraya baktık ve reklamı 3 saniyeye indirdik. ‘Var mı Nazo gibisi’ dedik. Çok tuttu. Kimse bizi unutmadı ve marka bilinirliği oluştu.”
Nazlı Gıda’nın şu anda aromalı içeceklerin yanı sıra kahve, cips ve sakız ürettiğini belirten Kurt, temizlik ürünleri ve çikolota için de hazırlık yaptıklarını belirtiyor.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2086
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
İzleyici, artık eğlenceli reklam görmek istiyor 12/06/2008 01:35 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

İzleyici, artık eğlenceli reklam görmek istiyor


Epica Reklamcılık Yarışması Başkanı Andrew Rawlins, reklam filmlerinde müziğin de artık etkili olduğunu söyledi.
Önde gelen uluslararası reklam yarışmalarının temsilcileri ve jürileri, İstanbul'da düzenlenen Big Creativity Day 2008 etkinliğinde bir araya geldi.




Ünlü reklamcılar, Zaman'ın sponsorluğunda gerçekleştirilen toplantıda deneyimlerini Türk meslektaşlarıyla paylaştı. Etkinliğe Marketing Türkiye'nin de temsilcisi olduğu uluslararası reklam yarışmaları Epica, Golden Drum, New York Festivalleri ve The Cup'ın temsilcileri katıldı. Feriye Lokantası'nda gerçekleştirilen etkinlikte İngiltere ve Amerika gibi reklamcılık konusunda gelişmiş ve yarışmalarda sürekli ödül alan ülkelerle Türkiye kıyaslandı. Ayrıca Türk firmalarının bu yarışmalarda neden yeterince başarılı olamadığı sorgulandı.



Avrupa'daki en başarılı reklamları değerlendiren Epica Reklamcılık Yarışması Başkanı Andrew Rawlins "Son 21 yılın en iyi televizyon reklamları" başlığıyla bir sunum gerçekleştirdi.



Sunumunda, katılımcılara 120'yi aşkın ödüllü reklamı izlettiren Rawlins, bunların neden ödül almayı hak ettiğini anlattı. Reklamcılığın geçirdiği değişimi vurgulayan Andrew Rawlins, artık izleyicilerin eğlenceli reklamlar görmek istediğini söyledi. 2000'li yıllarda Peugeot tarafından çekilen bir reklam filminin inanılmaz ses getirdiğini, basında 'reklamın gücü' şeklinde analizler çıktığını söyleyen ünlü reklamcı, sektör için asıl canlanma yılının 2004'te yaşandığını kaydetti. Artık küçük bütçelerle çekilen filmlerin de pahalı reklamlar kadar etkili olmaya başladığına değinirken, "Bir çikolata firması ortalama bütçe ile halkın hayalini yakalamayı bildi. Bunun üzerine çikolata satışı arttı. Anlaşıldı ki reklamın eğlenceli olması gerekiyor. Zevkle izlemek lazım ki insanlar kapılarını açsın size. Bir de müzik buna eklenince ortaya başarılı yapımlar çıkıyor. Uzun süre sonra müzik de bu piyasada popüler oldu." diye konuştu. Andrew Rawlins, teknolojideki gelişmelerin de reklamcılığı etkilediğini dile getirirken, artık internet reklamlarının da konuşulmaya başlandığını aktardı.



Toplantının ikinci bölümünde konuşan Golden Drum Başkanı Jure Apih ise The Cup'ta sürecin nasıl işlediğini, ortak dilin ne olduğunu anlattı. Türkiye'nin önemli reklamcıları Depo Film kurucu ortağı Ender Sevim, Grey İstanbul yönetmeni Engin Kafadar ve Ogilvy Mather Ajans Başkanı Tibet Sanlıman, dünyanın en prestijli reklam yarışmalarından NYF'nin jürisinde bulunmuştu.


Üçünün de yer aldığı panelde yenilikçi işler üzerinden Türkiye'deki reklamcılık anlayışına, reklam ajansı ve reklamveren ilişkilerinden bugünün işlerine kadar geniş alanda interaktif bir sunum gerçekleştirildi.

Zaman Gazetesi | Ekonomi Servisi

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2087
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Paro 6,5 milyon üyesine dakikada 102 yeni lira kazandırdı 12/06/2008 01:36 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Paro 6,5 milyon üyesine dakikada 102 yeni lira kazandırdı





Koç Bilgi Grubu şirketlerinden Tanı Pazarlama ve İletişim Hizmetleri AŞ'nin yönettiği müşteri programı Paro, 6,5 milyon aktif üyesine dakikada 101,7 YTL'lik puan kazandırdı.



2 yıl içerisinde 170 milyondan fazla işlem adedine ve yaklaşık 9,75 milyar yeni liralık işlem hacmine ulaşan program, 15 üye işyeri marka ve 7 bini aşkın noktada faaliyet gösteriyor. Programla, üyelere indirimler ve Paro puan dahil sunulan toplam fayda ise yaklaşık 111 milyon Yeni Türk Lirası olarak gerçekleşti. Tanı/Paro Genel Müdürü Tuğrul Fadıllıoğlu, "2006 Haziran ayından 2008 Mayıs ayı sonuna kadar Parolu kartların kullanıldığı ciro tutarı 9,75 milyar YTL'yi aşmıştır." dedi.



Fadıllıoğlu, her yıl üye işyerleri ile birlikte 300'den fazla kampanya gerçekleştirdiklerini ve bu kampanyaların 2007 yılında 247 milyon YTL ciro oluşturulduğunu bildirdi.



Fadıllıoğlu, Yapı Kredi Bankası'nın sunduğu Worldcard'ın, Türkiye'nin Parolu tek kredi kartı, Arçelik, Arstil, Avis, Aygaz, Beko, Continental, Divan, Fiat, Ford, Koç Allianz, Koçtaş, Migros, Opet, Setur ve Yamaha'nın da Paro üyesi markalar olduğunu aktardı.

Zaman Gazetesi | Ekonomi Servisi

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2088
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Kredi kartı cepe girdi 13/06/2008 16:51 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Kredi kartı ‘cep’e girdi


Yes Türkiye ve ‘Swift’ teknolojisinin sahibi BankServ tarafından geliştirilen ‘mobil ödeme platformu’ ile artık kredi kartı ve mağaza kartı taşımaya gerek kalmıyor.



Cep telefonuna SMS ile gelen 2D Barkodu içerikli mesajı, üye işyerlerinde bulunan YES POS cihazları üzerindeki barkod okuyucuya yaklaştırarak alışveriş yapılıyor.
Yes Türkiye Genel Müdürü Murat Başara, dünyada ilk kez Türkiye’de başlatılacak olan Mobil Ödeme Sistemi’nin bir mağazadan herhangi bir kredi kartıyla yapılan bir alışveriş sürecinde SMS ile cep telefonuna gelen 2D barkod sinyali sayesinde, aynı anda o mağazadan bir kahve veya bir sinema bileti kazanmanın da mümkün olabildiğini söyledi.

İndirim de veriyor



Sistemin sağladığı bu imkâna şimdilik Mobilkupon denildiğini kaydeden Başara şunları söyledi:
“Hangi kredi kartından ödeme yapılacağına, kazanılan bonus ve indirim olanaklarına kadar üye iş yerlerinde yapılacak tüm alışveriş süreci daha da kısalıyor.
Bu sistem sayesinde alışveriş sadece cep telefonunun tuşlarına dokunarak, Yes Türkiye tarafından geliştirilen barkodlu okuma cihazlarındaki tek tuşla gerçekleşiyor. Bu mobil ödeme sistemini uluslararası standartlarda güvenli kullanım olanağı sağlıyor.”

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2089
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Ekonomi kötüye gittiğinde tüketici fast food'a koşar 13/06/2008 17:00 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

"Ekonomi kötüye gittiğinde tüketici fast food'a koşar"


Burger King Başkanı Swette, "Ekonomilerin kötü gittiği şimdiki gibi dönemlerde tüketiciler pahalı restoranları bırakıp bize koşar" dedi. Swett, "Türkiye en hızlı büyüdüğümüz ülke" diye konuştu. ABD'de 1954 yılında kurulan ve bugün dünyanın en büyük fast food zincirlerinden biri haline gelen BurgerKing ...



ABD'de 1954 yılında kurulan ve bugün dünyanın en büyük fast food zincirlerinden biri haline gelen Burger King'in Başkanı Brain Swette, ekonominin kötüye gittiği, resesyon ya da kriz zamanlarında her zaman daha iyi performans gösterdiklerini söyleyerek, "Çünkü bu gibi zamanlarda, tüketiciler pahalı ve şık restoranlardan vazgeçip bize koşuyor" diye konuştu. Girişimciliği destekleyen Endeavor tarafından yılın girişimcilerini seçmek için İstanbul'a gelen Swette, sorularımızı yanıtladı. Swette, dünya ekonomisinin bugün bir mini kriz sürecinden geçtiğini dile getirerek, kendi satış grafiklerinin de bunu doğrular nitelikte olduğunu kaydetti.

MCDONALD'S'I GEÇTİK



"Türkiye'de de satışlarımız artan bir trend gösteriyor" diyen Swette, 16 çeyrektir büyüdükleri Türkiye pazarında bundan sonra da gerek ciro gerek mağaza sayısı anlamında daha agresif büyüyeceklerini ifade etti. Türkiye'nin bölgesinde en hızlı büyüyen pazarları olduğunu söyleyen Burger King Başkanı, Türkiye'deki rakipleri McDonald's'ı mağaza sayısında geçtiklerini, sadece geçen yıl 50 mağaza açtıklarını, buna karşılık McDonald's'ın ise 30 mağaza kapattığını hatırlattı.



"Bu durum, kültürel olarak fast food geleneğinin ve konseptinin sınırları aştığının göstergesi" diye konuşan Swette, fast food'un sağlıksız olduğu yönündeki eleştirileri ise şöyle değerlendirdi: "Evet, fast food'un sağlıksız olduğu algısı genel olarak var. Ama bana göre, sadece daha hızlı tüketildiği için bir yiyecek diğerinden daha kötü değildir. İçeriğine baktığınızda, kullanılan malzemeler farklı kombinasyonlarla da olsa hep yediğiniz şeyler. Tabii ki, bir üründen çok fazla ya da çok hızlı yerseniz sağlıksız olabilir, ama bu, içeriğe ilişkin genelleme yapmak için yeterli olmaz." e-Bay'in İcra Kurulu Başkanı iken Burger King'e geçen Swette, özellikle fast food sektöründe giderek artan online satışlarla ilgili de, "Bir gün iki satış kanalının gücü eşitlenebilir" dedi.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2090
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Yahoo dan Microsoft a red Google a evet :)) 13/06/2008 17:15 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Yahoo dan Microsoft a red Google a evet )



İnternet devi Yahoo, yazılım firması Microsoft'un tamamen ya da kısmen satın alma önerisini kesinlikle reddederken, rakibi Google ile uzun yıllar işbirliği yapma kararı aldı.



Yahoo'dan dün gece yapılan açıklamada, Microsoft'un geçen şubatta 44 milyarlık satın alma önerisiyle başlayan tamamen veya kısmen satın alma görüşmelerinin sona erdiği belirtilerek, Microsoft'un, nisanda teklifini 47 milyar dolara yükseltse de artık tümden satın alma önerisini çektiği kaydedildi.

Açıklamayla birlikte, Yahoo'nun hisse senetleri yüzde 10 dolayında düştü.



Microsoft'un sadece arama motorunu satın alma önerisini de reddettiğini ve kendi hedefleriyle uyuşmayan bu teklifin, bağımsız, aynı zamanda elzem olan arama motorundan mahrum kalmasına neden olacağını bildiren Yahoo, açıklamasından 2 saat sonra, Google ile online reklam alanında 4 ila 10 yıl sürecek bir ortaklık kurduğunu ilan etti.

Yahoo ve Google tarafından yapılan açıklamada, 4 yıl öngörülen ve 10 yıla dek uzatılabilecek bu işbirliğinin, Yahoo'nun ABD ve Kanada'daki faaliyetlerini bağladığı, Yahoo'nun diğer yerlerde başka şirketlerle benzer anlaşmalar yapabileceği belirtildi.

İşbirliğini hayata geçirmek için Amerikan makamlarının incelemelerine izin vermek amacıyla 3,5 ay bekleyecek iki grubun anlaşması, birinin kontrolünü bir başka şirketin ele geçirmesi durumunda bozulacak.

Yahoo, bu işbirliğinden yılda 800 milyon dolar ek kazanç sağlamayı bekliyor. Microsoft, mayıs başında böyle bir anlaşma olasılığı üzerine Yahoo'yu tamamen satın alma teklifini çekmişti.


Savaşı Google kazandı

Google ve Yahoo, 2007'de 40 milyar dolar olan ve 2010'da 75 milyar dolara çıkması öngörülen online reklam pazarının yüzde 50'sinden fazlasının ellerinde tutuyor. İki grup birlikte, internette yapılan aramaların ve reklam gelirlerinin yüzde 75'ini kontrol ediyor.



Anlaşmaya göre, sayfalarının özgün şeklini koruyacak Yahoo, Google'ın verdiği reklamları hangi sayfalara koyacağını ve hangi anahtar kelimeler kullanacağını seçebilecek.

Açıklamanın ardından Microsoft ise, Yahoo'yu kısmen satın alma teklifinin geçerli olduğunu bildirdi.

İnternette aramaların sadece yüzde 3'ünü ve online reklamın sadece yüzde 7'sini kontrol edebilen Microsoft, Yahoo'yu satın alarak, online reklamda Google'ı yakalamak istiyor.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2091
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Vestel İnternet, telefon ve TV'yi birleştirdi, rakiplerini geçti 13/06/2008 17:29 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Vestel İnternet, telefon ve TV'yi birleştirdi, rakiplerini geçti


Vestel, televizyon, internet ve telefon arasındaki bağlantıyı sağlayan IP Set-top Box'larda Uzakdoğulu rakiplerini geride bırakarak, Avrupa'da pazar lideri oldu.



Kıta genelinde yüzde 25'lik pazar payına ulaşan şirketin İcra Kurulu Başkan Vekili ve Dış Ticaret Başkanı Turan Erdoğan, "Avrupa'da pazar lideriyiz. Hedefimiz bunu korumak." dedi. İngiltere'de yüzde 55, Fransa'da yüzde 35 ve Avrupa genelinde yüzde 25 pazar payına sahip olduklarını kaydeden Erdoğan, dijital kutu satışlarını yüzde 10'luk bir artışla 165 milyon dolara çıkarmayı hedeflediklerini söyledi. Erdoğan, "Özellikle ücretsiz kanallara erişimi sağlayan dijital ürün pazarında Avrupa'nın en büyük üreticisi olarak yerimizi aldık. İtalya'da ise, medya setleri arasında ürünleri onaylanan Panasonic, Samsung'un da yer aldığı beş firma içindeyiz." dedi. Avrupa pazarında analog yayınlar döneminin kapanmaya başladığını dile getiren Vestel yöneticisi, bu yıl 3,8 milyon adedi Avrupa'da, geri kalanı Türkiye'de olmak üzere toplam 4,5 milyon IP Set-top Box satmayı hedeflediklerini açıkladı. Vestel, kutu satışlarının ihracattaki payını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Turan Erdoğan, geçen yılki ihracatlarının 2,6 milyar dolar olduğunu hatırlattı ve bu yılki hedeflerinin 3 milyar dolar olduğunu belirtti. Erdoğan, "Ciromuz içinde kutu ihracatı az görünüyor. Ama kutu fiyatları düşük. Biz bu alandan çıkıp daha pahalı, hard diskli kutu pazarına kayıyoruz. Cirodaki IP Set-top Box oranı da artacak." diye konuştu. Avrupa'daki liderliklerini yurtiçine de taşımak istediklerini vurgulayan Erdoğan, katıldıkları ve henüz sonuçlanmayan Türk Telekom'un IP TV ihalesini kazanmaları halinde Türkiye'de de pazar lideri haline geleceklerinin altını çizdi. İhaleyle ilgili Erdoğan, "Bu bir paket ihalesi, biz kutuya adayız. İhaleyi kim alırsa alsın, kutuya talibiz. Bu alandaki rakibimiz Uzakdoğulular. İhalenin sonucunun olumlu olacağına inanıyoruz." dedi.

Durgunluğu, futbol bitirecek



Turan Erdoğan, sektördeki durgunlukla ilgili olarak "Türkiye pazarında bir durgunluk olduğu kesin. Fakat ihracat bundan etkilenmese de iç pazarda elektronik ve beyaz eşyada satışlar düştü. Alımlar erteleniyor ama bu durum geçici." dedi. Avrupa Futbol Şampiyonası'nın geniş ekran LCD TV satışlarını artırdığına değinen Erdoğan, "Maçları büyük ekranda izleme hastalığı var. Bu yıl HD (yüksek çözünürlüklü) TV satışlarını da artırmak istiyoruz." dedi. Teknoloji marketleri de 7 Haziran'da başlayacak şampiyonayı dört gözle bekliyor. Tanıtım atağına geçen bazı marketler, banka destekli düzenlediği kampanyalarla LDC ve plazma TV satışlarını artırmayı hedeflerken, bazıları peşin fiyatı düşürüyor.

Ar-Ge'ye ciddi yatırım yapan Vestel, geçen yıl bu iş için 45 milyon dolar harcadı. Ar-Ge'de görev yapan 80 mühendisin önemli bölümünü Amerika'dan getirdiklerini aktaran Erdoğan, bu birim tarafından geliştirilen Pixellence teknolojisinin uluslararası şirketlerin dikkatini çektiğini ifade etti. Bazı şirketlerin bu teknolojiyi almak için görüşme talebinde bulunduğunu anlatan Erdoğan, şu anda açıklayamayacakları projeler üzerinde de çalıştıklarını ve bunlardan birinin üç boyutlu TV olduğunu kaydetti.

Televizyondan kısa mesaj Avrupa ülkelerinde rağbet görüyor



İnternet üzerinden çalışan set üstü kutular (IP Set-top Box) kullanıcılara birçok yenilik sunuyor. Yeni kanalların izlenmesine imkan sağlayan bu teknoloji ile izleyiciler istedikleri filmleri anında alabiliyor. TV üzerinden internete bağlanmayı mümkün kılan teknoloji sayesinde aynı zamanda yine televizyon üzerinden telefonla da görüşülebiliyor. Avrupa'da büyük ilgi gören sistemin sunduğu bir diğer yenilik televizyondan kısa mesaj gönderilmesine imkan sağlaması.


Zeliş Yıldıral - Köln | Zaman Gazetesi

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2094
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Google-Yahoo birleşirse MSN'e rakip olur mu? 17/06/2008 23:59 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Google-Yahoo birleşirse MSN'e rakip olur mu?



Google ve Yahoo sadece reklam ve arama konusunda değil IM konusunda da ortaklık kurarlar mı?

Googletalk, Yahoo Messenger ve MSN: İşte gerçek rekabet!



Microsoft'un şimdiye kadar yaşadığı en büyük tehdidin Google ve Yahoo arasındaki ortaklık anlaşmaları olduğunu ve Microsoft'un bundan öcü gibi korktuğu bilinen bir gerçek. Son aylarda yaşanan Yahoo satıldı, satılmadı, Microsoft parayı artırdı artırmadı iddiaları kamuoyunu çok fazla meşgul etmiş ve konu belirsizlikle sonuçlanmıştı.

Görülen o ki, Microsoft'tan yakasını kurtaran Yahoo, Google ile daha sıkı ilişkiler kurmaya niyetli. Reklam servislerini ve bir kısım başka hizmetlerini birleştirip ortak olarak sunmayı planlayan iki firmanın aynı zamanda Microsoft'la kıyasıya rekabet etmek istedikleri de biliniyor.



Bu aşamada akıllara gelen bir soru, firmaların anında mesajlaşma protokollerini de birleştirip birleştirmeyecekleri. Anında mesajlaşma dünyası günümüzde artık oldukça ticari bir ortam haline geldi ve MSN bu ticarileşmede hem kar hem de kullanıcı sayısı açısından önce. Google ve Yahoo'nun anında mesajlaşma yazılımlarının birleşmesi pazardaki bu hakimiyete son verir mi?



Şu anda tüm anında mesajlaşma protokollerini tek bünyede destekleyen Miranda ve Trillian gibi yazılımlar olsa da bu yazılımlar yine de kullanıcıların tüm bu servislerde tek tek farklı hesaplara sahip olmasını gerektiriyor. Ancak Google'un Google Talk anında mesajlaşma ağı açık kaynak kodlu XMPP standardını kullanıyor ve teorik olarak sunucu bazında diğer ağlar ile iletişim kurabilecek yapıda. Yahoo ile bu tür bir ortaklığa gidildiğinde bir Google Talk kullanıcısının bir Yahoo Messenger kullanıcısı ile iletişim kurmasının önünde bir engel yok gibi görünüyor.

İki firma da bu konuda bir yorum yapmıyor, ancak bilgisayar dünyasında teoride mümkün olan projelerin pratiğe geçirilmesi için çok fazla zamana ihtiyaç olmadığı da bir gerçek...

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2095
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Güvenlik, erkek sürücü için ikinci önceliğe ulaştı 18/06/2008 00:11 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Güvenlik, erkek sürücü için ikinci önceliğe ulaştı


Türk tüketicisi için otomobilde öncelikler zaman içinde değişiyor. Bir dönem sadece ekonomi ve kolay bulunabilirlik öncelik kazanırken bugün çok daha farklı beklentiler ön plana çıkıyor.



Bu beklentiler erkek ve kadınlara göre farklılık gösterirken erkeğin ekonomi ve güvene dayalı konulara önem verdiği, kadınların ise normal hayatında olduğu gibi otomobilde de görünümün yanı sıra konfor gibi konulardan sonra ancak ekonomiye yöneldiği ortaya çıkıyor.

Bu konuda zaman zaman tüketici araştırmaları yapılıyor; Alman teknoloji devi Bosch tarafından Era Danışmanlık şirketine yaptırılan son araştırma ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Güvenlik sistemlerinin bilinirliğini ölçmeyi hedefleyen araştırma İstanbul, Ankara, İzmir, Ankara ve Bursa'da 535 kişi ile yüzyüze görüşerek gerçekleştirildi. Elinde yeni bir otomobili olan ya da bir yıl içerisinde otomobil almayı düşünen kişilerden oluşan şahısların verdiği cevaplara göre güvenlik sistemleri tercihte üçüncü sıraya yerleşti. Cinsiyet olarak ayrıldığında ise erkekler için ikinci tercih nedeni olan güvenlik, kadınlarda beşinci sıraya kadar düşüyor.



ABS Fren Sistemi, ESP (Elektronik Stabilite Programı) ve TCS (Çekiş Kontrol Sistemi) gibi aktif güvenlik sistemleri bugünün otomobillerinde giderek yaygınlaşıyor. C sınıfından itibaren ise ABS fren sistemi olmayan otomobil neredeyse yok gibi. Hava yastıkları, yan bariyerler kaza anında gündeme gelen güvenlik ekipmanları da standart olarak tüm otomobillere girmiş durumda. Bu durumda güvenlik ister istemez sürücülerin de gündemini oluşturuyor. Ancak otomobil tercihinde kadınlar açısından halen ilk sıralarda değil.



Güvenlik dendiğinde sürücülerin aklına en çok gelen ya da olması gerekli diye düşünülen ekipman yüzde 93 ile ABS fren sistemi olurken, onu yüzde 67 ile hava yastığı, yüzde 42 ile emniyet kemeri takip ediyor. Otomobilde savrulmayı önleyen ESP sistemi ise pek bilinen ekipmanlar arasında değil. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bir diğer bilgi ise araç satın alımında büyük önem taşıyan bayilerin müşterilerini yüzde 58,3 oranında ABS, yüzde 19,3 oranında ESP hakkında bilgilendirdiği. This e-mail address is being protected from spam bots, you need JavaScript enabled to view it

Zaman Gazetesi | Otomobil

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2096
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Üniversitelerarası Reklam Ödülleri sahiplerini buldu 18/06/2008 00:19 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Üniversitelerarası Reklam Ödülleri sahiplerini buldu


BU yıl 11’incisi düzenlenen 11. Üniversitelerarası Reklam Yarışması Ödülleri, törenle sahiplerine verildi.

Uluslararası Reklamcılık Derneği (IAA)’nin düzenlediği Üniversitelerarası Reklam Yarışması’nda bu yıl ’Sağlık için Tuvalet Kağıdı Bilinci’ teması işlendi.



29 üniversiteden 68 takım yarıştığı yarışmada Ankara Üniversitesi’nden Ajans Şamua birinci, Anadolu Üniversitesi’nden Ajans Grafesk ikinci, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden Ajans Insomnia üçüncü, Ankara Üniversitesi’nden Ajans Pelur dördüncü, Anadolu Üniversitesi’nden Ajans Frambuaz beşinci oldu.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2097
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Intel güneş enerjisine odaklanıyor 18/06/2008 00:29 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Intel güneş enerjisine odaklanıyor


Intel, güneş enerjisi teknolojisini yeni bir firmaya aktararak gelişmiş güneş panelleri üretecek.

Intel güneş enerjisi teknolojisi geliştirmek ve güneş hücreleri üretmek üzere SpectraWatt adlı yeni bir firma kurma planlarını açıkladı. Firma güneş ışığının enerjiye dönüştürülmesiyle ilgili tüm teknolojileri yeni firmaya aktaracak.



Çip üreticisi yeni güneş teknolojisi girişimine 50 milyon dolar yatırım yapmak üzere Goldman Sachs Group'un bir alt firması, Solon AG ve PCG Clean Energy and Technology Fund (CETF) da dahil olmak üzere birkaç firmayla bir araya gelecek. Yatırım Haziran ayı sonunda gerçekleşecek.



SpectraWatt, Oregon'daki üretim ve teknoloji geliştirme merkezinde bu yıl sonunda faaliyete geçecek. İlk ürünlerinin ise önümüzdeki yılın ortalarında piyasaya çıkması bekleniyor.

Yeni firma ileri seviye güneş teknolojilerine odaklanmanın yanı sıra fotovoltaik enerji maliyetlerinin düşürülmesi için üretim teknolojisini geliştirmeye yoğunlaşacak. Intel'in açıklamalarına göre güneş enerjisinin maliyeti mevcut elektrik fiyatlarının iki katı. Çip üreticisine göre güneş enerjisi maliyetlerini düşürmek yıllık bazda endüstrinin yüzde 30-40 oranlarında büyümesini garantileyebilir.Intel güneş enerjisi teknolojisi geliştirmek ve güneş hücreleri üretmek üzere SpectraWatt adlı yeni bir firma kurma planlarını açıkladı.



Firma güneş ışığının enerjiye dönüştürülmesiyle ilgili tüm teknolojileri yeni firmaya aktaracak. Çip üreticisi yeni güneş teknolojisi girişimine 50 milyon dolar yatırım yapmak üzere Goldman Sachs Group'un bir alt firması, Solon AG ve PCG Clean Energy and Technology Fund (CETF) da dahil olmak üzere birkaç firmayla bir araya gelecek.

Yatırım Haziran ayı sonunda gerçekleşecek. SpectraWatt, Oregon'daki üretim ve teknoloji geliştirme merkezinde bu yıl sonunda faaliyete geçecek. İlk ürünlerinin ise önümüzdeki yılın ortalarında piyasaya çıkması bekleniyor. Yeni firma ileri seviye güneş teknolojilerine odaklanmanın yanı sıra fotovoltaik enerji maliyetlerinin düşürülmesi için üretim teknolojisini geliştirmeye yoğunlaşacak.



Intel'in açıklamalarına göre güneş enerjisinin maliyeti mevcut elektrik fiyatlarının iki katı. Çip üreticisine göre güneş enerjisi maliyetlerini düşürmek yıllık bazda endüstrinin yüzde 30-40 oranlarında büyümesini garantileyebilir.

Computerworld Türkiye

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2098
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
MOJ: Sadece erkeklere özel mağaza 18/06/2008 00:47 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Vestel Erkeklere özel mağaza



Sadece erkeklere yönelik ürünler satan MOJ (Male Object of Joy) pırlantalı çanta, gümüş saplı şemsiye gibi farklı tasarımlar sunuyor



Babanıza, erkek arkadaşınıza, kocanıza, erkek kardeşinize hediye almakta zorluk mu çekiyorsunuz? Giysi, kravat, dolmakalem, kol düğmesinin ötesine geçemiyor musunuz? O zaman MOJ ile henüz tanışmadınız. Bu erkek mağazasının adı “Male Object of Joy” (erkeğe yönelik keyif objeleri) kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor.
Mağazada şık tasarımlı ürünler sunuluyor.



MOJ’da gümüş kaplamalı masif ahşap domino setinden mine tokalı kemere, deri puro saklama kabından gümüş saplı şemsiyeye, sedef kaplama tükenmez kalemlerden kaz tüylü divit setine değişik parçalar bulmak mümkün. Bunların çoğu MOJ’a özel tasarlandığı için başka bir yerde yok.


6250 YTL’ye satranç seti

Bu seçeneklerin yanı sıra Pierre Cardin’den altın kaplama kol düğmeleri, Guy Laroche, Zoppini, Brosway gibi markaların pırlantalı çelik ürünleri satılıyor. Mağazanın en pahalısı 6249 YTL’ye satılan altın kaplamalı mermer satranç seti, en ucuzu ise yaklaşık 45 YTL olan el yapımı deri kredi kartlık ve cüzdanlar.



Daha çok 30 yaş üstü bir müşteri kitlesine sahip olan mağazada, köpek çantalarıyla meşhur Emre Ertürk’ün tasarladığı 19 parçalık (çanta, anahtarlık, cüzdan, kalem kutusu ve elbiseliklerden oluşan) bir koleksiyon da satılıyor. MOJ By ENY marka bazı ürünlerin üstünde 925 ayar gümüş ve pırlanta olan bir aksesuar bulunuyor. Tüm ürünlerde 30 Haziran’a kadar Babalar Günü kapsamında indirim var.
MOJ’un İstanbul’da Bakırköy Capacity ve Esentepe Astoria, Ankara’da Antares ve Denizli’de Teraspark alışveriş merkezlerinde şubeleri var. Mağaza, 60 yıldır gümüş takı ve aksesuar sektöründe hizmet veren, bünyesinde So Chic ve Fix Silver’ı de barındıran Sezgin Group’a ait.

“Bu mağazayı internet alışverişini sevmeyen erkekler için açtık”


Biz bu mağazayı açmadan önce bir araştırma yaptırdık. Sonuçlar erkeklerin alışveriş yapmayı sevmediğini diyen MOJ Pazarlama ve Satış Müdürü olan Ayşegül Yücel, yapacaklarsa daha çok elektronik ürünleri tercih ettiklerini ve bunları da mümkün olduğu kadar internetten sipariş verdiklerini gösterdi.
İnternetten alışverişi yok sayamayız, bizim de ileride bir web sitemiz olacak ama asıl hedef kitlemiz o erkekler değil. Bize alışverişi sosyal bir etkinlik olarak gören, ne istediğine burada deneyerek, dokunarak karar veren, daha rafine zevkleri olan, sürü psikolojisinden çok kendi egolarıyla hareket eden insanlar geliyor.

MÜGE ÇELEBİ | Milliyet Gazetesi

kaynak:




  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2099
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
VW Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor 18/06/2008 01:12 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

VW Touareg'in küçük kardeşi Tiguan geliyor


Alman otomobil üreticisi VW'nin ilk SUV'u olan Touareg'e küçük bir kardeş geliyor: Tiguan.



SUV pazarının her geçen gün daha da genişlemesiyle otomobil firmaları bu sınıfa daha fazla önem vermeye başladılar. Volkswagen, Touareg ile SUV pazarının önemli elemanları Audi Q7, BMW X5, Mercedes ML gibi rakiplerle başarılı bir şekilde rekabet etmekte. Ancak bu rekabet firmaya yeterli gelmemiş olacak ki rakiplerinden önce bir alt sınıfa ait bir model olan Tiguan'ı çıkararak pazar payını arttırmayı hedefliyor.



VW Touareg'e oranla daha kompakt çizgilere sahip Tiguan, VW'nin 14. model ailesi unvanına sahip olarak yollara çıkmaya başlayacak.

Köşeli tekerlek yuvaları, VW'ye özgü C sütunu ve ön / arka tasarım detaylarıyla dikkat çeken Tiguan'in iç mekanında da yeni tip geniş orta konsol tasarımı ön plana çıkıyor.



VW'nin güncel modellerinde kullanılan TSI teknolojisinin kullanıldığı 150 HP, 170 HP ve 200 HP'lik benzinli motorlara ek olarak, VW'nin TDI teknolojisiyle donatılmış ve şimdiden Euro 5 normlarını sağlayan 140 HP ve 170 HP'lik güçlü dizel motorları da Tiguan'ın güç ünitesi yelpazesinde yer alacak.






VW mühendisleri kompakt SUV sınıfında yeni standartlar belirlemek istediklerinden dolayı araca multimedya verilerini yedeklemek için 30 GB'lık bir sabit disk eklemişler. Ayrıca ipod/mp3 çalar gibi cihazların sisteme eklenmesini de mümkün kılmışlar.

VW Tiguan'da bulunan bir diğer yenilik ise, dünya üzerinde bir SUV'da ilk park yönetim destek sisteminin kullanılmış olması.

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2100
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Müzikte yeni trend: Kablosuz transfer 19/06/2008 14:52 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Müzikte yeni trend: Kablosuz transfer


Kablosuz transfer teknolojileri dijital müzikçalar pazarına da yön vermeye başladı.

Bir yandan cep telefonları, 'müzik’ özellikleriyle donatılırken diğer taraftan da dijital müzikçalarlar Bluetooth ve Wi-Fi desteğiyle hem cep telefonları hem de bilgisayarlara meydan okuyor.
Son dönemde piyasaya çıkan müzikçalarlar yüksek teknoloji standartları ve yeni özellikleriyle cep telefonu pazarına alternatif olmak için yarışa girdi. Rekabette bu cihazları öne çıkaracak olan özelliklerin başında, kablosuz olarak veri transferine imkân tanıyan teknolojiler yer alıyor.
Wi-Fi, pili hızlı tüketiyor Bluetooth sayesinde cep telefonları ve 'laptop’lardan kablosuz olarak kolaylıkla müzik parçalarının transferi mümkün oluyor. Wi-Fi desteğiyle de internet bağlantısı üzerinden müzik parçalarının bu cihazlara transferinin önü açılıyor. Online müzik mağazalarına olan ilgiyle birlikte Wi-Fi teknolojisi yaygın olarak kullanılmaya başladı. Bluetooth ve Wi-Fi teknolojileri karşılaştırıldığında, Wi-Fi’nin, müzik transferi sırasında yoğun güç harcadığı, pili hızlı tükettiği, bu yüzden de Bluetooth’un rekabette daha avantajlı olduğu görülüyor. Wi-Fi’nin ise en büyük avantajı halka açık alanlarda bile internetten istenilen parçaların yüklenebilmesi. Son dönemde piyasaya çıkan bu alandaki ürünler ve dikkat çeken özellikleri şöyle:

Samsung T10 (Bluetooth)



Başta cep telefonu ve ekran olmak üzere birçok farklı kategoride cihaz geliştiren Samsung’un dijital müzikçalar pazarındaki T10 adlı modeli, Bluetooth teknolojisini destekliyor. 80 gram ağırlığındaki ürün, 480x272 ekran çözünürlüğüne sahip.


MP3 ve WMA formatlarındaki müzik parçalarının çalınabildiği Samsung T10, stereo olmasının yanı sıra müzik parçalarının USB bağlantısı ve kablo yardımıyla hızlı transferine de imkân tanıyor. 8 GB boyutunda yerleşik hafızası bulunan cihaz, dolu bir bataryayla 30 saat boyunca kesintisiz müzik dinlenmesini sağlıyor.

Ibiza Rhapsody (Bluetooth)


Bluetooth teknolojisini destekleyen piyasadaki bir diğer müzikçalar modeli ise Ibiza Rhapsody. 30 GB’lık hafıza kapasitesiyle dikkat çeken ürünün ağırlığı 138 gram. AAC, MP3, WAV ve WMA formatlarında müzik parçalarının çalınabildiği yeni model cihazda FM radyo da yer alıyor.



Wi-Fi özelliğinin de kullanılabileceği Ibiza Rhapsody, hızlı bir şekilde USB ile veri transferinin yapılmasına imkân tanıyor. 2.5 inç boyutunda renkli LCD ekranı bulunan üründe video dosyalarının gösterimi mümkün. Bu arada ekran çözünürlüğü 320x240 seviyesinde.

Archos 605 (Wi-Fi)



Dijital medya oynatıcı pazarında birçok farklı ürünü bulunan Archos firmasının 605 modeli, Wi-Fi yoluyla müzik parçalarının hızlı bir yolla kablosuz platformda transferine imkân tanıyor. 4.3 inç’lik TFT ekranın bulunduğu ürün, USB 2.0 bağlantıyı da destekliyor. Dokunmatik bir ekranla menüde kolay dolaşım imkanı sağlayan cihazın ekranı 16:9 destekli.


Fotoğraf dosyalarının da açılabildiği Archos 605, PDF dosyalarının da görüntülenmesini sağlıyor. MP3’ün yanı sıra WAV, WMA ve PCM formatlarında müzik çalabilen cihazla 17 saat boyunca müzik, 5.5 saat boyunca da kesintisiz video izlenebilmesi mümkün oluyor.

iPod Touch (Wi-Fi)



iPod serisiyle müzikçalar akımının adeta öncüsü olan Apple, iPod Touch ürünüyle de birçok yeniliği bir arada sunuyor. 120 gram ağırlığındaki iPod Touch’un en önemli özellikleri, kolay kullanım sağlayan dokunmatik ekranıyla, Wi-Fi desteği. 3.5 inç boyutunda renkli ve yüksek çözünürlükte ekranı bulunan ürün, JPEG, BMP, TIFF, PSD ve PNG formatlarındaki fotoğrafların görüntülenmesini sağlıyor.




MPEG4 formatında video dosyalarının da izlenmesinin mümkün olduğu cihazın ekranı 640x480 çözünürlükte.
Dolu bir bataryayla 22 saat boyunca kesintisiz müzik dinlenebilen Apple iPod Touch, MP3, AAC ve WAV formatlarında müzik dosyalarını çalabiliyor.

Bluetooth Cihazların 10 metre çapında birbirleriyle kablosuz olarak karşılıklı veri transferi yapabilmesi.
Wi-Fi Kablosuz erişim noktalarında laptop veya PDA gibi cihazların yüksek hızda internete bağlanabilmesi.

Şükrü Andaç | Milliyet Gazetesi | Teknoloji

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
#2101
life (Kullanıcı)
Çılgın Profesör
Gönderiler: 624
graph
Kullanıcının bilgilerini görmek için tıklayın
Ayranı sodayla sevenlere Ülker den müjde: İçim Pasifik Sodalı ayran 19/06/2008 15:53 Kanaat Notu: 0  
Pazarlama Haberleri

Ülker İçim pasifik markası ile Ayranla sodayı aynı kutuda buluşturdu


Türkiye süt ve sütlü ürünler kategorisinin önde gelen markalarından İçim, yeni lezzetlerle yaza serinlik katmaya devam ediyor.



2007 yılında geleneksel ayran tadına fesleğen ve nane tadını ekleyen İçim, bu yıl Türkiye'de bir ilke imza atarak ayranı soda ile birleştirdi. İçim Pasifik Ayranlı İçecek'i pazara sundu. İçim Pasifik, özellikle 250 ml'lik ince teneke kutu ambalajı ve modern görünümü ile dikkat çekiyor. Ürün, türk tüketicilerinin serinlemek için soda ve ayranı karıştırarak içme alışkanlığını gözönünde bulundurarak, 8 aylık bir çalışma ve tüketici testleri sonucu geliştirildi. Geleneksel ürünlerin ağırlıkta olduğu süt ve sütlü ürünler kategorisinde İçim, Pasifik ile pazara farklı bir format ve yepyeni bir lezzet alternatifi getiriyor. Nielsen'in Markalar 2007 raporuna göre süt, ayran ve yoğurt kategorilerinde ilk akla gelen 3 marka arasında yer alan İçim, yenilikçi ve yaratıcı ürünleriyle, farklı tatlar arayan herkesin tercihi olmayı hedefliyor.

Fesleğenli ayran




Yine Ülker bundna önce Ülker Türkiye'nin ilk fesleğenli- naneli ayran üretmişti. Yeni ürün 20 Ağustos'ta marketlerdeki yerini alacak.

Ayran pazarına 1996 yılında giren İçim, 2006 yılı itibariyle bu kategorideki pazar payını yüzde 15'e ulaştırdı. İçim, 2007 yılında da ayran pazarındaki iddiasını sürdürmeyi hedefliyor.


Ülkerden yeni ürünler


Hanımeller Burma



Ülker Hanımeller’den kurabiye dünyasında bir yenilik daha: Hanımeller Burma

Anne eli değmiş gibi lezzetli Hanımeller, Burma markasıyla badem ezmeli ve fındık dolgulu yepyeni iki çeşidi sizlerin beğenisine sunuyor.

Ülker 2008’e yeni bir kurabiye ile ‘merhaba’ diyor: Hanımeller Burma… Her yenildiğinde lezzeti, tazeliği ve zengin malzemesi ile annenizin yaptığı kurabiyeleri hatırlatan Hanımeller’in yeni çeşidi Burma, yumuşacık özel hamuru ve burgu şekli ile Türkiye’de bir ilk.

Badem ezmesini kurabiye içinde sunan ilk ürün olma özelliğine sahip olan Hanımeller Burma, ağızda dağılan yumuşak kurabiyesi ile, annenizin yaptığı kurabiyeler kadar taze ve lezzetli. Zengin badem ezmesi veya fındık dolgusu sayesinde tadına doyamayacağınız iki çeşidi ile hem misafirlerinize ikram edebileceğiniz hem de çay yanında keyifle tüketebileceğiniz farklı bir alternatif olacak.

Kraker dünyasında yepyeni bir çıtırtı: Krispi



Ülker, yepyeni bir çubuk kraker yarattı: Krispi. Her an elinizin altında bulundurup keyfini çıkartacağınız Krispi, Susamlı-Peynirli çubuk krakeri ile Türkiye’de bir ilki de gerçekleştirdi.




Krispi’nin ilk olarak Sade, Baharatlı, Peynirli, Susamlı ve Susamlı-Peynirli çeşitleri raflarda yerini aldı. Krispi Sade, daha tuzlu ve ince bir yapıya sahip. Zengin baharat tadıyla Krispi baharatlı, özel peynir aroması ile Krispi peynirli, çıtır ve bol susamlı Krispi susamlı da Krispi’nin diğer çeşitleri.

Krispi Susamlı-Peynirli ise Türkiye’de ilk defa susam ve peynir tatlarını birleştirerek yepyeni bir lezzet sunuyor. Ağızda dağılan hamuruyla Krispi susamlı-peynirli çubuğun tadına doyamayacaksınız.

Krispi, önümüzdeki günlerde yepyeni çeşitleri ile yine karşınızda olacak.
Bu beş nefis çıtırtıyı bir de siz de deneyin.

Dolcia, Çocuk Yanım, Tatlı Yanım!



Dolcia, yoğun lezzeti ve farklı çeşitleriyle tüketiciyi ustasının elinden yepyeni bir tatlı dünyasına çağırıyor.

Dolcia, hayatınızdaki yoğunluk içerisinde kendinize ayırdığız sınırlı zamanlarda, içinizdeki çocuğu dinleyerek, keyif anlarınızı dolu dolu yaşayabilmeniz için size yepyeni beş farklı lezzet seçeneği sunuyor.



Çikolata Sevdası, Fındık Bahçesi, Muz Sevdası yanında, sevdiğiniz Caramio ve Cafe Crown lezzetleri de Dolcia’da.

İçindeki çocuğu canlı tutanların “Çocuk Yanım, Tatlı Yanım” diyenlerin Dolcia dünyasında yeri çoktan ayrıldı.


Alpella’dan büyük icat: 3Gen Gofret


3Gen Gofret, prizma şeklindeki farklı formunun avantajıyla, diğer gofretlerden çok daha fazla çikolata barındırıyor. Yani her ısırıkta daha çok kat, daha çok çikolata, daha çok tat seni bekliyor. Üstelik 3Gen Gofret’in, farklı çikolata lezzetlerinden hoşlananlar için Beyaz Çikolatalı ve Bitter Çikolatalısı da var…


Sizi kalpten seven çikolata ile tanışın: Ülker Gusti



Kakao çekirdeklerinin antioksidan etkisini karşı konulmaz lezzete dönüştüren Ülker Gusti’nin antepfıstıklı ve bademli çeşitleri de market raflarında yerini aldı.



Yüzde 70 oranında kakao içeren bitter çikolata Ülker Gusti, yenilenen ambalajı ve yeni çeşitleriyle sizi kalpten sevmeye devam ediyor. Kakao çekirdeklerinin antioksidan etkisini çok özel ve karşı konulmaz bir lezzete dönüştüren Gusti’nin sade çeşidinin yanı sıra antepfıstıklı ve bademli çeşitleri de raflarda yerini aldı. Gusti, yüksek kakao oranı sayesinde kakao çekirdeklerinin içerdiği flavanollerin antioksidan etkisi ile lezzet ve sağlığı aynı anda sunuyor.

İçim Smartt: Çünkü çocuğunuz sizin bir taneniz!




Ülker İçim Smartt'tan yepyeni küpler: Orman Meyveli ve Bebe Bisküvili


İçim Fidella, Gün boyu sürülen keyif…

Ailenizin yeni keyfi, taze beyaz peynir İçim Fidella, farklı anların keyfini farklı tatlarla yaşamanız için sizlere yepyeni tatlar sunuyor.



Sürülebilir peynir pazarında Fidella markasını canlandırmaya karar veren İçim, yeni ürünleri ile bu pazara da renk katıyor. Türk damak tadına en uygun ürünleri geliştirmek hedefi ile yola çıkan İçim ekibi, 6 aylık çalışmanın ve seri tüketici testlerinin sonucunda Türkiye’nin ilk dereotlu ve ilk çilekli taze peynirini geliştirdi. Fidella, yepyeni lezzetleri ile kahvaltıdan, akşam sohbetlerine, günün her anına keyif katıyor.
İçim Fidella Sade’nin yanında, Çilekli ve Dereotlu… İçim Fidella yeni çeşitleriyle, hem sofralarınıza hem de hayatınıza çeşit katıyor…

Canpare ailesine yepyeni bir üye katılıyor!



Ağızda dağılan bisküvisi ile eşsiz bir lezzete sahip olan Canpare, lezzet düşkünlerine yepyeni bir alternatif daha sunuyor, Canpare Kahveli!

Enfes bisküvisi ve kahveli kremasıyla tadına doyamayacağınız bir lezzet…

kaynak:

kaynak:



  Herkesin yazı yazması yönetici tarafından engellenmiştir.
_GEN_GOTOTOP Cevapla